Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
erkmen se

11 yıl önce - Pzr 20 May 2007, 22:21
Muğla - Fethiye - Üzümlü - Kadyanda Antik Kenti


KADYANDA Antik Kenti/FETHİYE/ÜZÜMLÜ:
Korkuteli veya Kaş yönünden geliniyorsa,Fethiye'ye ayrılan ilk ışıklı kavşaktan 4 km.sonra sağa ayrılan yola,şayet Fethiye'den yola çıkılmışsa ya 400 nolu karayoluna ulaşmak için 5km. doğuya gidip kavşaktan Muğla yönüne ,sola dönüp,yukarıda değinilen kavşağa gelmek veya kuzeye doğru Muğla yönüne gidilmişse,Günlükbaşı kavşağından sağa ayrılan  yola sapmak gerekmektedir.Kavşaktan Üzümlü 14 km.dir.Üzümlü'den sonra KADYANDA levhası takip edildiğinde,antik tiyatronun hemen güneyine denkgelen park yerine ulaşılır.Burdan sonra kuzeye doğru olan,ziyaretçilerin izlerinden oluşan patika,KADYANDA'nın içlerine doğru sizleri sevk eder.
Lykia yazısı ile yazılmış yazıtlarda ismi "KADAWANTİ olan KADYANDA,Luvi kökenli ismi ile  eski Tunç,Bronz çağlarına ulaşan eski bir yerleşim yeri olduğunu gösterir.Prof.Bilge UMAR Türkiye'deki Tarihsel Adlar Kitabında Lykia kayıtlarında KHADAWATİ biçiminde de gösterildiğini belirtiyor.Plinius ismi CANDİANDA olarak aktarmış.
Umar ismin KADYS yani GEDİZ isminin adaşı olduğunu belirttikten sonra,Luvice KADU-WANDA yani "Kadys tapınıcısı halk"anlamına geldiğini söylüyor.
Buradan ilk kez Sir Charles Fellows söz etmiştir. Ondan öğrenildiğine göre kentin ana yolu çevresinde mabetler ve yapılar bulunuyorsa da günümüze onlardan hiçbiri gelememiştir.
Kadyanda'nın tarihini kitabelere dayanarak M.Ö. V.yy.a kadar indirebiliriz. Ayrıca Lykia'nın Hekatomnosların kontrolünde olduğu bir zamana ait bir kitabede Karia satrabı Piksodoros'un (M.Ö.340-334) yaptığı bir bağıştan söz edilmektedir. Bu bağış muhtemelen , bir Karia şehri olan Kaunos'a(Dalyan) karşı girişilen bir harekatta Kadyanda'nın satraba yardım ettiği anlaşılmaktadır. M.Ö. 168-67 'de Likya birliğine dahil olup birlik sikkesi bastıran 24 kent arasında Kadyanda'nın da adı geçmektedir. Kent Roma döneminde önem kazanmıştır. Followsdan öğrenildiğine göre çok köşeli ve dış yüzleri düz olan polygonal surlardan bugün yalnızca temel izleri kalmıştır. Akropolün güney yamacındaki, yarım daire şeklinde caveası olan tiyatro büyük bir olasılıkla deprem sonucu yıkılmış,daha sonra da taşlarının bir kısmı kullanılmıştır. Şu andaki durumu bile tiyatronun eski görkemini yansıtmaktadır. Akropolde beş basamakla çıkılan bir mabet ile onun yanında Agora ve 82 m. uzunluğundaki Stoa yer alıyordu. Stadionun 183 m. uzunluğunda ve 9 m. genişliğinde, kuzey yönünde de 6 oturma sırası bulunduğunu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Ayrıca Stadion'un üzerinde Dor nizamında bir mabet ile bir mezar odası vardır. Burada 8 atlete ait bir heykel kaidesi bulunmuştur. Kaidelerden biri üzerinde Kadyanda sözü geçmektedir.
Stadionun çevresinde kentin ihtiyacını sağlayan dört büyük sarnıç görülmektedir. Bir başka sarnıç da Agoraya yakındır.
Kadyanda Lykia tipi mezarları ile tanınmıştır. Fethiye ovasına bakan yamacında oldukça yüksek temeller üzerine oturtulmuş silindirik çatılı bir Mausoleum dikkati çekmektedir. Ev tipi mezarların çoğu kabartmalı olup bunlardan birisini Ch.Fellows M.Ö. 400e tarihlemiştir. Bu mezarın yan yüzlerinden birinde atlı bir komutan yere dizleri üzerine çökmüş olan bir savaşçıya saldırmaktadır. Ayrıca Üzümlü köyü ile antik kent arasındaki yamaçta, Salas Anıtı diye adlandırılan anıt-mezarın ön yüzünde Salas ismi okunmaktadır. Ön yüzünde tek yan yüzlerde ise friz şeklinde, birbiri ile savaşan iki savaşçı görülmektedir. Büyük bir olasılıkla bu anıt Hekatomnid sülalesinden Kadyandalı bir prensin mezarıdır. Bu mezarın da bazı parçaları Britissh Museuma götürülmüştür.  Kadyanda'nın ismindeki ND takısı nedeniyle, kuruluş tarihinin M.Ö.3. binlere indiği söylenebilir. Ancak antik kentten günümüze ulaşan yüzeydeki en eski kalıntılar M.Ö. 5. yüzyıldan daha eskiye gitmez. Kadyanda Örenyeri'nde kenti çevreleyen sur duvarlarının bir bölümü, kaya mezarları ve bazı kitabeler en erken dönemlere tarihlenen kalıntılardır. Bunlardan ayri olarak, Roma Dönemi'nde de onarılarak kullanılmiş olan Helle-nistik tiyatro, hamam, koşu pisti, agora, hangi tanriya ait olduğu bilinmeyen tapınak kalıntısı ve yogun sivil yapı izleri Kadyanda Örenyeri' nin antik dönemde yerleşim geçirmiş tam bir kent hüviyetini ortaya koymaktadir.
Kent dik yamaçlarla arazinin topoğrafyasina göre birçok kez inşa edilmis, sur duvarlari ile çevrelenmistir. Bu duvarlardan özellikle güneydeki kısım ayakta kalmistir. Tiyatro alanına istinat oluşturan poligonal sur duvari Helle-nistik Dönem'e ait olup kaliteli bir işçilik göstermektedir.

Kaçak kazı izlerinin yoğun olarak izlendiği nekropol alani kentin güney bölümünde sur duvarlarının dışında kalmaktadır.

Antik kentte sayılarının çokluğu ile dikkat çeken yapı kalıntılarının bir baskası ise sarnıçlardır. Tapınağın dogu kesiminde geniş bir alanın altında inşa edilmiş, birbirine geçmeli dört büyük sarnıç, kentin antik dönemde su sorununun ne kadar etkili olduğu, belki de bu sorun nedeniyle terkedilmiş olabileceğini akla getirmektedir.
Kadyanda'da izlenen yapı kalıntılarının büyük çoğunluğu Roma Dönemi'ne aittir. Kent M.S. 7. yüzyıla kadar iskana sahne olmasına karşın geç döneme ait kalıntılar fazla yoğun olarak hissedilmez. Antik kentte 1992 yilinda Fethiye Müze Müdürlüğü'nce bir kurtarma kazısı yapılmıstır. Bu çalışma sırasında örenyerini rahatlık ve kolaylıkla gezebilmek için takriben 2.5 km. uzunluğunda bir gezi yolu yapılmıştır.
KADYANDA ile ilgili KAYNAKLAR'dan Seçmeler:
LYKİA-Prof.Dr.CEVDET BAYBURTLUOĞLU-Suna İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü Yay.
LYKİA-Bir Tarihsel Coğrafya araştırması ve gezi rehberi-Prof.Dr.BİLGE UMAR-İnkilap yay.
ANADOLU'NUN TARİHSEL COĞRAFYASI-Prof.Dr.VELİ SEVİN
ESKİÇAĞDA LYKİA BÖLGESİ-GEORGE BEAN-Çev:HANDE KÖKTEN-Arion yay.
Kentle ilgili yıllar önce (digital öncesi) çektiğimiz, veya araştırmalar sırasında toplanan belge niteliğindeki fotoğraflar var.Özellikle bu yaz bölgeye gitmeye ve yeni fotoğraflar çekmeyi düşündüğümü belirtmeliyim.
KADYANDA /ÜZÜMLÜ'yü mutlaka gezmenizi öneriyorum....
Erkmen Senan

 


 

Kadyanda'da çekilmiş çok eski fotoğraflar,Kadyanda Tiyatrosu görülmeye değer;..
 

(+)


.
 

(+)


Kadyanda;rölyefli(Kabartmalı)atlı kaya mezarından ayrıntı;
 

(+)



 


 


En son erkmen se tarafından Pts 21 May 2007, 17:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


erkmen se

11 yıl önce - Prş 24 May 2007, 15:48

Kadyanda kenti Fethiye Körfezinin kuzey doğusunda bu bölgeyi uzaktan ama tepeden gören bir konumda;

 

(+)


Kadyanda Antik Kentinde kaçak kazılarla , bakımsızlık ile tahribat çok fazla.Buna karşın kentten büyük bir ilkçağ tarihi fışkırıyor.Digital öncesi ortamlarda çekilen belge niteliğindeki iki fotoğraf;
Salas Anıtı ve görkemli atlı kabartmasının köşe konumundan görünümü;

 

(+)


Tiyatronun sahne(Skene) tarafından görünümü;


 

(+)


Kadyanda/Üzümlü ve Lykia ile ilgili bir diğer önemli kaynak:
Taşların İzinde LİKYA-Nevzat ÇEVİK-Arkeoloji ve Sanat Yayınları-2002 Sayfa :85 Kadyanda/Üzümlü bölümü.
Bu bölümde Telmessos/Fethiye,Tlos/Düver ile de ilgili geniş bilgiler bulabilirsiniz..



Alev06

11 yıl önce - Prş 24 May 2007, 16:42


Helenistik Tiyatro

Lykia bölgesinin, tarihini, son on yıldır yapılan kazıların sonuçlarından da yararlanarak kısaca özetlemekte yarar vardır. II. binde adına Doğu kaynaklarında Luqqa, Luqqu veya Rwka şeklinde rastladığımız Lykia'lıların, bu dönemle­rini yansıtacak arkeolojik bulgulara sahip değiliz. Bununla beraber 1960'lardan bu yana devam eden Karataş-Semayük kazıları, doğrudan doğruya Lykia' lılarla ilgili olmasa bile, hiç değilse bölgenin III. binden itibaren iskân edildiğini or­taya koyan önemli sonuçlar vermiştir. Bölgenin batısındaki bir başka merkez olan Tlos'ta, tesadüfen bulunan II. bin baltası, hiç değilse bölgede kesintisiz bir iskanın bölgesi olarak yorumlanabilir.


Stadyum

İskender'in ölümünden sonra Lykia bölgesi, başlangıçta Antigonos Monophtalmos yönetimindeki Makedonyalılar'in elindedir. M.Ö. 310.da Ptolemaioslar'ın, 301de Lysimakhos'un eline geçer. M.Ö. 296da Ptolemaioslar'ın tekrar bölgeyi alışları ile yaklaşık 100 yıl süre ile el değiştirme işlemi durur. M.Ö. 197'de Seleukos kralı III. Antiokhos'un Anadolu'yu ele geçirme çabaları 190'da Magnesia harbinde yenilinceye kadar sürer. Bundan sonra Lykia bölge­si Doğu ile yakından ilgilenen Roma'nın etkisiyle Rodos kontrolüne verilir. Ro­dos'a karşı gösterilen hoşnutsuzluk, belki Lykia Birliğinin daha çabuk gelişmesinde etkin olmuştur. Lysanias ve Eudemos isimli iki kişi M.Ö. II. yüzyıl başlarında tam manasıyla bir birlik oluştururlar. Daha evvel de federatif bir yöneti­me sahip olan Lykialılar'ın, yönetim tarzları ile ilgili kesin kaynaklara sahip de­ğiliz ve böyle bir idareye sahip olduklarını tahmin etmekteyiz. Ancak Birliğin oluşmasından sonra kesin olarak federatif bir idare söz konusudur. Strabon'un naklettiğine göre ise, birlik içindeki şehirlerden bazıları (Xanthos, Tlos, Pınara, Patara, Myra ve Olympos) diğerlerinden farklı bir statüye sahiptiler ve üç oy haklan vardı.


Helenistik Tiyatro

KADYANDA  (Üzümlü)
Fethiye-Muğla karayolunun 8. kilometresinden doğuya ayrılan yol, 25. kilometrede Üzümlü'ye ulaşır. Modern yerleşme yeri; harabenin bulunduğu tepenin kuzeydoğu eteğinde yer aldığından Kadyanda'ya Üzümlü'den 8 Km. lik bir yoldan araçlarla çıkılabilir. Lykia yazısı ile yazılmış kitabelerde ismi Kadawanti olan Kadyanda'nın, suffiksli ismi eski bir yerleşme yeri olduğunu gösterir. Ancak bilinen en eski kalıntı M.Ö. V. yüzyıldan daha eski değildir. Antik kaynaklarda ise ismine yalnız bir kez rastlanan Kadyanda, Plinius'ta Ascandiada-lis, Amelas şeklinde görülürse de bu adların başka yerleşme yerlerine tekabül etmiş olması daha çok mümkündür.


Helenistik Tiyatro

Bulunan bir kitabe parçasından anlaşıldığına göre, Hekatonnos ailesinin kontrolü Kadyanda için de söz konusudur. Zira Pixodarus, Kaunos'a karşı düzenlediği seferde Xanthos, Tlos, Pınara ve Kadyanda'yı da yönetimine sokmuştur.

Yakın zamana kadar iyi korunmuş şehirlerden biri olarak sayılabilecek Kadyanda, maalesef son yıllarda yoğunlaşan kaçak kazılar yüzünden tam manasıyla köstebek yuvasına dönüştürülmüş bir ören yeri durumundadır. Öyle ki, yapıların bazılarını tanıma imkanı kalmadığı gibi, definecilerin açtığı ve üstünü çalılarla örttüğü tonozlu bir yapının içine yuvarlanmak da işten bile değildir.

Çevresi muntazam olmayan taşlardan harçla örülmüş sura sahip olan akropol, hem Xanthos vadisine, hem de Fethiye ovasına hakim bir konuma sahiptir. Şehrin umumi yapılarının çoğunluğu akropolün ortasına ve daha çok güney kısmına yayılmıştır. Üzümlü yönünden çıkıldığında veya orman yolundan gelindiğinde, ilk karşılaşılan yapılar içinde hangi tanrıya ait olduğu bilinmeyen mabet kalıntısı ile buna göre güney istikamette oturma sıraları rahatlıkla görülebilen stadion yer almaktadır. Mabedin yaklaşık tam karşısında stadionun diğer tarafında ise Pamphylia ve Lykia'da benzer örneklerine sık rastlanan ve bir odası yarım daire çıkıntılı hamam bulunmaktadır.


Roma Hamamı

Sütunlarının bazılarının yerleri belli olan agorayı güney yönden Stoa sınırlamaktadır. Akropolün güney ucunda, kuzeyi bir temenos duvarı gibi duvarla çevrili alanda ise caveası tabii meyile oyulmuş tiyatro yer alır. Tiyatronun oturma sıralarının bir kısmı hala görülebilir durumdadır. Skenesinin Pınara ve Arykanda tiyatrolarında olduğu gibi trapez şeklinde olması mevcut kalıntılardan çıkartılabilir.


Hellenistik tiyatro

Kadyanda'nın kuzeydoğu ve kuzey kısmında, definecilerce açılan veya yıkılan birçok tonozlu yapı kalıntısı görülebilir durumdadır. Ancak bunların hangi gayeler için kullanıldığını tesbit etmek şu anda güçtür.

      Akropolün eteğinde Üzümlü'ye yakın mesafede Lykia yazısı ile yazılmış kitabesi olan biri yıkık diğeri eski durumu ile korunmuş kaya mezarları bulunmaktadır. Bunlardan özellikle sağlam kalmış, üzerinde hasmına saldıran ve M.Ö. IV. yüzyıl başında yapılmış olması lazım gelen süvari tasvirli mezar Kad­yanda'nın en ilginç mezarlarından biridir. Bu mezar kahraman Hektor'un me­zarıdır.



said sargın

10 yıl önce - Cum 12 Arl 2008, 18:09



(+)





(+)





(+)





(+)





(+)


Misafir 974

2 yıl önce - Pts 26 Arl 2016, 10:13

ilk kurtarma kazıları yapılırken gittim ben de ulalıyım ama tarihi ula ilgili çalışmaları göremiyorum burası gibi internette de olsa



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> MUĞLA