Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
kenan adalmış
11 yıl önce - Sal 29 Ağu 2006, 09:25
Bursa'da Kahve ve Kahvehane Kültürü


Evliya Çelebi Seyahatnamesinden;

Evliya Çelebi’ye göre Bursa Kahvehaneleri
   İstanbul’dan sonra ilk kahvehanelerin, dönemin önemli bir kenti olan Bursa’da açılmış olması kuvvetle muhtemeldir.Bursa’nın ünlü kahvehanelerini Evliya Çelebi’den öğreniyoruz.Ona göre Ulucami Kahvesi, Şerefyar Kahvesi, Serdar, Cin Müezzin Kahvesi çok ünlüdür.1640’lı yıllarda Bursa’da kahvehanelerin bir açılıp bir kapandığı bir sırada Bursa’ya gelen Evliya Çelebi’nin anlatısına göre kahvehanelerin canlı bir sosyal olgu olduğu görülmektedir.

 “Bursa’da 75 kadar kahvehane vardır.Sazcı ve şarkıcılar günde üç kez Hüseyin Baykara fasılları ederler.Her kahvehanede gazelhanlar vardır ki, insanı  mest ederler.Meddahların başı Kurban Alisi Hazma adındaki zamanın teki idi.Meddah Şerif Çelebi, Firdevsi’nin Şehnamesi’ni okuyunca cennet meleklerini hayran ederdi.Masal anlatıcı Harşane Mahmud, Kara Firuz, Tireli Ali Bey, Eba Müslüm tebedarı okumada sanki “siyer-i nebisi” idiler.Kahvehanelerin ulusu Ulucami dibindeki Emir Kahvesi’dir. Süslü ve nakışlı bir kahve olup cihan mahbubu(dünya tatlısı) rakkasları vardır.Kahve Ulucami dibinde olduğundan müezzin "haye ala's-salah" deyince kahvede kimse kalmaz, hepsi camiye giderlerdi.Bursa halkı namaza çok düşkündür.Kahveleri birer arifler okuludur.”

  Bursa kahvehaneleri üç sınıfa ayrılırdı.Yaşlılar, orta yaşlılar ve gençlerin gittikleri kahvehaneler ayrıydı.Çocuk yaşta olanlar asla kahvehaneye gidemezdi.Özellikle gençlerin gittikleri kahvehanelerde tambura, cura, dümbelek, zilli maşa gibi çeşitli sazlar hazır bulundurdu.


Bayram ve Ramazan geceleri Yeşil Kahvehanesinde Bursa’nın ünlü kuklacısı Yaşar kukla oynatır, Namazgah Kahvehanesinde Cambaz Nemci tarafından “Zabidi bidi bidi dom” diye başlayarak seyircileri hayrete düşüren türlü cambazlıklar yapılırdı.

   Bursalılar kahvehaneleri daha çok bir buluşma yeri olarak görürlerdi.Belki de bu nedenle Bursa’nın en ünlü kahvehanesine toplanma yeri anlamına gelen Mahfel adı verildi.Sevgililer, edebiyatçılar, dostlar hep burada buluşurdu.

 Meşrutiyet Döneminde Bursa’da Kahvehaneler

   Müşteriler kahvehanede kitap okur, tavla-satranç oynar, şiir ve edebiyat sohbeti yapar, kısaca kıraat ederdi.İşte bu nedenle kıraathane olarak da anılmaktaydı.Bir asır önce Bursa kahvehaneleri yollara taşar bir vaziyet almıştı.O tarihte “Piyade Kaldırımları” olarak anılan bu olay, 1913 yılında çıkan Hüdavendigar Gazetesi’nde şöyle eleştirilir: “Kentimizin büyük caddelerindeki kahvehaneler dükkanlar önündeki piyade kaldırımları, sandalye ve masalarla işgal olunarak vatandaşı rahatsız ediyor.”

   Zaman zaman kahvehaneler edebi sohbetlerin yapıldığı kıraathane olmaktan çok miskinlerin zaman öldürmek, oyun oynamak için geldikleri mekanlar halini alır.Artık işten sonra gelip dinlenilen yer olmaktan çok kahvehaneler her zaman içinde oturulan, içinden çıkılmayan mekanlar olmuştur.1911 tarihli Ertuğrul Gazetesi’nde çıkan bir yazıda işte böyle bir dönemdeki kahvehaneler eleştirilmiştir: “İşlerin azlığından mıdır bilemeyiz, bugünlerde kentimizde kahvehaneler daha doğrusu “tembelhaneler” daha kalabalıktır.Hatta Ulucami’nin doğu kapısı önünde bile seyyar kamelya yapılmıştır.”

  Cumhuriyet öncesinde Bursa’nın en ünlü kahvehaneleri

Cumhuriyet öncesinde Bursa’nın en ünlü kahvehaneleri Cumhuriyet alanındadır.Buradaki Şükrü Molla’nın kahvesi yol üzerinde olup gelip geçenlerin de seyredildiği bir kahvedir.Yine Setbaşı’ndaki kaldırım üzerindeki alçak hasır iskemlelerin bulunduğu kahvehaneler gelip geçen Bursalıların dinlendiği ve birer yorgunluk kahvesi içtiği mekanlardır.1907 yılında Bursa’da 433 kahvehane vardı.

   Cumhuriyet Döneminde Bursa Kahvehaneleri

   Kahvehaneler kurtuluş yıllarında örgütlenme mekanları olmuştur; Setbaşı’nda Mustafa’nın Kahvesi, Uzunçarşı’da Arakiyeciler içindeki Bekir Hoca’nın kahvesi direnişçilerin gizli gizli toplandıkları mekanlar olmuştur.

   Kahvehaneler Cumhuriyet’in ilk yıllarında Bursalı sanatçıların da toplanıp edebiyat söyleşileri yaptıkları mekanlardır.Bursa’da çıkarılan bir çok gazete ve dergi fikren bu kahvehanelerde doğmuştur.İbrahim Hilmi ile Yoldaş ve Kevkep gazetelerinin birleşmesi Yeşil’de kararlaştırılır.Nilüfer, Yeni Biçem gibi dergilerin de yine Yeşil kahvesinde içilen çaylar sırasında yayımlanmasına karar verilmiştir.

  1935 yılında yayımlanan “Bursa ve İznik Tarihi” adlı kitapta ünlü Kadifeli Kahve ile Karacabey Kahvesinden söz edilir.Bu kahvelerden Karacabey Kahvesi Heykel’deki Ziraat Bankası civarındaydı.Bayramlarda bu kahvelere Dümbüllü, Komik Fahri ve Ahmet gelirdi.Ünlü meddah Bursalı Süruri de, özellikle Ramazan ve bayram gecelerinde kahvelerde Arnavut, Ermeni gibi çeşitli toplulukların Türkçe şivelerini taklit eden konuşmalar yapar, komik öyküler ve fıkralar anlatır, kahvedekileri gülmekten kırar geçirirdi.Meşhur Kadifeli Kahve şimdiki Ziraat Bankası civarındaydı.


Bursa’nın Cumhuriyet dönemi en ünlü kahvehanecisi kuşkusuz Çaycı Veysel’dir.Onun en eski kahvehanesi Ulucami’nin hemen yanında, eski şekerciler çarşısının başındaydı.Bursa’nın en seçkin müşterileri bu kahveye giderdi.

   Bursa’da Kahvehane Yasakları

   İlk kez Kanuni Sultan Süleyman döneminde açılan kahvehaneler daha ilk zamandan beri yöneticilerce hoş karşılanmıyordu.Bu nedenle bir çok padişah kahvehaneleri kapattığı gibi tekrar açanlara büyük cezalar uygulanıyordu.1578 yılında da III.Murat Bursa’da kahvehanelerin kapanması konusunda şu fermanı göndermiştir:

  Bursa’ya kahvelerin kapanması konusunda ferman gönderdiğim  halde, kahvelerin işletilmeye devam ettiği, hatta emirden sonra daha da arttığı anlaşılıyor.Kadıların, müderrislerden bazıları ve diğer birçok önemli zat kahvehanede toplanıyor, kahve bahanesiyle şarap ve rakı içiyorlar.Tavla ve satranç oynayarak zamanlarını kötü işlerle öldürüyorlar.Bu yüzden sanat erbabı ve çalışanlar tembelleşiyor.Bilim adamları ve öğrenciler cahil kalıyor.Kahvehanelerden her türlü haber ve fesatlar çıkıyor.”

   Ancak yasaklar dinlenmez.III.Murat kendi koyduğu kahve yasağını kaldırır.Bunun üzerine 1592’de her sokak başında kahve açılır.Sultan I.Ahmed döneminde (1590-1617) kahvehaneler tekrar kapanmıştır.1598 yılında gönderilen belgede Bursa’da bugünden itibaren kahvehane alan ve satandan üçer akçe alınması için emir vardır.

   Ancak en çok IV.Murat devrinde kahvehanelere baskı yapılmıştır.1633 yılında IV.Murat’ın Bursa’ya gönderdiği bir fermanda tütün içmek amacıyla açılan kahvehanelerin yıkılması, yerine sanayi dükkanları açılması emredilmektedir.

   Sultan I.İbrahim(1640-1648) döneminde kahvehaneler yeniden açılmıştır.1648’de Bursa’ya gönderilen bir fermanda, çocukları olan bu gariban kişilere acıdığı için kahvehanelerin yeniden açılmasına izin verdiği yazılıdır.

  Kahvehanelerin daha sonraki yıllarda da açılıp kapanmasına ilişkin fermanlar gönderilmiştir, ama kahvehaneler hep açık kalmıştır.Bu, önüne geçilemeyecek bir sosyal olgu nedeniyledir.Çünkü kahvehaneler Türk insanının, camilerin dışında aradığı sosyal hayatı yaşayabilecekleri tek kurumdu ve bu nedenle Türk toplumu kahvehanelerden asla vazgeçmedi.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> BURSA - Haberler ve Sohbet