Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
ZaferB66
3 yıl önce - Cmt 19 Tem 2014, 17:27
Isparta Köprüçay havzası HES Projesi


Alıntı:
Isparta ve Antalya sınırlarında 17 kilometrekare alanı kapsayan Kasımlar Barajı ve 3 HES projesi nedeniyle Isparta'nın Sütçüler İlçesi'ne bağlı Darıbükü Köyü haritadan silinecek. Köylülerin yürütmeyi durdurma ve ÇED olumlu karanının iptaline ilişkin Danıştay'daki davada bilirkişi heyeti bölgede incelemede bulundu.
Sütçüler İlçesi'nde Ayvalıpınar'dan başlayan Kartöz ve Ayvalı derelerinin Antalya'nın Manavgat İlçesi Değirmenözü Köyü'nde Yukarı Köprüçay'la birleştiği bölgede, Taçyıldız Elektrik Sanayi Üretik A.Ş. firması tarafından yapımı devam eden Kasımlar Barajı, Kasımlar I, Kasımlar II ve Değirmenözü HES projeleriyle Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisleri Beton Santrali'ne ilişkin, köylülerin hukuki mücadelesi sürüyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 'ÇED Olumlu' kararına karşı köylüler ve doğaseverler, 2012'nin Eylül ayında Isparta İdare Mahkemesi'ne yürütmeyi durdurma ve raporun iptaline ilişkin dava açtı. Ancak mahkeme, projenin birden fazla ili kapsadığı gerekçesiyle 'görevsizlik' kararı vererek, dosyayı Aralık 2012'de Danıştay'a gönderdi. Danıştay 14'üncü Dairesi'nde devam eden davaya ilişkin 5 kişiden oluşan bilirkişi heyeti bölgede inceleme yaptı.

ÇED Olumlu raporunda ekosisteme etkilerin yeterince değerlendirilmediğine dikkat çeken avukat Tuncay Koç, projedeki su miktarlarının birbiriyle uyuşmadığı, projenin entegre olmasına rağmen iletim tesislerinin projede bulunmadığını söyledi. Projede yaklaşık 300 nüfuslu ve bölgenin merkezi konumundaki doğal bir cenneti andıran Sütçüler'in Darıbükü Köyü'nün tamamen su altında kalacağını belirten avukat Tuncay Koç, "Bununla ilgili sosyal ekonomik araştırma hiç yapılmamış. Orada yaşayan halkın ne yapacağına dair projede hiç bilgi yok" dedi.
ENDEMİK TÜRLER DE YOK OLACAK

Yukarı Köprüçay Havzası olarak anılan bölgenin zengin biyolojik çeşitliliğe sahip olduğunu anlatan Koç, "Raporda endemik türlerin nasıl korunacağına dair de bir çalışma yok. Bölgede sürüngenler, kuşlar ve bitkiler bakımından önemli endemik türler var. Bunlardan biri gökkuzgun kuşu ve kızıl akbabalar. Bölgede 10 endemik bitki olduğu raporda var ama alanda geniş yayılım olduğundan tamamen yok edilmeyeceği söylenmiş. Oysa baraj altında kalan bitkiler zaten yok olacak" diye konuştu.

ORMAN KATLİAMI OLACAK

Borularla iletim hattı nedeniyle doğanın tamamen tahrip olacağını söyleyen Koç, "Projenin resmi bilgisinde 11 bin ağaç kesilecek deniliyor, bunlar ağırlıklı kızılçam ve karaçam. Fakat daha önemli ardıç, çınar ve meşelerin de kesileceği yazılıyor. Bunun dışında yol ve iletim hattı için kaç bin ağacın kesileceği ise belirtilmemiş. Bunların daha sonra Orman Bakanlığı'ndan alınacak izinle kesileceği belirtiliyor. Dolayısıyla orada tam bir arman kıyımı olacak" diye konuştu.

298 MİLYON LİRALIK PROJE

3 HES, 1 baraj, taş ocağı ve beton santralinden oluşan 298 milyon liralık proje kapsamında 99 MW'lık kurulu güçle yıllık 266 bin MW/h elektrik enerjisi üretimi planlanıyor. Proje tüm yapılarıyla birlikte Isparta ve Antalya'da 17 kilometrekarelik alanı kapsıyor. Davası devam eden projede baraj ve HES inşaatlarına başlandı ve inşaatlarda yüzde 30, yüzde 50 seviyelerine ulaşıldı.(DHA)


http://www.zaman.com.tr/gundem_bu-koy-haritadan-s ...32426.html


Misafir 64f

2 yıl önce - Çrş 11 Şub 2015, 13:47

Kasımlar HES ile ilgili imar planı Büyükşehir Belediye Meclisi olağan toplantısında kabul edilmiş.

http://i.milliyet.com.tr/Orjinal/2015/02/10/mak-1 ...03917.Jpeg


Misafir ff9

1 yıl önce - Prş 17 Mar 2016, 13:06

Kasımlar barajı bitti. Darıbükü köyü sular altinda kalacak. Bir köy hayatı daha yok oluyor. Anılar su altında kalacak. Peki köylü mutlu mu ? Enerji için evinden yurdundan ettiğimiz bu insanlara karşılığını verebildik mi ?

Cnntürk Yesil Doga da ekrana gelecek. 19 Mart Cumartesi 21.00 Pazar 14.10



Misafir 49a

1 yıl önce - Cmt 13 Ağu 2016, 14:44

Köprülü Kanyon Milli Parkı'nı besleyen ana su kaynağı olan Köprüçay'ın Kasımlar Barajı'nın göl alanının mansabından itibaren akış rejimi tamamen bozulmuş ve bazı kısımlar tamamen kurumuş.

Misafir 651

5 ay önce - Prş 22 Hzr 2017, 12:33

HES yüzünden evi su altında kaldıktan sonra yargı haklı buldu

Isparta ve Antalya sınırlarında toplam 6 köyü kapsayan 2012 yılındaki acele kamulaştırma kararı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından Mart 2013'te uygulamaya konuldu. Kamulaştırma alanında bulunan ve evleri baraj suyu altında kalacak 25 köylüye, alan dışında 4'ü 70 metrekarelik, 21'i de 50'şer metrekarelik evler inşa edildi. Diğer 25 köylü için de çeşitli ücretler ödendi ve aileler şehre göç etti. Köylülerden 3 aile acele kamulaştırma kararına karşı dava açarken iki aile vazgeçti. Ancak, Ümmühan Uysal, tapu devrini yapmayıp kamulaştırma kararına karşı açtığı davadan vazgeçmedi.

Ümmühan Uysal, Mayıs 2015'te taşınmazlarını da kapsayan Bakanlar Kurulu'nun 'acele kamulaştırma' kararının iptali için avukatı aracılığıyla Danıştay'a dava açtı. Ümmühan Uysal'ın davası sürerken, geçen yılın mayıs ayından itibaren barajda su tutma işlemi başlatıldı. Barajda doluluk nedeniyle su bırakılınca, köydeki evler bu yılın Ocak ayında tamamen su altında kaldı. Ümmühan Uysal'ın oturduğu evin içindeki tüm eşyalarıyla birlikte suya gömüldü.

Uysal'ın Başbakanlık, Maliye Bakanlığı ve EPDK aleyhinde açtığı davada Danıştay 6'ncı Dairesi, acele yargılama usulüne tabi olan ve 6 ay içinde sonuçlanması gereken davada, 2 yıl sonra karar verdi. Danıştay'ın 8 Mayıs 2017 tarihinde aldığı kararın gerekçesinde, Anayasanın 35'inci maddesinde yer alan 'Herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz' ifadelerine atıfta bulunularak, devlet ve kamu tüzel kişiliklerinin, kamu yararı gerektiği hallerde özel mülkiyette bulunan malları yasada gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırmaya yetkili olduğuna dikkat çekildi. Dava konusu taşınmazlarda 'acelelik' halinin bulunmadığı da belirtilirken, oy birliğiyle alınan yürütmeyi durdurma kararına itiraz yolu da kapatıldı.

Evinin içindeki eşyalarıyla birlikte su altında kaldığı günü hatırlarken üzüntüsünü dile getiren Ümmühan Uysal, "O gün ben azıcık rahatsızlandım. Doktora gittim. Bir duyduk ev sular içinde kalmış. Hiçbir eşyamızı alamadık. Biz evde olmayınca 'Bunlar gitti' diye suyu salmışlar. Evimi öyle sular altında görünce çırpındım ama yok bir şey. Suyun içinden almanın imkanı yok. Kapım, kaçağım, çulum, çuvalım hepsi içinde kaldı. Ben o köyde doğdum o köyde büyüdüm. Ağladım, ağladım" dedi.

Evi sular altında kalmadan önce köyünde yalnız yaşadığını belirten Ümmühan Uysal, "Ev yok, yuva yok. Yuva yıkıldı. Hepsi gitti. Ben neyle yaşayacağım? Evin içinde tüm eşyam gitti. Yorganım yatağım, kilimlerimi kendi dokudum, onlar da gitti. Kefenliğimi aldım içine 300- 400 TL para koydum, öldüğümde harcarlar dedim. O da gitti. Biz ne bilelim böyle olacağını. Yüzüğüm vardı o da gitti" diye konuştu.



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler