Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
umut88
10 yıl önce - Pts 14 May 2007, 19:45
Aydın - Çine - Alabanda Antik Kenti


Alabanda Aydın'ın Çine ilçesine 9 km uzaklıktaki Doğanyurt köyünde, eskiden Araphisar olarak adlandırılan Doğanyurt mevkiinde bulunan bir antik çağ kentidir.

Hellenistik dönemden kalan kent surları, Bulev-Terion, agora, tiyatro, Roma hamamları, anıt mezarlar başlıca kalıntılardır. Vitruvius'un sözünü ettiği Apollon tapınağı yöredeki en önemli yapıdır.



 

(+)



 

(+)



 

(+)



 

(+)



 

(+)




umut88
10 yıl önce - Pts 14 May 2007, 20:22



(+)



 

(+)





(+)



 

(+)



 

(+)


erkmen se

10 yıl önce - Prş 21 Hzr 2007, 19:26

Alabanda Antik Kenti Planı;...


(+)


Alabanda Antik Kenti ve Çevresinin Haritası;...
 

(+)




emre85
7 yıl önce - Pzr 24 Ekm 2010, 12:58
Alabanda Antik Kenti


Alabanda Antik Kenti Aydın'ın Çine İlçesi'ne 7 km. uzaklıktaki Araphisar Köyü sınırları içerisindedir. Daha doğrusu Araphisar Köyü Alabanda Antik Kenti kalıntılarının tam üzerindedir. Günümüzdeki adı Çine çayı olan efsanelere konu olan Marsyas ırmağı'nın kıyısında kurulan ALABANDA Kenti'nin Karialılar tarafından kurulduğu kabul edilmektedir.
Karialılar I.Ö. 4000 yıllarında Ege Denizi adalarına geçerek Mynos Uygarlığı'nın öncüsü olmuşlar I.Ö.3000 yıllarında yeni bir göç dalgasıyla Aydın - Muğla bölgesine yerleşmişlerdir. Bölgeye yerleşen ve Mylasa kentini merkez yapan Karialılar, Çine'nin Araphisar Köyü'ndeki ALABANDA Kentini yeniden inşa etmişlerdir.
ALABANDA adı ALA ve BANDA adlarının birleşmesinden türemiştir. ALA at, BANDA zafer demektir. Yani ALABANDA, "Zafer Atı" anlamına geliyor.

Efsaneye göre I.Ö. 4000 yıllarında, zamanın flüt ustası olan çoban Marsyas; Tanrıça Athena'nın, çalarken yüzü çirkinleşiyor diye, lanetleyip attığı flütü bulur ve sesine hayran kalır. Artık Marsyas öyle güzel flüt çalmaktadir ki, onun flüt çalışını duyanlar bu sihirli, o güne kadar duyulmamış değişik sese mest olurlar.

Övgüler Marsyas'in kulağına da gelmekte, o da böbürlendikçe böbürlenmektedir. Halkın söylediklerinden de kuvvet alarak boyundan büyük laflar etmeye başlamıştır:

"Apollon Tanrı'nın liri bile benim flütüm kadar güzel ses çıkaramaz..."

Sonunda beklenen olmuş ve bu sözler Apollon'un kulağına gitmiştir.

Tanrı Apollon aramış, bulmuş Marsyas'ı, amacı ona haddini bildirmekmiş.

" Her yerde flütünün sesiyle böbürleniyormuşsun. Kanıtla bunu, yarışalım seninle! "der. Ancak ölümsüz Tanrı'nın bir şartı vardır.

"Yarışmayı kazanan, kaybedene istediğini yaptıracaktır."

Tanrı Apollon'un isteği üzerine bir yarışma düzenlenir. Yarışmada birbirinden güzel sesler çıkaran iki müzik üstadını hakem Kral Midas berabere ilan edince Apollon çok sinirlenir ve Midas'in kulaklarını uzatır.

Ayrıca Apollon tanrısal zekasını kullanarak Marsyas'a, 2 turda enstrümanlari tersten çalmayı önerir. Boş bulunup bu öneriyi kabul eden Marsyas, flütü tersinden çalmayı dener. Flütün hiçbir ses çıkarmadığını farkettiginde aldatıldığını anlar ve yarışmayı kaybettiği için Apollon tarafından derisi yüzülerek öldürülür.

Flüt ustası Marsyas'in ölümüne üzülen "Sanatin Dokuz Perisi" öylesine ağlar öylesine ağlarlar ki, gözyaşları dağların arasından akıp giden Marsyas(Çine) ırmağını oluşturur.


hakan topaloglu

2 ay önce - Prş 14 Eyl 2017, 16:43

Alabanda



(+)



(+)




cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler