Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
Mustafabey 01
3 ay önce - Prş 08 Mar 2018, 21:59

Dinimizde Sadaka Vermenin Önemi.

Sadaka, Müslüman bir kimsenin Allah rızası için malından yoksullara gönüllü olarak yaptığı yardıma denir. Farz olan zekatın dışında, sadaka vermenin önemine Kuran-ı Kerimin çeşitli yetlerinde işaret edilmiştir. Gönül arzusu ile yerine getirilen Sadaka, Dinimizde geniş bir anlam içermektedir.


Normal mali yardımların yanında ödeme güçlüğü çeken bir borçluya, mühlet tanımak da sadaka sayılmıştır.Nitekim bu hususta şöyle buyrulmaktadır: “Eğer borçlu darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek gerekir. Eğer gerçekleri anlarsanız bunu sadakaya saymak sizin için daha hayırlıdır.”

Öte yandan kişinin çevresindeki insanlara iyiliği tavsiye edip kötülüklere karşı Uyarması; insanlara eziyet veren bir nesneyi yoldan Kaldırması; yolunu kaybetmiş birine yol Göstermesi; yolculuk için aracına binmek isteyen veya eşyasını yüklemek isteyen kimseye Yardım Etmesi; etrafındaki insanlara güzel Söz Söylemesi, hülasa hayır namına yapılan her İyilik Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından Sadaka olarak ifade edilmiştir.


Mustafabey 01
3 ay önce - Cum 09 Mar 2018, 21:14

Sadaka Vermenin Şekli ve Içeriği !

Allah Teâlâ sadaka vermeyi övmüştür, ama sadaka vermenin iki şeklini de yermiştir. Bu sadakalardan biri riya için olandır ve ilk baştan batıldır. Diğeri ise sadaka verildikten sonra minnet ve eziyet etmektir bu da sadakanın sevabını yok eder. Bu iki yöntemin batıl olmasının sebebi şu açıdandır:

"Allah rızası için yapılmamıştır veya Allah rızası için yapılmış olsa bile şahıs halis niyetini koruyamamış, minnet ve eziyetle onu batıl etmiştir.

Diğer bir nokta ise sadaka verme gizli olmasıdır.

Allahu Teâlâ Kuran’da iki şekil sadaka vermeyi beyan eder: Biri açıktan olan sadaka diğeri ise gizli olan sadaka ve her ikisi de meşru'dur. Bunlardan her birinin değişik eserleri ve neticeleri vardır.

Açıktan olan sadaka halkı iyi bir amele teşvik ve davet etmek ve fakirlerin ve miskinlerin hoşnutluğunun sebebidir. Çünkü halkın içinde şefkatli onların haline acıyan ve mallarını onların sıkıntılarını gidermek için kullanan kişilerin olduğunu görürler. Bunu kıyamet gününde bir azık olsun diye yapıyorlar. Bunlar fakirlerin ümitsiz hallerine bir derman olur ve onları umutlandırır. Fakirlerin; paralıların sadece kendi menfaatleri için çalışmadıklarını bilmelerinin ve bu bakış açısına sahip olmalarının bile birçok olumlu sonucu vardır.

Gizliden sadaka vermenin etkileriyse, insanı riyadan uzak tutar fakirin onurunu, izzetini korur ve fakir küçük düşürüldüğünü hissetmez.

Sonuç olarak diyebiliriz ki açıktan olan sadakanın faydaları daha fazladır. Gizli olan sadaka ise daha halis ve daha temizdir. İhlâs İslam ‘ın temelini oluşturduğu için amel her ne kadar halis olursa fazileti daha fazladır ve bu yüzden Münezzeh olan Allah gizli de verilen sadakanın açıkta verilenden evla oluşunu şöyle buyurur: "Eğer sadakayı gizli verirseniz sizin için daha hayırlıdır.”

İmam Sadık’tan nakledilen bir rivayette İmam şöyle buyurmuştur: “ Allah’ın size vacip kıldığı şeyleri açıktan yapmanız gizlide yapmanızdan daha hayırlıdır ve Allahın size müstehap kıldığı şeyleri ise gizlide yapmanız açıktan yapmanızdan daha hayırlıdır”.

Elbette sadaka verirken de insan mutedil olmaya riayet etmeli yani ne sadaka verirken cimrilik etmeli ne de kendini zor duruma düşürecek şekilde sadaka vermelidir.


Mustafabey 01
3 ay önce - Cmt 10 Mar 2018, 21:49

SADAKA VERMENİN ÖNEMİNİ ANLATAN HADİSLER.

->Sadakanın faydaları hakkında, Hadis-i Şeriflerde buyuruldu ki:

(Hastalarınızı sadakayla tedavi edin. Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder.) [Beyheki]

->(Sadaka olarak verilen bir parça ekmek, Allah katında Uhud dağı kadar büyür.) [Taberani]

->(Bir hurma tanesi de olsa, sadaka olarak verin; çünkü o, az da olsa açlığı dindirir ve suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder.) [İbni Mübarek]

->Sırf Allah rızası için sadaka verene, kıyamette Allahü teâlâ, "Ey kulum, sen benim rızamı gözettin, ben de seni hakir etmem ve vücudunu Cehenneme haram kılarım. Haydi, Cennete istediğin kapıdan gir" buyurur.) [Deylemi]

->Sadaka, kabir azabından korur. Kıyamette de himaye altına alır.)[Beyheki]

->İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden

korur.) [Taberani]

->(Sadaka, nafile oruç tutmaktan daha faziletlidir.) [Beyheki]

->(Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.) [Tirmizi]

->Gizli verilen sadaka, Allah'ın gazabını söndürür.) [Beyheki]

->(Rızkının bol olmasını isteyen sadaka versin.) [Deylemi]

->Güne başlarken sadaka vermek, felaketleri önler.) [Deylemi]

->Sadaka vermede acele edin; çünkü bela, sadakayı geçemez.) [Taberani, Beyheki]

->(Kıyamet günü) hesabı görülünceye kadar herkes sadakasının gölgesinde olacaktır.” Sahih-i İbn-i Hibban

->“Üzüntüleri ve sıkıntıları sadakalarla telafi ediniz. Böyle yaparsanız Allah sizin sıkıntılarınızı giderir, düşmanlarınıza karşı size yardım eder, şiddet ve sıkıntı anında ayaklarınıza sabit kılar.”Feyzü’l-Kadir

->“Kişinin hayatında iken bir dirhem (az bir para) sadaka vermesi, ölümü anında(ölmek üzere iken) yüz dinar(altın lira) sadaka vermesinden hayırlıdır.”Sünen-i Ebu Davud

->“Sadaka vermekle mal eksilmez, affedenin Allahü Teala ancak şerefini artırır.Allah Rızası için mütevazi olan kimseyi muhakkak Allahü Teala yükseltir.”Sahih-i Müslim

->“Mirac gecesi cennetin bir kapısında, ‘Sadaka vermenin bire on misli sevabı, borç vermenin ise bire on sekiz(misli) sevabı vardır.’ Diye yazılmış olduğunu gördüm.” Sünen-i İbn-i Mace



Misafir 287

3 ay önce - Cmt 10 Mar 2018, 21:56

Tuttuğum takım (Trabzonspor) borç batağında. Sadakamı takıma versem, faziletli olur mu hocam?

Mustafabey 01
3 ay önce - Pts 12 Mar 2018, 23:12

Sadakanın En Faziletlisi !

Çeşitli ameller arasında fazilet bakımından farklar bulunduğu gibi, ihtiyaç sahiplerine yapılan yardım ve tasadduklarda da bir sıra gözetilmiş; öncelikli tasadduk alanları belirlenmiştir. Gerçekten kişinin çok yakınında, belki aile fertleri arasında büyük sıkıntı içinde olanlar varken, uzakta olanlara yardım etmeye kalkışması maslahata uygun düşmez. Bu yüzden yardım ve infaka en yakınından başlamak prensibi getirilmiştir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Bir kimsenin sarfedeceği en faziletli dinar, kendi aile fertlerine infak ettiği dinarla, Allah yolunda hayvanına ve yine Allah yolunda cihad edecek olan arkadaşlarına harcadığı dinardır" (Müslim, Zekât, 38; Tirmizi, Birr, 42; İbn Mace, Cihâd, 4; Ahmed b. Hanbel, V, 279, 284). Yine Rasûlüllah (s.a.s), Allah yolunda harcanan, bir köle azadı için sarfedilen, bir yoksula verilen veya ailenin geçimi için yapılan harcamaları zikrettikten sonra, bunların sevap bakımından en üstününün aile fertlerine yapılan harcamanın olduğunu belirtmiştir (Müslim, Zekât, 39). Bu hadislerde zikredilen aile fertlerinden maksat (iyâl); bir kimsenin nafakası kendisine ait olan çocukları, eşi, annesi, babası ve hizmetçisidir.

Sadakanın en sevilen maldan verilmesi daha faziletlidir. Kur'ân-ı Kerim'de; "Siz sevdiğiniz mallardan infâk etmedikçe iyilik ve taate nail olamazsınız" (Âlu İmrân, 3192) buyurulur. Bu âyet inince Ebû Talha (r.a), Rasûlüllah (s.a.s)'e gelerek şöyle dedi: "Benim en çok sevdiğim malım Beyrahâ adındaki bahçemdir. Bu malım Allah için sadakadır. Onun Allah nezdinde sevabını ve âhiret azığı olmasını dilerim. Ey Allah'ın elçisi; onu istediğin yere sarfet! ". Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.), bu kararının çok kârlı bir yatırım olduğunu belirttikten sonra, bahçesini hısımlarına vakfetmesini bildirdi. Bunun üzerine Ebû Talha (r.a) onu hısımları ve amcasının oğulları arasında taksim etti. Başka bir rivayette, bahçenin verildiği kimselerin Hassân b. Sâbit ile Übey b. Ka'b (r.anhumâ) olduğu belirtilir (Müslim, Zekât, 42, 43).

Kadının yoksul olan kocasına tasaddukta bulunması teşvik edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.)bir gün kadınlara hitab ederek; Ey kadınlar topluluğu zinetlerinizden de olsa sadaka verin" buyurmuştu. Bunun üzerine Abdullah'ın karısı Zeyneb ile Ensardan bir kadın Allah'ın elçisine gelerek kocalarının yoksul olduğunu, onlara sadaka vererek destek olup olamayacaklarını sordular. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) bu iki kadın için şöyle buyurmuştur: "Onların ikisine de ikişer ecir vardır. Akrabalık ecri ve sadaka ecri" (Müslim, Zekât, 45).

Ebû Hanife ile Hanbelîlerde tercih edilen görüşe göre, bir kadın zekâtını yoksul bulunan kocasına veremez. Çünkü bu takdirde zekât nafaka yolu ile kadına geri döner (el-Kâsânî, Bedâyiu's-Sanâyi', II, 40; el-Meydânî, el-Lübâb, I, 156; İbn Âbidin, Reddül-Muhtâr, II, 87). Onlara göre, bazı hadislerde zengin olan sahabe hanımlarının kocasına destek olması nafile sadaka niteliğindedir. Ebû Yusuf, İmam Muhammed, Şâfiî ve Mâlik'e göre ise, kadının yoksul bulunan kocasına zekât vermesi caizdir. Dayandıkları delil, Hz. Peygamber'in, Abdullah b. Mesud'un karısı Zeyneb (r.anhâ)'e verdiği şu cevaptır:

"Kocan ve çocuğun tasadduk etmeye en lâyık olan kimselerdir" (Ebû Dâvud, Zekât, 44; Talâk, 19; bk. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm İlmihali, İstanbul 1991, s. 549).

Bir mü'minin tasaddukunu sevdiği mal cinsinden yapması, Cenab-ı Hakkın rızasını kazanmaya sebep olur. Halife Ömer b. Abdülaziz çuvallarla şeker alır, tasadduk ederdi. Bunun yerine niçin para dağıtmadığı sorulunca, şu cevabı vermiştir: "Ben şekeri çok severim. Bu yüzden sevdiğim şeyi tasadduk etmek istedim" (A. Davudoğlu, a.g.e., V, 352).

Anne babaya müşrik bile olsalar yardımda bulunmak gerekir. Nitekim Esmâ binti Ebi Bekir (r.anhâ) şöyle demiştir: "Annem yanıma geldi, kendisi Kureyş devrinde Rasûlüllah (s.a.s) onlarla anlaşma yaptığı zaman henüz müşrik idi. Ben Hz. Peygamber'e gelerek, "Annem bana rağbet göstererek yanıma geldi. Kendisine yardımda bulunayım mı?" dedim. Hz. Peygamber; "Evet annene yardımda bulun" buyurdular (Müslim, Zekât, 49, 50; Ebû Davud, Zekât, 34; Ahmed b. Hanbel, VI, 344, 347). Rivayete göre Hz. Ebû Bekir, Esma'nın annesi Kuteyle'yi cahiliye devrinde boşamıştı. Kuteyle Hicretten sonra Medine'ye kızı Esmâ'nın yanına gelmişti. Kendisine kuru üzüm ve yağ gibi hediyeler getirdi. Fakat Esmâ bu hediyeleri almaktan ve onu evine kabul etmekten kaçındı. Hz. Peygamber'in izin vermesi üzerine de onu evine aldı (Buhârî, Hibe, 29, Cizye,18, Edeb, 8; A. Davudoğlu, a.g.e., V, 363, 364).


Mustafabey 01
3 ay önce - Cum 16 Mar 2018, 23:33

Sadaka ihlâs ve samîmiyetle, sırf Allah rızâsı için verilmelidir. Gösteriş yapmak ve dünyevî maksatlar için yapılan infâklar boşa gider ve insana bir fayda sağlamaz.

''Sadaka kibri yok eder.''[Tirmizi]

(Sadaka malı artırır. Öyleyse sadaka verin.) [İbni Ebiddünya]

(Gizli verilen sadaka, Allah'ın gazabını söndürür.) [Beyheki]

(Sadaka verin. Çünkü sadaka Cehennemden kurtuluşunuza sebep olur.) [Taberani]

(Hastalarınızı sadakayla tedavi edin. Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder.) [Beyheki]

(Sadaka, nafile oruç tutmaktan daha faziletlidir.) [Beyheki]


Neler Sadakadır?

(Her iyilik, sadakadır.) [Tirmizi]

(Güzel söz, sadakadır.) [İ. Ahmed]

(Güler yüzle selam vermek, sadakadır.) [Beyheki]

(Din kardeşine güler yüz göstermek, sadakadır.) [Tirmizi]

(Bir ağaçtan yenilen veya çalınan şeyler, o ağacı diken için sadaka olur.) [Müslim]

Arkadaş, tebessüm etmenin sevap olduğu dinde yaşıyoruz.Daha ne olsun .



Mustafabey 01
3 ay önce - Cmt 17 Mar 2018, 22:30

İslam’da Sadaka Vermenin Önemi !

Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki; “Kim helal kazandığından Allah rızası için bir hurma tanesi sadaka verirse, Allah’u Teala onu bütün hoşnutluğuyla kabul eder. Sonra Allah’u Teala o sadaka verenin mallarını çoğaltır.”

Allah’u Teala Kelam’ı Kadim’inde şöyle buyuruyor; “Allah’ın tevbeleri kabul ettiği ve sadakaları aldığını bilmiyorlar mı?” (Tevbe: 104) “Allah faizden verileni eksiltir, sadakadan verileni çoğaltır.” (Bakara: 276)

Sahabeden birisi; “Ey Allah’ın Resulü! Sadaka nedir?” diye sordu Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle cevap verdi; “Allah’ın yanında kat kat olan mükâfattır.” Sonra şu ayeti okudu; “Kim Allah için ödünç verirse, o ne güzel ödünçtür. Allah onun mükafatını kat kat olarak verir.” (Bakara: 245) O kişi bu sefer; “Ey Allah’ın Resulü! Hangi sadaka daha hayırlıdır? Nebi aleyhisselatu vesselam buyurdu ki; “Yoksula gizlice verilen mal veya yoksulluk sebebiyle çalışmaktır.” Daha sonra şu ayeti okudu; “Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel, eğer onları gizleyerek yoksullara verirseniz, bu sizin için daha iyidir ve günahlarınızdan bir kısmını kapatır. Allah yaptıklarınızı duyar.” (Bakara: 271)

Yine birgün Sahabeler (r.a.) Hz. Peygamber (s.a.v.)’e; “Ey Allah’ın Resulü! Hangi sadaka daha hayırlıdır?” diye soruldu. Nebi Aleyhisselam; “Gönlünde sana düşmanlık besleyen akrabaya verilen sadakadır” buyurdu. Sahabeler yine; “Müslümanın hangi davranışı daha hayırlıdır?” diye soruldu. Hz. Peygamber (s.a.v.); “Yoksulların karnını doyurmak, tanıyıp tanımadığına selam vermektir” buyurdu.

Bir başkası da; “Ya Resulullah! Bize öyle bir öğüt ver ki; yaptığımızda cennete girelim” diye sordu. Bu soruya Hz. Peygamber (s.a.v.); “Yoksul insanların karınlarını doyurun. Aranıda selamı yayınız. Akrabalarınızı ziyaret ediniz. Gece insanlar uyurken namaz kılınız. Bunları yapanlar cennete girer” diye cevap verdi.


Mustafabey 01
3 ay önce - Pts 19 Mar 2018, 22:22

Sadaka Vermek !

Sadaka veren ,yaptığı iyilikle birçok fenalıkların önünü almış olur. Resulullah Efendimiz (s.a.v.) bu hakikati şöyle açıklamaktadır: <> <>
Fakirin çektiğini anlayabilmek için; yoksulların arasında dolaşmalı, evlerine gitmeli ve sohbetlerinde bulunmalıdır. Böyle yapan onları yakından görmüş ve daha iyi anlamış olur.

Bir Müslüman, bu gibi yoksullara yardım elini uzatacak olursa Allah’ın lûtfu da ona ulaşır. Bir hadisi şerifte buyruluyor ki:
<>


Birçok kimseler,sağlığında kimseye bir şey vermez, ebedi hayat yolculuğu yaklaştığında, vasiyet ederek hayır yapma gayretine düşerler. Esasen hayır; can bedende,irade sende para kesende iken yapılacaktır. Resulullah efendimiz Buyuruyor ki;
“Sadakanın en faziletlisi; sen sıhhatte, mala düşkün, zenginlik emeli ve fakirlik korkusu içinde bulunurken sadaka vermendir.(can boğaza ulaşıp da) falana şunu filana bunu(verin) diyeceğin zamana kadar(hayrı) geciktirme.
Ölümden sonra rahmetle anılmayı istersen,kalplerde taht kur ;kabrine ilahi rahmetin inip durmasını arzu edersen, çeşmeler ve köprüler yap. Kabrin azabından, ahiretin ateşinden korunmak dilersen yoksulları gözet,çıplakları giydir ve yetimleri doyur.


Mustafabey 01
3 ay önce - Sal 20 Mar 2018, 22:22

Öldükten Sonra Sadaka Sevapı Almak !

Bir Hadis-i Şerif meali:
(Şu yedi şeyi yapan, öldükten sonra da devamlı sevap kazanır:
1- [Dine uygun] ilmi bir eser yazan,
2- Bir çeşme yapan,
3- Bir su kuyusu açan,
4- Bir meyveli ağaç diken,
5- Bir cami yapan,
6- Bir Mushaf yazan,
7- Geriye salih bir evlat bırakan.) [Ebu Davud]

Ölen bir Müslümanın hiçbir sadaka-i cariyesi olmasa bile, onun için diğer Müslümanlar dua ederse, o kabirde sevapları çoğalır. Kabrinde günahsız hale gelebilir. Bir hadis-i şerif meali:
(Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için dua ve istiğfar etmektir.) [Deylemi]

İlim yolunda iken ölenin de ameli öldükten sonra devam eder. Hatta ilim öğrenirken ölen şehittir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
(İlim öğrenirken ölen şehiddir. Şehid, ölüm acısı duymaz, kabirde üzülmez, kıyametin dehşeti, hesap, mizan, sırat onu rahatsız etmez, doğruca Cennete gider.) [Hatib, Beyheki]

(İlim yolunu tutana, Allahü teâlâ Cennet yolunu açar.) [Tirmizi]
(Mümine, öğrendiği, yaydığı ilmin sevabı, ölümünden sonra da devam eder.) [İbni Mace]

İlim yolunda gibi hac yolunda ölene bile, dirilene kadar sevapları yazılır. İşte bir hadis-i şerif meali:
(Hac yolunda ölene, kıyamete kadar hac sevabı yazılır.) [Ebu Ya’la]

Görüldüğü gibi adam hacca gitmek istiyor gidemiyor yolda ölüyor. Hep Allah yolunda olduğu için öldükten sonra da ameli yazılıyor. İlim öğrenmek, ilmi yaymak da hep böyledir. Bir hadis-i şerifte de, (İlim yolunda ölen, kabre cahil girse de, âlim olarak dirilir) buyuruldu. Dinimizde, önemli bir husus da şudur. Bir insan hiçbir iyilik yapmasa da, bir iyiliğe sebep olmuşsa, o iyiliği yapmış gibi kendisine sevap verilir. Bir hadis-i şerif meali:
(Hayra, iyiliğe vesilen olan onu yapan gibi sevaba kavuşur.) [Tirmizi, İ. Ahmed]

Mesela bir cahil, bir ilim talebesinin okumasına sebep oluyor, o da okuyor âlim oluyor. Bu cahil ölünce, Allahü teâlâ, ilme vesile olan bu kimseyi kabrinden âlim olarak diriltiyor. Kendimiz yapamasak bile, o işe vesile olmamız, nimetlere kavuşmamıza sebep oluyor.


Mustafabey 01
2 ay önce - Prş 22 Mar 2018, 23:49

Sadaka Verirken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Sadakada önemli olan yardımın en layık olan kişiye, onu rencide etmeyecek şekilde ulaşmasıdır. Belli bir zümreyi ya da belli bir yolu sınırlandırmak doğru olmaz. Her yolla sadaka yapılabilir.

Sadaka verirken nelere dikkat etmeliyiz?
Sadakanın makbûl ve lâyık olduğu mevkii bulması için birkaç şart vardır:

1. Sadakayı vermekte israf olmaması. Yani bütün malını vererek başkasına muhtaç olacak duruma düşmemek.

2. Başkasından alıp başkasına vermek suretiyle, halkın malından olmayıp, kendi malından olması.

3. Başa kakmadan vermek.

4. Fakir olmak korkusuyla sadakanın terkedilmemesi.

5. Sadakanın yalnız mala ve paraya münhasır olmadığının bilinmesiyle ilim, fikir, kuvvet gibi şeylerden de sadakanın verilmesi.

6. Sadakayı alan adam, o sadakayı sefahette değil, nafakasına sarfetmesi lâzımdır. Bu nedenle sadaka verirken nafakasına harcayacak kimseleri tercih etmek gerekir.

En makbul sadaka ise, en çok ihtiyac olan yani işe yarayan sadakadır.



sayfa 2
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET