Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 9

sizce Sinop'a nükleer santral yapılmalı mı?
evet yapılmalı (çünkü temiz, güvenli, ucuz ve diğer nedenler) 61.4%  61.4%  [129]
hayır yapılmamalı (çünkü kirli, tehlikeli, pahalı ve diğer nedenler) 35.2%  35.2%  [74]
bence fark etmez 2.4%  2.4%  [5]
hiç bir fikrim yok 1.0%  1.0%  [2]
Toplam Oy : 210

ibrahim611c
3 yıl önce - Çrş 10 Hzr 2015, 18:39

kesinlikle yapılsın diyorum

Yakup

3 yıl önce - Pts 22 Hzr 2015, 23:42

şte Sinop Nükleer Santrali'nin maliyeti

Japonya'da yayımlanan Nikkei gazetesi, Sinop'ta inşa edilecek nükleer santralin maliyetinin 16.3 milyar dolar olacağının tahmin edildiğini ve inşaatta Japon ve Fransız şirketlerin yanı sıra iki veya üç tane Türk şirketinin yer alacağını belirtti

Alıntı:
Türkiye'nin ikinci nükleer santrali olacak Sinop Santrali'nin maliyeti daha önce 22 milyar dolar olarak öngörülmüştü. Santrali yapacak konsorsiyum Japonya, Fransa ve Türkiye'den oluşuyor.

Türkiye'den kamu adına Elektrik Üretim AŞ hissedar olacak. Gazetede Cumartesi günü yayımlanan haberde, santralin 2 trilyon yen, yani yaklaşık 16.3 milyar dolarlık maliyetinin yüzde 20-25'inin inşaattan oluştuğu tahmin edildi.

Habere göre kısa süre içinde kurulması beklenen proje yönetim şirketinde Mitsubishi Heavy Industries hissedar olacak. İnşaatta ise Japonya'da Taisei ve Obayashi şirketleri rol alacak. Fransız inşaat şirketi Bouygues ve iki veya üç Türk şirket Japon şirketlerle ortaklık kuracak.

Türkiye'nin ilk nükleer santrali ise 20 milyar dolarlık yatırımla Rusya tarafından Mersin Akkuyu'ya yapılacak.


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Güzel bir proje ve güzel bir yatirim..


murad_1299
2 yıl önce - Cmt 31 Ekm 2015, 17:38

japonlar 16,3 milyar dolar maliyet tahmin ediyor,bizimkilerse 22 milyar dolarlık antlaşma imzalamış aradaki fark nereye gidecek deniyor twitterda
sanırım sadece tahmindi o kadarlık para çıkışı anlamına gelen bir antlaşma falan yok



Yakup

1 yıl önce - Çrş 15 Şub 2017, 13:31

Akkuyu NGS Saha Parametreleri Raporu onaylandı

TAEK tarafından, Akkuyu NGS için inşaat lisansı başvurusu ön şartı olan saha parametreleri raporuna onay verildi



Alıntı:
. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunca (TAEK), Türkiye'nin ilk nükleer güç santrali projesi Akkuyu için inşaat lisansı başvurusu ön şartı olan saha parametreleri raporu onaylandı.

Şirketin internet sayfasında yer alan açıklamada, Akkuyu Nükleer Güç Santralinin (NGS) tasarımında kullanılacak bu saha parametrelerinin onayının, santralin inşaat lisansı başvurusunun TAEK tarafından değerlendirmeye alınması için yerine getirilmesi zorunlu bir koşul olduğu belirtildi.

Açıklamada, son hali 6 bin sayfayı aşan raporla ilgili olarak, "TAEK ve Akkuyu Nükleer AŞ uzmanlarının katılımıyla, Türkiye'nin kurulacak ilk nükleer santralinin saha parametrelerinin doğrulanmasına yönelik çalışmalar yürütülmüştür. Düzenleyici kurumunun inisiyatifinde; depremsellik, hidrojeoloji, karstik boşluklar ve Mersin ilinde nükleer santralin kurulacağı sahada meydana gelebilecek diğer doğal olaylarla ilgili raporda verilen bilgilerin kapsamı genişletilmiş ve bir dizi konu daha ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır." ifadesi kullanıldı.

Düzenleyici kurum tarafından yönlendirilen soruların çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye'nin önde gelen üniversiteleri, eğitim ve araştırma kurumlarının yanı sıra birçok özel şirketten teknik görüş alındığı kaydedildi.

Akkuyu Nükleer AŞ tarafından ayrıntılı incelemelerle belirlenen ve gerekçelendirilen Akkuyu Nükleer Santrali Saha Parametreleri Raporu kapsamında, tesisin tasarımında kullanılacak parametreler sıralanıyor.

Söz konusu rapor, 30 Aralık 2015'te TAEK'e sunulmuştu.

KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Nükleer santral yapim süresi gercekten cok uzun sürüyor..

ileri icin yapilacak olan yeni santrallerin alt yapilari ve hazirliklarini simdiden baslanmali.. Yooksa 3. ve 4. santrallerini en erken 2060'da görürüz gibime geliyor...


Yakup

1 yıl önce - Pts 10 Tem 2017, 15:50

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan detaylar şöyle:

Alıntı:
Ülkemiz jeopolitik konumu gereği önemli bir noktadadır. Transit bir ülke olarak elimizden geleni yapıyoruz. Siyasi istikrarımız ve ekonomik gelişmişliğimizle hatırı sayılı bir aktör konumundayız.

Azerbeycan doğalgazının ülkemize sevkine olanak sağlayan Bakü-Tiflis-Ceylan hattını devreye aldık. Şimdi sırada TANAP hattı var. Hazar ve Ortadoğu bölgesinden ülkemize ve Avrupa'ya gaz taşınaca. Hattın 2020 yılında devreye girmesini bekliyoruz.

"ENERJİDE DENGELER DEĞİŞTİ"

Dünyanın en önemli projelerinden biri de Türk Akımı projesidir. Ayrıca kazan-kazan anlayışıyla Doğu Akdeniz ve Irak başta olmak üzere yeni projeleri değerlendirmeye de hazırız. Enerjide dengeler büyük oranda değişti. Yeni teknolojiler ortaya çıktı. Daha önce ulaşılamayan alanlara ulaşabildik.

Çin, Hindistan, Afrika, Güneydoğu ve Asya ekonomileri enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye başladılar. Ekonomik ve güvenli bir şekilde ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri önemlidir. Enerji talep artışında OECD ülkeleri arasında dünyada Çin'in ardından ikinci sıradayız.



İlk olarak yerli enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasını hedefliyoruz. Ulusal enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, enerji verimliliğinin teşvik edilmesi her zaman önceliğimiz olmuştur. Karadeniz ve Akdeniz önemli noktalardır. Son olarak diğer alanlarda yatırımcıların önünü açacak şeffaf ve öngörülebilir hedef odaklı bir strateji geliştirdik.

Elektrik enerjisindeki payı yüzde 10 azalttık. Yerli kaynaklardan elektrik üretimi rekor seviyeye ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarından Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeyi geride bıraktık. 100 megabaytlık Konya Güneş Terminali projesi bu kararlılığımızın en önemli simgesidir.

"ÜÇÜNCÜ NÜKLEER SANTRALİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ"

[b]Nükleer enerji konusunda da hızlandık. Akkuyu ve Sinop terminallerinin devreye girmesiyle enerjimizin yüzde 10'luk kısmını buradan karşılayacağız. Üçüncü bir nükleer güç santrali üzerinde de çalışıyoruz. Sanayi, tarım, uydu ve haberleşme gibi alanlarda da çalışacağız.[/b
]

Yıllık doğalgaz tüketimin en az yüzde 20'sini depolayacak bir sistem kuruyoruz. Türkiye'yi enerji üssü haline getirmekte kararlıyız. Geçtiğimiz aylarda denize indirdiğimiz Oruç Reis'in de yüzde 90'nın milli üretim olduğunu belirtmek isterim.



"KATAR'LA YAŞANAN GERGİNLİK ÇÖZÜLMELİ"

Türkiye cazip bir ülkedir. Tüm tarafların faydasına sonuçlar doğuracak çalışmalar yapıyoruz. Hidrokarbon kaynakları bakımından çok zengin olan ülkemize önem veriyoruz. Katar'la yaşanan gerginliğin çözülmesi için elimizden geleni yaptık. Bölgede siyasi kriz istemiyoruz. Diyalog en büyük iletişim ağıdır. Katar ile ilgili gerginliğin ivedilikle aşılması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.

Suriye'de sorunun çözülmesi için sahadaki şartların çözülmesi gerekiyor. Astana toplantılarıyla kayda değer ilerleme sağlandı. Cenevre'de de öyle.

Irak'da ise DEAŞ'la mücadelenin sonuna yaklaşıldı. 'Musul'da neticeye yaklaşıldı' haberi bizim için çok önemlidir. Harebe Musul'un maliyetini acaba kimler karşılayacak? Bağımsızlık referandumu gibi tek taraflı girişimlerden kaçınılması gibi unsurlar bu ülkenin geleceğinde önemli olacaktır.

"KİMSEDEN İZİN ALMAYACAĞIZ"

Burada ele alınacak konuların küresel konuda işbirliklere katkıda bulunacağına ve Türkiye'nin de enerjide önemli bir nokta olduğuna inanıyorum. Enerjide terör örgütlerinin yol açtığı kaos ve karmaşa bizi zorda bırakıyor. Biz terörle mücadelede çok büyük mücadele verdik. Ülkemizin güvenliği konusunda, sınırlarımızın içi ya da dışında ne gerekiyorsa, kimseden izin almadan yapmakta kararlıyız.

Doğu Akdeniz'deki gelişmelere de değinmekte fırsat var. Kıbrıs'ta Rum tarafının olumsuz yaklaşması nedeniyel Kıbrıs'ta olumlu sonuç alamadık. Bölgedeki yeni karışıklıklara yol açacak adımlardan kaçınmalılardır. Aksi takdirde Türkiye gibi dostlarını kaybedeceklerini belirtmek isterim.

"BURADA ORTAK BİR AMACIMIZ VAR"

Öte yandan Başbakan Binali Yıldırım ise, enerji güvenliğinin ancak birlikte ve tutarlı bir mücadele yöntemiyle sağlanabileceğini söyledi.

Binali Yıldırım'ın konuşması şu şekildeydi:

Enerji sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olan kongredeyiz. Enerji sektörü, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde her zaman önemini koruyan bir sektördür. Hayatımızın refahını artırmak için olmazsa olmazdır. Burada ortak bir amacımız var. Alınacak kararların bu ortak amaca hizmet edeceğine inanıyorum.

Enerjide sayılı ekonomilerin arasına girmek önemli hedefimizdir. Günümüzde ülkelerin, toplumların gelişmişlik düzeyi enerjiye erişimi ile ölçülüyor. Bunlar için gayret gösterirken enerji alanındaki güncel gelişmeleri de göz ardı edemeyiz. Petrol ve doğalgazın üretim ve tüketiminde aktörlerin çoğaldığını, tüketimin giderek OECD ülkelerinden Asya ülkelerine kaydığını, alternatif enerji kaynaklarının artmakta olduğunu müşade etmekteyiz.

En doğru kararları vermeye mecburuz. Her zaman kazan-kazan yaklaşımını ön plana aldık. Enerji bir iltilaf değil bir işbirliği alanıdır. Enerji alanında geçmişte hayata geçirdiğimiz projelerin yanı sıra gelecekteki projelerimizdir. Bakü-Tiflis-Ceylan projemizle bu işbirliğini gösterdik. Bunu Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı Projesi ile taçlandırıyoruz. Rusya Federasyonu ile ilerlettiğimiz Türk Akımı Projesi de ayrıca katkı sağlayacak. Anlaşmanın bu yılın Şubat ayında yürürlüğe girmesiyle beraber, çalışmalar hız kazanacak. Türkiye, 15 milyar 575 metreküp gazı Rusya'dan doğrudan alabilecek. İkinci bir hatla Avrupa'ya aynı miktarda gaz sevkiyatı yapılabilecek.Kıbrıs Adası etrafındaki hidrokarbon kaynaklarının her iki tarafa da ait olduğunu hatırlatmak isterim. Kıbrıs-Rum liderliğinin barışın önünü tıkamak yerine yapıcı bir tutuma yönelmesinde fayda var. Uluslararası Enerji Ajansı tarafından LNG verimliliğin artırılması, yerli ve yenilebilir kaynaklarda istifade edilmesi, diğer yandan da LNG ve doğalgaz depolama kapasitemizin artırılması attığımız adımlardan sadece birkaçıdır. Milli Enerji ve Madenler Politikasıyla bu konuda yapıcılığımız da ortaya konulmuştur. Gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde yürüttüğümüz projelerle milli kapasitemizi geliştirmeye devam ediyoruz.


2023 hedeflerimizde enerji sepetimiz içindeki yenilebilir enerji payımızı yüzde 30 seviyesine ulaştırmayı hedefliyor, teknolojide, küreysel düzeyde daha fazla gelişmeyi katkı sağlamyı öngörüyoruz. Nükleer enerjiyi de sepetimize de atıp, Akkuyu NGS'yi yapmayı hedefliyoruz.



Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre 1 milyar 200 milyar insanın elektriğe ihtiyacı var, 2.7 milyar kişi ise günlük yakıt için biyokütleye bağımlı haldedir. Afrika, Uzakdoğu gibi ülkelere Türkiye önemli ölçüde destek vermektedir. Ortak sorumluluk bilinci ile yürüteceğimiz azimli çalışmalar hepimizin amacı olmalıdır.





Kaynak; Haberturk

10 tane olmali..

Ileri icin 3 tane cok az


Yakup

7 ay önce - Cum 22 Arl 2017, 12:17

Akkuyu`ya 76 milyarlık teşvik belgesi

Akkuyu Nükleer A.Ş.`ye 76 milyar TL sabit yatırım tutarlı teşvik belgesi verildi. Verilen belge ile 2 bin 764 kişiye istihdam sağlanacak.

Alıntı:
. Ekonomi Bakanlığı Akkuyu Nükleer A.Ş.'ye 76 milyar TL sabit yatırım tutarlı teşvik belgesi verildiğini açıkladı.

Resmi Gazete'de yayımlanan teşvik belgesi listesinde yer alan bilgide, Akkuyu Nükleer'e verilen belge ile 2 bin 764 kişiye istihdam sağlanacak.

Teşvik belgesinin ithal makine teçhizat tutarı 4 milyar 508 milyon 259 bin 804 dolar oldu.

KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Güzel de Sinop'a yapilcak Nükleerden niye hic bir bilgi yapilmiyor.. Sanki o Santral 2. plana atildi..

Ikisinide ayni önem gösterirlerse cok daha verimli olurdu...



Yakup

6 ay önce - Cmt 13 Oca 2018, 15:07

Sinop Nükleer Santrali için süreç başladı

Sinop Nükleer Güç Santrali için Çevresel Etki Değerlendirme başvuru dosyası Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunuldu. ÇED başvuru dosyası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca genel formata uygunluğu onaylandıktan sonra hem kurulacak olan inceleme ve değerlendirme komisyonu üyelerine gönderilecek hem de halkın görüşlerine açılacak.


Alıntı:
. Türkiye'nin ikinci nükleer güç santrali (NGS) olma özelliğini taşıyan Sinop NGS için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) başvuru dosyası Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunuldu.

AA muhabirinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkililerinden edindiği bilgiye göre, ÇED süresinin ilk aşaması olan başvuru dosyası ÇED yönetmeliğinde yer alan formata göre hazırlandı.

Buna göre, Sinop İnceburun mevkisinde doğal orman vasfı olmayan alanda kurulması öngörülen santral için ÇED başvuru dosyası hazırlanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunuldu.

ÇED başvuru dosyası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca genel formata uygunluğu onaylandıktan sonra hem kurulacak olan inceleme ve değerlendirme komisyonu (İDK) üyelerine gönderilecek hem de halkın görüşlerine açılacak.

Halkın katılımı toplantısı gerçekleştirildikten sonra İDK üyelerinin görüş ve önerileri ile halktan gelen görüş ve öneriler doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ÇED raporu özel formatı hazırlanacak ve ÇED raporu da bu formata uygun olacak.

Yürütülecek çalışmalar sonucunda hazırlanacak ÇED raporu, İDK tarafından da değerlendirilerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayına sunulacak. Raporun Bakanlıkça olumlu bulunması halinde projede yer alan çevresel önlemlerin yeterli görüldüğü onaylanmış olacak.

Yatırımcı açısından bir taahhüt niteliği taşıyan ÇED raporunda, projenin inşaat ve işletme dönemlerindeki tüm etkileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca izlenecek ve aykırılık tespiti halinde ise mevzuatta öngörülen yaptırımlar uygulanacak. Proje kapsamında yürütülecek tüm faaliyetlerin, nükleer güvenlikle ilgili tüm dünyada kabul görmüş ilke ve standartlar çerçevesinde titizlikle yürütülmesi sağlanacak.

"ÇED Olumlu" kararı sonrası lisansların alınması gerekecek

Sinop NGS projesi kapsamındaki inşaat faaliyetlerinin başlayabilmesi için "ÇED Olumlu" kararının yanı sıra Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan (TAEK) yer lisansının ve inşaat lisansının da alınmış olması gerekecek. Proje için seçilen sahanın uygunluğuna yer lisansı aşamasında, inşaat faaliyetlerinin başlamasına ise inşaat lisansı aşamasının sonunda karar verilecek.

ÇED süreci, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları içeriyor. ÇED raporunun kapsam ve özel formatının belirlenmesinden önce halkı proje hakkında bilgilendirmek, projeye ilişkin görüş ve önerilerini almak üzere halkın katılımı toplantısı yapılıyor.

KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Insallah kisa zamanda somut ve net adimlar atilir..

insallah 3. 4. 5. 6. nükleer santrali de görürüz...


Yakup

5 ay önce - Prş 08 Şub 2018, 22:09

Sinop Nükleer Güç Santrali 'Halkın Katılımı Toplantısı' yapıldı

Türkiye'nin ikinci nükleer güç santrali olacak Sinop Nükleer Güç Santrali Projesi'nin ÇED kapsamında "Halkın Katılımı Toplantısı" Sinop'un Abalı köyünde yapıldı.

Alıntı:
. Elektrik Üretim AŞ iştiraki EUAS International ICC tarafından organize edilen, Türkiye'nin ikinci nükleer güç santrali (NGS) olacak Sinop NGS Projesi'nin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kapsamında "Halkın Katılımı Toplantısı" Sinop'un Abalı köyünde yapıldı.

Firma teknik ekibince projenin detayları hakkında yöre halkına genel bir sunum yapıldı, ardından halkın görüş, soru ve önerileri alındı.

Sinop Nükleer Santrali için süreç başladı

Proje Müdürü Yılar, soruları yanıtlarken santralin inşaat ve işletmesinde yörenin tüm hassasiyetlerinin dikkate alınacağını belirterek, "İstihdamda yöre halkına öncelik verilecek ve hem inşaat hem de işletme aşamasında yöre halkı eğitilerek istihdam edilecek. Sinop Nükleer Santrali'nin yapımı aşamasında ve sonrasında yöredeki köylerin taşınması söz konusu değildir." diye konuştu.

Yılar, santralin işletme aşamasında yaşanacak herhangi bir kaza durumunda yapılması gerekenler hakkındaki sorular üzerine, "Öncelikle kaza olmaması için her türlü önlemi alıyoruz. Fakat yine de herhangi bir kaza durumunda ne yapılması gerektiği üzerine çok detaylı çalışmalar yapıyoruz. Zaten bu konuda ulusal düzeyde AFAD tarafından çalışmalar yürütülüyor. Proje bazlı olarak her türlü acil eylem planlarımızı hazırlıyoruz ve en ufak bir kaza durumunda bile ne yapılacağı proje başlamadan çok daha önce belirlenmiş ve iletilmiş olacak.” karşılığını verdi.

Toplantıyı yöneten Sinop Çevre İl Müdürü Oğuzhan Kurt da şu aşamada ÇED başvuru dosyasının sunulduğunu belirterek, "Mahalle mahalle, ev ev dolaşarak projeyi anlatıp ÇED raporunu netleştirdikten sonra bütün kamuoyuna duyuracağız" ifadesini kullandı.

Salondaki protesto

Engin Tınman ve Ali Dizdaroğlu isimli iki vatandaş, toplantının başında "Halkın katılımı toplantısına hoş geldiniz" anonsundan sonra, "Hangi halk? Hepimizin sağlığıyla oynuyorsunuz" diye tepki gösterdi. Salonda bulunan güvenlik görevlileri tarafından etkisiz hale getirilen göstericiler gözaltına alındı.

Bu arada, toplantı dolayısıyla Sinop Emniyet Müdürlüğüne Giresun, Ordu ve Tokat illerinden takviye olarak katılan yaklaşık 900 polis geceden bu yana toplantının yapılacağı salon çevresi ve şehir merkezinde geniş güvenlik önlemi aldı.

Sinop NGS süreci

Sinop NGS Projesi'nin ÇED başvuru dosyası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına 12 Ocak’ta sunulmuştu.

İnceleme ve değerlendirme sürecinin ardından Sinop NGS için Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ÇED olumlu kararı verildiği takdirde, projenin karar verme sürecinde ilk aşama tamamlanmış olacak. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunca saha lisansı ve sonrasında inşaat lisansı verilmesinin ardından proje hayata geçirilecek.

Sinop'ta, Japon-Fransız ortaklığıyla inşa edilecek Türkiye'nin ikinci nükleer santrali 4 bin 480 megavat kurulu kapasiteye sahip olacak ve 4 reaktörden oluşacak. 20 milyar dolarlık santral projesinin ilk reaktörünün 2025 yılında devreye girmesi planlanıyor.

KAYNAK: TRT.NET.TR

Bir an önce yapilmali....


Yakup

4 ay önce - Çrş 21 Mar 2018, 12:48

Akkuyu Nükleer Santrali 2023'e yetişecek

Rus enerji şirketi Rosatom, Akkuyu Nükleer Santrali'nin 2023 yılına yetişeceğini belirterek, santralin inşasıyla ilgili iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Alıntı:
. Rosatom yetkilileri, Akkuyu Nükleer Santrali'nin ortaklık yapısındaki herhangi bir değişikliğin, santralin inşasıyla ilgili zamanlama üzerinde etkisi olacağı iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Yetkililer, "En sıkı güvenlik düzenlemelerine ve Türkiye'nin 2023'te nükleer santralin ilk ünitesinin fiziki faaliyete geçmesi talebine bağlı olarak, ilk birimin yapımını hızlandırmak için elimizden geleni yapıyoruz" dedi.

Rosatom ayrıca Akkuyu Nükleer Santrali'nin inşa lisansını baharda almayı ve "Nükleer Ada" inşasına hemen başlamayı beklediklerini de ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da açıklamıştı

Cumhurbaşkanlığı'nda dün düzenlenen Doğalgaz Dağıtım Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Akkuyu NGS inşaatına bu yıl başlıyoruz. İnşaatın temelini çok kısa sürede Putin ile atmayı planlıyoruz" ifadesini kullanmıştı.

Türkiye'nin ilk nükleer santrali olacak

Türkiye'nin ilk nükleer santrali olacak olan Akkuyu, Rus-Türk ortaklığıyla inşa edilip işletilecek.

Toplam 4,800 MV güçte dört reaktörden oluşacak santral projesinin mali büyüklüğü ise 20 milyar dolar olarak açıklanmıştı.

KAYNAK: TRT.NET.TR

Insallah,

Suan iki tane yapilacak. Bir tanesi Akkuyuda digeri de Sinop'a. Sinopa yapilacak olan santral Akkuyu kadar gündemde olmuyor. niye acaba?


Yakup

3 ay önce - Pzr 01 Nis 2018, 14:01

EMO’dan Sinop Nükleer Santral Sergisi

Enerji Günlüğü - Elektrik Mühendisleri Odası 46. Olağan Genel Kurulu kapsamında Nükleer Santralin Sinop ve Karadenize Etkileri Sergisi açılacak.

Alıntı:


Elektrik Mühendisleri Odası 46. Olağan Genel Kurulu, EMO Samsun Şube Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özdağ`ın hazırladığı "Nükleer Santralin Sinop ve Karadeniz`e Etkileri Sergisi"ne ev sahipliği yapacak. Genel Kurul`un yapılacağı Türkiye Barolar Birliği Avukat Özdemir Özok Kongre Salonu`nun fuayesinde düzenlenecek poster sergi 30-31 Mart 2018 tarihlerinde görülebilecek. Sergide, yer seçimi, inşaat ve işletme aşamasındaki çevresel zararları ile maliyet ve güvenlik konusu ele alınıyor.

SERGİDE BEŞ POSTER YER ALIYOR

Sergi kapsamında 150*200 cm ölçülerinde hazırlanan 5 adet poster yer alıyor. İlk poster sunumda Sinop`ta kurulmak istenen nükleer santralin etkileyeceği bölgeye ilişkin görsel dokümanlar eşliğinde çarpıcı bilgiler veriliyor. Nükleer santral için tahsis edilen 10.1 milyon metrekarelik alanın 1415 futbol sahası büyüklüğüne denk geldiğine dikkat çekilen posterde, Sinop`un doğal güzellikleri ve yaşam anları "Türkiye`nin En Mutlu Şehri Sinop" vurgusuyla sunuluyor. Nükleer Santral alanının Bozburun Yaban Hayatı Geliştirme Sahası`na bitişik; Karadeniz`in tek fiyordu olan Hamsilos Tabiat Parkı`na 3.1 km, Aksaz-Karagöl Sulak Alanı`na 4.9 km, Sarıkum Tabiatı Koruma Alanı`na 4.2 km uzaklıkta olduğu belirtiliyor.

İkinci posterde santralın daha inşaat aşamasında yaratacağı olumsuz çevresel etkiler ortaya konuluyor:

Sahada kazı çalışmalarının 2019 senesinde başlaması ve ilk reaktörün 2025 senesinde devreye alınması planlanmaktadır. Sinop Nükleer Santral çalışması için İnceburun mevkiinde yapılacak hafriyat çalışması ile Sinop-Sakarya illeri arası 550 km uzunluğunda, şerit genişlikleri 15 m olan, 2 şeritli bölünmüş yolun 2 m derinliğinde dolgusu yapılabilir.


Bu santralin en az 6 yıl süreceği öngörülen inşaat süresince milyonlarca ton çimento üretiminden ve diğer iş makinelerinden çıkacak sera gazları, toz, gürültü, titreşim ve tüm kirletici unsurların Sinop kent merkezi ve 30 km çaplı alanda bulunan karasal ve sucul yaşam alanlarına etkisi hesaplanamamaktadır.

Üçüncü posterde santralın işletme aşamasındaki çevresel etkileri ayrıntılı grafik ve şekiller aracılığıyla gözler önüne seriliyor. Santralda kullanılacak günlük soğutma suyu nedeniyle her gün 28 milyon metreküp Karadeniz suyunun "öldürüleceği" ifade edilirken, grafikle İstanbul`un günlük içme suyu tüketiminin 3 milyon metreküp, tüm Türkiye`nin ise 16 milyon metreküp olduğu anımsatılıyor. ÇED Raporu`ndan alıntılanan bilgilerle bölgenin maruz kalacağı sıvı, katı ve gaz radyoaktif atıklar listeleniyor.

Santralın maliyetini ele alan 4. posterde, EÜAŞ`ın vergi cenneti Jersey adalarına kurduğu offshore şirket üzerinden santrale ilişkin ticari faaliyetlerin yürütüleceği, bu şirket aracılığıyla santralın yakıtının ithal edileceği anlatılıyor. Santrala verilen alım garantisi fiyatının Türkiye`de ortalama elektrik fiyatından daha pahalı olduğu grafikle gösterilirken, Asahi Gazetesi`nden santralın yapım maliyetinin de yükseldiği haberi aktarılıyor.

Son posterde Sinop Nükleer Santralı`nın güvenlik boyutu irdeleniyor. ÇED Raporu`ndaki güvenlik vaatleri, ülkemizde yaşanan nükleer güvenlik sorunlarıyla karşılaştırılıyor. Türkiye`nin henüz nükleer santralı yokken İstanbul İkitelli`de 1999`da meydana gelen olayla "dünyanın en önemli 20 radyoaktif kazası" listesine girmeyi başardığı anımsatılıyor. Sinop halkının güvenlik güçlerince nasıl ÇED sürecinde Halkın Katılımı Toplantısı`na alınmadığı da fotoğraflarla sergileniyor.

KAYNAK: http://www.enerjigunlugu.net/icerik/26643/emodan- ...rgisi.html

En kisa zamanda baslansin...



sayfa 9
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   123 ... 8910111213   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET