Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
MeteHan!
6 ay önce - Sal 13 Mar 2018, 18:56
Betimleme; sözcüklerle resim çizme...


Betimleme; Görme, dokunma, işitme, tatma ve koklama duyularımız aracılığıyla varlıkların niteliklerini, bu varlıkların duyularımız üzerinde uyandırdıkları izlenimleri belirtmektir. Betimleme, varlıkların belirgin özelliklerini tanıtıp göz önünde canlandırmaktır.




Bu ciddi bir yetenek. Yeteneğine güvenen arkadaşlar varsa betimleme örneklerini bizimle paylaşabilirler. Belki yeteneğinin farkında değildir ve bu sayede farkına varır.

Örnek:

Güz yaprakları sararmıştı, uçsuz bucaksız güzelim ormanın üstünden turuncu, sarı, altın ışıltısında ışıklar geçiyor, ormana ılık güz güneşi düşüyordu. Pembe, mor orman laleleri, otları kurumuş, çatlamış toprağı yarmışlar, bir kayayı çatlatırcasına dışarıya çıkmışlardı.


Resul GUL
6 ay önce - Sal 13 Mar 2018, 19:18

ÖSS - Kpss sınavlarının Uzun bitmek bilmeyen Türkçe paragrafları bu yeteneği konuşturanların satırlarıyla dolu.. Bu paragraflar yıllarca ömrümüzü yedi..

Ben bu yüzden yazma değil ama okuma konusunda kendimi geliştirdim


MeteHan!
2 ay önce - Sal 17 Tem 2018, 16:17

Dalgalı kumral saçları güneş ışığında parıl parıl parlıyordu. Yanaklarına doğru düşen zülüf, O koştukça bir sağa bir sola doğru savruluyor, pileli buz mavisi eteği de buna eşlik ediyordu. Bu manzara karşısında elimdeki rengarenk çiçek demetiyle öylece kala kalmıştım. Gördüklerim hayal değildi, bana doğru koşarak gelen nişanlım Afife, adeta cennetten çıkmış bir meleğin büyüsüne sahipti, çok güzeldi, çok zarifti.

(Metehan)



Haldun Turan

2 ay önce - Sal 17 Tem 2018, 16:25

Metehan bu nasıl?

Uygun değilse silin lütfen

Gökova Sakar Geçidinden otobüs geçerken hemen içimde bir kıprıntı olurdu.

Bilirdim ki aşağıda Marmaris kavşağı var.

O kavşaktan otobüs sapıp çam ormanlarının içinden geçen 30 kilometrelik yol dudaklarımdaki tebessümü artırırdı.

Sevgilim Marmarise kavuşmaya az kaldığını o zaman iyice anlardım.

Marmarisi tepeden ilk gördüğüm an ise işte cennet derdim.

Ruslarla dolu otelime giriş yaptığımda ise mutluluğum zirve yapardı.

Bu yaza kadar böyleydi ama artık bitti


MeteHan!
2 ay önce - Sal 17 Tem 2018, 17:16

Bahçesinde onlarca manolya ağacı bulunan balıkçı Kirkor efendi, artık tuttuğu balıkları kedilerine veremeyecekti. Bahar mevsiminde manolya ağaçlarının pembe çiçekleriyle renklenen, tüm vaktini kedileriyle bu bahçede geçiren Kirkor efendi artık yoktu. Kedileri öksüz kalmış, Kirkor efendinin bahçesine hüzün çökmüştü.

(Metehan)

Bravo Haldun


MeteHan!
2 ay önce - Çrş 18 Tem 2018, 10:26

İsmet 7 yaşına henüz girmişti. Akşam yatarken annesinden süt ister, onu büyük bir iştahla içer, öyle uyurdu. Süt olmadığı zamanlarda annesi ona soğuk şerbet yapardı. Yokluğun ne olduğunu daha küçük yaşlarda öğrenmişti İsmet! Paraları olduğunda bakkala hep İsmet giderdi. Yine bir sabah annesi bakkala göndermek istediğinde İsmet'i bir korku sarmış, gözünün önüne o uzun boyuyla, kasketiyle, eskimiş küf kokan ceketiyle, çürümüş dişleriyle kendisine sinsice gülümseyen Artin bakkal gelmişti. İsmet ne zaman bakkala gitse, Artin bakkal O'nu kollarından tutup, kulaklarını ısırıyor, sözüm ona seviyordu. İsmet bu tedirginlikle bakkala girdi, sütünü ve yumurtasını aldı, tam Artin bakkalın nasırlaşmış, yorgun elleri kendisine yönelirken ansızın koşarak oradan uzaklaştı. Bu sefer Artin bakkalın kulaklarını ısırmasına izin vermemiş, fakat nefes nefese kalmıştı. Sütü ve yumurtayı dökmeden eve götürmek, annesinden azar işitmek istemiyordu. Biliyordu ki süt şişesi kırılırsa akşam yine soğuk şerbet içecekti.

(Metehan)



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET