Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Bir Salavat-ı Şerife de Sen Getir.
« önceki   123 ... 567 ... 111213   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 6
Mustafabey 01
3 ay önce - Sal 06 Mar 2018, 21:50

Peygamber Efendimize (s.a.v.) Salavat Getirmenin Faydaları !

Fudale bin Ubeyd (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Sizden biri dua edeceği vakit Rabbine hamd ve sena ile başlasın. Sonra Nebi’ye salât etsin. Sonra dilediği şeyi istesin’ buyurdu.”
Tirmizi: 3708
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e salât etmeye yelince şöyledir:
Abdurrahman bin Ebu Leyla (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Ka’b bin Ucre (Radiyallahu Anh) bana karşı geldi ve:
−Ey İbni Ebi Leyla, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittiğim bir salât ve selam hediyesini, ben de sana hediye edeyim mi? dedi. Ben de:
−Evet, hediye et dedim. Ka’b bin Ucre (Radiyallahu Anh):
−Biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sorduk ve dedik ki:
−Ya Rasulallah! Sizin Ehli beytinize has olarak salât nasıldır? Çünkü Allah bize sana nasıl selam vereceğimizi öğretmiştir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize:
−‘Allahumme Salli Alâ Muhammedin ve Alâ Ali Muhammedin. Kema Salleyte Alâ İbrahime ve Alâ Ali İbrahime İnneke Hamîdun Mecid.’
−‘Allahumme Barik Alâ Muhammedin ve Alâ Ali Muhammedin. Kema Barekte Alâ İbrahime ve Alâ Ali İbrahime İnneke Hamîdun Mecid’ deyiniz buyurdu.”
Buhari: 3168, Müslim: 406/66, Tirmizi: 482, İbni Ebi Şeybe: 2/390


Evs b. Evs (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
Günlerinizin en değerlisi Cuma günüdür. Adem (a.s), o günde yaratıldı, o gün vefat etti, ilk sur’a o gün üfürülecek, ikinci sur’a yine o gün üflenecektir. Bana çok salevat getirin. Sizin salevatlarınız Bana arzolunur.

Ashab: “Ey Allah’ın Rasûlü! Siz çürüyüp toprak olduğunuz halde bizim salevatlarımız size nasıl arzolunmaktadır” diye sorunca, Peygamber (s.a.v) şu cevabı verdi: “Aziz ve Celil olan Allah, toprağa Peygamberlerin cesetlerini çürütmeyi yasak etmiştir.”
(Ebû Davud, Salat: 207; İbn Mâce, Cenaiz: 65)

Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
‘Kuşkusuz ki dua, gök ile yeryüzü arasında durdurulur ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e salât edinceye kadar duadan hiçbir şey çıkmaz.’
Tirmizi: 1/485
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Sizden biri dua edeceği vakit Rabbine hamd ve sena ile başlasın. Sonra Nebi’ye salât etsin. Sonra dilediği şeyi istesin”
Tirmizi: 3708


Mustafabey 01
3 ay önce - Çrş 07 Mar 2018, 22:33

Duada Salevat Okumak !

Sual: Herhangi bir Dua etmeden önce veya sonra Salevat getirmek bid’at olur mu?
CEVAP
Hayır, bid’at olmaz. Duadan önce salevat okumak, duanın sünnetidir. Duanın başında, ortasında ve sonunda, Salevat okunur. Bir Hadis-i Şerif meali şöyledir:
(Dua ile Allah arasında perde vardır, Salevat getirilince perde açılır ve Dua kabul olur.) [Taberani, Ebu-ş-şeyh]

Bir yere toplanırken, oradan dağılırken, abdest alırken, abdestten sonra, kitap okurken, dinî sohbete ve önemli işlere başlarken salevat okumak müstehabdır. (İbni Abidin) Bir Hadis-i Şerif meali de şöyledir:
(Allah’a hamd ve Resulüne Salevatla başlanmayan her önemli işin neticesi hayırlı olmaz ve her bereketten mahrum olur.) [Rehavî]

Duanın başında ve sonunda Salevat okumalı, yani Peygamber Efendimize (s.a.v.) Dua edilmeli. Allahü teâlâ, salevatı kabul eder. Duanın başı ve sonu kabul olunca ortasının kabul olmaması düşünülemez.

Onun için her duaya başlarken ve dua bitince salevat okumalı. Mesela, abdest alıp göz pınarına ıslak eli sürüp, (Ya Rabbi gözlerime şifa ver) dedikten sonra da salevat getirmek iyi olur. Müsafeha ettikten sonra da salevat getirmek iyi olur. Bir Hadis-i Şerifte, (İki Müslüman selamlaşıp müsafeha edip bir de Salevat-ı Şerife okursa, günahları dökülür) buyuruluyor. İyi işlerden sonra da salevat getirmek iyi olur.

Allahümme salli alâ Muhammed’in ve alâ âli Muhammedin, kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim, inneke hamîdun mecîd.
Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrahim’e alâ âli İbrahime, inneke hamîdun mecîd.”


Mustafabey 01
3 ay önce - Prş 08 Mar 2018, 21:53

Salavat Getirmenin Faydası.

Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor:
“Dua ile sema arasında bir engel vardır.Üzerime salavat getirilince engel açılır, DUA YERİNE ULAŞIR.”
“Üzerime bir günde bin defa salavat getiren kimseye cennetteki makamı gösterilmedikçe ölmez.”
“Bana en yakın olanlar, üzerime en çok salavat getirenler olacaktır.”
“Her kim, farz namazını kıldıktan sonra bana on defa salevat okursa, Allah Teala, onun namazını kabul buyurur. Onun bu namazını Adem’e secde eden meleklerden daha üstün meleklerin makamı olan İlliyyine ulaştırır.O makamdan bir melek şöyle seslenir:
-Artık dileğin neyse dile, her dileğin yerine getirilecektir.”
Vefatımdan sonra sizden kim bana selam gönderirse Cebrail(a.s.) gelir ve bana şöyle der:
-Ya Muhammed! Ümmetimden falan kimsenin sana selamı var.Bana karşılık ben şöyle selam alırım:
-Benden de ona selam olsun.Ayrıca onun için Allah’tan rahmet ve bereket diliyorum.”
“Kim altından kalkamayacağı güç bir işle karşı karşıya gelirse, üzerime çok çok salavatı şerife getirsin.Çünkü Allahü Teala, üzerime getirilen salavat-ı şerife sebebi ile onun sıkıntılarını, kederlerini giderir, rızkını çoğaltır, Allah’ın yardımı ile muradına nail olur.”
“Kıyamet gününde, katımda insanların en değerlisi, bana en çok salatü selam getirenlerdir.”
Allah Resulü(s.a.v.) buyuruyor:
“İsmimi duyunca salavat getirmeyen insanların en cimrisidir.”
“Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir.”
“Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır.”
“Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir.”
“Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır.”
“Adımı duyunca salavat getirmeyen, yüzü koyun sürünsün.”
“Üç kişi yüzümü göremeyecektir.Ana babasına isyan eden, sünnetimi terk eden, üzerime salavat getirmeyen.”
“Adımı işitip te salavat getirmeyen, sonu mutsuz kimsesizdir.”
“Cuma günü ve geceleri üzerime yüz defa salavat getirenin Allah Teala otuzu dünyaya, yetmişi ahirete ait olmak üzere yüz hacetini kabul eder.”

Allahümme salli alâ Muhammed’in ve alâ âli Muhammedin, kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim, inneke hamîdun mecîd.
Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrahim’e alâ âli İbrahime, inneke hamîdun mecîd.”



Mustafabey 01
3 ay önce - Cum 09 Mar 2018, 21:05

Hadis kitaplarında görüyoruz ki, Efendimizin (s.a.v.) Cennet’teki makamının yükselmesine sebep olan salavatı okuyan insana melekler, “Allah da senin makamını yükseltsin!” diye dua etmekte, öteki melekler de bu duaya amin demekteler. Salavat getiremeyene ise, “Allah da senin makamını yükseltmesin!” diye tepki göstermekte, öteki melekler de bu tepkiye amin diyerek iştirak etmekteler. Demek ki, Efendimizin (s.a.v.) adını duyunca salavat getirenler meleklerin hayır duasını alır, getirmeyenler ise bedduasına maruz kalırlar. Ayrıca, Peygamberimiz (s.a.v) de, adını duyduğu halde salavat getirmeyen vefasız ümmetine kırılmakta, bunu da “burnu sürtülsün!” sitemiyle dile getirmektedir.

Salavatın çeşidi sayılamayacak kadar çoktur. Bunların en meşhurları da namazlarda tahiyyattan sonra okuduğumuz, “Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed” ile “Sallallahü aleyhi vesellem” salavatlarıdır.
Manaları şöyle özetlenebilir:
–Rabbimizin rahmeti, meleklerinin istiğfarı ve bizim de selamımız Efendimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.) ve ailesi üzerine olsun.

Bu gibi salavatlar Efendimize (s.a.v.) has bir Dua olduğundan O’na mahsus duayı Rabbimiz reddetmez.
Bu niyetle bizler de özel dualarımıza redde uğramayan salavatla başlar, salavatla bitirirsek iki makbul dua arasına aldığımız duamızın kabul olacağını ümit ederiz.

Okuma ve yazmalarda ise Efendimizin (s.a.v.) adı geçince açıkça:

–“Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed” yahut da “Sallallahü aleyhi ve sellem” demek en güzeli olduğu gibi, yazanların salavatın baş harfleriyle (a.s.m) yahut da (s.a.v) şeklinde işaretlemeleri de salavatı hatırlatmak demektir. Ancak yazıda bu gibi salavat getirme işaretleri çoğalınca okuyanlar bazen zorlanmakta ve maksadının aksine, hürmet için konan işaretler bazen hürmet zedelenmesine de sebep olmaktadır. Böyle bir hürmet eksilmesine sebep olmaktansa işaretleri azaltıp okuyanın irfanına bırakmakta isabet olsa gerektir.

Efendimize getirilen salavat, günahının affına sebep denemez. Çünkü O’nun böyle bir durumu söz konusu değildir. Makamının yükselmesine vesiledir. O yüzden Efendimizin (s.a.v.) in makamını kimse tahmin ve tespit edememektedir. Çünkü her saniye, iyiliğine sebep olduğu ümmetinden nehirler gibi salavat duaları akmakta, böylece yükselmenin hiç durmayıp kıyamete kadar da devam edeceği anlaşılmaktadır.


Mustafabey 01
3 ay önce - Cmt 10 Mar 2018, 21:54

Allah Teala Buyuruyor:

-Ey Muhammed’im! Arş-ı A’la’dan yedi kat yerin altına kadar bütün mülkümü sana feda ettim.Onların hepsi benim rızamı istiyorlar.”

Hazreti Aişe(r.anha) validemiz şöyle buyuruyorlar:

“-Bir hacet gidermenin anahtarı, hacet arz etmeden önce sunulan hediyedir.” Sözlerine devam ederek: “Allah’a hamd ü senada bulunarak O’nun rızasını almış oluruz. Efendimiz(s.a.v)’e salat ve selamda bulunursak o hacetin gerçekleşmesinde, Allah katında bizlere şefaat ve yardımını sağlamış oluruz. Zira Hakk Teala Kitabı’nda şöyle buyururyor:

“Allah’a yaklaşmak için vesileler arayın.”

Salavat getirmenin fazileti hakkında İmam-ı Şarani Hazretleri şöyle buyuruyorlar:

“-Büyük veli Aliyyül Havass’ın şöyle konuştuğunu duymuştum”: “Allah’tan bir şey isteyeceğiniz zaman,Allah Resulü(s.a.v.)’in adıyla o şeyi isteyiniz ve şöyle dua ediniz”: “Ey Allah’ım! Sevgili Peygamber’in Muhammed Mustafa(s.a.v.) hürmetine senden şunu isterim.” Şeklinde dileğinizi arz ediniz. Çünkü Allah’ın bir meleği vardır ki, bu isteğinizi anında Efendimiz (s.a.v.)’e bildirir ve O’na: “Filanca kişi, şu haceti için senin Allah katında aracı olmanı istemektedir.” der. Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in dua ve istekleri Allah Teala tarafından geri çevrilmez.”

Peygamber (s.a.v.)’e salat getirmek, aynı zamanda cennette onunla buluşup sohbet etmeyi sağlar.

Şeytan çok ibadetlere el uzatır, lakin salavatı şerifeye el uzatamaz. Çünkü Ruhaniyet-i Peygamberi, salavat-ı şerife getirilen yerde bulunur.

Hazreti Peygamber(s.a.v)’in feyz ve ruhaniyetinden istifade etmek için mübarek salavat-ı şerifeler iştiyakla çokça okunmalıdır.Emeği az,derecesi çok yücedir.

Allahümme salli alâ Muhammed’in ve alâ âli Muhammedin, kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim, inneke hamîdun mecîd.
Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrahim’e alâ âli İbrahime, inneke hamîdun mecîd.”


Mustafabey 01
3 ay önce - Pts 12 Mar 2018, 22:59

SALAVAT-I ŞERİFELER HUSUSUNDA KISSALAR.

Süfyan-ı Servi anlatıyor:
“Kabe-i Mükerreme’yi tavaf ediyordum.Her adımında salavat-ı şerife getiren bir kimseyi gördüm.Ona sordum:
-Her makamın bir duası vardır.Neden dua etmez de hep salavat-ı şerife getirirsin?”
O kimse bana cevap olarak dedi ki:
-Hac niyeti ile babamla beraber yola düştük.Yolda, babam vefat etti.Birdendire,yüzü simsiyah, gözleri gök gök ve başı hınzır başına döndü.Yanımızda bulunanlardan utandığım için konuyu kimseye açamadım.Gece oldu.Babamın yüzünü örttüm ve büyük bir şaşkınlık içinde ne yapacağımı düşünürken uykum geldi.Rüyamda çadırın içinde birisinin girdiğini gördüm.O güne kadar onun kadar güzel yüzlü kimseyi görmemiştim.Güzel kokusu yalnız bizim çadırı değil,her yeri doldurdu.İzzet ve vakar ile gelip, babamın başucuna oturdu.Yüzünden perdeyi kaldırdı. Mübarek elini, babamın yüzüne sürdü.Birden üzüntüm sevince, zulmetim nura tebdil oldu.Çünkü babamın yüzü evvelkinden daha güzel olmuştu.O zat kalktı,gitmeye hazırlanırken,ona:
-Kimsiniz? Diye sordum.Beni ve babamı, bu gurbet diyarında, bu büyük beladan ve halk içinde utanmaktan kurtardınız. O zat:
-Sen beni tanımaz mısın? Ben sahibül Kur’an, Muhammed Mustafa (s.a.v.)’yım.Senin baban, gerçi günahkar idi.Lakin , bana çok salavat getirirdi.Böyle bir musibete düçar olduğunu, bunun salavat-ı şerifesini bana getiren melek gelip haber verdi.Ben de gelip, onu bu beladan kurtardım.
Uykudan uyandığım zaman, çadırın içi güzel koku ile dolmuştu.Babamın yüzünü açtım,yüzü nurlanmış, gözleri ve rengi güzelleşmişti.Bundan böyle artık ol hazreti seyyidil beşerin salavat-ı şerifesiyle devamlı meşgul olacağım .Ta ki şefaatine nail olayım ve bütün tehlikelerden korunayım.

Allahümme salli alâ Muhammed’in ve alâ âli Muhammedin, kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim, inneke hamîdun mecîd.
Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrahim’e alâ âli İbrahime, inneke hamîdun mecîd.”



bahadır 0302

3 ay önce - Sal 13 Mar 2018, 21:41



Mustafabey 01
3 ay önce - Sal 13 Mar 2018, 21:49

KEVSER HAVUZUNDAN KANA KANA İÇMEK
İSTEYENLERİN OKUYACAĞI SALAVAT.

Hasan-ı Basri(r.a.) buyuruyor.
-Resulüllah Efendimiz Aleyhisselam’ın Kevser havuzundan kana kana su içmek isteyen kimse şu salavat-ı şerifeyi çokça okusun:

Allahümme salli ala muhammedin ve ala alihi ve ashabihi ve evladihi ve ezvacihi ve zürriyyetihi ve ehli beytihi ve asharihi ve ensarihi ve eşyaıhi ve muhıbbihi ve ümmetihi ve aleyna meahüm ecmeıyne ya erhamer rahımiyn*


Mustafabey 01
3 ay önce - Cum 16 Mar 2018, 23:23

Duada Salevat Okumak !

Sual: Herhangi bir dua etmeden önce veya sonra salevat getirmek bid’at olur mu?

CEVAP;
Hayır, bid’at olmaz. Duadan önce salevat okumak, duanın sünnetidir. Duanın başında, ortasında ve sonunda, salevat okunur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Dua ile Allah arasında perde vardır, salevat getirilince perde açılır ve dua kabul olur.) [Taberani, Ebu-ş-şeyh]

Bir yere toplanırken, oradan dağılırken, abdest alırken, abdestten sonra, kitap okurken, dinî sohbete ve önemli işlere başlarken salevat okumak müstehabdır. (İbni Abidin) Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Allah’a hamd ve Resulüne salevatla başlanmayan her önemli işin neticesi hayırlı olmaz ve her bereketten mahrum olur.) [Rehavî]

Duanın başında ve sonunda salevat okumalı, yani Peygamber Efendimize (s.a.v.) Dua edilmeli. Allahü teâlâ, salevatı kabul eder. Duanın başı ve sonu kabul olunca ortasının kabul olmaması düşünülemez.

Onun için her duaya başlarken ve dua bitince salevat okumalı. Mesela, abdest alıp göz pınarına ıslak eli sürüp, (Ya Rabbi gözlerime şifa ver) dedikten sonra da salevat getirmek iyi olur. Müsafeha ettikten sonra da salevat getirmek iyi olur. Bir hadis-i şerifte, (İki Müslüman selamlaşıp müsafeha edip bir de salevat-ı şerife okursa, günahları dökülür) buyuruluyor. İyi işlerden sonra da salevat getirmek iyi olur.

Allahümme salli alâ Muhammed’in ve alâ âli Muhammedin, kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim, inneke hamîdun mecîd.
Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrahim’e alâ âli İbrahime, inneke hamîdun mecîd.”


Mustafabey 01
3 ay önce - Cmt 17 Mar 2018, 22:38

" Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin."

âyetinin emri gereği olarak, ömürde bir defa salavat getirmek farz, sonraları her ilk duyuşta vacip, aynı yerde tekrarlanmalarda ise sünnet olduğu ifade edilmiştir.

Anlaşılan odur ki, getirilen salat–ü selamdan hem Rabbimiz, hem de melekleri razı olmakta, ayrıca melekler salavat getirenlere de dua etmekteler. Hadis kitaplarında görüyoruz ki, Efendimizin (s.a.v.) cennetteki makamının yükselmesine sebep olan salavatı okuyan insana melekler, “Allah da senin makamını yükseltsin!” diye dua etmekte, öteki melekler de bu duaya amin demekteler. Salavat getiremeyene ise, “Allah da senin makamını yükseltmesin!” diye tepki göstermekte, öteki melekler de bu tepkiye amin diyerek iştirak etmekteler.

Demek ki, Efendimizin (s.a.v.) adını duyunca salavat getirenler meleklerin hayır duasını alır, getirmeyenler ise bedduasına maruz kalırlar. Ayrıca, Peygamberimiz (s.a.v.) de, adını duyduğu halde salavat getirmeyen vefasız ümmetine kırılmakta, bunu da “Burnu sürtülsün!” sitemiyle dile getirmektedir.

Salavatın çeşidi sayılamayacak kadar çoktur. Bunların en meşhurları da namazlarda tahiyyattan sonra okuduğumuz, “Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed” ile “Sallallahü aleyhi vesellem” salavatlarıdır. Manaları şöyle özetlenebilir: Rabbimizin rahmeti, meleklerinin istiğfarı ve bizim de selamımız Efendimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.) ve ailesi üzerine olsun.

Bu konuda Peygamberimiz (s.a.v.)'in birçok hadisi bulunmaktadır ki, bunlardan birkaç tanesi şöyledir:

“Kabrimi bayram yerine çevirmeyin. Bana salât ve selâm edin. Çünkü nerede olsanız salât ve selâmınız bana ulaşır.” (Ebû Davud, Menâsik: 97.)

“Günlerinizin en üstünü Cuma günüdür. O gün bana çok salât ve selâm getirin. Çünkü sizin salât ve selâmlarınız bana sunulur.”

“Ey Allah’ın Elçisi, sen ölüp de senden bir iz kalmadıktan sonra, salât ve selâmlarımız sana nasıl sunulur?” diye sordular. Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu ki:

“Allah, Peygamberlerin cesetlerini çürütmeyi toprağa yasaklamıştır.” (Ebû Davud, Salât: 201.)



sayfa 6
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   123 ... 567 ... 111213   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET