Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Mersin - Levantenler
« önceki   123456   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 3
sercanmer
8 ay önce - Çrş 07 Şub 2018, 21:26

Konuyla ilgisi yok ama merak ettim doğrusu.
Mesudiye, Hamidiye.. Vd
Neden bu eski mahallelerin sonu hep 'ye' ile bitiyor. Tesadüf mü, yoksa mantıklı bir gerekçesi var mı?


serkan33

8 ay önce - Çrş 07 Şub 2018, 22:23

Kronolojiye devam

1909 Alman iskelesi adı verilen yeni bir iskele daha yapıldı.

1910 İngiliz Witall Şirketi, The Mersna Oil and Cake Mill Co. Ltd tarafından yağ fabrikası açıldı. (İngiliz fabrikası olarak anılır)

1917 Sovyet devriminden kaçan Beyaz Ruslar geldi.

1923 20 Kasım Fransız okulu kapandı.

1925 Ermeni Kilisesi kapatıldı.

1926 İlk sebze ve meyve hali binası (İtalyanlar tarafından) yapıldı. (Bu günkü kasaplar çarşısı)

1926 Binası Mavromati'ye ait olan Mersin İdadisi yandı

1935 Avusturya’ lı Prof. Jansen’den Mersin’in İmar Planını yapması istendi. 1938 yılında onanan plana göre mevcut durumda en önemli cadde Uray Caddesi idi. O zamanki adı Kurtuluş olan İstiklal Caddesi İstasyon ile İleri İlkokulu arasında idi. Kentin merkezinde gayrimüslimler, batısında Suriye’den göç edenler, kuzeyinde Girit’ ten göç edenler yerleşmiş idi. ( 20 Mayıs 1938)

1938 Kapıdan girince sol tarafın Müslüman olmayanlara sağ tarafın Müslümanlara ayrıldığı mezarlık açıldı. (Bunun şehrin en önemli özelliklerinden biri olduğu devamlı olarak işlenir.)

1945 Yıllardan beri kullanılmayıp sarhoş, zibidi yuvasına dönen Ayios Feorgios Kilisesinin yıkımına başlandı. (Şu anda yerinde bit pazarı (Zafer Çarşısı) vardır)

1950 20. Yüzyılın ortasında Mersin, çay bahçelerinde canlı müzik dinlenen, Cumhuriyet Baloları yapılan, tenis oynanan, şiir, müzik etkinlikleri, çay partileri yapılan, sineması, yerel radyo yayınları olan, işadamlarının, ev hanımlarının bisiklet kullandığı, yeni inşa edilmiş hastanesi, 1 000 aboneli telefon sistemi ile nereden baksanız modern, huzurlu, yoksulu yok denecek az , orta gelirli sade bir Avrupa kıyı kenti görünümündeydi. Türkiye'nin ilk kez bir bayan belediye başkanı olarak Müfide İlhan görevdeydi.

1988 18 Ekim, Eski Mersin'in, Uray Caddesinin sembolü olan , ticaret, yazıhane, İş adamı kelimelerinin ilk çağrıştırdığı yer olan Azak Han artık tamamen yıkıldı. Oysa yıkımından üç tam yıl önce Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 1394 sayılı karar gerekçesi aynen şöyle idi." Azak Han; hem üzerinde olduğu köşe parselinde etkileyici bir cephe ve kütle anlatımı sergilemekte, hemde etkileyici iç avlusu ve onu çevreleyen cepheleri ile sadece Mersin'de değil, diğer kentlerde de, az rastlanır bir olgu olduğuna, Mersin'de genelde tarihi değer taşıyan yapılar gelişme baskısına dayanamayıp kaybolduğundan, söz konusu eser hem bu açıdan, hem de kendi türünün az rastlanan örneklerinden birisi olması açısından korunması gerekli olduğuna "

1993 Latin İtalyan Katolik Kilisesi Katedral oldu.


En son serkan33 tarafından Çrş 07 Şub 2018, 22:50 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Oğulhan
8 ay önce - Çrş 07 Şub 2018, 22:30

Alıntı:
1945 Yıllardan beri kullanılmayıp sarhoş, zibidi yuvasına dönen Ayios Feorgios Kilisesinin yıkımına başlandı. (Şu anda yerinde bit pazarı (Zafer Çarşısı) vardır)


Dönemin Valisi Tevfik Sırrı Gür bu kilisenin taşlarını Mersin Kültür Merkezi'ni (Halkevi) 1944-1946 yılları arasında inşa ederken kullandı.

Bu arada 1888 yılında Tarsus Amerikan Koleji açıldı ve günümüzde halen üstün eğitim kalitesi ile hizmet vermektedir.



serkan33

8 ay önce - Çrş 07 Şub 2018, 22:54

Ayrıca Mersin Belediye Başkanları kronolojisinde şöyle bir bilgi de var

Alıntı:
1963 - Zeki Ayan
(Viktor Venüs, Belediye Başkanı Zeki Ayan Fransa'ya gittiğinde 9 ay vekalet eder. Mersin Belediye Başkanlığına. İlk Hıristiyan Belediye Başkanı ünvanını alır.)

http://dundenbugunemersin.reklam_link.com.tr/2007/10 ...ediye.html


Oğulhan
8 ay önce - Çrş 07 Şub 2018, 23:03
Türkiye'nin İlk Kadın Belediye Başkanı Gibi İlk Hristiyan Belediye Başkanı da Mersin'den Seçilmiştir


Hürriyet'te Victor Venüs'ün ölümü hakkında bir haber:



Dr. Victor Venüs'ü kaybettik
Adı: Viktor Venüs… O bir Beyrut kökenli Arap Maruni Hristiyan. Ama, ‘Ölünce tabutumu Türk bayrağına sarın’ diyen Türkiye aşığı. O bir gariban dostu doktor. O bir Milli atlet. O bir ünlü futbolcu. O bir, Lefter’i İstanbul’dan Mersin’e transfer eden 36 bin lirayıda cebinden ödeyen futbol adamı. Böylesine renkli bir kişiliği dün toprağa verdik. Adı kıyıda kalmış ancak yaptıkları tarihe mal olmuş Viktor’un (Zafer) ilginç yaşam öyküsü. Okuyun göğüsünüz kabarsın.
Dr. Victor Venüsü kaybettik
09.05.2017 - 10:28hurriyet.com.tr
Victor Venüs hayatını kaybetti

Mersin İdmanyurdu tarihinde ilk defa 1. lige çıkmasına yönetimde genel kaptan olarak katkı sağlayan Victor, İstanbul’dan Lefter Küçükandonyadis’i takımın başına getirdi ve 36 bin liralık ücretini de kendi cebinden verdi.

1921 doğumlu Victor Venüs, Cumhuriyet kurulduğu zaman 2 yaşındaydı.

Mersin İdman yurdu takımında oynarken tayin sebebiyle 1938 yılında İzmir'e yerleşirler. İzmir Erkek lisesinde en çok sevdiği ders “Jimnastik” tir... Futbola hayrandır... Atletlerin çalıştırıldığı saatlerde merak ettiğinden çivili ayakkabıları giyer ve tek adım atlar. 6 metre 90 cm'dir ölçülen değer. İdman öğretmeni derhal onu Atletler takımına alır ve 15 gün sonra yapılacak Atletizm Şampiyonasına hazırlar. 18 yaşındaki Viktor 100 m. 200 m, tek adım, üç adım'da dört Altın Madalya alır...

Bu madalyalar onu Türk Milli Atletizm takımına taşır... Balkan oyunları sebebiyle Atina'ya gidilecektir. Tam o sırada II. Dünya savaşı patlak verir... İtalyanlar Yunanistan'ı işgal eder... Yarışma iptal edilir... Ama o artık resmen “Milli”dir.

NEDEN VICTOR?

Babasının adı Halil, Amcası Emin ve Ağabeyi İskender'dir. Ama o Viktor'dur... Maruni Hıristiyanlarca çok kullanılan bir isim “Zafer” anlamında... Ve bir Paşa dostları onun “Viktor”adı yerine bir başka isimle spor müsabakalarında yer almasını tavsiye eder... O Paşanın Viktor'a verdiği ad “Vakur”dur... Yılların Viktor'u İstanbul'daki futbol ve atletizm dünyasındaki müthiş başarıları ile hep “Vakur” olarak tanınır. Bugün Viktor Venüs'ün torunun adı da “Vakur”dur. Vakur Antalyalı.

GALATASARAY’IN KAPISINDAN DÖNDÜ

Galatasaray Kulübü onun sportif başarıları ile ilgilenir ve tam 60 sene önce 10.000 TL transfer bedeli önerir. Ayrıca ayda 100 TL (En yüksek dereceli memur maaşı 96 liradır) maaş alacaktır. Ama Vakur, ailesinin ısrarı ile İstanbulspor'u tercih eder... 5000 TL transfer bedeli ile... İstanbulspor'da başarıdan başarıya koşar.

DR. VICTOR

Bu arada İstanbul Tıp Fakültesini kazanır. 6 yılda bu okulu bitirir, 1947 yılında mezun olur. Sporcu Vakur, Dr. Viktor olur. Ayrıca Hristiyan Viktor bir Müslüman kızla evlenir.

LEFTER’İ GETİRDİ

1966 - 1967 sezonunda Mersin İdman yurdu Kulübü Yönetimindedir. Genel kaptandır. Mersin İdmanyurdu 1. lige çıkar. Türk Milli Futbol takımının efsane Futbolcusu Fenerbahçeli Lefter Küçükandonyadis'i antrenör olarak getirir İstanbul'dan. Lefter'in aylık ücretlerini tamamen o öder... Yıl 1967'dir... Bu ödemenin tutarı ise 36000 TL'dir.

MECLİS ÜYELİĞİ YAPTI

Dr. Viktor Venüs Mersin Belediyesi Meclis üyeliği yapar dört yıl. Belediye Başkanı Rahmetli Zeki Ayan Fransa'ya gittiğinde 9 ay vekalet de etmiştir Mersin Belediye Başkanlığına.

KİLİSEYİ CAMİYE ÇEVİRDİ

Viktor Venüs Mersin'deki Maruni cemaatinin de başkanlığını yapmıştır. Maruni Cemaatinin de kilisesi vardır Uray caddesinde. Azalan Maruni cemaatine din görevlisi (Papaz) tayini yapılamamaktadır. Dini törenler yapılmaz olmuştur o kilisede. Dr. Viktor Venüs zamanın valisine gider ve başkanlık yetkisi ile bu kiliseyi Devlet'e bağışlar. Ama bir şartla;

-Kilise cami'ye dönüştürülecektir. Ve öyle de olur.

http://m.hurriyet.com.tr/dr-victor-venusu-kaybett ...k-13406385




Kendisini Lina Nasif'ten dinleyelim.


Oğulhan
8 ay önce - Cum 09 Şub 2018, 18:03

Türkiye’nin ilk hristiyan belediye başkanı Viktor Venüs - Mersin Şehir Belediyesi 1963

Belediye Başkanı Zeki Ayan Fransa'ya gittiğinde 9 ay vekalet eder Mersin Belediye Başkanlığına. İlk Hristiyan Belediye Başkanı ünvanını alır. Kendisi Maruni Kilisesine mensuptur yani Levanten olmasa da belediye başkanı olurken ve döneminde Levantenlerden büyük destek almıştır.

Hatta 1950li yıllarda şehirde Maruni Kilisesi'ne yıldırım düşünce papaz hayatını kaybeder. 300 Maruni Hristiyan için Lübnan'a gidip papaz ararlar. Ama 300 kişinin papaz masrafını karşılayamayacağını düşünen Lübnan'lı papazlar gelmek istemez, papaz bulamayınca mecburen 1876'dan beri Mersin'de açık olan Maruni Kilisesini kapatır ve Vakıflar idaresine Camii olması şartıyla teslim eder. O günden beri Maruni Kilisesi Nusratiye Camii olarak Uray Caddesinde hizmet vermektedir.

Hoşgörü şehri Mersin'de Türkiye'nin ilk kadın şehir belediye başkanından sonra (Müfide İlhan - DP 1950) böylece ilk hristiyan şehir belediye başkanı da 1963'te seçilmiştir. Levanten kültürüne alışkın şehirde bu gibi durumlar gayet doğaldır.





Oğulhan
8 ay önce - Cmt 10 Şub 2018, 22:36

Fransız bir Levanten'in Mersin'den Marsilya'ya İş Mektubu - 1928


(+)






Mersin 1916 - Levanten - Frenk Mahallesi Hakkında...


(+)



(+)


Misafir c5d

8 ay önce - Cmt 10 Şub 2018, 22:59

Mersin tam bir mozaik kent halen daha okuduklarımdan anladığım kadarıyla.

Oğulhan
8 ay önce - Pzr 11 Şub 2018, 22:02
Mersin - St. Antuan Latin İtalyan Katolik Katedrali




(+)


Uray Caddesi'nde bir Levanten kilisesi olan bu katedralin yapımı tanzimat fermanı sonrası Mersin'de artan Levanten nüfusun sonucudur.

Kilisenin inşa etme kararı 1853'de verildi ve Mayıs 1854'de rahip Antonio Mersin'e yerleşti. 18 Eylül 1855'deki Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecid'in fermanı ile Mersin Katolik kilisesi inşa edildi.

Yanında bir Kapusenler manastır okulu da inşa edilmiştir. Hepsi 1898 yılında tamamlandı fakat okula 1923 senesinde devlet tarafından el konuldu ve 1944 senesinde Mersin 3 Ocak İlkokulu'na çevirildi.

Çan Kulesi bugün saat kulesi olarak kullanılmaktadır. Kilise halen aktif bir şekilde hizmet vermektedir.



(+)


Vatikan tarafından 1991’de İtalyan Katolik "Katedrali" olarak değiştirilmiş ve Akdeniz Bölgesi, Güney Anadolu, Karadeniz Bölgesi, Suriye, Irak, İran ve Rusya’daki katolik kiliselerine bağlanmış. Mersin ve yöresindeki Katolik ve Levanten cemaat için günümüzde halen ibadete açık olarak hizmet vermektedir.

Kuzey kısmında uzun süre Fransız konsolosluğu yer almış katedralin oldukça hoş bir bahçesi vardır. Her yanda rengarenk çiçekler ve bitkiler sanki bir botanik bahçesi havası verir.


Oğulhan
8 ay önce - Pzr 11 Şub 2018, 22:33



1916 yılı Mart ayına ait "Amerikan Levantenler Ticaret Odası" yayınında rastladığım bu resim "Mersin Pamuk Tohumu Yağı Fabrikası"nı gösteriyor. Bu fabrikanın Bodasaki tarafından 1910 yılında kurulan, sonradan Şaşati Kardeşlere geçen yapı olduğunu düşünüyorum. Fabrika daha sonra Çukurova Sanayi İşletmeleri T.A.Ş. bünyesine geçmiş olup, bugün 52 katlı Metropol'ün olduğu alan civarıdır. Pamuk yağı Mersin'in bir numaralı yemeği olan tantuni için halen Mersin'de kullanılmakta ve revaçtadır.

kaynak : facebook.com/groups/eskimersin Erdal Karakaşoğlu



sayfa 3
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET