Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Bithynia'dan Bursa'ya


ANA SAYFA -> BURSA - Haberler ve Sohbet
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
korkmazay

12 yıl önce - Pts 10 Tem 2006, 10:29
Bithynia'dan Bursa'ya


BURSA'MIZIN GENEL OLARAK GEÇMİŞİ HAKKINDA BİLGİ İSTEYEN ARKADAŞLAR İÇİN OSMANGAZİ BELEDİYESİNİN RESMİ WEB SİTESİNDEN ALINTIDIR.

Araştırmalar sonucunda Bursa ve civarında M.Ö. 4000'li yıllardan itibaren çeşitli yerleşimlerin olduğu saptanmıştır. Fakat yöreye ait kesin bilgiler M.Ö. 700'lere dayanmaktadır. Homeros bölgeden Mysia olarak söz etmektedir. Günümüzde Bursa yöresinde Mysia yerleşmelerini anımsatan iki köy bulunmaktadır. Misi (Gümüştepe) ve Misebolu. Tarihi coğrafyada bölgeye Phrygia denilmektedir. M.Ö. 700'lerde Skyth'lerden kaçan Kimmer'lerin Phygia devletini yıktıkları bilinmektedir. Bursa adı, bu şehri kuran Bithinya Kralı Prussias'dan gelmektedir. M.Ö. 7. yüzyılda bu bölgeye göç eden Bityn'ler, buraya Bithynia adını verirler. M.Ö. 185'te Kartaca'nın yetiştirdiği büyük generallerden Hannibal'ın Kral 1. Prusias'a, Prusias ve Olympus kentinin kurulmasını örgütlediği bilinmektedir. Prusias adı zamanla Prusa, sonra da Bursa'ya dönüşmüştür. M.Ö. 74'te Roma İmparatorluğunun egemenliğine geçen Bithynia Roma'dan gönderilen Proconsul (Eyalet Valisi)'lerce yönetilen bir Asya Eyaleti haline gelmiştir. Bursa M.S. 385-1326 yılları arasında ise Bizans dönemini yaşamıştır. M.S. 550'lerde bölgede ipek üretimine başlanmış ve doğal sıcak sulu kaplıcaların üretilmesi ile küçük bir kaplıca kenti kurulmuştur. Bursa 1307 yılında Osman Bey tarafından kuşatılmış, uzun süren kuşatmadan sonra 6 Nisan 1326'da Osman Bey'in oğlu Orhan Bey tarafından alınmıştır. İmparatorluğun başkenti 1335 yılında Bursa'ya taşınmış ve kentte büyük imar hareketleri yaşanmıştır. Osmanlılar Bursa'yı aldıklarında kent sadece hisar içinden ibaretken, Orhan Gazi, şehri Hisarın dışına çıkararak Orhan Gazi Külliyesi'ni kurdurtmuştur. Surlar dışında mevcut yerleşmeye yakın, hakim noktalarda cami, hamam, imarethane, darüşşifa, medrese gibi kamu yapıları inşa edilerek bu külliyelerin çevrelerinde konut alanları yaratılmış, böylece bir yerleşme geleneği başlamıştır. Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethetmesinden sonra ise Bursa'nın faal rolü son bulmuş ve yönetim merkezi niteliğini kaybetmiştir. Bursa'da Roma ve Bizans dönemlerinden günümüze ulaşabilmiş yapı yoktur. Kenti çevreleyen surların ilk olarak Bithynialılarca yapıldığı, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde ise onarılarak kullanıldığı düşünülmektedir. Bursa, Osmanlı İmparatorluğunun ilk 200 yıllık döneminde diğer kentlere göre büyük gelişmeler göstermiş, bir çok mimari yapı ile süslenmiş, devrinin tanınmış medreseleri ile bilim aleminin merkezi olmuş, canlı bir ticaret şehridir.        1. Murad zamanında başlayan Hüdavendigar Külliyesi, l. Beyazıd'ın yaptırdığı Yıldırım Külliyesi, 1. Mehmed (Çelebi) döneminde başlayıp 11. Murad zamanında tamamlanan Yeşil Külliyesi Bursa'nın mekansal gelişimini etkileyen ve bugün de ayakta duran büyük komplekslerdir. Cumhuriyet dönemiyle birlikte planlama çalışmalarına başlanan şehirde, 1960'lı yıllardan itibaren sanayinin önemi artmış, kentin nüfus ve kentsel gelişimi hızlı bir değişime uğramıştır. Coğrafi konumu, tarımsal, ticari ve sanayi potansiyelinin yüksek oluşu kentin çekiciliğini her dönem korumasını sağlamaktadır.


nagihandas

12 yıl önce - Pts 10 Tem 2006, 12:52

ben tarihi ve de yesilligi bozulmadan basarilan en modern sehir konusunda bursa ya hayranim.

korkmazay

12 yıl önce - Çrş 12 Tem 2006, 14:57

Bursa tarihinden bir yaprak

Mehmet Akif Ersoy "BÜLBÜL" şiirini nasıl yazdı.?

Mehmet Akif Ersoy tarafından Bursa’nın Yunan işgali üzerine yazılmıştır.
8.Temmuz.1920’de Ankara üzerine saldırıya hazırlanan Yunan kuvvetleri, Bursa’ya girmişlerdi. Burada geçen olaylar Türk milli mücadele tarihinin en acı ve en hazin olaylarını teşkil eder. Bursa’ya giren Yunan ordusunda teğmen olan başvekilleri Venizelos’un oğlu Sofokles ( ki daha sonraları başbakan olarak ülkemizi ziyaret etmiştir) doğruca Osmanlı devletinin kurucusu olan Osman Gazi’nin türbesine girmiştir. Orada sandukaya ayağını dayayarak çektirdiği fotoğrafı dünya basınında yayınlanmıştır.

- “Kalk koca Türk!.. Senden ırkımın intikamını almaya geldim. Bak kurduğun devlet parça parça oldu. Bursa’yı eski sahibine iade ettik. Zelil neslin şimdi elimizde bir köle durumunda bulunuyor. Kalk!.. Seni bir kere daha öldüreyim de ırkımın intikamını alayım!..”

Bu haberler Türk basınında da yankı buluyordu. Bütün ülke kan ağlıyordu. Artık Yunan orduları Ankara üzerine saldırıya geçmişlerdi. Şehirlerimiz birer birer el değiştiriyordu. Ordularımız ve ordu birliklerimiz son savunma hatlarını teşkil edecek Sakarya’nın doğusuna çekilmeye başlamışlardı. Unan yanlısı Batı basınında hemen her gün manşetten verilen savaş haberleri ile bütün dünyanın gözleri Ankara önlerine çevrilmişti.

Tacettin Dergâhı’nda Bir Gecede Yazılan Şaheser

Bu acı olayların haberi bütün vatan sathında bir alev dalgası gibi dolaştığı sıralarda Ankara’da TBMM’de Burdur mebusu olarak vazifesine devam eden Mehmet Akif’in bir gecede yazdığı “Bülbül” İslam Ansiklopedisi’nde (dünyanın beş dilinde yayınlanmaktadır) de dünyanın en güzel şiirleri arasında sayılmaktadır. Akif’in yanında bulunan ve bu şiir yazılırken çekilen çileleri sonraları yayınlanan hatıralarında çarpıcı bir şekilde nakleden oğlu Emin Ersoy, Mehmet Akif’in bütün gece hem ağladığını hem de yazdığını söyler. - “Babam gözyaşlarını benden saklamazdı…” der.

işte insanı kendinden  geçiren harika şiir,

Eşin var, aşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;
Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?
O Zümrüt tahta kondun, bir semavi saltanat kurdun;
Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun,
Bugün bir yemyeşil vadi, yarın bir kıpkızıl Gülşen,
Gezersin, hanümanın şen, için şen, kâinatın şen.
Hazansız bir zemin isterse, şayet ruh-i ser-bazı,
Ufuklar, bu’d-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervazın.
Değil bir kayda sığmazsın, kanatlandın mı, eb’ada;
Hayatın en muhayyel gayedir ahrara dünyada,
Neden öyleyse matemlerle eyyamın perişandır?
Niçin bir damlacık göğsünde bir umman huruşandır?
Hayır, matem senin hakkın değil… Matem benim hakkım;
Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez afakım!
Teselliden nasibim yok, hazan ağlar baharımda;
Bugün bir hanımansız serseriyim öz diyarımda!
Ne hüsrandır ki: Şark’ın ben vefasız, kansız evladı,
Serapa Garba çiğnettim de çıktım hak-i ecdadı!
Hayalimden geçerken şimdi, fikrim herc-ü merc oldu,
Selahaddin-i Eyyubi’lerin, Fatih’lerin yurdu.
Ne zillettir ki: nakus inlesin beyninde Osman’ın;
Ezan sussun, fezalardan silinsin yâdı Mevla’nın!
Ne hicrandır ki: en şevketli bir mazi serap olsun;
O kudretler, o satvetler harap olsun, türap olsun!
Çökük bir kubbe kalsın mabedinden Yıldırım Han’ın;
Şenaatlerle çiğnensin muazzam kabri Orhan’ın!
Ne haybettir ki: vahdet-gahı dinin devrilip, taş taş,
Sürünsün şimdi milyonlarca me’vasız kalan dindaş!
Yıkılmış hanımanlar yerde işkenceler altında kıvransın;
Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!
Dolaşsın, sonra, İslam’ın harem-gahında na-mahrem…
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil matem!



recai

12 yıl önce - Çrş 12 Tem 2006, 15:44

Böylesine güzel bir şehrin günden güne yeşilliklerini kaybetmesi göç tehdidi altında kültürel kimliğini kaybetmesi ve dört bir yanının varoşlarla çevrilmesi ne kadar acı bir olay İstanbul beyfendilerini,hanımefendilerini aratmayacak kadar kibar hoşgörülü kaç tane bursalı kaldı acaba yeşillikler şehri bursamda bu insanı kahreden bir durumdur.

hasanduyar

11 yıl önce - Pts 14 May 2007, 18:42
Yeşillikler arasında bir Bitinya ve Osmanlı Köyü..


Arkadaşlar yazı başlığı dikkatimi çekti.
Ben bu Hafta sonu Bursa,Büyükorhan'ın Burunca köyü'nde idim.Köylülerle yaptığımız sohbette bu Köyün
600 yıllık Osmanlı köyü olduğu ve köy kazılarında BİTİNYA krallığı paraları bulunduğu söylendi.Köyün yakınlarında bulunan iki adet mezarlık'tan ise kapalı mezarlar(kapama mezar) içinde balçık'tan ve Bakır'dan ibrikler,çekiçler çıktığı anlatıldı.

Gerçekten yeşilin her tonunu görebileceğiniz bu doğa harikası köy'de harika vakitler geçirebilirsiniz.
Bursa'ya yaklaşık 92 km uzaklığında ve yolları çok güzel.Yani ulaşım sorunu yok.Deresine (KOCASU) inmek isteyenler ise ancak traktör veya yüksek bir araç'la 15 dakikada gidebilirler.



(+)



 

(+)



 



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> BURSA - Haberler ve Sohbet