Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 450
Nihat Joseph Ilkay
6 ay önce - Çrş 03 Oca 2018, 10:50

Alıntı:
Şimdi bilimsel teorilerin kabul edilmesinin bir sebebi var. Bulunduğumuz ,hadi evren parçası diyelim, evren parçasında tutarlı olmaları.


Evren parcasinin tutarli olduguna nasil emin olabiliyorsunuz. Insan beyni kusursuz bir organ degil ki. Cok kolay aldandigi defalarca gosterilmistir. Gordugum kadariyla ben surekli temel hakkinda konusmak isterken,siz hep bana orta yerlerden anlatiyorsunuz.
Alıntı:
Aslında evren parçası dememe gerek yok ama ne olur ne olmaz bazı katsayıların evrenin belli noktalarında değiştiğine dair teoriler var.

Hala ortalarda dolasiyorsunuz. Oncelikle katsayilari hesapladigimiz Matematigin kusursuz ve tam olduguna nasil eminsiniz. Oysa elimizde tam ve kusursuz olmadigina dair kanitlar var. O kadar cok tahmin ve zan uzerinden hareket ediyorsunuz ki bu gercekten inanilmaz.

Alıntı:
O yüzden evren parçası diyorum. Yaydığı ışık spektrumu bilinen brown dwarf'lar var. Cosmic microwave background'da evrendeki homojene çok yakın dağılışı vs. vs. Ama ben size daha önce bir astrofizikçi olmadığımı ve sadece bu konuya ilgisi olan biri olduğumu söylediğim için böyle devam ediyorum.


Dedigim gibi bunlar hep orta katlarin konusu. Biz henuz temelin saglamligi ve kapasitesi konusunda sizden herhangi bir kanit gormus degiliz. Ben size canlilarda uremenin nasil oldugunu sorsam ve siz bana direk en bastan spermlerden bahsetmeye baslasaniz, takdir edersiniz ki bu cok eksik bir anlatim olur.

Alıntı:
Siz bana diyorsunuz ki bilinen algıladığımız evren parçasında yapılan tutarlı deneyler, değişmeyen sabitler, bunlar üstüne kurulu bir düzen bir dogmadır ve bu tutarlı sonuçlara saygı göstermek 'duygusal'dır.


Ben size algilarinizi tanrilastiriyorsunuz diyorum. Deneylerin tutarli olmasi demek dogru olduklarinin gostergesi olamaz ki. Ortamin,sartlarin ve zamanin etkenlerini yok sayamazsiniz. Tum bu saydigim etkenlerin hicbiri tamamiyla bizim kontrolumuz altinda degiller. Biz labaratuvarlarda kontrollu ortamlari saglikli sonuclar almak icin olusturuyoruz. Fakat olusturdugumuz ortamlar hep analitik ve kapasitesi sinirli ortamlar. Anlamaya calistigimiz evren sistemine disaridan bir butun olarak bakma imkanimiz yok. O sistemin icindeyiz ve etkisindeyiz. O yuzden gozlemlerimizde soyut bilgilere dayaniyor, somut bilgilere degil.


Alıntı:
ama her nasılsa indirildikten bilmem kaç sene sonra kitap haline getirilen ve evrene dair hiçbir bilgi vermeyen, o zaman bilinene ek hiçbir şey söylemeyen, daha önce yaşamış farklı uygarlıkların mitleri ile dolu, kimin söylediği belli olmayan hadislerden beslenen bir dine inanmak duygusal değil mi şimdi?


Konunun basligi Dindarlarin cevap veremedigi sorular degil ki. Eger oyle olsaydi o konu hakkinda da konusurduk. Ama madem onyargilarla dolu bir kac ithamda bulunuyorsun. Tum onlara cok kisa bir cevap vereyim. Yukarida saydiklarinin hicbiri mantiken bir dinin yanlis oldugunu kanitlamaz. Kitap haline getirilirken hata yapildigini, evrene dair bilgi vermekle mukellef oldugunu , daha once yasamis uygarliklar hakkinda verdigi bilgilerin aslinda mit olduklarini ve hadisler olmadan ayakta duramiyacagini kesin kanitlarla ve dogru mantik kullanarak kanitlarsan belki o zaman insanlar senin iddialarini dikkate alirlar. Fakat sen bunlari yapmak yerine, yanlis bir mantik kullanmakta ve iddialarini duygusallik uzerine kurmakta devam ediyorsun.

Alıntı:
Zamanın üstünde hem geçmişe hem şimdiye hem geleceğe aynı anda hakim 98 milyar ışıkyılı çaplı bir evreni yaratmış bir yaratıcı trilyonlarca yıldız içinde yüz milyarlarca galaksi içinde bizim ne yaptığımızı kontrol ediyor yani. Ve her zaman ne yaptığımızı yapıyor olduğumuzu ya da yapacağımızı bilmesine karşın bizi bunlara göre cezalandırıyor yani.


Duyguya dayali tahminler yerine bu soylediklerinizin imkansiz oldugunu gosteren kesin kanitlari bizimle paylasirsaniz bu tartisma daha faydali olabilir. Yaraticinin tanimlarindan bir tanesi de omnipotent yani yuceligine layik olan herseyi yapabilecek gucunun olmasidir.


Alıntı:
Ve bu cezalandırmayı sadece iyilik kötülük üzerinden de değil topluma zarar verip vermeme başkalarının hayatını kolaylaştırıp kolaylaştırmama, sevilip sevilmeme üzerinden değil ibadet edip etmeme üzerinden yapıyor, inanıp inanmama üzerinden yapıyor yani. Buna inanmak duygusal değil di mi?


Tartisilan din hakkinda eksik bir bilgiye sahipseniz, tum bu yazdiklarinizin dogru oldugunu dusunup ona gore bir sonuca varabilirsiniz. Aslinda bu birazda beyninizin yapisiyla ilgili bir durumdur. Diger mesajlarimda insan beyninin dogalci ateist anlayisa gore de kusurlu bir organ olarak goruldugunu hatirlatmistim. Beynimiz gorsel konularda cok cabuk aldanabildigi gibi dusunceyle ilgili konularda da aldanabiliyor. Insan beyni inanmak temelli calisan bir organdir. Tarih oncesi donemde yasayan bir avcinin ava cikmasi icin ilk basta birseyler avlayacagina inanmasi gerekiyordu. Yoksa kesin emin olmadan ava cikmam diye dusunuyor olsaydi ailesi ac kalirdi. Inanc temelli calisan beynimiz her inanca esit davranmiyor. Siz mesela kendi beyninizde bir Tanrinin olmadigi inancini beslediginiz icin beyniniz o inanci kayiriyor ve size o inanci dogru gostermek icin calismaya basliyor. O yuzden kendi inancinizi destekledigini dusundugunuz herhangi bir iddiayi ne kadar zayif olursa olsun yuceltmeye basliyor, inancinizi desteklemedigini dusundugunuz herhangi bir iddiayida ne kadar saglam olursa olsun alcaltmaya calisiyorsunuz. Yaratici insanlara tabii ki sizin iddia ettiginiz gibi davranmiyor ama eger sizin iddia ettiginiz gibi davraniyor olsaydi bile bu bir Yaraticinin olmadiginin kaniti olamazdi.

Alıntı:
Bilimsel metot deterministtir ve bilimsel sonuç insanın içinde bulunduğu ve algıladığı bir evrenin sonucudur. Algılayamadığı bir şeylerin olabileceği ihtimali, algıladığımız evrendeki sonuçları yanlışlamaz.


Bilimsel metotlarin guvenilir oldugu bir sehir efsanesidir ve bunu tek soyleyen kisi de ben degilim. Bircok bilim adami ve bilim konusunda uzmanlasmis kisi size bunu cok rahatlikla itiraf edecektir. Algilayamadigimiz bir seylerin olabilecegi ihtimali, algiladigimiz degerlerin gercek degerler oldugu ihtimalini supheye dusurur.
Siz herhalde deterministtir derken fiziksel determinizm'den bahsediyorsunuz. Evrenin bu sekilde calistigi ile ilgili bir teori vardir fakat bu teori sizin gibi dusunenler icin buyuk bir problem olusturur. Determinist bir evrende bilimsel calismalarin, bilgilerin, fikirlerin ,tartismalarin vs. hicbir anlami yoktur. Cunku insan zekasi tamamen maddeye dayanir.Zekanin bir urunu olan dusunceyi olusturan fiziki parcaciklar evrenin ilk olustugu Buyuk Patlama zamani ortaya cikmislar ve daha o zamandan nasil hareket edecekleri, ne sonuclari ortaya cikaracaklari belirlenmistir. Kisacasi sevgili arkadasim bu baslik altinda o kadar cok yazmaniza ragmen sonunda tekrar yine benim soyledigim yere geldiniz. Siz dogruyu bulmak icin deney yaptiginizi dusunebilirsiniz fakat gercekte evrenin baslangicinda sizin nasil hareket edeceginiz zaten proglamlanmis ve siz o programi hicbir serbest iradeniz olmadan, dogru olarak kabul etmeye programlanmis bir sekilde takip ediyor da olabilirsiniz.

Alıntı:
Size favori dogmamı söyleyeyim isterseniz. Din.


Arapca'da ki din kelimesinin anlami sadece ilahiyatla ilgili degildir. Kuran'da Tevbe suresi 36. ve Yusuf suresi 76. ayetlerde din kelimesi cok daha farkli anlamlarda kullanilmistir. Itaat edilen kanun veya kanunlar sisteminin toplamina da din denir. Ben bu sayfada iki gundur sizin itaat ettiginiz sistemin zayifliklarini size cok acik bir sekilde gostermeme ragmen siz bunlari dogmalastirmissiniz ve o dogmalarin aslinda saglam olduklarina kendinizi inandirmissiniz.


En son Nihat Joseph Ilkay tarafından Çrş 03 Oca 2018, 10:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi


76Furkan07
6 ay önce - Çrş 03 Oca 2018, 10:53

Alıntı:
Hala ortalarda dolasiyorsunuz. Oncelikle katsayilari hesapladigimiz Matematigin kusursuz ve tam olduguna nasil eminsiniz. Oysa elimizde tam ve kusursuz olmadigina dair kanitlar var. O kadar cok tahmin ve zan uzerinden hareket ediyorsunuz ki gercekten inanilmaz.



Kesinlikle insan kendini çok büyük ve yeterli goruyor. Aslında matematik fizik kimya herseyde bilgimiz çok kıt. Ancak kendimizi cok yeterli ve büyük gördüğümüz için hemen buyuklenip aziyoruz


Serhat Bileycı
6 ay önce - Çrş 03 Oca 2018, 13:44

Öncelikle benim tarafımdan bu başlıkta daha önce gönderilmiş mesajlar:

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=103390 ...p;u=761149
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=103390 ...p;u=762642

Alıntı:
Evren parcasinin tutarli olduguna nasil emin olabiliyorsunuz. Insan beyni kusursuz bir organ degil ki. Cok kolay aldandigi defalarca gosterilmistir. Gordugum kadariyla ben surekli temel hakkinda konusmak isterken,siz hep bana orta yerlerden anlatiyorsunuz.


Nihat bey, Ben size sizi anladığımı söylememe rağmen bu ısrarı anlamıyorum. Ben sizi anladığım için algılarımız çerçevesinde diye hep belirttim bir şeyi yazmadan önce. Konuştuğumuz mekanı da sırf siz mutlu olun diye evren değil evren parçası diye belirttim. Burada algılar çerçevesinde derken 3 mekan boyutlu 1 zaman boyutlu toplam 4 boyuttan oluşan bir kozmostan bahsediyorum.

Newtonun teorisi mesela sadece düşük hızlarda geçerlidir. Einstein newton'un teorisini yanlışlamamamış sadece geliştirmiştir. Bu Newton'un teorisinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Bizim pratik yaşamımızda kullandığımız her statik, dinamik hesap bu teorilere göre yapılır ve doğrudur. Çünkü bulunduğumuz evren parçasının kurallarını yansıtırlar. Tutarlıdırlar. Algılamadığımız bir şeylerin olma ihtimali bu teorilerin bulunduğumuz Dünya'da geçerli olduğu gerçeğini yanlışlamaz.

Alıntı:
Hala ortalarda dolasiyorsunuz. Oncelikle katsayilari hesapladigimiz Matematigin kusursuz ve tam olduguna nasil eminsiniz. Oysa elimizde tam ve kusursuz olmadigina dair kanitlar var. O kadar cok tahmin ve zan uzerinden hareket ediyorsunuz ki bu gercekten inanilmaz.


Matematiğin dünyası fiziğin dünyasından farklı. Matematikte herhangi bir kabul yoktur. Fiziğe yardım eder. Matematikte hangi kabulden bahsedebilirsiniz? 1'in 1 2'nin 2 olduğu dışında. 2 tane 2'nin 4 olması ne tip bir kabul sizin için? Kendiniz için o kadar işleri zorlaştırıyorsunuz ki.

Burda demişsiniz ki:

Alıntı:
Tartisilan din hakkinda eksik bir bilgiye sahipseniz, tum bu yazdiklarinizin dogru oldugunu dusunup ona gore bir sonuca varabilirsiniz. Aslinda bu birazda beyninizin yapisiyla ilgili bir durumdur. Diger mesajlarimda insan beyninin dogalci ateist anlayisa gore de kusurlu bir organ olarak goruldugunu hatirlatmistim. Beynimiz gorsel konularda cok cabuk aldanabildigi gibi dusunceyle ilgili konularda da aldanabiliyor. Insan beyni inanmak temelli calisan bir organdir. Tarih oncesi donemde yasayan bir avcinin ava cikmasi icin ilk basta birseyler avlayacagina inanmasi gerekiyordu. Yoksa kesin emin olmadan ava cikmam diye dusunuyor olsaydi ailesi ac kalirdi. Inanc temelli calisan beynimiz her inanca esit davranmiyor. Siz mesela kendi beyninizde bir Tanrinin olmadigi inancini beslediginiz icin beyniniz o inanci kayiriyor ve size o inanci dogru gostermek icin calismaya basliyor. O yuzden kendi inancinizi destekledigini dusundugunuz herhangi bir iddiayi ne kadar zayif olursa olsun yuceltmeye basliyor, inancinizi desteklemedigini dusundugunuz herhangi bir iddiayida ne kadar saglam olursa olsun alcaltmaya calisiyorsunuz. Yaratici insanlara tabii ki sizin iddia ettiginiz gibi davranmiyor ama eger sizin iddia ettiginiz gibi davraniyor olsaydi bile bu bir Yaraticinin olmadiginin kaniti olamazdi.


Ben de daha önceden bunu bu başlıkta yazmıştım. Bir düşüncenin ne kadar çok üstüne düşünülüp bir bakıma o düşünceye ömrümüzden yatırım yaparsak o düşünceden vazgeçmek o kadar zorlaşır. Siz kendiniz öyle bir çıkmaza düşmüşsünüz ki İslam dışında vazgeçmeyeceğiniz şüphelenmeyeceğiniz hiçbir nitelik ve nicelik kalmamış. İslamın kendisinin yüzlerce kusur barındırmasına rağmen.

Alıntı:
Dedigim gibi bunlar hep orta katlarin konusu. Biz henuz temelin saglamligi ve kapasitesi konusunda sizden herhangi bir kanit gormus degiliz. Ben size canlilarda uremenin nasil oldugunu sorsam ve siz bana direk en bastan spermlerden bahsetmeye baslasaniz, takdir edersiniz ki bu cok eksik bir anlatim olur.


Matematikten fizikten şüphe edip kurduğu analojiler yoğurttan kuru fasülyeden ve görsel ilüzyonlardan daha öteye gidemeyen biri olarak nasıl bir temel kanıtı beklediğinizi anlayamıyorum. Ben burada bir yaratıcı yoktur demedim diyemem. Bulunduğumuz evren bir simülasyon değildir demedim, diyemem. Çünkü bunları bilmiyorum. Ben size yaratıcı varsa bu sizin inandığınız bizim bildiğimiz dinlerdeki gibi bir yaratıcı olamaz diyorum. Siz evet öyle diyorsunuz

Yani Nihat bey burada bir düşünceye şartlanmış birisi varsa o ben değilim, o sizsiniz. Siz nasıl oluyorsa Kur'andaki gibi bir yaratıcı yani Allah olduğuna eminsiniz. Ve bu sonuca ulaşmak için elinizde tutunacak başka bir şey bırakmamışsınız.

Elimizde insanlar olarak iki kaynak var. Birincisi içinde yaşadığımız evren, ikincisi gökten inildiği sanılan kitaplar. Benim elimde bu iki şey olunca doğal olarak bunları karşılaştırıyorum. Çünkü elimde bunlar dışında bir şey yok. Ve gökten inildiği sanılan kitapların indiği yer hakkında hiçbir şey bilmediğini, koyduğu kuralların insan davranışlarına uygun olmadığını ve peri masalları ile dolu olduğunu görüyorum. Doğal olarak da bir sonuca varıyorum. Bu konu bundan ibaret.

Evrende algılamadığımız şeyler olma ihtimali üstteki paragrafı da hiçbir şekilde değiştirmez.

Alıntı:
Kitap haline getirilirken hata yapildigini, evrene dair bilgi vermekle mukellef oldugunu , daha once yasamis uygarliklar hakkinda verdigi bilgilerin aslinda mit olduklarini ve hadisler olmadan ayakta duramiyacagini kesin kanitlarla ve dogru mantik kullanarak kanitlarsan belki o zaman insanlar senin iddialarini dikkate alirlar. Fakat sen bunlari yapmak yerine, yanlis bir mantik kullanmakta ve iddialarini duygusallik uzerine kurmakta devam ediyorsun.


Yazdıklarımın doğru olduğunu biliyorsunuz. Çevresinden dolanmanıza hiç gerek yok. Hepi topu 600 sayfa kitapta anlatılabilecek milyon tane şey varken daha önceden bilinen mısır ve sümer mitlerine mi yer veriliyor yani? Hz. Muhammed'e misafir gittiğinizde çok oturmayın mı deniyor? Allah'ın evrenin yaratıcısının insanlara vermek istediği mesaj bu mu?

Madem öyle iki tane direkt örnek vereyim:







Alıntı:
Konunun basligi Dindarlarin cevap veremedigi sorular degil ki.


Olabilir, bir insan dinden çıkıyorsa bunda dinin de payı vardır. O yüzden bu örnekler sağlıklı olacaktır.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Mustafabey 01
6 ay önce - Çrş 03 Oca 2018, 13:52

Alıntı:
Her şeye saçma sapanda olsa bir cevap veriyorsunuzda,madem atalarınız maymundan geldi,diğer maymunlar niye hayvan olarak kaldılar,insan olamadılar?onların suçu neydi?


Yiğit 3344.
Ben senden önce sordum o soruyu ateistlere hala bir cevap yok.
Sadece bildikleri milyar yıllar,milyar galaksiler,
milyar yıldızlar sanki tek tek saydılar biliyorlar,
ha kaynakları var kızılderelilerin torunlarının internete yüklediği yalan yanlış bilgiler,
Abd li bilim adamlarının yaptığı araştırmalar deneyleri hepsini doğru kabul ediyorlar inanıyorlar tek kaynakları bu.Müslümanların kitapı Kuran-ı Kerim yazmıyormuş hiristiyanların değiştirilmiş incil kitapında çok yazıyor galiba.


76Furkan07
6 ay önce - Çrş 03 Oca 2018, 14:40

Alıntı:
Ben size yaratıcı varsa bu sizin inandığınız bizim bildiğimiz dinlerdeki gibi bir yaratıcı olamaz diyorum. Siz evet öyle diyorsunuz



Niye öyle olmasın?


Mustafabey 01
6 ay önce - Çrş 03 Oca 2018, 16:30

İstersen değişirebilirsin,böyle özel ve saygın bir isimle yaşamak seni rahatsız ediyor olmalı,
Çok rahatsız oluyorsan buraya sana uygun olacak bir isimlede rumuz kullanabilirdin ama bilerek kullanıyorsunuzki çelişki yaratmak için
Muhammed arapça kökenli bir isimdir, türkçe karşılığı Memet tir.Birazda senden dinleyelim evrimleşmeyi ve maymun soyundan gelmeyi.

Hayatta herkesin kendine göre bir işi herkes kendi mesleği alandaki ilgili kitaplara ve dergilere ilgi duyar.Allah c.c Dünyayı yaratmış muntazam şekilde işliyor buna inanmıyorsunuz peki bu kadar buluş icat yapan insanoğlu tonlarca ağırlıkta olan Uçak ı havada uçuruyor,
Gemileri denizde yüzdürüyor,Denizaltıları suyun dibinde yüzdürüyor,en basit canlı hayvan olan
Sinek i öldürdünmü geri diriltemiyor,bir kanadını bile yapamıyor, sonrada bir yaratıcı yok diyor evrimdi,darwindi carttu curttu diye saçmalıyor, insanın Allah c.c. karşısında aciz kaldığını itiraf edemiyor.Çok bilim dergisi okumuş araştırma yapmışsın ne olmuş bilinmeyen bir şey mi buldun?Boyunmu uzadı?
Gözün üç tanemi oldu?Allah c.c. seni nasıl yarattıysa aynı değilmisin,aynı kalmayacakmısın? Madem ateist olduğunu idda edeceksin sorulan sorulara verilecek mantıklı bir cevapın vardır o zaman.



fatih413
6 ay önce - Çrş 03 Oca 2018, 19:00

Kiliseye gömülü Darvin'e ateist diyen evrimcilere maymunun çocuğu deyince alınmışlar.
Atalarının maymun degil, maymunların kuzenleri olduğunu iddia etmeye başlamışlar.

Bir türden daha üstün bir tür evrimleşmez.
Evrim varsa bile ancak bir türden daha düşük bir tür oluşur ve o tür de ya kısırdır yada belli süre sonra nesli tükenir.

Sizin teorileriniz uzaylı teorilerinden bile saçma.
Onlar en azından ilk insanı uzaylıların evrimleştirdiğini iddia ediyorlar.
Hatta bazıları ilk insanın, uzaylı-maymun melezi olduğunu iddia edenleri bile var.


En son fatih413 tarafından Çrş 03 Oca 2018, 21:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Serhat Bileycı
6 ay önce - Çrş 03 Oca 2018, 19:43

Alıntı:
Her şeye saçma sapanda olsa bir cevap veriyorsunuzda,madem atalarınız maymundan geldi,diğer maymunlar niye hayvan olarak kaldılar,insan olamadılar?onların suçu neydi?





Nihat Joseph Ilkay
6 ay önce - Prş 04 Oca 2018, 11:58

Alıntı:
Nihat bey, Ben size sizi anladigimi söylememe ragmen bu israri anlamiyorum. Ben sizi anladigim için algilarimiz çerçevesinde diye hep belirttim bir seyi yazmadan önce. Konustugumuz mekani da sirf siz mutlu olun diye evren degil evren parçasi diye belirttim. Burada algilar çerçevesinde derken 3 mekan boyutlu 1 zaman boyutlu toplam 4 boyuttan olusan bir kozmostan bahsediyorum.


Algilarinizin dogruyu algilama kapasitesinin oldugunu bana kanitlayamiyorsunuz. Anlamaya calistiginiz sisteme(evrene) bir butun olarak disaridan bakma ihtimaliniz yok. Sistemin disaridan baska etkenlerle etkileniyor olabilme olasiligi hakkinda hicbir bilginiz yok. Ustelik sistemi anlamak icin kullandiginiz zekanin temeliyle ve calisma sistemiyle ilgili cok onemli sorunlar var. Ben sizin anlamadiginizi soylerken oylemesine soylemiyorum. Yazdiginiz cevaplardan gordugum bir gercege gore konusuyorum. Bu tartismaya girdigim en bastan itibaren yazdiklarim hep bu cerceve icinde yazilmis yazilar. Ben surekli sistemin temeli hakkinda konusuyorum oysa siz henuz temele inebilmis degilsiniz.

Alıntı:
Newtonun teorisi mesela sadece düsük hizlarda geçerlidir. Einstein newton'un teorisini yanlislamamamis sadece gelistirmistir. Bu Newton'un teorisinin yanlis oldugu anlamina gelmez. Bizim pratik yasamimizda kullandigimiz her statik, dinamik hesap bu teorilere göre yapilir ve dogrudur. Çünkü bulundugumuz evren parçasinin kurallarini yansitirlar. Tutarlidirlar. Algilamadigimiz bir seylerin olma ihtimali bu teorilerin bulundugumuz Dünya'da geçerli oldugu gerçegini yanlislamaz.


Bu yazdiginiz hicbir sey ifade etmiyor. Bir bilginin tutarli olmasi dogru oldugu veya tum sistem hakkinda gercek bilgiyi verdigi sonucunu dogurmaz. Ornegin siz otomobilinizin butunu hakkinda, ne kadar tutarli olurlarsa olsunlar sadece sogutma sistemi degerlerine bakarak bir fikir elde edemezsiniz. Ancak tum sisteme bir butun olarak bakabilirseniz dogru bir fikre sahip olabilirsiniz. Sogutma sisteminin degerlerini ne kadar dogru okursaniz okuyunuz otomobili tum bir sistem olarak gormediginiz surece o degerlerin sistem icinde ki iliskinligini kesinlikle anlayamazsiniz.



Alıntı:
Matematigin dünyasi fizigin dünyasindan farkli. Matematikte herhangi bir kabul yoktur. Fizige yardim eder. Matematikte hangi kabulden bahsedebilirsiniz? 1'in 1 2'nin 2 oldugu disinda. 2 tane 2'nin 4 olmasi ne tip bir kabul sizin için? Kendiniz için o kadar isleri zorlastiriyorsunuz ki.

Yine ortalarda bir yerlerde takili kaldiniz. Ustelik gordugum kadariyla argumanimi anlayamamisiniz. O yuzden yanlis bir mantik kullanarak aslinda hic alakasi olamayan birseyler yaziyorsunuz. Matematik, fizik kanunlarinin var olmasina sebep olmaz. Matematik, fizik kanunlarini tanimlar. Sizinde kabul ettiginiz gibi fizige yardim eder. Problem fizige yardim eden Matematigin yetersiz ve kusurlu olmasindan dogan bir problemdir. Matematiksel kabullerin fiziki kanunlari yarattigina inaniyor olsaydik siz bize karsi boyle bir itirazda bulunabilirdiniz fakat burada ki mesele matematiksel kabullerin fiziki kanunlari olusturup,olusturmadiklariyla ilgili degil. Kimse oyle birseyden bahsetmedi bile. Asil problem: Evrenin calismasini anlamak icin kullandigimiz Matematik kusurlu ve yetersiz.



Alıntı:
Ben de daha önceden bunu bu baslikta yazmistim. Bir düsüncenin ne kadar çok üstüne düsünülüp bir bakima o düsünceye ömrümüzden yatirim yaparsak o düsünceden vazgeçmek o kadar zorlasir. Siz kendiniz öyle bir çikmaza düsmüssünüz ki Islam disinda vazgeçmeyeceginiz süphelenmeyeceginiz hiçbir nitelik ve nicelik kalmamis. Islamin kendisinin yüzlerce kusur barindirmasina ragmen.


Yukarida bu konuyu detayli aciklamistim. Beynin calisma sistemiyle ilgili bir durum. Tekrar etmem gerekirse; Beyin sadece gorsel aldatma yapmaz, ayni zamanda dusunce aldatmasi da yapar. Bir dusunceyi siz ne kadar cok beslerseniz beyin o dusunceyi digerlerinden ayirir ve farkli degerlendirir. O andan itibaren beyniniz, o beslediginiz dusunceyi surekli dogrulamak onyargisiyla hareket eder. Bu bahsettigim teori insani makina olarak dusundugunuz zaman mantikli gorunebilir fakat insanin bir makina olmadigina dair cok onemli bazi gostergelerde vardir. Ornegin insanlar makinalarin yapamadigi dusunceyle anlam baglantisini cok rahat yapabilirler. Insan zekasi, makinalarin aksine semantiktir.Ayrica ben sizin gibi dusunmuyorum... Dunya'da Islam'da dahil her inanca ve goruse supheli yaklasilmalidir.Ben Muslumanim, fakat Islam'in kesin dogru oldugu konusunda elimde herkesin uzerinde anlasacagi objektif bir kanit yok. Ben Islam'in dogru olduguna inaniyorum fakat bu inancim sorgusuz bir inanc degil. Islam'in kendisinde bir kusur oldugunu dusunmuyorum. Eger Islam'da kusurlar ve celiskiler basligi altinda bir tartisma yapcaksak ben sizden ilk basta kusur ve celiski kelimelerini tanimlamanizi rica edecegim. Zira kusur kelimesi soyut bir durumla ilgilidir. Insanlar; sayisal cogunlugun,kurulu duzenin ve oturtulmus aliskanligin karsisinda ki herseyi kusur olarak tanimlama yanlisligina duserler. Ornegin Nazi Almanyasinda cogunluk Yahudileri Alman ulusunun dusmani olarak goruyorlardi. Boyle dusunmeyen azinlik Almanlar digerlerinin gozunde kusurluydular. Kusurlu veya kusursuz olmak aslinda ceza ve odulle ilgili bir durumdur. Eger davranislarinizin sonunda herhangi bir ceza veya odul yoksa,kusur denen seyde yoktur. Bedenen kusurlu bir hayvan dusmanindan cabuk kacamaz veya av yakalayamaz. Onun cezasi budur. Bedenen kusursuz bir hayvan avini yakalar ve dusmanindan rahat kacar. Onunda odulu budur. Ceza ve odulun olmadigi bir sistemde kimse kusur veya kusursuzluktan bahsedemez. Ancak hayatin sonunda bir ceza ve odullendirme varsa kusur ve kusursuzluk ancak o zaman somutlasir. Yoksa hep soyutturlar.

Alıntı:
Matematikten fizikten süphe edip kurdugu analojiler yogurttan kuru fasülyeden ve görsel ilüzyonlardan daha öteye gidemeyen biri olarak nasil bir temel kaniti beklediginizi anlayamiyorum.

Analojilerimi genellikle karsimda ki kisinin anlama kapasitesine gore yapiyorum.Herkes ayni kapasitede anlamiyor ki. Bu tarz analojiyi yapan tek insanda ben degilim. Neal Tyson Degrasse, Lawrance Krauss, Alan Guth vs. hepsi analoji yaparken benim gibi bazen yogurt,kuru fasulye gibi urunlerden hep yardim alirlar. Evrenin genislemesini anlatirken balon kullanan fizikci gormediniz mi siz hic.


Alıntı:
Ben burada bir yaratici yoktur demedim diyemem. Bulundugumuz evren bir simülasyon degildir demedim, diyemem. Çünkü bunlari bilmiyorum.

Bu cumlenize katiliyorum. Aksini iddia etmeniz zaten mantiksal bir sacmalik olurdu. Darilmayin ama siz cok mantiksal safsata yapiyorsunuz.

Alıntı:
Ben size yaratici varsa bu sizin inandiginiz bizim bildigimiz dinlerdeki gibi bir yaratici olamaz diyorum. Siz evet öyle diyorsunuz

Ben henuz birsey demiyorum. Bir yandan koltugumda oturuyorum ve kahvemi iciyorum diger yandan sizin olamaz dediginiz seylerin dogrulugunu kanitlamanizi heyecanla bekliyorum. Siz eger Kur'anda anlatildigi gibi bir Yaraticinin olamiyacagini mantiga dayanarak savunmak istiyorsaniz, mantigin sizin tarafinizda olmadigini size hatirlatayim. Kafanizda yaraticinin ne yapmayacagina dair bir varsayim olusturuyorsunuz sonra o varsayimi temel alarak bir sonuca variyorsunuz. Tum bunlari hicbir objektif kanit vermeden yapmaya calisiyorsunuz. Ustelik Kisir dongu, Acele genellestirme ve Kanitsizlik safsatalarinin ucunu birden kucucuk bir cumlede yapmanizda inanin herkesin kolay kolay yapamayacagi bir sey.




Alıntı:
Yani Nihat bey burada bir düsünceye sartlanmis birisi varsa o ben degilim, o sizsiniz. Siz nasil oluyorsa Kur'andaki gibi bir yaratici yani Allah olduguna eminsiniz. Ve bu sonuca ulasmak için elinizde tutunacak baska bir sey birakmamissiniz.



Biliyorum benim tum bu mesajlarda yazdiklarim sizin gibi dusunenleri cok zor durumlarda birakiyor. Ben hicbir zaman hicbir seyden emin oldugumu iddia etmedim.Kur'andaki gibi bir yaraticinin yani Allah'in var olduguna inaniyorum. Su ana kadar bu inancimi curutecek herhangi bir bilgiyle karsilasmadim.

Alıntı:
Elimizde insanlar olarak iki kaynak var. Birincisi içinde yasadigimiz evren, ikincisi gökten inildigi sanilan kitaplar. Benim elimde bu iki sey olunca dogal olarak bunlari karsilastiriyorum. Çünkü elimde bunlar disinda bir sey yok. Ve gökten inildigi sanilan kitaplarin indigi yer hakkinda hiçbir sey bilmedigini, koydugu kurallarin insan davranislarina uygun olmadigini ve peri masallari ile dolu oldugunu görüyorum. Dogal olarak da bir sonuca variyorum. Bu konu bundan ibaret.


Elestirileri yaparken eksik bilgi,onyargili yaklasim ve mantiksal safsatalara dusme hatalarindan kendinizi kurtarabilirseniz daha saglikli bir sonuca varabilirsiniz. Siz evreni ve kitaplari yanlis okudugunuz icin boyle bir sonuca variyorsunuz. Kendi yaklasiminizi sorgulamak yerine hatayi onyargili baktiginiz tarafa yukluyorsunuz. Bilimsel olarak dusunurseniz icinde yasadiginiz evren ve tabiat size dogru bilgi vermek mecburiyetinde degil. Ustelik evreni bir sistem olarak dusunursek; siz bu sistemin butunu hakkinda kapsayici bir bilgiye sahip degilsiniz. Bilgi toplamak icin kullandiginiz beyinde zaten ilkel bir canlidan, cevrenin etkisi altinda kalarak evrilmis bir organ. Kendinize o kadar deger vermeyin.



Alıntı:
Evrende algilamadigimiz seyler olma ihtimali üstteki paragrafi da hiçbir sekilde degistirmez.


Sadece yaptiginiz Mantiksal safsatalari duzeltmeniz o paragrafta ki tum yanlis sebeplenmelerin degismesi icin yeterli olacaktir. Evrende algilamadiginiz seylere gitmenize gerek yok.




Alıntı:
Yazdiklarimin dogru oldugunu biliyorsunuz. Çevresinden dolanmaniza hiç gerek yok. Hepi topu 600 sayfa kitapta anlatilabilecek milyon tane sey varken)


Iddialariniz uyku kaciracak iddialar degiller. Aksine varsayimlara dayali zayif iddialar. Bilimselligi savunan insanlarin duygusal tartismalar yapmalarini anlayamiyorum. Insanlar ne kadar ileriye giderlerse gitsinler, hayatimiza ne kadar yenilik girerse girsin, magara devrinde yasayan bir insanla gunumuzde yasayan insanin temel ihtiyaclari aynidir, hic degismez. Sayginlik ihtiyaci,Guvenlik ihtiyaci,Fiziki ihtiyac, Kendini gerceklestirme ihtiyaci ve Sevgi ihtiyaci. Kur'an da verilen bilgiler ve anlatilan seyler bu ihtiyaclarin tamamini karsilayan bilgilerdir. Eger bunlardan birisiyle ilgili herhangi bir bilgi icermiyor olsaydi o zaman sozlerinize deger verilebilirdi.






Alıntı:
daha önceden bilinen misir ve sümer mitlerine mi yer veriliyor yani? Hz. Muhammed'e misafir gittiginizde çok oturmayin mi deniyor? Allah'in evrenin yaraticisinin insanlara vermek istedigi mesaj bu mu?


Eger Kur'anda bir tek Hz. Muhammed'in evinde cok oturmayin bilgisi olsaydi belki bu soylediklerinizde dogruluk payi olabilirdi fakat Kur'an da insanlarin tum temel ihtiyaclarina hitap eden bilgiler zaten varlar. Bakiniz duygusalliga cekmeye hic gerek yok. Siz kendi kafaniza gore bir Yaratici tanimi yapiyor ve Kur'an da ki bilgileri o kendi kafanizda yaptiginiz Yaratici tanimina gore yargilamaya calisiyorsunuz. Kuran'da Sumerlerin veya Misirlilarin mitleri diye tanimlayabileceginiz bir bilgi yok. Kuran'da tarihi bir olay anlatilirken fazla bilgi verilmez. Cunku asil verilmek istenen mesaj ahlaki mesajdir. Tarihi anlatim ikinci derecede onemlidir. Verilmek istenen ahlaki mesajin daha iyi anlasilabilmesi icin tarihi bilgilerde anlatilir fakat tum agirlik mesajin ahlaki tarafina verilir. Tarihi bilgiler o yuzden cok kisitlidir. Mesela Nuh tufanini ele alalim. Kuran da ki Nuh tufani anlatimini Sumerlerde anlatilan bir efsaneyle iliskilendirmeniz icin cok fazla varsayimlar yapmaniz ve bir cok mantik kurallarini cignemeniz gerekir. Hos diyelim ki bir sekilde Kuran'da anlatilan Nuh tufaniyla, Sumerlerin efsanesini iliskilendirdiniz. Bunu yapmaniz bile size otomatik olarak Kuran'da Sumer efsanesi anlatiliyor ifadesinde bulunma izni vermez. Cunku Sumerlerin anlattiklari hikayelerinin, kendilerinden daha eski bir toplulukta meydana gelen gercek olaylardan esinlenme ihtimali her zaman vardir.
Sonuc olarak sevgili arkadasim: Saglam bir temele dayanmayan SANI ve kisir dongu mantiksal safsatalari yapiyorsunuz.

Alıntı:
Madem öyle iki tane direkt örnek vereyim:


Kisir donguyle, saglam bir temele dayanmayan SANI mantiksal safsatalarini yaptiginizi yukarida acikladim zaten. Verdiginiz orneklerde ki sozlerin bir Yaratici tarafindan soylenmiyecegine dair duzgun mantiga dayali herhangi bir itiraz veya kesin kanitlara dayali herhangi bir karsi bilgi yok. Zorlamalarla ve mantiksal safsatalarla fikir olsuturmaya calisiyorsunuz.
Evren ve insan beyni konularinda ki varsayimci ve yuzeysel yaklasimlarinizi burada da uyguladiginizi goruyorum.


En son Nihat Joseph Ilkay tarafından Prş 04 Oca 2018, 19:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


fatih413
6 ay önce - Prş 04 Oca 2018, 16:34

Tarihin en fazla insan öldüren katilleri ateist Mao ve Stalin'dir.

Katillerin izinden giden ateistler cinayetlerini gizlemek için hümanist numarası yapıyorlar, tabi yersen.



sayfa 450
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET