Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ankara Sirki


ANA SAYFA -> ANKARA - Haberler ve Sohbet
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
cafer
10 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 21:51
Ankara Sirki


Geçenlerde ASKİ Spor Salonunda Sirk Olacağını duydum.
Ben ilkokulda ikende böyle birşey vardı.Çok hoşuma gitmişti.
Sanırsam cumartesileri 14.30 ile pazarları 18.00 da gösteri yapılıyormuş.
Belirli noktalardan da bedavaotobüs varmış.
İlgililere duyurulur.
Ankara daki bu tarz kültürel faaliyetleri nasıl buluyorsunuz.


orhuncet
10 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 22:19

hafta içi okullara haftasonları iki ayrı seansta halka gösteri yapıyorlar.katılmak isteyen okulların belediyeyle temasa geçmesi yeterli belediye ulaşımı sağlıyor.Çok güzel bir organizasyon ancak temennim şudur ki sirkin bir Türk grubun gösterilerinden oluşmasıdır.

Alev06

10 yıl önce - Pts 07 May 2007, 15:21

Büyükşehir Belediyesi BELYA A.Ş. tarafından organize edilen ve ASKİ Kapalı Spor Salonu'nda gösterilerine başlayan Büyük Ankara Sirki, 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü günü resmi olarak açıldı ve 19 Mayıs'a kadar sürecek.Hafta içi pazartesi hariç salı, çarşamba, perşembe ve cuma olmak üzere her gün saat 13.00'te öğrencilere gösterisini sunacak olan Büyük Ankara Sirki, hafta sonu da saat 14.00 ile 18.00'de ücretsiz gösterilerini halka sunacak.
18. yüzyıla gelinceye kadar, cambazlık, ateş yutma vb. gösteriler sokaklarda halka, saraylarda ise asillere yapıyordu.
İngilizce'si 'circus' olan sirk kelimesinin, Latince'de daire anlamına gelen, 'circle'dan türemiştir.
Philip Astley, bugünkü modern sirklerin kurucusu kabul edilir. 1763 yılında kurduğu sirkinde, ana gösteri ata binilerek yapılanlardı. Astley atlar bir daire etrafında döndüklerinde, binicilerin at üzerinde daha rahat ayakta durduklarını bildiğinden, sirk çadırını ve gösteri yerini bir daire oluşturacak şekilde düzenledi ve atların gösteri sırasında, daima daire biçiminde dönmelerini sağladı.
Bir başka sirk sahibi, Antonio Franconi'de, dairenin en uygun çapının yaklaşık 13 metre olduğunu saptadı ki, bu mesafe bugün bile kullanılan ölçüdür.
Rusya'da ise ilk sirk gösterileri Charles Hughes tarafından yine aynı dönemlerde başlatıldı. 1790'larda çok başarılı gösteriler yapıldı. Ancak ilk Rus Sirk şirketini 1824'te St. Petersburg'da Jacques Tourniaire adlı Fransız kurdu.
Türkiye’de sirklerin öncülleri olarak, gösteriye dayalı  ata sporlarımız olan pehlivanlık, atlarla ve develerle yapılan gösteriler ve müsabakalar, cambazhaneler ve köy seyirlik oyunları gösterilebilir. Bu geleneksel gösteri sanatlarımızın Orta Asya göçleriyle Anadolu’ya geldiği bilinmektedir.  

    Osmanlı İmparatorluğu döneminde de cambazlık, hokkabazlık ve akrobatlık gösterileri, İstanbul'un en önemli eğlenceleri arasındaydı. Padişahların çocuklarının dünyaya gelişi, sünnetleri ve evlilik törenleri vesilesiyle yapılan şenliklerde bu tür gösterilere çok sık rastlanırdı.  

    Ayrıca Anadolu’nun değişik bölgelerinde cambazlar, yine Orta Asya kökenli çadır hayal denen kukla gösterileri geleneği, köy seyirlik oyunları, destancılar, ozanlar ve dengbejler, pehlivanlar, at ve deve talimcileri düğünlerde, bayramlarda, şenlik ve şölenlerde geleneksel gösteri sanatlarımızı yüzyıllarca yaşattılar.

    ll. Mahmut'un 1837'de yaptığı Balkan gezisinde, Eflak Beyi'nin düzenlediği bir gecede Soullier sirki'ni seyretmesi ve çok beğenerek İstanbul’a getirtmesiyle “Sirk” sözcüğü ilk kez telaffuz edilmeye başlandığı tahmin ediliyor.
    Fransız Louis Soullier'in sirki , at cambazlığına dayanan bir aile topluluğuydu. Topluluk on kişilik aile dışında 40 kişilik kadro ve 33 attan oluşuyordu. Haydarpaşa çayırında kurulan çadırlarda topluluğu padişah, şehzadeler, vezirler ve büyük bir halk kalabalığı seyretti
    O zamanlar 15 yaşında olan Abdülmecit  1839 yılında padişah olduktan sonra Soullier'e dördüncü dereceden mecidî nişanı verdi ve sirki himayesi altına alarak  imparatorluğun adıyla anılmasına izin verdi. Topluluk, dünyanın çeşitli ülkelerinde astıkları afişlerde "İmparatorluk Sirki”… “Türk Hükümdarı Abdülmecit Han’ın İftihar Nişanına Sahip Sirk Cambazları"... gibi ibareleri kullanıyordu.  Dünyadaki ilk ‘Kraliyet Sirki’ geleneği Osmanlı İmparatorluğu himayesinde kurulan “İmparatorluk Sirki” ile başlamıştır.  
    Sirkler  l. Dünya Savaşı yıllarına kadar İstanbul’a gelip gitmeye devam ettiler. Ancak savaş yıllarıyla birlikte kesintiye uğrayan sirk turneleri Cumhuriyetin kuruluşu ve devamında çok uzun süre Türkiye’ye uğramaz oldu.
    Türkçedeki sirkin etkinlik olarak tam karşılığı cambazhanelerdir.İçinde gürzbazların, lübetbazların, gözbağcıların, sihirbazların, ateşbazların, hokkabazların, pehlivanların, cambazların ve bilumum temaşa sanatlarının icra edildiği yerdir cambazhaneler.  
    Burnumuzun ucundaki değerleri yok sayıp,batının herşeyine sahip çıkma özelliğimizi hiç yitirmedik.bu değerlerin hepsi de, biz onlara sahip çıkmadığımız için teker teker alıp başını gidiyorlar. Karagöze, Hoca Nasreddin’e, ortaoyununa biz yeterince sahip çıkamadığımız için yakında elimizde avucumuzdahiçbir şey kalmayacak.Bir toplumun geleneksel gösteri sanatları; mimari gibi, resim, heykel, seramik gibi somut kalıcılığı olan bir miras bırakmadığı için kaybolduğunda farkına varamayız.
    Başkent halkının gözlerini bu tür etkinliklerle boyayıp,sirke çevirdiği Ankara'da at oynatan başkanımız,bir gün sirkindeki hünerlerinin de gözler önüne döküleceğini hiç düşünüyor mu?Adım başı izlenebilecek su ve ışık sirkleri,ördekli kavşak gösterileri,yeni yapılan çirkin üst geçitlerin çalışmayan asansörlerin sirki,Armada alışveriş merkezi çevresinde yeni yapılmış kaldırımların sökülüp yerlerine döşenen 15-20 cm kalınlığında granit blokların sirki,ATATÜRK ‘ün bizlere bıraktığı en güzel miraslardan biri olan AOÇ'deki talan sirki...Ve daha niceleri.Rusya'dan büyük emeklerle sirk getirmeye hiç gerek yok ki...



cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> ANKARA - Haberler ve Sohbet