Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2

Cargill sizce kapatılmalımı?
Evet 77.0%  77.0%  [47]
Hayır 23.0%  23.0%  [14]
Toplam Oy : 61

Murat Caner
11 yıl önce - Pzr 22 Ekm 2006, 09:52

Avrupa'da nişasta şekeri kotası %3. Bizde yasaya göre %15(352 bin tonluk, %10+bakanlar kurulu isterse %5 daha) ve yakın zamanda bakanlar kurulu daha da yükseltti sanırım. Unakıtan sağ olsun. Adamlar Avrupa'da çevre, kanser riski ve kendi üreticisini koruma düşüncesinden dolayı yapay tatlandırıcı ürettirtmiyor. Bizim arkadaşlar kendileri hammadde dış alımı yaptıklarından dolayı serbest bırakıyorlar. Sonra da benden oy bekliyorlar. Pankobirlik ürettiği şekerden çok yüksek kazanç(yaklaşık %100) sağladığını ve yabancı yatırım-devlet işbirliği ile şekerin ederinin düşürebileceklerini açıkladı. Bunun üzerine ortalık karıştı. İkinci bir açıklama yapıp durumu düzeltmek zorunda kaldı. Devlet elindeki şeker fabrikalarının satmayı düşündüğü üçünü Pankobirlik'e devretse Pankobirlik bu üretimyerlerini kapatıp, işçilerini de kendi üretimyerlerinde barındıracağına söz verdi.

Bu işler çok karışık ve vatan satma boyutunda önemli yerlere gidecek konular.

http://www.sanayi.gov.tr/webedit/gozlem.aspx?sayfaNo=1512

http://www.tmmob.org.tr/modules.php?op=modload&am ...mp;sid=344

Bu da Pakobirlik'in çeşitli dönemlerde yaptığı açıklamalar.

http://www.baremdergisi.com/haberdetay.php?BolumN ...aberID=240

http://www.gidasanayii.com/modules.php?name=News& ...p;sid=3650


SABRİ BİLGİN
11 yıl önce - Pzr 22 Ekm 2006, 17:28

Cargill fabrikası aktifken Karsak Deresi kızıl akardı,derede yaşayan balıklar ölürlerdi.Yanından geçerken yayılan koku hiç hoş değildi ve üstelik Cargill, birinci sınıf tarım arazisi üzerine kurulmuştur.Daha önce defalarca kapatılma noktasına gelmesine rağmen Amerika'nın baskısıyla faaliyetine devam etmişti.Keşke daha fabrika kurulma aşamasındayken izin verilmeseydi de;fabrika kapanınca işsiz kalacak insanlar zor duruma düşmeselerdi.Kapatılma kararı geç alınmış olsada çevre açısından çok yerinde oldu.

SABRİ BİLGİN
11 yıl önce - Cmt 25 Ksm 2006, 17:26

Asıl şimdi iyi halt ediyorlar!


Af çıktı, Cargill ceza ödeyecek mi belirsiz
   

Tarım arazisi üzerine sanayi tesisi kurduğu için üretimi yaklaşık 1 ay önce durdurulan Cargill'e de af getiren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Yasasında değişiklik öngören teklif yasalaştı. Muhalefetin engelleme çabaları nedeniyle yaklaşık 1 haftadır genel kurulda görüşülen kanun, toplam 8 maddeden oluştu. Yasanın uygulamaya girmesi için Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından onaylanması gerekiyor. Sezer'in yasayı kendisine ulaştığı andan itibaren 15 günlük inceleme süresi bulunuyor. Yasa tarım arazisine izin alınmadan kurulan tesislere eksikliklerini gidermesi için 3 yıllık süre ve metrekare başına 5 YTL ödenmesi koşuluyla af getiriyor.


TBMM'de kabul edilen yasaya göre, 11 Ekim 2004 tarihinden önce gerekli izinler alınmadan, tarım dışı kullanıma açılmış bulunan arazilerin istenilen amaçla kullanımı için, yasanın yayım tarihinden itibaren bir yıl içerisinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na başvurulacak. Hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve 11 Ekim 2004'den önce izinsiz olarak yapılmış her türlü yapıya metrekaresine 5 YTL ödenmesi şartıyla izin verilecek. Söz konusu arazi ve tesislerin istenilen amaçla kullanımı için çeşitli kurumlardan alınması gerekli ruhsat, izin gibi işlemler, Bakanlığa başvuru tarihinden itibaren 2 yıl içinde tamamlanacak. Bu süre içinde gerekli izinleri almayanların üretim faaliyetleri durdurulacak. Özel Arazi Toplulaştırması tanımını da düzenleyen yasaya göre, köy tüzel kişiliği, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişiler veya kamu kuruluşları, hizmet konularıyla ilgili arazi toplulaştırması yapabilecekler.


Öte yandan Cargill'in, bu yasadan yararlanmak için eksikliklerini gidermesinin yanı sıra toplam 1 milyon 62 bin 200 YTL ödemesi gerekecek. Ancak Bakanlar Kurulu, Cargill’in bulunduğu yeri Özel Endüstri Bölgesi ilan ettiği için bu parayı ödemeyebileceği de öne sürülüyor.


Yasa, sadece kapatılan Cargill'e değil, bu durumda olan 20 bin firmaya umut veriyor. Hükümet yasayla yaklaşık 100 bin hektar tarım arazisi üzerinde faaliyet gösteren şirketlerden 3.8 milyar YTL gelir bekliyor.


Referans Gazetesi



K_TopraK
7 yıl önce - Sal 08 Şub 2011, 13:02

CARGILL KONUSUYLA İLGİLİ BİLGİLERİMİZİ TAZELEYELİM..
Cargill Vak'asının Özeti
1998 yılında, Cargill'in İznik Gölü'ne yakın bir mevkide fabrika kurması üzerine, bazı sivil toplum kuruluşları dava açarlar. Bursa 2. İdare Mahkemesi firmaya yapı ruhsatı verilmesine ilişkin kararın yürütmesini Temmuz 1998'de durdurur, ancak karar uygulanmaz. Bu arada Ocak 1999'da ikinci bir yürütmeyi durdurma kararı verilir. Buna rağmen 1999 yılı sonuna doğru Cargill fabrikası faaliyete geçer. Kasım 2004'te Bursa 2. İdare Mahkemesi Bursa valiliği'nin verdiği yapı ruhsatının iptaline karar verir. Ancak, O zamanki Bursa Valisi Oğuz Kaan Köksal mahkeme kararını uygulamadığı için hakkında soruşturma açmak için İçişleri Bakanlığı'ndan izin istenir. Ancak İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu 7 Kasım 2005 tarihli yazısıyla soruşturmaya izin vermediğini belirtir. 3 Nisan 2006 tarihinde ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Köksal'ın (şu anda Emniyet Genel Müdürü) savunmasını ister.

Tabii bu arada mahkeme kararlarını uygulamayan valinin yanı sıra, AKP Hükümeti soruna çözüm(!) bulma yarışına girer! Önce Başbakanlık 6 Haziran 2003 tarihli yazısında, daha önce çıkarılan Bakanlar Kurulu prensip Kararına atıfta bulunarak uygulama yapılmasını Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan rica eder. Konu yine de çözülememiştir.

2004 yılı başında Başbakan'ın ABD ziyareti öncesinde konu yeniden medyanın da gündemine gelir. Ziyaretin gündeminde yargı kararlarına karşın İznik Gölü kıyısında çalışmasını sürdüren Cargill tesisinin yasal bir statüye kavuşturulması ve bu firmanın da üretimini yaptığı nişasta bazlı şeker için belirlenen kotanın yükseltilmesi konularının bulunduğu basında yer alır.

Daha sonra çıkarılan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Yasası ile Cargill Fabrikası ve benzeri tarım arazisinde inşaa edilmiş sanayi tesislerine af getirilir. Ancak hükümet, yasanın yürürlüğe girmemesi ve Anayasa Mahkemesi'nin yasayı geri çevirme ihtimaline karşı Temmuz 2005'te hazırladığı kararname ile Cargill Fabrikası'na ait araziyi özel endüstri bölgesi ilan ederek ayrıcalıklı bir statü kazandırır ve mahkeme kararlarını etkisiz hale getirir.

Şirkete Özel Kanun Jet Hızıyla Çıkarıldı!

Ne var ki, Bush'un ikinci "ricası" olan "mısır şekeri üretimine uygulanan kotanın kaldırılması ve Cargill'in tam kapasite çalışmasının önünün açılması" talebinin tam olarak gerçekleşmesi için kanun çıkarılması isteniyor. Başbakanlık'ta Cargill yetkililerinin de katıldığı bir toplantıda Danıştay'ın kararının nasıl etkisiz (!) hale getirileceği tartışılarak, "20 Nisan 2006 tarihli Başbakanlık yazısıyla Cargill'le ilgili yargı kararlarının hükümsüz kılınması ve tesisin işletmeyi sürdürmesi için "yeni kanun çıkarılması" Tarım Bakanlığı'ndan isteniyor. Tarım Bakanlığı bu konuda çalışma yapmayınca da dönemin AKP Bursa Milletvekili Altan Karapaşaoğlu'nun, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na geçici madde eklenmesi hakkındaki kanun teklifi Komisyonlardan jet hızıyla geçirilerek TBMM'de (27.6.2006) kabul edilir.
Kim Ne demiş?

Teklifin Meclis Tarım Alt Komisyonu'na havale edilmesiyle birlikte, dönemin AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez de, komisyon milletvekillerine Cargill Raporu göndererek, teklifin bir şirket adına çıkarıldığını ve geçmiş yıllarda 6 kez bunun denendiği kaydetti.
CHP Giresun Milletvekili Mehmet Işık ise Cargill firmasının 1998'de nişasta fabrikası kurmasına karşı çıkan Altan Karapaşaoğlu'nun, bu firma için kanun teklifi hazırlamasına anlam veremediğini söyledi.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, oluşturulan il toprak koruma kurullarından izin alınmadan herhangi bir yapılanma söz konusu olmadığını, teklifin 2004 yılından önce tarım arazileri üzerine kurulmuş bina ve tesisleri kapsadığını söyledi. 2004 tarihinden önce yapılmış ihlaller sonucunda tarım toprağı vasfını yitirmiş yerlerin yeniden tarıma kazandırılamayacağını belirten Eker, şöyle devam etti: "Öyle veya böyle, zamanında yapılmış yüzlerce tesis ve bina var. Yapılaşma sonucu işgal altına alınmış onbinlerce hektar alan var. Bunların üzerindeki tesisleri yıkabilir misiniz? Sorunumuz firma değildir, firmalarla işimiz yok. Sözü geçen firma ile Başbakan'ın ilişkilendirilmesi doğru değildir. Başbakan, hisselerini daha önce devretti. Bu tür söylemler, teamüllere ve nezaket kurallarına aykırıdır." Bakan Eker, geçen yıl çıkarılan yasa doğrultusunda 6 ayda 63 hektarlık alan için başvuruda bulunulduğunu, teklifle başvuru süresinin uzatılmak istendiğini söyledi.

Ne diyelim? Daha önce bu işe karşı çıkan AKP'li milletvekili şimdi kanun teklifi verirken, diğer bir AKP'li milletvekili teklifin bir şirket için verildiğini ve özel amaçlı olduğunu söylüyor.

Cargill'in Hikayesi
Cargill ABD'nin Iowa eyaletinin Conever kentinde hububat ticareti yapmak için 1865 yılında kurulmuş bir şirkettir. Yıllar içinde ABD hükümetlerinin de desteği ile büyümüş ve tarım sektöründe kartel haline gelmiştir. İnternet sitesindeki verilere göre; 61 ülkede faaliyet gösteren şirketin, yıllık cirosu 71 milyar dolar, aktifleri 48.3 milyar dolar ve 2005 faaliyet kazancı 2.1 milyar dolar civarındadır. 1960 yılından beridir de Türkiye'de iş yapmaktadır. 1986 yılında Kurtköy Sanayi içerisinde bulunan nişasta fabrikasını satın alıp, 1997 yılında Bursa-Orhangazi'de mısır şurubu üretmek için 90 milyon dolarlık bir fabrika kurdu ve fabrika 2000 yılında faaliyete geçti. 1995 yılında Adapazarı Hendek'te fındık işleme tesisi kurdu. Türkiye'ye ayçiçeği, hububat, yem ve pamuk ithal ediyor.

Ayrıca, Cargill Ferrous International'ın dünyadaki 16 şubesinden biri olan Uluslararası Çelik Ticareti Ofisi İstanbul'da hizmet vermektedir.
Şeker Terimleri: Sakkaroz, Glikoz, Fruktoz
Şeker, ‘90'lı yılların başına kadar şeker pancarı veya şeker kamışından üretilirken, biyo-teknolojideki gelişmelerle birlikte mısır şurubundan da üretilmeye başlandı. Pancar şekerinden daha ucuza mal olduğu için mısır şurubundan elde edilen fruktoz (yapay tatlandırıcı ), cola, çikolata, pasta, baklava gibi gıda maddelerinin üretiminde ağırlıklı olarak kullanılmaya başlandı.

Şeker pancarından üretilen şekere sakkaroz, mısır nişastasından üretilene ise fruktoz adı veriliyor. Bir başka deyişle, fruktoz ve glikoz yapay tatlandırıcı, sakkaroz ise şeker pancarından üretilen şeker.
Cargill-Ülker-Erdoğan-Unakıtan İlişkileri
Ülker'le %50 ortak olan Cargill, nişasta bazlı şeker, yani mısır şekeri olarak adlandırılan "tatlandırıcı" üreticisidir. Tatlandırıcı kotasının artırılmasının amacının, nişasta bazlı şeker satışının artması ve tersine şeker pancarından elde edilen şeker kullanımının düşmesi olduğu açıktır.

Başkan Bush bir an önce bu kotanın kaldırılıp Cargill'in sınırsızca üretim yapmasını, dünya mısır üretiminin % 38'ini gerçekleştiren ABD'nin elindeki mısır stoklarının bir an önce eritilmesini istiyor.

Tam da bu isteğe uygun olarak, Hükümet bir yandan pancar üreticisine desteği düşürürken, diğer yandan mısır ithalatında fon ve gümrükleri düşürdü. Cargill'e ve mısır ithalatçısına ayrıcalık tanındı. Mısır üretiminin ihtiyacı karşılamadığı ve 2 milyon tona yakın ithalat gerektiği düşünüldüğünde bu ayrıcalığın boyutu daha açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Peki ithalattaki bu ayrıcalık kimin işine yarıyor? En büyük ithalatçı kim? Dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan'ın sahibi olduğu AB Gıda şirketi.
AB Gıda, hükümetin fonu bilinçli bir şekilde yükseltmemesi nedeniyle 1 milyon tondan fazla mısır ithal etti. Bunun karşılığında da milyonlarca dolar kazandı. Yapılan hesaplara göre; eğer AKP hükümeti her yıl olduğu gibi mısır hasadından önce fonu yükseltmiş olsaydı, Unakıtan'ın oğlunun cebine inen 50 milyon dolara yakın para, hazineye girmiş olacaktı.

İsterseniz baştan beri söylediklerimiz kısaca özetleyelim. Cargill ve Ülker ortaklığındaki fabrika mısır alıp tatlandırıcı yapıyor. AKP mısır ithalatında her türlü kolaylığı sağlıyor. Unakıtan'ın oğlu köşeyi dönüyor. Yetmiyor, üretilen tatlandırıcının piyasayı ele geçirmesi için tatlandırıcı kotası önce yüzde 10'a, sonra yüzde 15'e ardından Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 50'ye çıkarılıyor. Öte yandan şekerpancarı ekim alanı yüzde 40 daraltılarak pancar üretimi azaltılıyor. Şeker fabrikaları kapatılıyor ve özelleştiriliyor. Hükümet önce kanun çıkarıyor, olmadı Bakanlar Kurulu Kararı çıkarıyor, firma bunu da yeterli bulmuyor. Son olarak da ABD nin istediği şekilde TBMM'den kanun çıkarılıyor!

Şimdi de bağlantıları özetleyelim. Aslında karmaşık gibi görünüyor ama çok basit! Yapay tatlandırıcı sektöründe en büyük tekellerden biri olan ve kendisi için özel kanun çıkarılan Cargill'in Türkiye'deki ortağı Ülker (evet evet! Erdoğan'ın daha önce ortağı olduğu şirket!) Bu ortaklık Cola Turka'yı üretiyor ve içeceğin dağıtımını Başbakan Tayyip Erdoğan'ın oğlu yapıyor. Cargill'in ürettiği yapay tatlandırıcının hammaddesi olan mısırı ise Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu, yüzde 180 değil yüzde 35'lik bir gümrük vergisi ile ithal ediyor.
İşte CARGILL gerçeği ...

(Yazık, gerçekler olunca kaynak belirtilmeliydi
İşte yazının kaynağı, görmeyi becerbilirseniz...
http://www.etikhaber.com/index.php?option=com_con ...p;id=18696 )


En son K_TopraK tarafından Sal 08 Şub 2011, 17:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


K_TopraK
7 yıl önce - Sal 08 Şub 2011, 17:12

Kaynak isteyenler için Cargill ve ortakları (!) ile ilgili bir başka haber..

http://haber.gazetevatan.com/Haber/192926/1/Gundem

'Cargill' davasında Erdoğan tazminat ödeyecek
Yargıtay, ‘Cargill’in Bursa’daki fabrikasının faaliyetine, aleyhteki mahkeme kararlarına rağmen göz yumdukları’ gerekçesiyle, Erdoğan’la dönemin yöneticilerinin tazminat ödemesine hükmetti
Hükümetlerin yargı kararlarını uygulamamasından ve Türkiye’nin bu nedenle AİHM’ de bile mahkûm olmasından duyduğu rahatsızlığı sürekli dile getiren yargı, siyasileri kararlara uymaya zorlayacak emsal niteliğinde bir hükme imza attı.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, “ABD firması Cargill’in Bursa’daki nişasta fabrikasının faaliyetini sürdürmesine, idari yargının aleyhteki kararlarına rağmen göz yumdukları” gerekçesiyle başta Başbakan Erdoğan olmak üzere, dönemin sorumlu yöneticilerinin kişisel tazminat ödemesi gerektiğine hükmetti. Gemlik’te yaşayan Ali Arabacı ve Cevdet Altun ile avukatları Yahya Şimşek, Cumhur Özcan ve Şenay Özeray, Cargill’in tarım alanında fabrika kurmasına karşı açtıkları davaları kazanmalarına rağmen, kararların gereğinin yerine getirilmediğini belirterek yeniden mahkemeye gitti.

‘Erdoğan sorumlu’

Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuran davacılar, yargı kararlarını uygulamadıkları gerekçesiyle Başbakan Erdoğan, eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen, eski Bursa Valisi, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, Bursa Belediye Başkanı Hikmet Şahin ve Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Turgut’tan manevi tazminat istedi. Mahkeme, tazminat talebini reddetti.
Temyiz üzerine dosyayi inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 26 Mayıs 2008’de yerel mahkemenin kararını bozdu. 2’ye karşı 3 oyla alınan kararın gerekçesi kısa süre önce tamamlandı.
Kararda, Erdoğan, Ergezen ve Turgut’un, yargı kararlarının uygulanmaması konusunda sorumluluğu bulunduğu ifade edildi. Davacıların yargı kararlarını ilgililere göndererek gereğinin yapılmasını istediklerinin anlatıldığı kararda özetle şöyle denildi:
“Davalılar görevlerini yerine getirmemişlerdir. İptal kararları ile fabrika tamamen izinsiz ve ruhsatsız hale gelmiş olduğundan faaliyetlerine son vermesi gerekir. Ancak bu konuda yetkili olan Gemlik Belediye Başkanı, sadece, fabrikaya şekli bir uyarı yapmıştır.

Temel ilkelerin ihlali

Bayındırlık Bakanlığı’nın daha önce vermiş olduğu izinleri geri alması gerekirken bunu yerine getirmemiştir.
Yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen fabrikanın faaliyeti bizzat Başbakan tarafından imzalanmış olan yazı ile devam etmiştir. İptal kararları yerine getirilmediği gibi, fabrikanın faaliyetine imkân verecek yeni idari ve yasal düzenleme arayışlarına girilmiştir.
Davacılar zorlu, karmaşık ve uzun bir yargılama sürecine dahil olup kazandıktan sonra, kararların uygulanması için ayrıca uğraş göstermiştir. Budurum hukukun üstünlüğü ile yönetilen devletin temel ilkelerinin ihlali anlamına gelir. Davacılara tazminat ödenmesi gerekir.”

Yerel mahkeme ilk kararında direnirse dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gelecek. Kararına uyarsa, Erdoğan, Ergezen ve Turgut, belirlenecek tazminatı ceplerinden ödeyecek.

Yusuf Bozkurt Özal mahkûmiyeti
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Erdoğan’ı daha önce de yargı kararlarına uymadığı için tazminat ödemeye mahkum etmişti. Avukat Tezcan Çakır, “eski Bakan Yusuf Bozkurt Özal’ın Süleymaniye Camii Haziresi’ne defnedilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararını iptal eden mahkemenin kararını uygulamadığı” için Erdoğan aleyhine dava açtı.

Yerel mahkemenin reddettiği davayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bozdu. Daire, Erdoğan’ın tazminat ödemesi gerektiğine hükmetti.

Yasa bile çıkarıldı
Başbakanlık Yüksek Planlama Kurulu, 9 Aralık 1997’de Cargill’e tarım alanında fabrika kurma izni verdi. Davacılar, fabrikanın nitelik ve kapasitesi itibarıyla ağır çevre zararlarına yol açacağı gerekçesiyle bu işlemin iptali istemiyle dava açtı.

Bu süreçte fabrikanın bulunduğu alanda imar planı değişikliği yapıldı. Ruhsat yetkisi önce Bursa Büyükşehir, sonra Gemlik Belediyesi’ne bırakıldı. Aynı dönemde Bayındırlık Bakanlığı, fabrikaya “deşarz emisyon izni” verdi.
Tüm bu idari işlemlere karşı dava açıldı. Davalar 2004’te kesin hükme bağlandı. Tüm idari kararlar, mahkemelerce iptal edildi ancak her aşamada görmezden gelindi.
TBMM, 2006’da Toprak ve Mera Kanunu’nda değişiklik yaparak, tarım arazilerinde 2004’ten önce izinsiz yapılan tesislerin metrekaresine 5 YTL ödenerek faaliyetini sürdürmesine olanak sağlayan yasayı kabul etti. Anayasa Mahkemesi, CHP’nin açtığı davada yasanın yürütmesini farklı bir maddesi nedeniyle durdurdu. TBMM, bunun üzerine ilgili maddeyi düzelterek, geçtiğimiz şubat ayında yasayı yeniden çıkarttı. Cargill’i kurtaran düzenleme, yeni yasada da korundu.

http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=8410
Buda bir başka haber, hala kaynak isteyenler için..

Oldu olacak birde bu firmanın çevirdiği dolapları ve çevirmesine göz yumanları, zehirlenmemize, kanser olmamıza göz yummaya hala daha birşey yapmayarak sessiz kalanları korumaya devam edin... SAĞOLUN, HERSEY TÜRKİYE İÇİN...



En son K_TopraK tarafından Sal 08 Şub 2011, 17:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


tunati34

7 yıl önce - Sal 08 Şub 2011, 17:19

Konu ile direkt alakalı Cargıll Şirketini ve bu şirketin ihtisas alanlarını
Aşağıdaki linklerden sabırla inceleyebilirmisiniz...??

http://www.haberlink.com/haber.php?query=10642

Cargıll Türkiye
http://www.cargill.com.tr/turkey/tr/home/index.jsp

Cargıll USA
http://www.cargill.com/

http://www.zmo.org.tr/resimler/ekler/87522788a2be ...?dergi=139

Cargıll'ın Cola Turka'sı
http://www.politikadergisi.com/okur-makale/icince ...kalasirsin

Hugo Chavez bile ülkesinden kovmuştu
http://www.gazetehayat.com/haber/Chavez-den-Cargi ...arbe/63546

Evet kaybeden hep Türkiye oldu kazanaN ABD....!!!
http://www.antimai.org/bs/aataliknbs.htm

Hala Glikoz kaynaklı şeker hastası olmaya adaymısınız.......??



Hangi ülkeleri mi soyup soğana çeviriyor Hastalandırıp sonrasında
Şeker hastalığı ilaçları satmaya çalışıyor....!!!
Buyrun...............................................
http://www.cargill.com/worldwide/index.jsp
http://www.cargill.com/worldwide/index.jsp


seco152
4 ay önce - Çrş 10 Oca 2018, 19:21

Bu zehir üretip Bursanın hayat damarlarını kurutan şirket kapatılmalı ama bunu yapacak siyasi irade ve bilinçli vatandaş kitlesi maalesef bizde yok.



sayfa 2
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> BURSA - Haberler ve Sohbet