Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Alparslan Türkeş Kimdir?
« önceki   123456 ... 192021   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 5
umit1
10 yıl önce - Çrş 03 Ekm 2007, 22:33

Alıntı:
2. Dunya savasi sonundan beri ABD'nin Turk devlet adamlari yetistirdigi gercektir, Ozal, Ecevit vs gibi. Saniyorum Turkes te bunlara dahilmis. Belki de ilklerdendir? Emparyalizmin icinde yetismis anti-emperyalist Saniyorum ABD'nin Rusya ve kominizme karsi ileride kullanma niyeti ile askeriyede egitim verdigi bir devlet adami.



Rahmetli anneciğim bana her zaman "Bir rahmetlinin ardından iyi sözler söyleyemiyorsan,o zaman çeneni kapat" derdi.

Bende daha evvel başka bir konuda başka bir bir başlık altında yazdığim yazidan bir bölümü buraya koyuyorum,bir değerlendirme yapilabilmesi için yalniz bu konuda bahsi geçen herkezin "rahmetli" olmuş olduğunu unutmadan .

Alıntı:
Bazi seyleri bilmeden Turkiyede son 50 yil icinde olup bitenleri anlayabilmek zordur,bazi seyleri Bay Evrende bilmez rahmetli Mendereste bilmiyordu,allah uzun omurler versin sayin Demirel agabeyimizde pek bilmez ama o en azindan bazi seyleri anlamistir.

Bakin Turkiye deki karisikliklarin ve bunun sonucu yapilacak ihtilallerin temeli taa 1949 yilinda yani Turkiye daha NATO ulkesi bile degilken ve Ismet Pasa reisicumhur ve CHP iktidarda iken atilmistir ,bilenler bilir bilmeyenlere soyleyeyim bunun adi 28 Mart 1949 tarihli ve cok gizli olan "ABD ordusu genel stratejik konseptler" belgesinin eki olan ve JSPC 891/6 sec."Tab B" olarak bilinen belgedir.

Rahmetli Menderesin bundan haberi yoktu,ama Menderes 27 Mayis Darbesinin hazirlanmakta oldugunu 1957 deki Kuscu olayi dolayisi ile ogrenmisti hatta cunta uyelerinin bir coklarinin adini bile biliyordu.

Ama kendisi ne yapti? Gitti 1959 da ABD ile gizli bir anlasma yaparak Turkiyenin icinde bulunan ve o zaman direkt olarak ABD ordusunun kontrolu altinda bulunan ,bizim "stay behind" dedigimiz sizlerin ise "Gladio" veya "kontrgerilla" filan gibi adlar taktiginiz orgutun kensine darbe hazirlayan TSK ya karsi kullanilmasini temine calisti ,yani Turkiyeyi buyuk bir ic savasa suruklemeye calisti basbakanligini koruyabilmek icin.

Rahmetli Menderesi ipe goturen asil neden budur,bebek davasi su davasi bu davasi degildir ama bu neden Turk halkindan neredeyse yarim yuzyildir saklanir ,neden saklanir?Cunki zulfu yare dokunur.

Peki 27 Mayis Cuntasinin Menderesin bu girisimlerinden nasil haberi olmustur?

Basit cunki 27 Mayisin guclu Albayi CIA nin TSK icindeki irtibat subayindan baskasi degildi de ondan,yani Menderesin TSK ya karsi "Gladio" yu kullanabilmek icin ABD ile anlasmak istedigini 27 Mayis cuntasi CIA den ogrenmistir ve bunun intikamini Imralida almistir.Bizim TSK mensuplarinin hafizalari iyidir pek birseyi unutmazlar.


Burada son 50 sene içerisinde Turkiyede Yuksek öğrenimini bitiripte ABD ye feyz almaya gelenlerin çoğunlukla Robert Kolej,Hacettepe,ODTU veya ITU gibi okullar mezunları olduklarini düşünüyorsanız çok yanildığınızida eklemeden geçmeyeyim,çünki birinci sırada çok büyük bir farkla Harp Okulları mezunları bulunmaktadır NATO ya girdigimiz günden bugüne kadar 22000 in uzerinde harb okulu mezununa ABD tarafindan "eğitim" saglanmistir.


En son umit1 tarafından Çrş 03 Ekm 2007, 22:40 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


kıvanç

10 yıl önce - Çrş 03 Ekm 2007, 22:44
konuyu saptırıyorum kendime -1 ama cevap vermeden edemedim


Alıntı:
Korkmasam düsündüklerimi yazacagim. Daha simdiden gercek ismimi yazdigima pisman oldum.

Ben mutlaka burada bu konu hakkinda yazmis olan beylerden bir hayli gencim. Aklimdan bir defa da ayni seyi *Eksi Sözlük* nasil anlatiyor diye bakmak gecti.

Aradaki fark gece ile gündüz gibi. Inanin basligi acan beye verilen arti puanlar beni son derece ürkütüp huzursuz etti.

Saygilarimla.


bu kadar korkuyla nasıl yaşıyorsunuz ? başka bir başlıkta da türk bayrağından çekinmişsiniz..
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=8054&a ...start=1510

burası özgürce tanıtım yapabileceğiniz ve sandığınızın aksine bir sürü fikiri bir arada bulabileceğiniz bir sitedir..başlık alparslan türkeş'i sevelim değil,kimdir tanıyalım başlığıdır.sevmek veya sevmemek zorunda değilsiniz..yaşımızdan ötürü çokda detaylı tanıma fırsatı bulamadığımız yakın tarihimize yön veren birkaç siyaset adamından biridir..oluşturduğu,ortaya koyduğu siyasi düşünce halen devam etmekde ve hemen hemen her seçimde barajı geçmektedir..siyasi tutarlılıkta sanırım her zaman örnek teşkil edebilecek bir kişidir..
düşünce yapısı size veya bana uysada uymasa da kesinlikle gözden kaçırılmaması,incelenmesi gereken bir kişidir..
siz de size daha yakın,geçmiş siyasi isimler hakkında tanıtım yapabilirsiniz..verilen artı puanlar yapılan çalışmaya verilmiştir..aynı puanlar farklı bir isim için çalışma yaparsanız size de verilecektir..

birbirimizi daha iyi anladığımız,gazete yalanlarının,kamusal alanların,benim söylediğim doğrudur diyenlerin,dışardan çomak sokanların baskısından kurtulduğumuz,daha özgür daha anlayışlı daha medeni günlere inşallah..saygılarımla.


Necmettin K.

10 yıl önce - Çrş 03 Ekm 2007, 23:00



İsmail K.

10 yıl önce - Çrş 03 Ekm 2007, 23:18
Turnasol kağıdı...




Necmettin K.

10 yıl önce - Prş 04 Ekm 2007, 00:18



A.Mehmet
10 yıl önce - Prş 04 Ekm 2007, 02:46



Cem Akkılıç

10 yıl önce - Prş 04 Ekm 2007, 02:56
Türkeş kimmidir :)




En son Cem Akkılıç tarafından Prş 04 Ekm 2007, 04:20 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi


kürşat dede

10 yıl önce - Prş 04 Ekm 2007, 03:41



Erdemli Salih

10 yıl önce - Prş 04 Ekm 2007, 13:57

Alıntı:
27 Mayıs'a evet 28 Mayıs'a hayır


MHP lideri Alparslan Türkeş, 27 Mayıs 1960'daki askeri darbede yer aldığı için 1970'li yıllarda Demokrat Parti'nin devamı olarak bilinen Adalet Partisi'nin mensupları tarafından hep eleştiriye maruz kaldı. İkinci bir eleştiri konusu da Said-i Nursi'nin naaşının askeri idare tarafından Urfa'daki mezarından bilinmeyen bir yere nakledilmesiydi. Bu iki eleştiri de MHP lideri Türkeş'i hep rahatsız etti. Türkeş, 27 Mayıs ve Said-i Nursi olayı hakkında çeşitli açıklamalar yaptı. Başbakan Adnan Menderes'in idamına karşı çıktığını, Said-i Nursi'nin naaşının ise kendisinin sorumluluğu dışında nakledildiğini belirtti. Said-i Nursi'nin mezarının herkesçe bilinmeyen bir yere defnedilmesi hususunda talebelerine vasiyeti vardı. Yine de naaşının 27 Mayıs'tan sonra askeri idarenin talimatıyla bilinmeyen bir yere nakledilmesi Nurcu çevrelerde eleştiri konusu yapıldı. Türkeş, Said Nursi'nin kayıp mezarı hakkında sorulara muhatap kaldı. Uzun yıllar suskunluğunu koruyan Türkeş, gazeteci Hulusi Turgut'a 1995 yılında anlattığı anılarında kayıp mezarla ilgili açıklamalarda da bulundu.

"Menderes'i İsviçre'ye göndermeyi düşünüyorduk"

Mehmet Faik Erbil 27 Mayıs hakkında Türkeş'in söylediklerini şöyle anlatıyor: "Rahmetli 27 Mayıs 1960'ı, özetli ifade edersem şöyle anlattılar: "27 Mayıs harekâtı doğruydu ve makbulümdür. Zirâ halkımız kardeş kavgasına sürükleniyordu. Nitekim, kahvelerine kadar kamplara ayrılmıştı. Vatanın bütünlüğü tehlike arzediyordu. İçeride hainler, dışarıda düşmanlarımız, sevinç tezahürleri göstermekteydi. Rahmetli Adnan Menderes'i ziyaretimde kendileri bana harekâtı tasvip ettiklerini ve imzasını taşıyan kendi el yazısıyla bunu teyid etmek istediklerini beyan ettiklerinde sanki biz tazyikle bunu yazdırmışız gibi bir durum meydana gelir düşüncesi ile olduğu kadar aynı zamanda fitneye de yol vermemek için isteği kabul edemeyeceğimi söyledim. Ayrılırken rahmetlinin düşmanı olmadığımızı ve haklarında müspet düşündüğümüzü kendisi de farketmişlerdi. Asıl fikrimiz; fitnenin bertaraf edilerek, kardeş kavgasını önlemek ve vatanın bütünlüğünü korumak için üç sene iktidarda kalıp, bu arada tahsisatını vermek suretiyle rahmetli Adnan Menderes'i İsviçre'ye göndermek ve vaziyet normale avdet edince tekrar vatana dönmesini teminen seçimlere girmesini sağlamaktı. Maalesef, bu temiz düşüncemiz ihanete uğramıştır. 28 Mayıs 1960'ı şiddetle reddediyorum. Zira, zulüm yapıldı ve nahak yere cana kıyıldı. Tarihi vesika olarak Hindistan- Yeni Delhi'den devlet müşaviri sıfatı ile çektiğim telgrafta ve yazdığım mektupda idamlarını suret-i katyede tasvip etmediğimi bildirdim. Ben 27 Mayıs'a kendilerine çok itimat beslediğim değerli bir paşamızın isteği ile dahil oldum. 'Eğer sen aramızda olmazsan, bunlar iki satırı yazıp bir araya getiremezler' dedi. Paşamız da benim gibi iyi duygular sahibi idi. Bunun için kabul ettim."

Said-i Nursi olayını MBK'ya getiren Kızıloğlu idi

Türkeş, 1995'de gazeteci Hulusi Turgut'a Said-i Nursi'nin naaşının naklinin Milli Birlik Komitesi toplantısında gündeme geldiğini belirtiyordu. Konuyu gündeme getiren - İçişleri Bakanı emekli general İhsan Kızıloğlu'ydu. Türkeş şöyle diyordu: "İhsan Paşa elinde bir dosya ile geldi. Bir konuda bilgi vermek istediğini söyledi. Paşanın Komite'ye anlattıklarına göre, 27 Mayıs'tan önce, Urfa'da vefat edip, oraya defnedilen Said Nursi'nin kardeşi, kendilerine bir dilekçe vermiş, ismi Mehmet olabilir, ama soyadı, kardeşinin soyadına benzemiyordu. Dilekçe sahibi, 'Ben Konya'da oturuyorum, oysa ağabeyimin mezarı Urfa'da. Sık sık ziyaret etmek istiyorum, iki şehrin arası uzak olduğu için her zaman ziyaret imkanı bulamıyorum' demiş. Paşa bize bunları anlattıktan sonra, 'Said Nursi'nin kardeşi kabir nakli istiyor' dedi. Dilekçe MBK'da Kızıloğlu tarafından okundu. Komitenin izin vermesi halinde, Cemal Gürsel Paşa'ya da arzedileceğini belirtti. Milli Birlik Komitesi kabrin nakline izin verdi. Olayın bize yansıyan şekli budur. Olayı böyle biliyoruz. Kızıloğlu'nun verdiği bilgi dışında ayrıntı alamadım. Zaten 13 Kasım oldu, biz yurt dışına çıkarıldık."

Said-i Nursi'nin mezarını ikinci Kabe olmasın diye naklettik

Türkeş bu konuyu Arusilerin önde gelen isimlerinden Mehmet Faik Erbil'le de konuştu.

Mehmet Faik Erbil, Said-i Nursi'nin naaşının bilinmeyen bir yere nakledilmesi hususunda MHP Lideri Türkeş'ten bilgi alıyor. Erbil, Said-i Nursi'nin naaşının nereye nakledildiğini belirtmekten kaçınıyor. Erbil, Said-i Nursi Olayı'nı da Türkeş'in ağzından şöyle aktarıyor: "Said-i Nursi bahsine gelince; Urfa'da Makam-ı İbrahim'den naaşını alıp..... nakletmemiz belki de doğru değildi. Kabir nakli gece uçakla üç kişi tarafından yapılmıştır. (...) İkinci bir Kâbe yapılmasından korktuğumuz için böyle davranmak zaruretini duymuş olduk. Burada niyetliyim halistir. Hata yaptığımı düşünmüyorum. Varsa, Allah'tan af dilerim."






(+)





(+)


(Resimler alıntıdır...)


Eren Kurus

10 yıl önce - Prş 04 Ekm 2007, 18:09

Alıntı:
Türkeş, ‘Hac Farizası’nın bütününü büyük bir zevk, heyecan ve coşku içinde yerine getirdikten sonra, mertebelerin en büyüğü ‘Hacı’ olduğunda gözyaşlarına hakim olamamıştı.
İntibalarını sorduğumuzda : ‘Büyük bir görevi yerine getirebilmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Hacılığımız inşallah Allah tarafından kabul edilir. Hali vakti ve sağlığı yerinde olan bütün Müslümanlara haccın nasip olmasını niyaz ederim



Madem sayin Turkes bu kadar muhtrem biriydi, bu kadar musluman biriydi de neden onun youluna baskoymus , yeminli Ulkucu kardeslerimiz, Besiktas Barboros meydaninda, zamanin, Sayin Erkabakan hocasi tarafin dan yonetilen MSPnin ( Milli Selamet Partisi) sadik, musluman evlatlari olan Akincilar gurubundan olan gencleri ortalaraina alarak, “ vur bozkurtum vur tilkiye vur kurtulsun Turkiye” diye bagirip naralar atarak zincirle dovuyorlardi. Muslumanin musluman kardesi dovmesi vacipmidir. Niye sayin Turkles cikipta , durum yapmayin Allah tarafindan kabul edilmez, deyip sevgili Ulkucu kardeslerimize dur demedi. Hacca gidip goz yasi dokmele, dualar etmekle oteki Turk muslumanlari dovmeklemi kominizim durdurulur veya Turk butulugu saglanir bilemem. Muslumanlikta zenginlik haramdir, Ingilteredeki milyonlar acaba nereden geldi cok merak ediyorum



sayfa 5
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   123456 ... 192021   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET