Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Bülent
14 yıl önce - Sal 09 Arl 2003, 14:24
Gediz'in yatağı yine değişmeli


Gediz'in yatağı yine değişmeli

İZSU yetkililerinin hazırladığı proje hayata geçerse, 107 yıldır aktığı yatağı değişecek olan Gediz Nehri, Aliağa yakınlarından açık denize dökülecek

ERTAN GÜRCANER (İZMİR / MERKEZ)

19. yüzyıl sonlarında taşıdığı toprakla İzmir Körfezi'ni doldurduğu için yatağı değiştirilen Gediz Nehri, bu sefer de çevre illerden taşıdığı endüstriyel ve evsel atıklarla körfezi tehdit etmeye başladı. 700 milyon dolar harcanıp Büyük Kanal Projesi hayata geçirilirken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina da körfezi koruma adına tarihi bir projeye imza atıyor. Piriştina, 107 yıl önce İzmir Körfezi'ni doldurduğu gerekçesiyle yatağı değiştirilen Gediz'in yatağının ikinci kez değiştirilmesi için kapsamlı bir proje hazırladı.

Tartışmaya açılacak
Projeyi kamuoyunun ve bilim adamlarının tartışmasına açacaklarını belirten Piriştina, "Projenin hayata geçmesi halinde Gediz Nehri'nin İzmir Körfezi üzerindeki etkisi tamamen ortadan kalkmış olacak. Büyük Kanal Projesi'yle iç körfezde başlayan gözle görülür iyileşme nehrin yatağının değiştirilmesiyle daha da hız kazanacak. Katrilyonlarca lira harcayarak bugünlere taşıdığımız İzmir Körfezi'nde kirletici hiçbir olumsuzluğa izin vermediğimiz gibi buna da izin vermeyeceğiz. Çözüm için tüm olanaklarımızı seferber edeceğiz" dedi.

Körfez'i kirlettirmem
Bugüne kadar İzmirlilerin ödedikleri su faturaları ve belediyenin öz kaynaklarıyla hayata geçirilen Büyük Kanal Projesi sayesinde körfeze akan kirliliği kontrol altına aldıklarını ifade eden Piriştina; Gediz'in İzmir Körfezi'ne verdiği zarara duyarsız kalmayacaklarını söyledi. Büyük Kanal Projesi'nin hayata geçirilmesi sırasında çok titiz bir çalışma yürüttüklerini, bu kapsamda İzmir genelinde 159 kilometre uzunluğunda 92 derenin ıslahını gerçekleştirdiklerini ifade eden Piriştina aynı titiz çalışmayı Gediz için de yapacaklarını belirterek şunları söyledi:

Mesele kökünden çözülür
"İller Bankası'nın Gediz'den gelen kirliliğin önüne geçmek amacıyla projelendirdiği bir arıtmalar serisi vardı. Kaynak sıkıntısı gibi çeşitli nedenlerle bugüne kadar bir türlü hayata geçirilemedi. Bu aşamada Büyükşehir Belediyesi olarak bizim açık bir önerimiz var. Gediz Nehri'nin iç Ege'den getirdiği evsel ve sanayi atıklarıyla körfezi tehdit ettiğini görüyoruz. Bunun önüne geçmek amacıyla da nehrin yatağının ikinci kez değiştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda İZSU Genel Müdürlüğümüz ön bir çalışma yapıp proje hazırladı."

Arıtma tesisleri yapılmalı
Büyük Kanal Projesi kapsamında körfezi bir uçtan diğer uca kuşaklama kanallarıyla çevirip pompa istasyonları aracılığı ile tüm atıksuları Güneybatı ve Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'ne yönlendirdiklerini ifade eden Piriştina, daha sonra şunları söyledi:
"Biz bu kadar emek ve para sarfederken Gediz Nehri beraberinde taşıdığı kirlilikle İzmir Körfezi'ni tehdit etmeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi olarak nehrin yatağının değiştirilip kirliliğin açık denize verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Tabii ki bunu yaparken de bugüne kadar çeşitli nedenlerden ötürü bir türlü hayata geçirilemeyen arıtma tesislerinin de biran önce yapılması gerektiğine inanıyoruz."

Herkes fikir üretmeli
Kendi sorumluluk alanları içinde kalmamasına rağmen dereler yoluyla atıksularını körfeze akıtan Harmandalı, Yelki ve Çamköy'ün kanalizasyon şebekelerini arıtma tesislerine bağlamak amacıyla ilgili kurumlarla protokol imzalayıp çalışma başlattıklarını hatırlatan Piriştina "Bence bundan böyle Gediz konusu tartışılırken herkes bu düşünce üzerinde yoğunlaşıp fikir üretmeli. Bizim genel yaklaşımımız bu yönde" diye konuştu.

Aliağa'dan açık denize ulaşacak
İzmir Körfezi'nin kaderini değiştirecek projenin hayata geçmesi halinde Gediz Nehri 107 yıldır aktığı yatağını terkedip Menemen'den Çanakkale Yolu'nun güneybatısını izleyerek Aliağa yakınlarına, açık denize aktarılacak. Nehir yatağının yeni yerine bağlanabilmesi için yaklaşık 15 kilometre uzunluğunda bir kanal açılacak. Proje, tüm onaylar alınması halinde 1 yıl gibi kısa bir süre içinde tamamlanabilecek.

Taşıdığı toprakla Körfez dolacaktı
1896 yılında yatağı değişmeden önce Gediz, bugünkü AOSB'nin bulunduğu bölgeye akıyordu. Bu da körfezin Ege Denizi'ne açıldığı alanda ciddi anlamda bir sığlaşmaya neden oldu. AOSB'yi nirengi noktası olarak kabul edersek Gediz Nehri; Yenikale Geçidi'ne doğru denizi yaklaşık 6 kilometre doldurdu. Eğer yatak 1896 yılında değiştirilmeseydi bugün muhtemelen İzmir Körfezi'nde gemiler yerine kara taşıtları ile yolculuk edecektik.

İlk değişiklik 1896'da yapıldı
19. yüzyılın sonlarında, 1896 yılında Gediz Nehri Çilazmak Dalyanı'nın hemen doğusundan Ege Denizi'ne, iç körfeze dökülüyordu. Nehrin beraberinde getirdiği alüvyonlu topraklar zamanla liman kenti olan İzmir'i ve körfezi tehdit etmeye başladı. Liman kenti İzmir'in deniz ulaşımına kapanma riski karşısında dönemin idarecileri kanallar açarak nehrin yatağını değiştirerek ağzını günümüzde aktığı Çamaltı Tuzlası'yla Foça arasındaki Bağarası denilen bölgeye taşıdı.

50 milyon dolar harcanacak
Açılacak kanal için yaklaşık 100 metre genişliğinde toplam 1 milyon 400 bin metrekarelik bir alan istimlak edilecek. Dere yatağının genişliği yer yer 50 ila 70 metre arasında değişecek.
Sadece istimlak için yaklaşık 15 milyon dolar harcanacak. İnşaat aşamasında yaklaşık 3 milyon metreküp hafriyat yapılacak. İnşaat bugünkü rakamlarla yaklaşık 10 trilyon liraya malolacak. Köprü ve dere geçişleriyle işin maliyeti yaklaşık 50 milyon doları bulacak.
Yol geçişleri nedeniyle nehir üzerine 60 ila 70 metre uzunlukta köprüler yapılacak.
Nehir yatağının değiştirilmesi nedeniyle bazı kritik noktalara istinat duvarları çekilecek. Çift taraflı olarak çekilecek duvarların uzunluğu toplam 20 kilometreyi bulacak. Zeminin sağlam olduğu yerlerde ise duvar örülmeyecek.

Bakanlıklar da destek vermeli

Nehrin yatağının belirlenen noktaya taşınması halinde İzmir Körfezi'nin Gediz Nehri'nin etki alanından tamamen kurtarılacağına dikkat çeken İZSU yetkilileri şunları söyledi:
"Gediz Nehri'nde kirlilikten sonra en büyük sorun beraberinde taşıdığı toprak. Bu askıda katı madde hareketi, nehrin aktığı yerin dolmasına neden oluyor. Gediz günümüzde Kütahya'dan başlayıp İzmir Körfezi'ne ulaşıncaya kadar geçen süreç içinde bölgeden tarımsal atıkları da beraberinde getiriyor. Bu projenin hayata geçmesi için öncelikle ÇED raporu alınması gerekiyor. Bunun içinde tüm bakanlıkların onayı gerekiyor. Eğer bürokratik engellerle karşılaşılmadığı takdirde inşaata başlanıldığı andan itibaren 1 yıl içinde yatağın yerinin değiştirilmesi planlanıyor."
Projenin çok kapsamlı olduğunu belirten İZSU yetkilileri, "Bu proje Büyükşehir Belediyesi'nin kaynaklarıyla olacak bir iş değil. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın da bu projeyi destekleyip kaynak aktarması gerekli" diye konuştu.

http://ya2003.yeniasir.com.tr/12/09/index.php3?ka ...lum=gunluk


Misafir aaa

14 yıl önce - Sal 09 Arl 2003, 16:59

Gedizzz gardasim, niye sade yattah degistireyon? Tum odayi duzgun daya dosesene gari!

Dogrusu bu Gediz yatagini degistirme fikri acaibime gidiyor. Zaten 1800 sonlarinda bi kere yapmislar, insaf ne bu carsafmi da istedigin yere akitirsin... Tamam amac Izmir korfezini temizlemek ama oyle de olsa dogrudan nehri temizlemek, arindirma sistemi kurmak, daha cevreci yaklasimlara uymayan belediyeleri zorla da olsa ikna etmek hem daha anlamli hem daha hesapli degil mi yahu?


Bülent
14 yıl önce - Çrş 10 Arl 2003, 05:13

ehehehe benim yatakta degisse fena olmaz yani, son günleri sirtim agrimaya basladi...

bu ara Gediz nehrine yapilan suclamalari kiniyorum...
Gediz aslinda temizdir ve Ege'ye hayat verir...



Misafir aaa

14 yıl önce - Çrş 10 Arl 2003, 14:43

Tabii canim, Gediz'in hayat verici o sihhi, temiz, ferahlatici sularina kim, ne hakla herhangi bir suclamada bulunabilir?

Menemen Sanayi'de calisan bir (biyoloji teknisyen) tanidik nehir etrafinda bulunan tarlalarin -ki ms o tarlalardaki domatesleri kurutup Avrupa’ya yolluyoruz, yani doviz getiren ihrac mali- sulamasinda bile kullanilamadigini soylemisti. Suyun icerdigi agir metaller ve diger maddeler o kadar cokmus ki sadece o suyla iliskisi olan insanlari degil topragi bile sterilize edebilir demisti.
Bildigim kadariyla gecen senelerde kuzeyde bir arindirma sistemi kurmaya kalkildiydi ancak hem yerel (=sanayiciler) direnis, hem kamu sektorunun (=koy muhtarlari, belediyeciler fln) vurdumduymazligi sayesinde durum degismediydi.
Bir de “Avrupa standartlarindan” bahsediyoruz...


Bülent
14 yıl önce - Çrş 10 Arl 2003, 20:22

BAŞKAN AHMET PİRİŞTİNA'NIN "GEDİZ'İN YATAĞINI DEĞİŞTİRELİM" ÖNERİSİNE TEPKİ GELDİ
Aliağa çöplük değil

Ege Belediyeler Birliği Başkanı Akbıyıkoğlu, "Bu uygarca bir çözüm olmaz" derken Çakmaklı Muhtarı Kahraman uyardı: "Önceki eylemlerimizi unutmuşlar. Çandarlı'nın kirlenmesine izin vermeyeceğiz."

ERDAL ÇARBOĞA (ALİAĞA / MERKEZ)

İzmir Körfezi'nde kirliliğe yolaçan Gediz'in, "yatağının değiştirilerek Aliağa Çandarlı Körfezi'ne dökülmesi" önerisine yerel yönetimlerden büyük tepki geldi. Çandarlı Körfez Belediyeler Birliği ve Aliağa Belediye Başkanı Süleyman Akbıyıkoğlu, "Bu uygarca bir çözüm değil" dedi. Gediz'in yatağının taşınması halinde köylerinin önünden denize döküleceğini, bu durumun kendileri için kabul edilemez olduğunu belirten Çakmaklı Köyü Muhtarı Ahmet Kahraman ve köy sakinleri ise, "Buraya termik santral yapılması düşünüldüğü günlerde yapmış olduğumuz eylemler çok çabuk unutulmuş. Temiz körfezimizi kimseye kirlettirmeyiz. Aliağa ve benim köyüm Ege'nin çöplüğü değildir" diyerek tepkilerini dile getirdiler.

Kesinlikle karşıyız
Çandarlı Körfezi Belediyeler Birliği ve Aliağa Belediye Başkanı Süleyman Akbıyıkoğlu, "Gediz'deki kirliliği İzmir Körfezi'nden, Çandarlı Körfezi'ne taşımak hem uygarca değil, hem de yanlıştır. Ayrıca çözüm de değil. Denizlerimizi ve bir körfezi kurtarırken, diğer taraftan Çandarlı körfezimizi kirletmek olmaz. Buna kesinlikle karşıyım" dedi.
Akbıyıkoğlu şunları söyledi: "1896 yılında niçin yeri değiştirildi? Nehrin getirdiği sel sularının bıraktığı toprakla dolmaması için. Şimdi körfez için böyle bir tehlike görülmüyor. Neden yatağı değiştirilmek isteniyor? Kirliliğin İzmir Körfezi'ne akmasını önlemek için. Ama aynı kirliliği oraya akıtmayalım da, Çandarlı Körfezi'ne akıtalım diyorsunuz. Değişen ne oluyor. Yine Ege denizini kirletiyorsunuz. Sadece İzmir Körfezi'ni, İzmir'i temiz tutmak yetmez. Çandarlı koyunu da temiz tutmak zorundasınız. Çözüm nedir? Gediz'in sularının kirlenmesini baştan önlemektir. Bu yapılabilirse Gediz'in suyu kirlenmeden şu anki yatağından akabilir. Harcanacak para da kasanızda kalır."

Başımızda Bakırçay var
İzmirlilerin, "Biz körfezi temizledik, kanalizasyon projesini bitirdik. Kolektörleri, arıtmaları yaptık. Biz artık İzmir'i kirletmiyoruz. Gediz kirletiyor" düşüncesiyle nehrin yatağını değiştirmeye çalıştığını öne süren Akbıyıkoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim başımızda zaten bir Bakırçay var. Bir de Gediz'in kirli suyunun körfezimize akmasını kabul edemeyiz."

Ellerini çeksinler
Yeni Foça Belediye Başkanı Ercan Küçükkaya ise öneriye karşı çıkarak, "Böyle şey olmaz. Bir kişi kendi körfezini temiz tutacak diye benim güzel mavi denizimi kimseye kirletemez. Bir yandan ülkemize turist gelsin diyoruz. Bir yandan da turizmi öldürmeye çalışıyoruz. Bu nasıl düşünce, nasıl bir mantık anlam veremedim" dedi.
Küçükkaya şunları söyledi: "Bölgemizin yaz nüfusu 200 bini buluyor. Burada yaşayan ve yazın gelen yazlıkçıya ben nasıl hesap veririm. Bu projeden derhal vazgeçilsin. Burası İzmir'in çöplüğü mü? Bir termik santral yapımı için milyonlar nasıl ayaklandı ise yeniden ayaklanırız. Herkes kendi çöplüğünü temizlesin, bize karayolu üzerindeki demir çelik fabrikalarının kirliliği bile zarar veriyor. Ege'nin en güzel koylarına sahip olan Yeni Foça'mızdan ellerini çeksinler. Bu konu burada kapanmıştır."
Şakran Belediye Başkanı Zeki Şen, Çandarlı Körfezi'nin İzmir Körfezi olamayacağını belirterek, tepkisini şöyle dile getirdi: "Ülkemizin ne yazık ki kaderi bu. Çandarlı Körfezi sahipsiz değildir. Piriştina keşke önce bizlere danışıp bu açıklamayı yapsaydı. Beyin fırtınalarına önce Gediz'i kirlilikten nasıl kurtarırız sorusuna cevap arayıp başlasalardı. Bizler, Bakırçay'ın körfezimizde yaşattığı kirliliği önlemek için planlar üretirken, Gediz'i kucağımıza bırakmaya kalkışmaları çok da adil değil."

Aliağa açık deniz değil
Foça Belediye Başkanı Ali İlçan da konu ile ilgili bilimsel bir araştırma yapılmasının zorunlu olduğunu söyledi. Aliağa'da zaten belli oranda bir kirlilik yaşandığını belirten İlçan sözlerini şöyle sürdürdü: "Aliağa'da açık deniz yok. Aliağa'da Çandarlı Körfezi'ne dökülecek. 50 milyon dolar deniyor. Oysa o proje birkaç yüz milyon dolarlık bir proje. Emiralem'den itibaren arazileri kamulaştıracaksın. Yalnız kamulaştırma parası bunun çok üzerinde tutar. Detaylı bir araştırma yapılması gerekir. Özellikle denizin kirlenmesi, dolması açısından. Topografik yapı olarak düşünürseniz... ENKA ile Çakmaklı arasından bir yerden verilmeli, orası da körfez, açık deniz değil. Yani Aliağa'dan nereden dökerseniz dökün, açık denize değil Aliağa (Çandarlı) Körfezi'ne dökülecek. O halde çözüm başka projeler üretmektir."

ÜNİVERSİTE DE ELEŞTİRİ GETİRDİ
Önce kirli atıksu girişi önlenmeli

ERTAN GÜRCANER (İZMİR / MERKEZ)

YENİ ASIR'ın kamuoyunun gündemine taşıdığı "Gediz Dosyası" ses getirmeye devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina'nın Gediz'in yatağının değiştirilmesine ilişkin ortaya koyduğu proje bilim çevrelerinde çeşitli tepkilere neden oldu. Bilim adamları Gediz Nehri'nin beraberinde taşıdığı topraklar nedeniyle İzmir Körfezi için hala büyük bir tehdit oluşturduğunu, ancak öncelikle nehri kirleten endüstriyel ve evsel atıkların mutlaka arıtılarak nehre verilmesi gerektiğini vurguladılar.
DEÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Bülent Cihangir, Gediz'in körfezi doldurduğunun bir gerçek olduğunu, ancak öncelikle yatağın değiştirilmesinden önce kirleticilerin kaynağında önlenmesi gerektiğini söyledi. Cihangir, "Ondan sonra yatağın değiştirilmesi gündeme gelmeli. Nehrin yeni döküleceği yer de ince hesaplamalar sonucu belirlenmeli. Muhtemelen bu da Nemrut Körfezi'nin yakınları olabilir. Bizler bilim adamları olarak konuya tedbirli yaklaşmak zorundayız. Yüzyıllar sürecek olan bir süreçte Gediz Nehri; İzmir Körfezi için de mutlaka tehdidini sürdürecektir. Nehre atıksu girişini önlemeden nehrin yatağını değiştirmek, yeni gelinin süpürdüğü çöpleri halının altına atması gibi birşey olur" dedi.
Kirliliğin özünde çözülmesi gerektiğini savunan Cihangir şunları söyledi: "İzmir Körfezi'ni kurtaracağız diye nehrin yatağını değiştirip o bölgeyi kirletmeye hakkımız yok. Gediz Nehri'nin geçtiği bölgede kirlilik seviyesi oldukça yüksek. Kesinlikle tüm endüstriyel kuruluşların ve şehir kanalizasyon şebekelerinin arıtılarak nehre verilmesi gerekiyor. Onun dışında başka bir alternatif düşünemiyorum."

Yeri değişmiş olur
Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Faruk İşgenç de, nehrin sadece yatağını değiştirmenin kirliliğin yerini değiştirmek olacağını söyledi. İşgenç, "O nedenle öncelikli olarak nehre kirlilik akışını durdurmak gerekir. Şunu gözardı etmemek lazım. Gediz nehriyle birlikte körfeze sadece kirlilik akmıyor, bunun yanında yağışlarla birlikte bol miktarda kum ve çakıl da geliyor. Bu da körfezde 1800'lü yılların sonundaki gibi nehrin döküldüğü yerde sığlaşmalara neden oluyor. Ama mutlaka ve mutlaka Gediz Nehri'ne bırakılan evsel ve endüstriyel atıksuların önlenmesi gerekir" dedi.
İşte kurtuluş reçetesi

ERTAN GÜRCANER/ALİ FİLİZKAN/YASİN DURMAZ(MERKEZ)

Gediz'in kirlilikten kurtarılması için başta kamu, kurum ve kuruluşları olmak üzere yerel yönetimler ve özel sektöre büyük görev düşüyor. Uzmanlar hazırladıkları kurtuluş reçetesindeki 8 maddeyi şöyle açıklıyor.

1) Gediz Nehri'ne akan kirliliği önlemek, dolayısıyla da buradan İzmir Körfezi'ne akan kirliliğin önüne geçmek amacıyla kurulan Havzada Hizmet Birliği'ne üye 120 belediye, strateji saptamak amacıyla gerçekleştirilen toplantılara ilgisiz kalıyor. Birliğin üyelerine arıtma tesisi yapımında maddi destek vermesi öngörülüyor.
2) Gediz Nehri kanalıyla İzmir Körfezi'ne taşınan kirlilik yükünün yüzde 90'ını evsel atıklar oluşturuyor. Yaklaşık 400 kilometre uzunluğundaki Gediz Nehri'ne 17 ilçe 30 belde 74 köyün evsel atıkları boşalıyor. Bu durumda çok sayıda arıtma tesisi yapılması gerektiği gerçeği ortaya çıkıyor.
3) Gediz Nehri'ni sadece evsel ve endüstriyel atıklar kirletmiyor. Bunun yanında havza boyunca tarımsal üretim yapan çiftçilerin bilinçsiz ilaçlama yapması da kirlilik yaratıyor. Bilinçsiz ilaçlamanın biran önce önüne geçilmesi, çiftçinin ilaçlama konusunda doğru bilgilendirilmesi gerekiyor. Menemen'deki 4. kalite su tarımsal alanlarda kullanılması sakıncalı su sınıfına giriyor.
4) Öncelikle tekil sanayi tesislerinin kurulmasından vazgeçilerek, bunların organize sanayi bölgelerine ya da orta ve küçük ölçekli sanayi bölgelerine yönlendirilmesi gerekiyor. Bu tesislere müşterek arıtma tesisleri yapılarak nehre arıtılmış su verilmesinin sağlanması gerekiyor. Burada ikinci en önemli unsur olarak kaynak sorunu karşımıza çıkıyor.
5) Sanayi bölgelerinde hangi tür sanayi tesislerinin faaliyet göstereceğinin önceden belirlenmesi önem taşıyor. Örneğin su kaynaklarının az olduğu bölgelerde çok su tüketen endüstrilere; yani tekstil, kağıt, deri gibi işletmelere izin vermek demek o bölgedeki sınırlı su kaynağının tükenmesine neden oluyor.
6) Hava kalitesiyle ilgili yönetmeliğin uygulamaya geçirilmesinin üzerinden 15-18 yıl, su kirliliği yönetmeliğinin üzerinde de 15 yıl geçti. Günümüzde halen daha arıtması olmayan sanayi tesisi ve yerleşim birimlerinin olması yasa ve yönetmeliklerin uygulamasında ciddi zaafiyetlerin olduğunu ortaya koyuyor.
7) Gediz Nehri için tehdit oluşturan evsel ve endüstriyel atıkların yanısıra havzada yer alan kum ocaklarının da mercek altına alınması gerekiyor. Nehir kenarında işletmeye açılan kum ocakları da nehir için büyük tehdit oluşturuyor. Acil olarak havzadaki tüm yan derelerin ıslah edilip faaliyet gösteren kum ocaklarının kapatılması gerekiyor.
8 ) Havzada yer alan irili ufaklı birçok belde belediyesi yeterlik ödenek alamadığı için arıtma tesislerini hayata geçiremiyor. Gediz nehrine akan kirliliğin önüne geçilebilmesi için hükümetin mutlaka konuya el atması, ilgili bakanlık ya da İller Bankası kanalıyla kaynak aktarması gerekiyor.

http://ya2003.yeniasir.com.tr/12/10/index.php3?ka ...lum=gunluk



ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet