Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
NOSTALJİ - 60'lar, 70'ler, 80'ler
« önceki   123 ... 303132 ... 124125126   sonraki »
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Akın Kurtoğlu

8 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 00:12

Karaköy Meydanı'nda, Perşembe Pazarı ile Kemeraltı Caddeleri'nin kesişiminde bulunan trafik polis noktası... Tarih; Nisan 1965... Polisin şapkası ve resmî kıyafeti, o yılları birebir yansıtmakta... Elinde beyaz eldivenler ve belinde de silâhı... İçinde bulunduğu platformun etrafı Puro, Fay deterjan ve sabun reklâmlarıyla sarılı... Nedense, silindirin üzerinde güneşlik yok. Çoğu trafik noktasının üzerinde bir de açılır-kapanır tenteleri bulunurdu ve hatta bunların da üzerlerine reklâm alınırdı... Berisinde kalan yokuş ise, Bankalar Caddesi'nin bitiminden itibaren, yolun kenarından aşağıya doğru inen yaya seti...



Akın KURTOĞLU


Zeki Varış

8 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 00:31

40 para=1 kuruş,
100 para=2,5 kuruş

Anneannem'in örgü şişlerinden çalardım,ortası delikli.Amma aranırdı rahmetli.Esasında yelekte bana örülüyor ama çocukluk işte.Zaten o paralarıda kullanamıyordum tedavülden kalkmıştı,en ufak bozukluk 5 kuruştu.Ama o dönemi yaşayan kadınların dikiş kutularında hep bulunurdu,sanki o iş için özel yapılmışlardı.Çok kişinin koleksiyonunda vardır o paralardan,bende olduğu gibi..


M.Ali Sade
8 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 06:53

Akın bey'in Siera Radyo reklamını görünce benim de aklıma bizim evdeki Telefunken geldi.İşte resmi...



(+)


Bizim eve televizyonun girişine kadar yani 1974 yılına kadar evin tek eğlencesi bu Telefunken'di.Soldaki ses düğmesi çevirilerek ''çıt'' sesi duyulduğunda kadranının ışıkları yanar,ama hemen de çalışmazdı.Yaklaşık bir dakika sonra yavaş yavaş canlanır,kadranın solunda görülen yuvarlak göz lambasının rengi cam göbeği yeşile döndüğünde dünyanın her yerinden sesler veriridi.

O yıllarda FM bandı bilinmezdi.Bakın kadranını yakından göstereyim,



(+)


görüldüğü gibi L:Uzun Dalga,M:orta Dalga,K:Kısa Dalga ve birde PU var ki o da pikabı bağlayıp radyonun güçlü hoperlorundan istifade etmek içindi.Aslında üreten Alman çok da ileri görüşlüymüş ki dikkat ederseniz en alta bir de boş hane bırakmış ki ileride FM bandı falan birşey çıkarsa ilave edilir gibisinden.

Bir de kadran üzerine istasyonları ad olarak belirtmişler.Demek ki istasyonların frekansları şimdiki Türksat uydusundaki Tv kanallarındaki gibi zırt-pırt değişmiyormuş,sabitmiş.

Eskiden apartmanlarda bir de radyo anteni tesisatı vardı,şimdiki merkezi Tv antenleri gibi.Bu minik bir şalterle bu tip lambalı radyolara bağlanır,şimşeklerin çaktığı fırtınalı havalarda ise bu şalter indirilerek radyo koruma altına alınırdı.Ya da (+) şeklinde üzerine örümcek ağı gibi galvanizli teller sarılmış radyo antenleri duvara asılarak bunlardan istifade edilirdi.Zira bu radyo ve emsalleri güçlü antenleri olmaksızın bir yeri kolay kolay çekmezdi.

Ama anteni güçlü olduğu taktirde ve biraz da yabancı dil bilindiğinde özellikle kısa dalgadan BBC,Paris,Lüksemburg,Brüksel,Belgrad,Monte Carlo,Moskova,Sofya radyoları ile Bizim Radyo çok net olarak dinlenebilir,hatta çok berrak havalarda VOA(Amerika'nın Sesi) radyosu bile alınabilirdi.  

Bir de yerli yayın sevenler için Ankara'dan yayın yapmasına rağmen Ankara'dan bile zorla dinlenebilen Polis/Meteoroloji/Mamak radyoları vardı ki bunlar arabesk müziğin TRT'de yasak olduğu yıllarda arabesk müzik yayınlayarak ratinglerini(O yıllarda pek de bilinmemesine rağmen) oldukça yüksek tutarlardı.  

Uzun dalgadan Ankara radyosu (halen de var),orta dalgadan da İstanbul,İzmir,Antalya ve Ankara İl Radyosu(sadece batı müziği çalardı) dinlenirdi.Uzun dalga ve kısa dalga havanın kararıp bulutların yükselmesi ile daha iyi çekerdi.

Herkese selamlar...


umit1
8 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 08:21

Mehmet Ali bey,

Dogrusu ne diyecegimi sasirdim,ayni radyo,ayni model bizde de vardi,halada Turkiyede duruyor. .50 li yillarin hemen baslarinda alinmisti.
Bahsettiginiz "goz lambasinin" rengi,acildiktan sonra lambalarinin "isinmasinin" beklenmesi,son derece "yumusak" sesi ve piril piril cilali kaplamasi,arkasinda sikca merakla acmaya calistigim siyah delikli kartonumsu kapagi ile cocuklugumun ve gencligimin unutulmazlari arasinda.
Tabii fotograflarda gorulmeyen bir sey kanal degistirme yan taraftadir.
Acaba bugun yapilan radyolar ve diger cihazlar 50 kusur sene sonra nerede olurlar?

Nereden nereye ?
   


Erhan Aydoğdu
8 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 17:46
Eskilerden


Bilmem hatırlarmısınız eski Galata Köprüsünün altındaki lokantaları...Ben çok küçüktüm hayal meyal hatırlıyorum.Şimdiki köprünün altındaki lokantalar bence eskilerini mumla  aratıyor.(Hatta o Galata köprüsünn oynayan dubalarından birinede parmağım sıkışmıştı ne işi varsa parmağımın orada)

Birde Troleybüsler vardı ismi böyle idi yanlış hatırlamıyorsam.üstünde anten gibi çubukları vardı.

Eski banliyö trenlerinin (Sirkeci - Halkalı)renkleri kırmızı beyazdı son zamanlarda onlara reklam almaya başlamışlardı.Şimdilerde nasıl bilmiyorum 15 yıldır görmüyorum.

Cam damacanalarla su gelirdi kamyonlarla.O damacanaların dışlarıda ağaç gibi bir sepetle  örülüydü kırılmasın diye herhalde.

Eski terlik,patlak toplara,horoz şekeri,balon alırdık.

Kolanın bile cam şişelisi vardı litrelik şimdilerde herşey plastik oldu.

Tv de Shogunu hatırlıyorum dizi olarak.Sonra Atlantisten Gelen Adam vardı birde Uçan Kaz Ve Nils, Clementine i hatırlıyorum.zaten çatı anteni vardı  o zamanlar  uçak geçerken netleşirdi tv mizin siyah beyaz görüntüsü.

benimde hatırlayabildiklerim şimdilik bu kadar belki birkaçı verilmiştir ama ben yinede yazayım dedim (Tabi Akın abiden bize sıra kalırsa )  


M.Ali Sade
8 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 18:17

İşte size nostaljik bir cihaz daha:
Philips Portatif Pikap


(+)


İlk bakışta bir bond çantayı andırıyor değil mi?
İşte bu da açılmış hali...


(+)


Bir anda işin şekli değişiyor vee karşınızda Ajda Pekkan....



(+)


Deviri 33e ayarladıktan sonra bu Long Play(LP) tabir edilen plağı dinleyelim bakalım.
Keyifliymiş değil mi?
İşte ses ve ton ayarları da karşıdaki sürgülü düğmelerden yapılıyor.Öndeki de devir ayarı.İğnesini de göstermek isterdim ama devir ayar düğmesinin üzerindeki kolun altında kalıyor.

[url=http://wowturkey.com/t.php?p=/tr95/MAli_Sade_PIC_0013.jpg]


İşte size nostalji.Bu pikaptan kimler neler dinlemiştir kimbilir.

(Ümit beye not: Telefunken Radyo halen faaldir.)

Herkese selamlar...


Kemal Çevik
8 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 18:41
Ya 10 para


Alıntı:
Anneannem'in örgü şişlerinden çalardım,ortası delikli.


Arkadaşlar,

Ortası delikli paralarımız 1947-1965 arası tedavülde kalan 1/2 (yanlış yazmadım, yarım) ve 1 Kuruş ile 1948-1965 arası geçerli olan 2,5 Kuruş idi. Bunların hepsini ben kullandım, önceleri çarşıda, sonraları takım sandığında pul niyetine, şimdi ise koleksiyonumun en mutena köşesinde duruyor.

10 paraya ise, yani kuruşu onda biri, tedavüldeyken yetişemedim. Bunun en büyük suçlusu annemle  babam   ilkokula giderken o parayla seyyar satıcıdan simit ya da kurabiye alabildiklerini her fırsatta söyleyip 30-35 sene öncesini anarlardı. Şu tarihin garip cilvesine bakın ki ben 1 kuruşlarımı en azından yüz değeri (nominal) olarak anamayacağım, çünkü yeniden kullanmaya başladım.

Bazen para üstü olarak 1-2 kuruşu veremeyen/vermek istemeyenlere  öyle bir çıkışıyorum  ki, neye uğradını şaşırıyor zavallılar. Hele en son bir  kuruyemişcide bir çırak:

-"Amma da para düşkünüymüşsün be amca, sanki bir kuruşla zengin olacaksın...." deyince benden önce yaşıtım olan patronundan zılgıtı yedi :

-"Oğlum, rahmetlik dedem  bu işi o bir kuruşlarla kurdu" diye.

Bu arada eski bozuk paralar için bkz

http://www.darphane.gov.tr/dizayn-tarihce.htm

Görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK


M.Ali Sade
8 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 19:40

Benim biraz da antika saat tamiri gibi abuk subuk bir hobim var.Saati tamir etmek demek adeta ona yeniden can vermektir.Bir de ayarı düzgün giderse tamamdır.Aşağıda sizlere tamir ettiğim eski dostlardan bir demet sunuyorum...

Şimdilerde sabahları neyle uyanıyoruz?Ya cep telefonu ya da alarmlı, radyolu, elektronik bir takım aletlerle.

Hepsi de tüketici.Ya pil takmak lazım,ya fişe sokup cereyan vermek.

Ama şu Rus Serkisof'a bir bakın bakalım.Akşam yatmadan evvel kurduktan sonra zamanı tüketmekten başka neyi tüketir?


(+)


Peki ya şu üç kardeşe bakınız.Tik-tak sesi çıkarmaktan ve vaktinde sizi uyarmaktan başka ne kabahatleri var?Çevreye ya da size bir zarar ya da masrafları var mı?



(+)


Şu yeşil Jerger'e bakın.Kimbilir kaç yıldır bıkmadan,usanmadan çalışıyor?




(+)


Nasıl buldunuz?Bunları hala kullanan var mı?  

Herkese selamlar...

(Not: Yarın da köstekli bir saat tanıtacağım...)


Erhan Aydoğdu
8 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 20:04

Bakkaldan dökme yoğurt ,mercimek,fasulye almaya gönderirdi annem beni.Paranın üstüylede çokomel alırdım (2.5 lira)daha dün gibi hatırlarım.Halkalı sirkeci hattı banliyö trenine kaçak binmek ne kadarda zevkliydi yakalanacağız diye  ödümüz kopardı.Ama heyecan işte Oklumuzun yanına lunapark gibi birşey gelirdi yazları Küçükçekmece gölünün kenarına babamla  halka atamaca oynardık sonra sanırım motosiklet motoru ile çalışan (şimdinin ATV si) garip bi alet arabayada benziyordu  ona hiç binmedim ama  binmeliymişim şimdi keşke diyorum.Florya ya dondurma yemeye giderdik Yeşilköy(şimdinin Atatürk) havaalanın kuvvetli  ışığını taaa Kanaryadan görürdük uçakların sesleri hiç bitmezdi.şimdi bakıyorumda kendi çocuğuma ne kadar şanslılar ama işte onlarda bunları  hiç bilmeyecekler.

Olgun AKBAL
8 yıl önce - Çrş 19 Tem 2006, 21:23

Alıntı:
Şu yeşil Jerger'e bakın.Kimbilir kaç yıldır bıkmadan,usanmadan çalışıyor?


    O yeşil saatin aynısından bizim evde bakır renkte olanı var. Aslında çok kullanışlıymış (Bizim aile'yi kaldıran hep o saat olurmuş). Hayal meyal hatırlıyorum en son ben ilkokulda iken çalışıyordu. Berbat bir zil sesi vardı, zaten bu ses sayesinde insanın o tatlı uykusu kaçıyordu. Bir özelliği daha var saatin rakamları akrebi ve yelkovanı fosfor ile kaplı idi, geceleride işe yaramış oluyordu. Saati evdeki ufaklıklardan korumak için, sarkaçlı ahşap camekanlı bir saatin, kapağının içinde sergilemeye başladım.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET