Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 81

Cumhurbaşkanlığı sistemini destekliyor musunuz?
EVET 49.8%  49.8%  [332]
HAYIR 50.2%  50.2%  [335]
Toplam Oy : 667

ÖzgürZB

5 ay önce - Çrş 11 Oca 2017, 23:25

Alıntı:
Halkin sectigi vekiller secti Ahmet Necdet Sezeri..
Yani bir nebze sen/biz sectik sonucta...

Bu Yakup'un kafası nasıl çalışıyor birisi bana anlatabilir mi?

Yani şimdi normal insanların ki saat yönünde çalışıyor ise galiba yakubun ki saat yönünün tersine çalışıyor herhalde...

Yahu Ahmet Nejdet Sezer'i ECEVİT şapkadan çıkardı, adamın cumhurbaşkanı olma niyeti felan bile yoktu... ( Anayasa Mahkemesi Başkanı idi ) Ecevit ortaya attı ASKER SESİNİ ÇIKARMASIN diye gitti Nejdet Sezere konuyu açtı...

Ahmet Nejdet Sezer'de diğerleri beni istemiyor gibi bir durum söz konusu olsun istemiyorum bu yüzden git ne yap et onlar ikna et dedi Ecevit'e...

Ecevit'de gitti istifa ederim, hükümeti düşürürüm diyerek koalisyondaki ortaklarını ve muhalefeti göbeğini çatlata çatlata ikna etti...

Yoksa Asker bizi İPİN UCUNA OTURTUR!
Askerde bunu seçmemizi istiyor dedi ve seçtirdi...

Yakup bunun neresi DEMOKRASİ kafan iyi mi yavrum senin?


Ömer YILMAZ
5 ay önce - Çrş 11 Oca 2017, 23:30

Anayasa değişikliği ile ilgili bir değerlendirme:

Erdoğan, Parti Genel Başkanı sıfatıyla milletvekillerine talimat verebilecekse hangi Meclis Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı denetleyecek?
Çoğunluk partisinin lideri sıfatıyla Erdoğan vekillerine hangi yasanın çıkacağı talimatını verecek sonra da bu yasa onay için önüne gelecek.

Milletvekili seçim sistemi ve siyasi partiler yasası değişmediği sürece bu sistem kim Cumhurbaşkanı olursa olsun "milli şef" sistemine döner.
Mevcut Sistemde çıkan yasaların %95'i Hükümet Tasarısı şeklinde geliyor. Değişiklikle bu %100 Beştepe ürünü haline gelecek. Sorun büyüyor.

Mevcut sistemde SPY ve Seçim Sistemi dolayısıyla milletvekili bağımsızlığından söz edemiyoruz. Gelen sistemde mevcuttan daha kötüsü olacak.
Böyle giderse 2023'te; Erdoğan'ın çocukluk arkadaşı, askerlik arkadaşı, mahalleden arkadaşı, belediyeden arkadaşı ve şoförlerinden başka hiç kimse vekil olamayacak.


ÖzgürZB

5 ay önce - Çrş 11 Oca 2017, 23:39

Başkanlık Sistemi için sunulan Genel Gerekçe Sağlam!!!



mustafaeksi
5 ay önce - Çrş 11 Oca 2017, 23:45

Gelişmeler güzel külliyen hayırcılar paketin içeriğini eleştirmeye başlamışlar bu da sistem daha gelmeden kendini geliştirdiğini gösterir zamanla daha da güzel olacak eksileri görülecek tartışmaya devam

ÖzgürZB

5 ay önce - Prş 12 Oca 2017, 00:15
BAŞKANLIK SİSTEMİ GEREKÇESİ


Başkanlık Sistemi gerekçesi GERÇEKTEN sağlam... Bu kadar iyi olduğunu tahmin etmiyordum ilk defa okudum, beğendim...
Herşey çok güzel anlatılmış...

-Başkanlık Sistemi Genel Gerekçe-

Anayasalar toplum tarafından devleti hukukla sınırlandırmak için hazırlanan metinlerdir...

Ancak Türkiye'de tam tersi bir anlayışla anayasalar hazırlanmıştır...

Ülkemizde anayasalar toplum ve temsilcileri tarafından değil VESAYETÇİ zihniyete sahip elitler tarafından devleti sınırlamak için değil toplumu hizaya sokmak için hazırlanmış metinler olmuştur...

1961 ve 1982'de askeri darbelerden sonra yapılan anayasalar bir toplum mühendisliği projesi anlayışıyla hazırlanmıştır...

Gerek 1961, gerekse 1982 anayasaları esasen millete, milli iradeye ve seçimle oluşan iktidara güvensizlik üzerine bina edilmiştir...

Anayasa, millet iradesi ile oluşan iktidara ortak kurumlar ve yöntemler geliştirmiştir...

Adeta, seçimle oluşan iktidarın yanında seçime ihtiyacı olmayan bir iktidar alanı açmıştır...

Böylece milli iradeye ortak, milli iradeyi kontrol eden bir "VESAYET" sistemi oluşturulmuştur...

Veseayet sistemi ile millet iradesine ve iktidara ortak olmak isteyen çevreler seçimle oluşan iktidarı bölmek ve zayıflatmak düşüncesi ile hareket etmişlerdir...

1961 Anayasası döneminde yasama kuvveti zayıflatılmış yürütme iktidarı da çift başlılık ve az yetki ile çalışılamaz hale getirilmiştir...

Darbelerle oluşan ve beslenen vesayetçi anlayış zaman zaman açık veya üstü örtülü şekilde milletin seçtiği iktidara müdahalelerde bulunmuş daima iktidarın asıl sahibi olarak kendisini görmüştür...

Son olarak 15 Temmuz 2016'da millet iradesi ile oluşan iktidarı hazmedemeyen bu anlayış başka bir kisve ile başını kaldırmış iktidarı, devleti ve vatanı işgal etmek için harekete geçmiştir...

Milletimizin asil duruşu, iradesine sahip çıkması ve işbirlikçi hainlerin karşısına kahramanca dikilmesi sonrasında bu kalkışma engellenmiş ve darbeciler alaşağı edilmiştir...

Artık Yepyeni bir Türkiye, demokrasiye ve millet iradesine canı pahasına sahip çıktığını tüm dünyaya ilan eden bir millet vardır...

Türkiye'nin hükümet sistemini millete ve onun iradesine güveni esas alan şekilde düzenlemek sadece demokrasi ve hukukun gereği değil aynı zamanda milletimizin canı pahasına ortaya koyduğu bir talep haline gelmiştir...

Öte yandan 1961'den itibaren anayasalar da bürokrat kökenli bir kişi olarak tasarlanan Cumhurbaşkanı'nın konumu ve yetkileri ile ilgili bir gelişme dikkat çekicidir...

Önce sembolik yetkilere sahip olan Cumhurbaşkanının 1982 anayasası ile birlikte yetkilerinin önemli derecede artırıldığı görülmektedir...

1961 ve 1982 anayasalarının Cumhurbaşkanın görev ve yetkileri ile ilgili maddelerin karşılaştırılması izaha çalışılan hususu açıkça ortaya koymaktadır...

1980'lerin sonunda bürokratik kökenli Cumhurbaşkanı yerine demokratik siyasetten gelen Cumhurbaşkanının seçilmesi, vesayetçi tasarımı bozmuştur...

2007 yılında Cumhurbaşkanı'nın parlementoda seçtirilmemesinin ardından yapılan anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanı'nın doğrudan halk tarafından seçilmesi esası benimsenmiştir...

1961'den günümüze uzanan çizgide parlementonun seçtiği, sembolik yetkileri olan "bürokrat" Cumhurbaşkanından, milletin doğrudan seçtiği, geniş yetkileri bulunan "Siyasetçi" Cumhurbaşkanı profiline geçiş yapılmıştır...

Hükümet sistemini bütüncül bir yaklaşımla ele almayı engelleyen sosyal ve siyasi şartlar ve gelişmeler sonuçta bir sistem karmaşına yol açmıştır...


BerkayB
5 ay önce - Prş 12 Oca 2017, 00:24

Kararsızım referandum olursa oy kullanmayı düşünmüyorum ama ne çıkarsa vatana millete hayırlı olsun.



ÖzgürZB

5 ay önce - Prş 12 Oca 2017, 00:34
Başkanlık Sistemi Gerekçesi Devamı 2


Yukarıda ki Başkanlık Sistemi Gerekçesi yazısının devamı...

Sistemin işleyişinde sorunlar doğurması kaçınılmaz olan bu karmaşanın aşılması hükümet sisteminin esaslı bir anayasa değişikliği zaruretini ortaya çıkarmıştır...

Devlet ve Siyasal tarihimiz göstermiştir ki, yürürlükteki anayasalarımızın tercih ettiği hükümet sistemleri beklenen kamusal faydayı istenen düzeyde sağlayamamış, istikrarsızlıkların, krizlerin ve vesayetlerin önünde mutlak bir güvence oluşturamamıştır...

Özellikle 1982 anayasası saf parlamenter sistem yerine, Cumhurbaşkanı ve güçlü yürütme ekseninde konumlanan bir yapı özelliğini göstermektedir...

Özü itibarıyla 1961'de oluşturulan mevcut hükümet sisteminin Türkiye'de bir türlü istikrarı üretemediği görülmüştür...

1983'ten günümüze kadar geçen sürede 33 yılda 21 hükümet kurulmuş bu hükümetlerin ortalama ömürleri 1,5 sene sürmüştür...

Ülkemizde ki siyasi hayatın istikrara kavuşturulması ve tartışmasız istikrar üreten bir sistemin benimsenmesinin önemi açıktır...

Bu bakımdan milletin sadece yasama organını seçtiği yürütme organının, yasama organının içinden çıktığı ve TBMM dengelerinin hükümet kurma, hükümet düşürmede etkili olduğu bir sistem yerine; yasamanın ve yürütmenin ayrı ayrı ve doğrudan millet tarafından seçildiği bir sistemin benimsenmesinin ülkemizin şartları ve ihtiyaçlarına daha uygun olduğu anlaşılmıştır...

Seçim ve sistem bizatihi istikrar üretmelidir...
İstikrarı konjöktürün dalgalanmalarına bırakmak doğru değildir...

Bu anayasa değişikliği ile öngörülen hükümet sistemi kurgulanırken Cumhurbaşkanlığı ve parlemento seçimlerinin eş zamanlı olarak yapılması ve sistemde bir tıkanmanın olması halinde parlemento ve başkanlık seçimlerinin birlikte yenilenmesine imkan verilmektedir...

Anayasa değişikliği teklifi ile birlikte sunulan model Türkiye'nin sistem tecrübesi ve dünya hükümet sistemleri pratikleri gözetilerek geliştirilmiş rasyonel bir modeldir... NOKTA!!!


ahmet_38
5 ay önce - Prş 12 Oca 2017, 00:43

bu sisteme tamamen erdoğan üzerinden evet ya da hayır demek çok büyük bir yanılgıdır.

erdoğandan sonra ülkenin mevcut siyasi dağılımında 1.seçimde %50 üzeri alacak bir figür şu anda görünmüyor.
bu durumda mecliste %50 nin üzerinde seçilen cumhurbaşkanına muhalif bir çoğunluk oluşuyor.
bu durumun aslında iyi ya da kötü nelere yol açabileceğini yaşayarak göreceğiz.
siyasi kriz oluşturur mu? ya da cumhurbaşkanı üzerinde bir denetim mekanizması mı oluştur?
her halükarda hükümetin kurulabilecek ve dükkanın işleyecek olması bir avantaj tabi.
burada fesih yetkisini çok kafaya takmayın bence. bir taraf fesih yetkisini kullanır da halk onun kötü niyetli bu işi yaptığını görürse direk cezalandırır.
bu ülkede defalarca sınandı bu.

ilk turda %50 üzerinde oy alan bir cumhurbaşkanı ise halkın salt çoğunluğunun oyunu almıştır. bırakalım da yönetsin demokrasiye inanıyorsak.
zaten seçim süresi 5 yıl ve ikinci 5 yılda da %50 üzerinde oy almak ancak başarılı olmakla mümkündür. başarılıysa sorun da yoktur zaten.
burada işin diktaya dönüşmesini engelleyecek kural da en fazla 2 dönem seçilebilme şartıdır ki bu kural çok önemli.

bence seçim sisteminde eksik olan bir taraf var. milletvekillerinin dar bölge sistemi ile seçilmesi lazım.
şuan ki sıralı milletvekillerini seçme sistemi ile tanımadığımız adayları seçmek durumunda kalıyoruz.
dar bölge sistemini belediye başkanı adayının belirlenmesi örneğiyle düşünürsek,
bir bölgede belirlenecek olan aday o bölgenin halkı tarafından bilinen, sevilen, kabul edilen bir şahsiyet olacaktır.
bu da milletvekili kalitesini yükseltecektir.

gelelim ülkede bu sisteme geçtikten sonra oluşacak siyasi atmosfere;
bir kere ülkede ne kadar uç siyasi akım varsa (statükocu,aşırı solcu,aşırı sağcı,aşırı dinci,mezhepçi,türkçü,kürtçü,çerkezci vs...) törpülenecektir.
dolayısıyla ilerleyen süreçte ülkenin siyasi akımı merkeze yaklaşmak zorunda kalacak, bir birinden çok rahat oy kayması yaşayabilecektir.
bu da çok şikayet ettiğimiz kutuplaşma durumunu ortadan kaldıracaktır. bu durumu bugün ki siyaset üzerinden düşünmeyin. bu sistem oturdukça gelişecek süreçtir.
bu siyasi gelişim sürecinden sonra ise sisteme bir de senato eklemlendirilebilir.
fiili yaptırım gücü olmayan ancak tavsiye kararları alabilecek, konularında uzman bilim ve ilim adamlarından oluşacak bir senatonun faydalı olacağı kanaatindeyim.


En son ahmet_38 tarafından Prş 12 Oca 2017, 00:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


yiğido5858

5 ay önce - Prş 12 Oca 2017, 00:44

En çok rahatsız olduğum madde seçilmiş başkanın ömür boyu yargılanmaması. Bu ne demek? Suç işlese dahi başkanlığı bittiği zaman yargılanmayacak. Böyle bir şey olabilir mi? Bu bile hayır demek için başlı başına bir sebeptir.

Muneccim
5 ay önce - Prş 12 Oca 2017, 00:58

Alıntı:
En çok rahatsız olduğum madde seçilmiş başkanın ömür boyu yargılanmaması. Bu ne demek? Suç işlese dahi başkanlığı bittiği zaman yargılanmayacak. Böyle bir şey olabilir mi? Bu bile hayır demek için başlı başına bir sebeptir.

Nerde var boyle bir sey? Cezai sorumlulugu olmayan cumhurbaskanina yeni sistemle cezai sorumluluk getiriliyor hatta.

Ayrica 90 yilda yuce divana cikan cumhurbaskani veya basbakan sayisi kac? Sifir rakamla 0. Sanki bugune kadar cumhurbaskanlari veya basbakanlar yaptiklarindan sorumlu tutulmus gibi konusuyorsunuz.



sayfa 81
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET