Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
oguzugur

7 yıl önce - Cmt 17 Nis 2010, 14:26
Bolu Abant'ı otel yapabilmek için mahvetmişler


Koruma altındaki Abant Gölü’nde yapılan çalışmaların ‘otel yapmak’ için olduğu ortaya çıktı. Bolu Valiliği İl Özel İdaresi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasındaki yazışmalar, Abant’ta yeni bir turizm alanı yaratabilmek için mevcut planlarda değişik yapılması talep ediliyor.





Abant Gölü’nde Bolu Valiliği’nin yaptığı çalışmalar Radikal’in 29 Mart tarihli sayısında ‘Valilik istedi, Abant hem yükseldi hem de yavruladı’ manşetiyle gündeme gelmişti. Radikal’in konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Vali Halil İbrahim Akpınar, ‘bölgede turizm alanı ve otel yapımının kesinlikle söz konusu olmadığını’ belirtmişti. Ancak bakanlığın Bolu Valiliği’ne gönderdiği yazı, Vali Akpınar’ın sözleriyle çelişiyor.Siz bitirin, biz başlayalım: Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Bolu Valiliği’ne 26 Ocak 2010’da gönderdiği yazıda, Abant Gölü ve Yakın Çevresi Çevre Düzenleme Planı’nda talep edilen değişikliğe ilişkin sürecin valilikçe sonuçlandırılmasını takiben, Turizm Bakanlığı’na iletilmesi halinde anılan yerin turizm amaçlı değerlendirilmesine yönelik çalışmalarının başlatılabileceği belirtiliyor.

‘Kısmen parkın içinde kalıyor’: Bolu İl Özel İdaresi de, 2 Mart 2010’da İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne yazdığı yazıda, Abant Gölü Tabiat Parkı yakın çevresinde turizm tesisi yapılması ve turizm merkezi ilan edilmesi düşünülen alanların kısmen tabiat parkı içinde kaldığından söz ediliyor. Projenin hayata geçirilebilmesi, ulaşımın park içinden sağlanabilmesi için Uzun Devreli Gelişme Planı ile Abant Gölü ve Yakın Çevresi Çevre Düzenleme Planı’nda düzenleme yapılması gerektiği belirtilerek, bakanlıktan planın değişikliği için izin isteniyor.

İki bölge birden: Bolu Valiliği, bununla da kalmıyor ve Abant’ın imar planlarını yazıya ekliyor. 1/25 binlik planda Abant Gölü’nün güneyinde kalan ve göle hâkim bir tepede 9 hektar alan ayrılıyor. Ayrıca sonra da oluşturulan ‘Yavru Abant’ mevkiinde de 75 hektarlık bir başka alan da turizm merkezi ilan edilmesi planlanıyor.

Kaynak: Radikal


En son oguzugur tarafından Cmt 17 Nis 2010, 16:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


ahmet selvi
7 yıl önce - Cmt 17 Nis 2010, 14:41

evet güzel bir konu.
Hükümet tarafındakiler ne var yani yapılabilir, bu ülkenin gelişmesini istemiyormusunuz diyecekler.

Muhaliflerde oraya otel yapılırmı,abantın doğası biter ne bu böyle gözünüz rant ve para büyümüş diyecekler.

Elin oğlu oteli dikip parayı götürürken sizde burada birbirinizi yersiniz.


oguzugur

7 yıl önce - Cum 23 Nis 2010, 13:17

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türkiye ve Dünya'daki sayılı endemik bitki türlerini barındıran ve uluslararası anlaşmalarla koruma altında bulunan Abant Gölü Tabiat Parkı'nda yapılan çevre tahribatını yargıya taşıdı. Önce düzenleme adı altında yapılan inşaatların bitki türlerini sualtında bırakarak, hayvanların göç etmesine yol açtığı haberleri çıkmış ardından da bu tadilatların tümünün bölgede yapılacak olan lüks bir otele yol sağlamak için başladığı ortaya çıkmıştı.

TMMOB, Bolu İl Özel İdaresi tarafından yürütülen çalışmalar nedeniyle Bolu Valisi H. İbrahim Akpınar ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin Akduman hakkında ceza davası açılması istemiyle Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu.

TMMOB Tahribatın Dökümünü Verdi
TMMOB tarafından 2873 sayılı Milli Parklar, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Çevre Kanunu'na muhalefet nedeniyle sanıklar hakkında ceza davası açılması istemiyle Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvuruda; Bolu İl Özel İdaresince yasalara aykırı bir biçimde milli parka müdahalede bulunulduğu belirtildi. Dava dilekçesinde yapılan tahribat şöyle anlatıldı: "Göl seviyesini yükseltmek ve göl yüzeyini genişletmek amacıyla gölün kuzeyindeki tahliye kanalının önüne, 165 cm yüksekliğinde bir set inşa edildi. Böylece göl aynasında su seviyesinin yükselmesiyle, kıyıdaki yüzlerce bitki türü, çayırlık ve meralar ile 500 adet ağaç sular altında kaldı. Bunun sonucu olarak kökleri su altında kalan doğal ormanlar kurumaya başladı. Su altında kalan yolları kurtarmak için ağır iş makineleri alana sokulmuş ve doğal değerleri yıkıma uğratan çalışma başlatıldı. Onlarca makine yamaçları oyarak yeni erozyon sahaları yaratmış; çıkan toprakları da yolların üzerine dökmek suretiyle, yol seviyesi bazı yerlerde 3-4 m yükseltilmiş ve 8 m olması gereken yol genişliği yasalara aykırı olarak 12-20 metreye kadar çıkarılmıştır. Eski yollar yükseltilirken, göl aynasının hemen kenarından yol yapma yasağına rağmen, Milli Parklar Kanunu'nda belirtilen standartlardan daha geniş yeni yollar inşa edildi. Göl etrafında yollar tamamen yeniden yenilenirken, tüm dünyada nesli tükenmekte olduğu için Uluslararası Bern Sözleşmesi gereği mutlak koruma altına alınan ve kırmızı listede bulunan su samurlarının (Lutra lutra) yaşam alanları ve yuvaları bozularak, kaybolmalarına ve büyük bir olasılıkla ölmelerine neden olundu. Abant'ın güneyindeki Örencik yaylasındaki çayır ve meralar dünyada sadece Abant havzasında yetişen bitkilerin yaşama alanıdır. Bilime ve yasalara aykırı olarak, buranın gerçek kaynak ve değerleri olan biyolojik çeşitlilik hiçe sayılarak, bu yayla da sular altında bırakılmış ve Abant'a 800-1000 m uzaklıkta ikinci bir göl (YAVRU ABANT) oluşturuldu. Sular hala birikmeye devam etmekte olduğu için şimdiden Abant Gölü kadar büyüklüğe ulaşan bu yerde, orkideler ve endemik türler yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakılmıştır."

'Valilik Hukuka Aykırı Davrandı'
TMMOB'un suç duyurusundaysa yapılan çevre talanıyla, Milli Parklar Kanunu, Kıyı Kanunu, Sulak Alanlar Sözleşmesi, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Avrupa'nın Yaban Hayatının ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi'nin (Bern Sözleşmesi) çiğnendiğini ve bu hukuksuzluğa ‘dur' denmesi gerektiğini belirtti.

TMMOB yönetimi, tüm bu hukuk ihlalleri ortaya koyarak, "Bu alanın geleceğinin, yalnızca Bolu İl Özel İdaresi'nin tasarrufuna bırakılamayacağı ve teslim edilemeyeceği uygulama ile açıkça ortaya çıkmıştır. Bolu Cumhuriyet Savcılarının bu ağır ve süren ihlale hemen müdahale etmesi ve tecavüzü durdurması gerekmektedir. Suçüstü halinde, soruşturma için herhangi bir izne gerek olmadığından sanıklar hakkında gecikmeksizin kamu davası açılması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.



can salmanoğlu
7 yıl önce - Cum 23 Nis 2010, 13:55

Bu ülkede insanlar çevreye karşı yeterince bilinçlenmemiş ki. Böyle bir güzel göl ve orman kombinasyonu batılı bir ülkede olsa, oranın güzelliğine güzellik katılırdı. Ekolojiyi, görüntüyü ve ruhu bozmadan düzenlerlerdi. Bakalım şimdi sıra nerede merak ediyorum.

Serhat Gencer
7 yıl önce - Cum 23 Nis 2010, 14:17

"Ben çevrecinin daniskasıyım" diyenlerin "Benim valim" dediği kişiler doğa katliamı yapıyor. Burada birbirimizi yemek yerine muhaleffetten yana tavır alalım ki birileri hamuduyla götürmesin...
(Tabii muhalefet konu hakkında ne yapıyor o da ayrı bir mevzuu)


Mehmet Tunçer

2 yıl önce - Pts 14 Eyl 2015, 23:05
ABANT TABİAT PARKINA İLİŞKİN MAHKEME KARARLARI


Bolu İl Özel İdaresi ile Bolu İl Çevre ve Orman Müdürlüğü arasında imzalanan 21.08.2009 Tarihli Sözleşmenin; hukuka aykırı olduğu, yapılan uygulamaların endemik bitki alanını ve kıyı eko sistemini yok ettiği, yaban hayatını tahrip ettiği, Uzun Devreli Gelişme Planı’na aykırılıklar olduğu, yeni yollar açıldığı, göl su seviyesinin yükseltildiği iddialarıyla iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından Sakarya 1 Nolu İdare Mahkemesi’ne dava açılmıştır. (Dava konusu ; Bolu İli Abant Gölü Tabiat Parkı Sınırları İçinde Yer Alan Çadırlı Kamp Alanı, Kapı Girişi, Köy Ürünleri Satış Üniteleri İşletmeciliği İle Genel Saha Temizlik Ve Güvenlik Hizmetlerinin İşletmeciliğine Ait İhale)

Mahkeme; Çevre ve Orman Bakanlığı ve Bolu Valiliği’nin savunmalarını almış, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermiş (26.10.2010 Tarihli Karar) ve resen seçilen bilirkişi raporlarını dikkate almıştır.
2.1. Çevre ve Orman Bakanlığı Savunması Özeti
Çevre ve Orman Bakanlığı savunmasında; usul yönünden davanın süre ve ehliyet yönünden reddi gerektiği belirtilmiştir. Esas yönünden ise; Abant Gölü’ne müdahale edildiği, Gölün su seviyesinin yükseltildiği iddia edilmiş ise de, bu iddianın gerçeği yansıtmadığı açıklanmıştır.
Abant Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı’na aykırılık bulunmadığı gibi, doğal yapının değişmesine ve endemik türlerin yok olmasına neden olacak faaliyetlerde bulunulmadığı, Abant Gölü Tabiat Parkı’nın tamamının işletilmesinin devredilmesinin söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Abant Gölü’nün korunması ve sportif olta balıkçılığı işletmesinin Bolu İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nce yapıldığı, Abant Tabiat Parkı’nın kaynak değeri olan yaylaların kontrolü ve denetiminin de İl Müdürlüğü’nce yapıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.

2.2. Bolu Valiliği Savunması Özeti
Abant Gölü Tabiat Parkı’ndaki çalışmaların Milli Parklar Kanunu ve Yönetmeliği ile Uzun Devreli Gelişme Planı’na uygun olduğu, bu nedenle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

2.3. Bilirkişi Raporu ve Karar
Sakarya İdare Mahkemesi Kararında; “2873 Sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 23. Maddesinin 2. Fıkrası ile 21 Ekim 1988’de Tabiat Parkı olarak ilan edilen Abant Gölü ve çevresinde, 4 adet günübirlik kullanım alanı, bir adet çadırlı kamp alanı, iki adet beş yıldızlı otel ve Bolu Özel İdaresi’ne ait Gazino ve Konuk Evinin bulunduğu, Göl çevresini dolaşan yaklaşık 6 km uzunluğunda çok amaçlı bir yolun olduğunu, ayrıca alana iki adet giriş ve bir adet otopark bulunduğu,
Abant Gölü Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı’nın 26.03.2003 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girdiği, bu Plan kapsamında Abant Tabiat Parkı’nda2005-2006-2007 yıllarında Bolu İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nce çevre düzenleme, altyapı çalışmaları yapılmaya başlandığı,
Bu amaçla Abant Tabiat Parkı’nın hâlihazır haritaları ve çevre düzenleme planlarının İl Müdürlüğü tarafından yaptırılarak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce onaylandığı,
Bunu takiben Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün (13.07.2009 tarih ve 6049 sayılı) yazısı ile Bakanlığın (09.07.2009 tarih ve 512 sayılı) oluru doğrultusunda işletmecilik talebinde bulunan Bolu İl Özel İdaresi’nin pazarlığa davet edildiği,

22.07.2009 günü yapılan ihale ile Abant Gölü Tabiat Parkı Kapı Girişi, çadırlı kamp alanı, köy ürünleri satış üniteleri işletmeciliği ile genel saha temizlik ve güvenlik hizmetlerinin 2866 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51/g Maddesi uyarınca ihale edilerek (261,000,00.- TL bedel ve 5+5 yıllığına) işletmeciliği Bolu İl Özel İdaresine verildiği, söz konusu ihalenin onaylanmasını takiben ihale sözleşmesinin 21.08.2009 tarihinde imzalandığı ve 27.08.2009 tarihinde de yer teslimi yapıldığı,
Bundan sonra sözleşme uyarınca işletmeci tarafından yapılmaya başlanan faaliyetlerin davacı tarafından öğrenilmesi üzerine bakılmakta olan Davanın açıldığı anlaşılmaktadır” denilmektedir.
Uyuşmazlıkta, Abant Gölü Tabiat Parkı alanına ilişkin imzalanan sözleşme uyarınca yapılan ve yapılacak yapılar ile yol, kaldırım, yürüyüş yolu gibi tüm imalatların Tabiat Parkı’na bir zararının bulunup bulunmadığı, ekolojik denge ve ekolojik sistem açısından zararının bulunup bulunmadığı, yaban hayatının tahrip edilip edilmediği, su toprak, hava ve ormana ilişkin konularda çevre kirliliğine neden olup olmadığı hususlarına yönelik olarak mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi üzerine resen seçilen Bilirkişiler tarafından bir Rapor hazırlanmıştır.

2.4. Bilirkişi Raporu
Bilirkişi Raporu’nda; Abant Gölü Tabiat Parkı’nın 2003 yılında onaylanmış olan Uzun Devreli Gelişim Planı’nın bulunduğu, 21.08.2009 ile 31.12.2013 tarihleri arasında Abant Tabiat Parkı’ndaki çadırlı kamp alanı, kapı girişi, köy ürünleri satış üniteleri işletmeciliği ile genel saha temizlik ve güvenlik hizmetlerinin Bolu Valiliği İl Özel İdaresine ihale edildiği, İşletmecinin sözleşmenin 91. Maddesi’nde belirtilen yükümlülüklere uygun olarak “Yatırım Uygulama Planı” yaptığı, 26.06.2009 tarihinde alandaki 4 adet günübirlik kullanım alanı, 1 adet çadırlı kamp alanı, 8 adet tuvalet, kapı girişi, bisiklet, at ve faytonla gerçekleştirilen tur işletmeciliklerine ilave olarak katı atık toplanması ve atık su bertarafına ilişkin kolektör yapımı, alt yapı, kanalizasyon, cep, otopark, yolların bakım ve onarımı ile çevre düzenlemesi işleri ve yayla evlerinin restorasyonu ve işletmeciliği ile Ziyaretçi ve Tanıtım Merkezi’nin yapımı hizmetlerinin de İşletmeci tarafından gerçekleştirilmesini öngörecek şekilde ihale edilmesine karar verildiği, işletmecinin Sözleşme gereğince alanın kanalizasyon sistemini, açıktan geçen elektrik hatlarının yeraltına alınma işlerini tamamladığı, çevre yolu ve yürüyüş yolu imalat işinin kazı dolgusunu tamamlandığı, ancak kaplamasının ise yaklaşık 2 km’lik kısmını tamamladığı, ayrıca yol kenarındaki durak vb. tesislerin yapımına başlanmadığı, alanda yapılan gözlemler sonucunda; (Karagül, R. vd. Bilirkişi Raporu)
• Kanalizasyon ve elektrik hatlarında yapılan işlerin Uzun Devreli Gelişim Planı’na uygun olduğu, ancak alanın keşfi sırasındaki yol kazı ve dolgu yüksekliklerinin gereğinden fazla olduğu, bu fazla yapılan dolgulara Çevre Yolu’nun her yerinde rastlandığı,
• Çevre Yolu ile ilgili olarak; UDGP’nında en fazla yol genişliğinin 11 metre 60 cm. olacağının belirlendiği, ancak yol yapımı sırasında onaylı Uygulama Projesi’nin ekindeki detaylarda belirtilen yol genişliklerine uymayan alanlara rastlandığı,
• Kıbrısçık Tepesi Mevkii’ndeki yolun genişliğinin 15 metre olduğu, bu alanların yol güzergâhı üzerindeki günübirlik kullanım alanlarının bulunduğu yerlerde en fazla gözlemlendiği,
• Yine yol yapımı esnasında alanın güney-doğusundaki Samat yaylası girişinin sağ tarafındaki piknik alanının yanından geçen yola ek olarak projesinde bulunmayan ve Uzun Devreli Gelişim Planı’nın 3.25 Maddesi’nin (a) Bendi’nde “Yerleşim alanlarını birbirine bağlayan ana ulaşım güzergâhlarına ilave olarak yeni yol açılamaz, mevcut yollar genişletilemez” ve (b) Bendi’nde yer alan “Yayaları ana ulaşım güzergâhlarına bağlayan yeni yollar açılamaz ve mevcut yollar genişletilemez” hükümlerine aykırı olarak “Yeni yollar açıldığı” nın tespit edildiği,
• Göl çevresindeki yolun genişliğinin bazı yerlerde 15-16 metreye kadar genişletildiği, bu genişliği sağlamak için ise Göl tarafı doldurulurken orman tarafında şev kazıları yapıldığı, bu alanlardaki mevcut toprak yapısının ve bitki örtüsünün değiştirildiği,
• Doldurulan Göl tarafında Göl kıyı – kenar çizgisinin değişimine yol açıldığı ve dolgu yapılan kısımlarda flora ve faunanın yaşanılan ve yaşam alanları olan kesimlerin dikkatsiz ve özensiz bir şekilde “TAHRİP EDİLDİĞİ”,

•


(+)


GÖL SEVİYESİNİN YÜKSELTİLMESİ İÇİN YAPILAN SEDDE (Solda) GÖL SEVİYESİNİN YÜKSELTİLMESİ İLE ABANT GÖLÜ ETRAFINDA ARTAN SU SEVİYESİ İLE BİRLİKTE GÖL ÇEVRESİNDEKİ PİKNİK ALANLARI, AĞAÇLAR VE YOLLAR SULAR ALTINDA KALMIŞTIR (Sağda)

• Ayrıca dik yamaçlarda toprak örtüsünün erozyonla Göl içine taşınabileceği kazılar yapıldığı, bu kazı şevleri bitkisel veya mekanik olarak tahkim edilmemiş olup erozyona maruz olduğu,
• Bu durumun genel peyzaj karakterine uymayan görüntüler oluşturduğu, alanın bazı bölgelerinde yaşlı ağaçların kök boğazlarının yol dolgusu tarafından örtüldüğü, yapılan yolun genişliğinin ve şevlerin yer yer oldukça dik olması su samuru, kaplumbağa, küçük memeli (Rodentia ve Insevtivora) gibi hayvanların geçişine engel teşkil ettiği, bu durumun 2003 yılı onaylı UDGP’deki “yeni yol açılamaz ve mevcutlar genişletilemez” hükmüne aykırı olduğu, (Resim 6-7)



(+)


Resim ... GÖLDE ARTAN SU SEVİYESİ İLE BİRLİKTE GÖL KENARINDAKİ AĞAÇLAR SU İÇİNDE KALMIŞTIR.
• Ayrıca, Nisan 2010’da Abant Gölü’nün çıkışına bir savak (set) yapıldığı (Resim 4), Göl seviyesinin 2 metre yükseltildiği, kıyı-kenar alanları, buradaki flora (endemik Abant Çiğdemi de dahil) ve fauna, tesis iskeleleri, kıyıdaki ağaçların su altında kaldığı,
Buradaki ağaçların kurtarılabilmesi için Batı Karadeniz Ormancılık Müdürlüğü yetkilileri tarafından;
• Su seviyesinin düşürülmesi,
• Ağaç köklerindeki suyun boşaltılması,
• Yeniden kök havalanmasının gerektiği,
belirtilmiştir. Aksi takdirse ağaçların hayatiyetinin ciddi tehdit altında olduğu belirtilmiştir.
• Daha sonra savakların kaldırıldığı, alanda yapılan keşif sırasında bu nedenle Göl seviyesinde değişiklik olmadığının görüldüğü,
Bilirkişiler tarafından belirlenmiştir.

Sonuç olarak; Bilirkişi heyeti keşif ve dosya incelemesinde; “söz konusu alanın işletmecisinin Göl çevresi yolunun yapımı sırasında gereğinden fazla yol dolgusu yaptığı, yol genişliklerinin uygulama planına uymadığı, UDGP’na aykırı olarak alanda yeni yollar açıldığı ve alanın korunan alan olması nedeni ile faunanın korunmasında gerekli hassasiyetin gösterilmediğinin tespit edildiği, yasal olarak korunan alan statüsünde olan Abant Gölü Tabiat Parkı’nın 2010 yılındaki çalışmalarda “şantiye ve hafriyat alanına döndüğü”, çok özenli ve dikkatli çalışılması gereken bir alanda çalışmaların yeterli hassasiyet gösterilmeden yapıldığı” görüşlerine yer verilmiştir.



Mehmet Tunçer

2 yıl önce - Sal 15 Eyl 2015, 22:36
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Tahribatın Dökümünü Verdi..


Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türkiye ve Dünya'daki sayılı endemik bitki türlerini barındıran ve uluslararası anlaşmalarla koruma altında bulunan Abant Gölü Tabiat Parkı'nda yapılan çevre tahribatını yargıya taşıdı. Önce düzenleme adı altında yapılan inşaatların bitki türlerini sualtında bırakarak, hayvanların göç etmesine yol açtığı haberleri çıkmış ardından da bu tadilatların tümünün bölgede yapılacak olan lüks bir otele yol sağlamak için başladığı ortaya çıkmıştı.




TMMOB, Bolu İl Özel İdaresi tarafından yürütülen çalışmalar nedeniyle Bolu Valisi H. İbrahim Akpınar ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin Akduman hakkında ceza davası açılması istemiyle Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu.

TMMOB Tahribatın Dökümünü Verdi

TMMOB tarafından 2873 sayılı Milli Parklar, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Çevre Kanunu'na muhalefet nedeniyle sanıklar hakkında ceza davası açılması istemiyle Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvuruda; Bolu İl Özel İdaresince yasalara aykırı bir biçimde milli parka müdahalede bulunulduğu belirtildi. Dava dilekçesinde yapılan tahribat şöyle anlatıldı:
"Göl seviyesini yükseltmek ve göl yüzeyini genişletmek amacıyla gölün kuzeyindeki tahliye kanalının önüne, 165 cm yüksekliğinde bir set inşa edildi.



(+)


Böylece göl aynasında su seviyesinin yükselmesiyle, kıyıdaki yüzlerce bitki türü, çayırlık ve meralar ile 500 adet ağaç sular altında kaldı. Bunun sonucu olarak kökleri su altında kalan doğal ormanlar kurumaya başladı.





(+)


Su altında kalan yolları kurtarmak için ağır iş makineleri alana sokulmuş ve doğal değerleri yıkıma uğratan çalışma başlatıldı. Onlarca makine yamaçları oyarak yeni erozyon sahaları yaratmış; çıkan toprakları da yolların üzerine dökmek suretiyle, yol seviyesi bazı yerlerde 3-4 m yükseltilmiş ve 8 m olması gereken yol genişliği yasalara aykırı olarak 12-20 metreye kadar çıkarılmıştır. Eski yollar yükseltilirken, göl aynasının hemen kenarından yol yapma yasağına rağmen, Milli Parklar Kanunu'nda belirtilen standartlardan daha geniş yeni yollar inşa edildi.




(+)





(+)


Göl etrafında yollar tamamen yeniden yenilenirken, tüm dünyada nesli tükenmekte olduğu için Uluslararası Bern Sözleşmesi gereği mutlak koruma altına alınan ve kırmızı listede bulunan su samurlarının (Lutra lutra) yaşam alanları ve yuvaları bozularak, kaybolmalarına ve büyük bir olasılıkla ölmelerine neden olundu.





Abant'ın güneyindeki Örencik yaylasındaki çayır ve meralar dünyada sadece Abant havzasında yetişen bitkilerin yaşama alanıdır. Bilime ve yasalara aykırı olarak, buranın gerçek kaynak ve değerleri olan biyolojik çeşitlilik hiçe sayılarak, bu yayla da sular altında bırakılmış ve Abant'a 800-1000 m uzaklıkta ikinci bir göl (YAVRU ABANT) oluşturuldu. Sular hala birikmeye devam etmekte olduğu için şimdiden Abant Gölü kadar büyüklüğe ulaşan bu yerde, orkideler ve endemik türler yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakılmıştır."




(+)


'Valilik Hukuka Aykırı Davrandı'

TMMOB'un suç duyurusundaysa yapılan çevre talanıyla, Milli Parklar Kanunu, Kıyı Kanunu, Sulak Alanlar Sözleşmesi, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Avrupa'nın Yaban Hayatının ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi'nin (Bern Sözleşmesi) çiğnendiğini ve bu hukuksuzluğa ‘dur' denmesi gerektiğini belirtti.

TMMOB yönetimi, tüm bu hukuk ihlalleri ortaya koyarak, "Bu alanın geleceğinin, yalnızca Bolu İl Özel İdaresi'nin tasarrufuna bırakılamayacağı ve teslim edilemeyeceği uygulama ile açıkça ortaya çıkmıştır. Bolu Cumhuriyet Savcılarının bu ağır ve süren ihlale hemen müdahale etmesi ve tecavüzü durdurması gerekmektedir. Suçüstü halinde, soruşturma için herhangi bir izne gerek olmadığından sanıklar hakkında gecikmeksizin kamu davası açılması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.



















Mehmet Tunçer

2 yıl önce - Prş 17 Eyl 2015, 00:03
Abant Katliamı Meclise Taşındı


Abant Katliamı Meclise Taşındı

CHP Zonguldak Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Av. Ali İhsan Köktürk, Bolu-Abant'ta yaşanan katliamı meclise taşıdı.Milletvekili Köktürk Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu. Önerge şu şekilde:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını dilerim.
Bolu Valiliği'nin 'Abant Uzun Devreli Gelişme Planı' kapsamında yürüttüğü ifade edilen ve yapılan çalışmalar neticesinde; Abant gölünün kıyısına hafriyat döküldüğü, yol açmak için yüzlerce ağaç kesildiği, gölün dere ile olan bağlantısındaki menfezlerin değiştirildiği ve bu çalışma sonucu göl sularının yükseldiği, çevresinde yer alan mera’nın göle dönüştüğü, ağaçların, endemik bitkilerin sular altında kaldığına ilişkin haberler ulusal basınımızda yer almıştır. ( Hürriyet, 12.04.2010)
Bolu Valililiğin 26 Şubat 2010 tarihinde Orman Bakanlığı’na bağlı Batı Karadeniz Ormancılık Müdürlüğünden, Abant’ta arazi incelemesi yapmasını istediği; ilgili Müdürlüğün yaptığı çalışma sonucu oluşan raporda;
•Göl ayağına yapılan 1.5 metre yüksekliğindeki menfezden dolayı, su kotunun yükseldiği,
•Göl kıyısındaki sarıçam, göknar, söğüt ve yabani eriklerin kök boğazının su altında kaldığı,
•Bu ağaçların kısa sürede canlılıklarını yitireceği,
•Bölgenin ve ülkenin endemik bitkisi olan kar çiçeğinin ve Abant çiğdeminin yaşam alanının ciddi tehdit altında olduğu, ifade edilmiştir.


Bu bilgiler ışığında;
1-Batı Karadeniz Ormancılık Müdürlüğü raporları dahil, Mühendis Odaları, Çevre kuruluşları ve diğer Sivil Toplum Kuruluşlarının uyarılarına karşın Valiliğin, yürüttüğü söz konusu proje; 'Abant Uzun Devreli Gelişme Planı' na uygun mudur?
2-Bolu Valiliğince Abant Tabiat Parkında yürütülen söz konusu çalışmalarda, ilgili bakanlık ve sorumlu kuruluşların ‘olumlu’ görüşleri alınmış mıdır?
3-Bolu Valililiğinin, Orman Bakanlığı’na bağlı Batı Karadeniz Ormancılık Müdürlüğünün raporlarına uymama nedenleri hükümetinizce bilinmekte midir?
4-Gölün kıyısına dökülen onca toprağa, kesilen ağaçlara ve dozerlerin doğada açtığı yaralara karşın, Bolu Valiliği “doğaya zarar verilmiyor” açıklamasında bulunmaktadır. Bolu Valililiği, bu açıklamalarını hangi bilimsel belge ve gerekçelere dayanmaktadır?
5-Sahip olduğu değer ve statüsü gereği, ‘Milli Park Yasası, Kıyı Yasası, Orman Yasası, Mera Yasası, Çevre Yasası, Sulak Alanlar Sözleşmesi ve taraf olduğumuz Avrupa Peyzaj Sözleşmesi, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ile Yaban Hayatının ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ kapsamında kalan Abant Gölü ve çevresinde yaşanan tahribatların sorumluları hakkında, Hükümetinizce ne tür bir işlem başlatılmıştır? Yapılan işlemin sonuçları konusunda kamuoyu bilgilendirilecek midir?
(Haber Merkezi)
http://www.demirmedya.net/anasayfa/siyaset/item/2 ...C4%B1.html

Çarşamba, 14 Nisan 2010 17:5


Mehmet Tunçer

4 ay önce - Prş 27 Tem 2017, 23:05
ABANT GÖLÜ TABİAT PARKI'NDA ÇEVRE TAHRİBATI


"........Bu kitapta, Abant Gölü Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı ve bu Plan kararlarına aykırı olarak 2009- 2010 yıllarında merkezi yönetimin birimlerinin (Valilik, İl Özel İdaresi, Çevre ve Orman İl Müdürlüğü vd) doğal çevre üzerinde, özellikle “Abant Gölü Tabiat Parkı” nda yaptıkları ve “ekolojik tahribat” olduğu yasa ve mahkeme kararları ile saptanarak durdurulan uygulamalar ele alınacaktır.
Kamu kurumları, iyi niyetli olsalar dahi, bilim, teknik ve planının gereğini yerine getirmemişler ve önemli bir doğal değerin büyük ölçüde zarar görmesine neden olmuşlardır.
Bolu Valiliği’nin gerçekleştirdiği bu vahşi uygulamalar hem çevreye hem de gelecek nesillere karşı işlenmiş bir suçtu.. Bu suça karşı yürütmeyi durdurma kararı alınmasında ülkede ve Bolu’da sadece birkaç meslek odası, sivil toplum kuruluşu ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nden birkaç bilim insanı çaba göstermişti.... "
I.Abant Gölü Tabiat Parkı Nitelikleri
II.Abant Gölü Tabiat Parkı'nda Ekolojik Yaşam
III.Abant Gölü Tabiat Parkı'ndaki Uygulamalar ve Tepkiler
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı: 248
Dili: Türkçe
Yayınevi: Gazi Kitabevi
Sayfa Sayısı : 248
http://www.dr.com.tr/…/Ekoloji-Cevre-B…/urunno=0000000711609






eö93

3 ay önce - Pts 21 Ağu 2017, 15:44

başlığın açıldığı tarihten itibaren 7 yıl sonrasından bildiriyorum şu an abant yolunda her km başı bir otel var zaten yol boyu otel ve pansiyon doldu ve ayrıca o otellerin birinde çalışmışlığım da var.



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET