Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
kebabman_sefik AKKURT

7 yıl önce - Çrş 18 Mar 2009, 06:40

kebabman_sefik akkurt demiş ki:
Paramız olmadıgı zamanlar içeriye girmenin binbir türlü fırlamalıklarını denemişimdir Çogu zamanda başarılı olmuşumdur.


Başarısız oldugumuz bir denemeyi de bu mesajın ilerleyen satırlarında yazacagım.

Önce mahalleyi biraz daha tanıyalım.
O dönem Adana nın en kenar mahallelerindendi.
Herkes tekstil farbrikalarında çalışırdı.Fabrikalar 3 vardiye ,24 saat çalişir ,fabrika servis araçları önce toplama yerlerinden herkesi toplar işyerine götürür sonra işi bitirenleri evine getirirdi.
Bizim sokakta evler çogalmaya başlamıştı.Herkes Güney Sanayi de çalışıyordu.Sadece bir kişi Tekel fabrikasında çalışıyordu.İsmi Mustafa' ydı.Sokakta televizyonu ilk O almıştı.SABA markaydı.İlk motorsikleti O almıştı BMW markaydı.Sesi 2 kilometre ileriden duyulurdu.Sokakta köpek besleyen tek aileydi ve beni ılk ısıranda onların köpegiydi.
Sokagımızın hemen hemen hepsi Karaisalı,Pozantı,Feke,Kozan,Kadirli civarı ve köylerindendi.
Evimizin tam karşısına yapılan eve Kayseriden bir aile taşındı.Seneler boyu Atatürk Parkında bekçilik yaptı.İsmi Fahrettin' di.
Tenis topunun neye benzedigini Onun sayesinde ögrenmmiştim.Atatürk Parkı bitişigindeki tenis kortundan gelen topları toplayıp bize verirdi.

Derken top oynayacagımız alanlar giderek daraldı.
Bitişigimizdeki binayı Muş' lu bir aile satın almıştı. Muş plakalı bir kamyonla gelmişlerdi ve bu kamyonun çamurluklarındaki fosforları ben çalmıştım.
Çetin ve Şeref isminde yaşıtım olan 2 çocukları vardı.Sonraki seneler epeyice birlikte çalıştık.Simit satıcılıgı,uçan balon satıcılıgı,eskimo satıcılıgı,sakız satıcılıgı,kazı*kazan satıcılıgı,ayakkabı boyacılıgı ,karaborsa sigara satıcılıgı,meyve sandıgı imalatcılıgı vb sektörlerde beraberce faaliyet gösterdik.

Ben okulda hep orta şekerli bir ögrenciydim.Hep orta notlar ile geçerdim.Ben liseye başladıgımda Çetin ve Şeref inşaat sektörüne geçmişlerdi.Karo döşemeciligi yapıyorlardı.Ben üniversiteyi kazandıgımda onlar evlilik planları yapıyordu.

Tekrar Eski yazlık sinemalarına döneyim.
Kırmızı 1 ile işaretledigim sinemanın önü en kalabalık ticaret merkezi gibiydi.Bir dönem babamda ek gelir saglamak için çorap satıcılıgına başlamış,tezgahı oraya açmıştı.Çırak ise elbette bendım

Burada herkesten farklı dondurma yapan bir abimiz vardı.Seneler ama seneler boyunca orada ticaret yaptı.Dondurmalarını orada sattı. Önü kasalı 3 tekerlekli bisikleti üzerinde dondurmasını satardı...Dondurmayı küçük cam bardak içinde sunardı.Külahta sunulan normal dondurmalardan degildi.Buz gibi olurdu ve ben de yavaş yavaş yemeyi başaramadıgımdan beynime vururdu..Ama yine de her zaman Onun dondurmasından yerdim.

Kış bitmiş ,yaz gelmiş sinema sezonu açılıyordu,mahallede ilk gecenin bedava olacagı dedikodusu yayılmıştı.Birkaç arkadaş ancak oraya vardıgımızda bedava olmadıgını ögrenebilmiştik.Kapıda güvenlik hat safhadaydı.Boynumuz büküktü.Sinemanın yanlarındaki evlerin damından da seyredilemesin diye brandalar ile duvarlar daha da yükseltilmişti.
Yalnızca bir evin tepesinden görebilme ihtimali vardı.Bu ihtimali degerlendirmeye karar verdik.
Ben,Turgut ve Selçuk 3 kişiydik.


İlk katta oturanlar vardı ama ışıkları yanmıyordu.Evin 2.katı inşaat halindeydi.Demir kapı üzerinden atlayıp ikinci kata çıkıp filmi izlemeye başlamıştık ki ;
30 yaşlarında kıvırcık ve toplu saçlı,daha önce hiç görmedigim bir kişi belirdi.

Napıyonuz lan benim evimde diye sordu.
Filme bakıyok abi dedik
Kimden izin aldınız lan dedi
Abi kapıyı çaldık kimse açmadı dedik
Lan benim evime hırsızlık yapmaya mı girdiniz dedi
Ne hırsızlıgı abi biz mahallenin çocuguyuz dedik.
Lan ben sizi Komiser Kemal' e vereyimde size gününüzü göstersin dedi.
Abi yapma etme biz birşey yapmadık çalmadık tamam gidiyoruz dedik
Size 10 saniye mühlet lan,yok olun yoksa Komiser Kemal ı çagıracagım dedigi an biz toz olup uçtuk

2 hafta sonra gazetenin bir tanesinde 5 kişilik bir hırsızlık çetesinin yakalandıgı haberi vardı.
Ve fotograftaki 5 kişiden tam ortadaki beni ve arkadaşlarımı o akşam evin damında sorguya çeken kişiydi Bu nedenle bu anımı hiç unutamam.Hatırladıkça gülerim.

Gazete deyince bize en yakın gazeteci Dolmuşların son duragının oldugu yerdeydi.Aşık Veysel vefat etti haberini radyoda duyan babam sonraki gün beni gazeteciye gönderip her gazeteden bir tane aldırmıştı.

Ve ilkokul günlerimde ögretmenimiz Filiz Hanım her birimize bir şehir kartpostalı alma görevi vermişti. Kartpostallar alınacak haritada il sınırlarına göre kesilecek kartpostallarla yeni bir harita yapılacaktı.

Ben Siirt ilini bulmak ile görevlendirilmiştim. Mahallede sadece 27 Mayıs İlkokulu nun yan tarafında bir kitapcı vardı..Sami abi.. Dükkanında bakmadıgı kutu kalmadı,her şehirin kartpostalı vardı ama Siirt yoktu.Kuruköprüye gidip oradaki kitapcılarda da aradım ama bulamadım..Sonraki gün Sami abiye bir daha gitmiştim.Buldum evladım buldum diyerek sevinçle bana vermişti.Benim sevincim onunk'nden b'n kat fazlaydı
O zamanlar wowturkey de yoktu

Yazlık sinemalarda tahta sandalyeler ip gibi sıra sıraydı.Saatlerce mırın kırın etmeden üstünde otururduk.

Daha sonraları televizyonlar evlere girmeye başlayınca özellikle ''IVON HOOO'' diye cıglık atarak at üstünde kavgaların yapıldıgı bir ingiliz dizisi vardı.Başladıgında hepimiz Mustafa abinin evinde soluklanırdık.Oturma odası baştan sona çocuklarla dolardı..Yeterli elektrik voltajı olmadıgı için atlayan kareleri pür dikkat takip ederdik.Dizi bittiginde hepimiz solugu sokakta alır,elimize geçen her sopayı at yapar,dıgıdık dıgıdık IVON HOOO (Ayvın ho)diye çıglıklar atardık.


VSR VSR..

Sinemalara ait milli yüzücümüz Behçet Kurtiç agabeyin yazdıgı SUYA YAZILANLAR kitabında da bölümler olacak.ilk fırsatta o bölümleride buraya ekleyecegim.

Ayrıca Adana sinemalarına,yazlık sinemalarına ait en ilginç , en mavra hikayeler Arif Keskiner 'den İstanbul da dinlenebilir.
Taksim Çiçek Bar 'a gidip Arif abiyi yakalayın ,konuya Demirspor' dan girin sonra konuyu sinemalara getirin.


Birde unutmam Nurhan Damcıoglu' nun revaçta oldugu günler Yazlık Sular Sinemasında sahne almıştı.
'Nurhan Damcıoglu' nun ''Yanıyorum, aman allah yanıyorum '' nagmeleri kulaklarımda hala çınlar.
Niyeyse bende bilmiyorum.Ses tonundan olmalı.


erolcoş

5 yıl önce - Cmt 05 Ksm 2011, 01:06



Resul GUL

11 ay önce - Prş 31 Mar 2016, 18:45



Ahmet Nadir İşisağ

11 ay önce - Prş 31 Mar 2016, 19:13
Mevkii SULAR...Yazlık sinemalar bölgesi idi bir zamanlar........




yusufsezgin
11 ay önce - Prş 31 Mar 2016, 20:47

Alıntı:
Adana Büyükşehir ve Sivil toplum kuruluşları Şu yıkılmaya yüz tutmuş Açık hava Sinemalarından
bir kaç tanesini nostalji amaçlı düzeltip tekraren Adanalının hizmetine sunsa ne güzel olur..

Burayı Belediye işletse O dönemi tekrar yaşatsa çok hoş olur.Umarım Yeri uygun olan Sinemalardan
bir kaçını düzenlerler.Hiç olmazsa O Döneme ait bir kültürel öğe yaşatılmış olur


Aah ah nerde o düşünce


ads 1940
11 ay önce - Cum 01 Nis 2016, 15:56

Alıntı:
Adana Büyükşehir ve Sivil toplum kuruluşları Şu yıkılmaya yüz tutmuş Açık hava Sinemalarından
bir kaç tanesini nostalji amaçlı düzeltip tekraren Adanalının hizmetine sunsa ne güzel olur..

Bizde nerde öyle belediye!!

Gerçi belediyemiz bu konuda bişey yapmıyor da değil örneğin Altın Koza festivallerinde yazlık sinemalarda oluyor ayrıca bld yeni AVM'lere de izin veriyor bu AVM'lerde de sinemalar olacak!! ya o da olmasaydı Adana'da sinema sayısı ne olurdu?



yuceladana
11 ay önce - Cum 01 Nis 2016, 21:01



Resul GUL

3 ay önce - Pts 31 Ekm 2016, 11:56



Resul GUL

1 ay önce - Çrş 11 Oca 2017, 21:13
Adana Yazlık Kanal Sineması


Adana nın Eski Fotoğrafları Sayfasından alıntıdır  Sabri Gül paylaşımı




sayfa 2
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET