Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 9

sizce Sinop'a nükleer santral yapılmalı mı?
evet yapılmalı (çünkü temiz, güvenli, ucuz ve diğer nedenler) 60.3%  60.3%  [105]
hayır yapılmamalı (çünkü kirli, tehlikeli, pahalı ve diğer nedenler) 36.8%  36.8%  [64]
bence fark etmez 2.3%  2.3%  [4]
hiç bir fikrim yok 0.6%  0.6%  [1]
Toplam Oy : 174

ibrahim611c
2 yıl önce - Çrş 10 Hzr 2015, 18:39

kesinlikle yapılsın diyorum

Yakup

2 yıl önce - Pts 22 Hzr 2015, 23:42

şte Sinop Nükleer Santrali'nin maliyeti

Japonya'da yayımlanan Nikkei gazetesi, Sinop'ta inşa edilecek nükleer santralin maliyetinin 16.3 milyar dolar olacağının tahmin edildiğini ve inşaatta Japon ve Fransız şirketlerin yanı sıra iki veya üç tane Türk şirketinin yer alacağını belirtti

Alıntı:
Türkiye'nin ikinci nükleer santrali olacak Sinop Santrali'nin maliyeti daha önce 22 milyar dolar olarak öngörülmüştü. Santrali yapacak konsorsiyum Japonya, Fransa ve Türkiye'den oluşuyor.

Türkiye'den kamu adına Elektrik Üretim AŞ hissedar olacak. Gazetede Cumartesi günü yayımlanan haberde, santralin 2 trilyon yen, yani yaklaşık 16.3 milyar dolarlık maliyetinin yüzde 20-25'inin inşaattan oluştuğu tahmin edildi.

Habere göre kısa süre içinde kurulması beklenen proje yönetim şirketinde Mitsubishi Heavy Industries hissedar olacak. İnşaatta ise Japonya'da Taisei ve Obayashi şirketleri rol alacak. Fransız inşaat şirketi Bouygues ve iki veya üç Türk şirket Japon şirketlerle ortaklık kuracak.

Türkiye'nin ilk nükleer santrali ise 20 milyar dolarlık yatırımla Rusya tarafından Mersin Akkuyu'ya yapılacak.


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Güzel bir proje ve güzel bir yatirim..


murad_1299
2 yıl önce - Cmt 31 Ekm 2015, 17:38

japonlar 16,3 milyar dolar maliyet tahmin ediyor,bizimkilerse 22 milyar dolarlık antlaşma imzalamış aradaki fark nereye gidecek deniyor twitterda
sanırım sadece tahmindi o kadarlık para çıkışı anlamına gelen bir antlaşma falan yok



Yakup

10 ay önce - Çrş 15 Şub 2017, 13:31

Akkuyu NGS Saha Parametreleri Raporu onaylandı

TAEK tarafından, Akkuyu NGS için inşaat lisansı başvurusu ön şartı olan saha parametreleri raporuna onay verildi



Alıntı:
. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunca (TAEK), Türkiye'nin ilk nükleer güç santrali projesi Akkuyu için inşaat lisansı başvurusu ön şartı olan saha parametreleri raporu onaylandı.

Şirketin internet sayfasında yer alan açıklamada, Akkuyu Nükleer Güç Santralinin (NGS) tasarımında kullanılacak bu saha parametrelerinin onayının, santralin inşaat lisansı başvurusunun TAEK tarafından değerlendirmeye alınması için yerine getirilmesi zorunlu bir koşul olduğu belirtildi.

Açıklamada, son hali 6 bin sayfayı aşan raporla ilgili olarak, "TAEK ve Akkuyu Nükleer AŞ uzmanlarının katılımıyla, Türkiye'nin kurulacak ilk nükleer santralinin saha parametrelerinin doğrulanmasına yönelik çalışmalar yürütülmüştür. Düzenleyici kurumunun inisiyatifinde; depremsellik, hidrojeoloji, karstik boşluklar ve Mersin ilinde nükleer santralin kurulacağı sahada meydana gelebilecek diğer doğal olaylarla ilgili raporda verilen bilgilerin kapsamı genişletilmiş ve bir dizi konu daha ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır." ifadesi kullanıldı.

Düzenleyici kurum tarafından yönlendirilen soruların çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye'nin önde gelen üniversiteleri, eğitim ve araştırma kurumlarının yanı sıra birçok özel şirketten teknik görüş alındığı kaydedildi.

Akkuyu Nükleer AŞ tarafından ayrıntılı incelemelerle belirlenen ve gerekçelendirilen Akkuyu Nükleer Santrali Saha Parametreleri Raporu kapsamında, tesisin tasarımında kullanılacak parametreler sıralanıyor.

Söz konusu rapor, 30 Aralık 2015'te TAEK'e sunulmuştu.

KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Nükleer santral yapim süresi gercekten cok uzun sürüyor..

ileri icin yapilacak olan yeni santrallerin alt yapilari ve hazirliklarini simdiden baslanmali.. Yooksa 3. ve 4. santrallerini en erken 2060'da görürüz gibime geliyor...


Yakup

5 ay önce - Pts 10 Tem 2017, 15:50

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan detaylar şöyle:

Alıntı:
Ülkemiz jeopolitik konumu gereği önemli bir noktadadır. Transit bir ülke olarak elimizden geleni yapıyoruz. Siyasi istikrarımız ve ekonomik gelişmişliğimizle hatırı sayılı bir aktör konumundayız.

Azerbeycan doğalgazının ülkemize sevkine olanak sağlayan Bakü-Tiflis-Ceylan hattını devreye aldık. Şimdi sırada TANAP hattı var. Hazar ve Ortadoğu bölgesinden ülkemize ve Avrupa'ya gaz taşınaca. Hattın 2020 yılında devreye girmesini bekliyoruz.

"ENERJİDE DENGELER DEĞİŞTİ"

Dünyanın en önemli projelerinden biri de Türk Akımı projesidir. Ayrıca kazan-kazan anlayışıyla Doğu Akdeniz ve Irak başta olmak üzere yeni projeleri değerlendirmeye de hazırız. Enerjide dengeler büyük oranda değişti. Yeni teknolojiler ortaya çıktı. Daha önce ulaşılamayan alanlara ulaşabildik.

Çin, Hindistan, Afrika, Güneydoğu ve Asya ekonomileri enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye başladılar. Ekonomik ve güvenli bir şekilde ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri önemlidir. Enerji talep artışında OECD ülkeleri arasında dünyada Çin'in ardından ikinci sıradayız.



İlk olarak yerli enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasını hedefliyoruz. Ulusal enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, enerji verimliliğinin teşvik edilmesi her zaman önceliğimiz olmuştur. Karadeniz ve Akdeniz önemli noktalardır. Son olarak diğer alanlarda yatırımcıların önünü açacak şeffaf ve öngörülebilir hedef odaklı bir strateji geliştirdik.

Elektrik enerjisindeki payı yüzde 10 azalttık. Yerli kaynaklardan elektrik üretimi rekor seviyeye ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarından Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeyi geride bıraktık. 100 megabaytlık Konya Güneş Terminali projesi bu kararlılığımızın en önemli simgesidir.

"ÜÇÜNCÜ NÜKLEER SANTRALİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ"

[b]Nükleer enerji konusunda da hızlandık. Akkuyu ve Sinop terminallerinin devreye girmesiyle enerjimizin yüzde 10'luk kısmını buradan karşılayacağız. Üçüncü bir nükleer güç santrali üzerinde de çalışıyoruz. Sanayi, tarım, uydu ve haberleşme gibi alanlarda da çalışacağız.[/b
]

Yıllık doğalgaz tüketimin en az yüzde 20'sini depolayacak bir sistem kuruyoruz. Türkiye'yi enerji üssü haline getirmekte kararlıyız. Geçtiğimiz aylarda denize indirdiğimiz Oruç Reis'in de yüzde 90'nın milli üretim olduğunu belirtmek isterim.



"KATAR'LA YAŞANAN GERGİNLİK ÇÖZÜLMELİ"

Türkiye cazip bir ülkedir. Tüm tarafların faydasına sonuçlar doğuracak çalışmalar yapıyoruz. Hidrokarbon kaynakları bakımından çok zengin olan ülkemize önem veriyoruz. Katar'la yaşanan gerginliğin çözülmesi için elimizden geleni yaptık. Bölgede siyasi kriz istemiyoruz. Diyalog en büyük iletişim ağıdır. Katar ile ilgili gerginliğin ivedilikle aşılması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.

Suriye'de sorunun çözülmesi için sahadaki şartların çözülmesi gerekiyor. Astana toplantılarıyla kayda değer ilerleme sağlandı. Cenevre'de de öyle.

Irak'da ise DEAŞ'la mücadelenin sonuna yaklaşıldı. 'Musul'da neticeye yaklaşıldı' haberi bizim için çok önemlidir. Harebe Musul'un maliyetini acaba kimler karşılayacak? Bağımsızlık referandumu gibi tek taraflı girişimlerden kaçınılması gibi unsurlar bu ülkenin geleceğinde önemli olacaktır.

"KİMSEDEN İZİN ALMAYACAĞIZ"

Burada ele alınacak konuların küresel konuda işbirliklere katkıda bulunacağına ve Türkiye'nin de enerjide önemli bir nokta olduğuna inanıyorum. Enerjide terör örgütlerinin yol açtığı kaos ve karmaşa bizi zorda bırakıyor. Biz terörle mücadelede çok büyük mücadele verdik. Ülkemizin güvenliği konusunda, sınırlarımızın içi ya da dışında ne gerekiyorsa, kimseden izin almadan yapmakta kararlıyız.

Doğu Akdeniz'deki gelişmelere de değinmekte fırsat var. Kıbrıs'ta Rum tarafının olumsuz yaklaşması nedeniyel Kıbrıs'ta olumlu sonuç alamadık. Bölgedeki yeni karışıklıklara yol açacak adımlardan kaçınmalılardır. Aksi takdirde Türkiye gibi dostlarını kaybedeceklerini belirtmek isterim.

"BURADA ORTAK BİR AMACIMIZ VAR"

Öte yandan Başbakan Binali Yıldırım ise, enerji güvenliğinin ancak birlikte ve tutarlı bir mücadele yöntemiyle sağlanabileceğini söyledi.

Binali Yıldırım'ın konuşması şu şekildeydi:

Enerji sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olan kongredeyiz. Enerji sektörü, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde her zaman önemini koruyan bir sektördür. Hayatımızın refahını artırmak için olmazsa olmazdır. Burada ortak bir amacımız var. Alınacak kararların bu ortak amaca hizmet edeceğine inanıyorum.

Enerjide sayılı ekonomilerin arasına girmek önemli hedefimizdir. Günümüzde ülkelerin, toplumların gelişmişlik düzeyi enerjiye erişimi ile ölçülüyor. Bunlar için gayret gösterirken enerji alanındaki güncel gelişmeleri de göz ardı edemeyiz. Petrol ve doğalgazın üretim ve tüketiminde aktörlerin çoğaldığını, tüketimin giderek OECD ülkelerinden Asya ülkelerine kaydığını, alternatif enerji kaynaklarının artmakta olduğunu müşade etmekteyiz.

En doğru kararları vermeye mecburuz. Her zaman kazan-kazan yaklaşımını ön plana aldık. Enerji bir iltilaf değil bir işbirliği alanıdır. Enerji alanında geçmişte hayata geçirdiğimiz projelerin yanı sıra gelecekteki projelerimizdir. Bakü-Tiflis-Ceylan projemizle bu işbirliğini gösterdik. Bunu Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı Projesi ile taçlandırıyoruz. Rusya Federasyonu ile ilerlettiğimiz Türk Akımı Projesi de ayrıca katkı sağlayacak. Anlaşmanın bu yılın Şubat ayında yürürlüğe girmesiyle beraber, çalışmalar hız kazanacak. Türkiye, 15 milyar 575 metreküp gazı Rusya'dan doğrudan alabilecek. İkinci bir hatla Avrupa'ya aynı miktarda gaz sevkiyatı yapılabilecek.Kıbrıs Adası etrafındaki hidrokarbon kaynaklarının her iki tarafa da ait olduğunu hatırlatmak isterim. Kıbrıs-Rum liderliğinin barışın önünü tıkamak yerine yapıcı bir tutuma yönelmesinde fayda var. Uluslararası Enerji Ajansı tarafından LNG verimliliğin artırılması, yerli ve yenilebilir kaynaklarda istifade edilmesi, diğer yandan da LNG ve doğalgaz depolama kapasitemizin artırılması attığımız adımlardan sadece birkaçıdır. Milli Enerji ve Madenler Politikasıyla bu konuda yapıcılığımız da ortaya konulmuştur. Gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde yürüttüğümüz projelerle milli kapasitemizi geliştirmeye devam ediyoruz.


2023 hedeflerimizde enerji sepetimiz içindeki yenilebilir enerji payımızı yüzde 30 seviyesine ulaştırmayı hedefliyor, teknolojide, küreysel düzeyde daha fazla gelişmeyi katkı sağlamyı öngörüyoruz. Nükleer enerjiyi de sepetimize de atıp, Akkuyu NGS'yi yapmayı hedefliyoruz.



Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre 1 milyar 200 milyar insanın elektriğe ihtiyacı var, 2.7 milyar kişi ise günlük yakıt için biyokütleye bağımlı haldedir. Afrika, Uzakdoğu gibi ülkelere Türkiye önemli ölçüde destek vermektedir. Ortak sorumluluk bilinci ile yürüteceğimiz azimli çalışmalar hepimizin amacı olmalıdır.





Kaynak; Haberturk

10 tane olmali..

Ileri icin 3 tane cok az



sayfa 9
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET