Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ebru K.Türk
12 yıl önce - Cum 29 Tem 2005, 21:20
Cemal Nadir Cd.'de binalar olmasaymış...


Arkadaşlar aslında aşağıdaki resmi bana yine bu siteye katkıları olan Uğur Bey (ugurcavac) yolladı. Kendisi eski fotoğraflar konusunda tam bir hazine. Aslında yayınlamam için henüz olur yada olmaz demedi ama aşağıdaki fotoğrafı dikkatle inceleyip günümüzde benzer şekilde olsaydı diye hayal etmenizi istiyorum.

Fotoğrafta görebileceğiniz gibi sağdaki o kılıksız bina hariç, Ulucami ve kapalı çarşı gayet net görünüyor. Gerçi fotoğraf kapalıçarşı ve çevresinde büyük bir restorasyon yapıldığı zamanda çekilmiş ama araya sıkıştırıp önüne binaları dikmeyi unutmamışlar. Bugün Zafer Plaza ile Ulucami arasındaki hat boyunca kızılay,merkez bankası, iş-kur gibi bainlar olmasaymış; Biraz çevre düzenlemesi ile Kapalı Çarşı, Hanlar ve Ulucamii'nin ne kadar güzel görüleceğini en iyi anlatan fotoğraf herhalde ağaşıdakidir. Ayrıca bir yanımda tarihi eserler ile geniş bir kaldırımdan Ulucami'ye kadar yürümek gayet güzel olurdu.




(+)


Aşağıdaki fotoğraf da o bölgenin günümüzdeki hali. Estetikten yoksun çirkin binalarca kale duvarları gibi önü kapatılmış bir tarihi gösteriyor. Görüldüğü (yada görülemediği) gibi kapalıçarşı ortada hiç yok, Ulucami deseniz minareleri olmasa yerini bulmak bile zorlaşacak. Bursa'ya bunu hak görenlere yazıklar olsun...




(Bu resmi yine bu siteden mi almıştım yoksa Osmangazi Belediyesi'nin sitesindenmi emin değilim. Ama eğer buradan bir arkadaş çektiyse kendinden özür diliyorum. Kim olduğunu bulamadım)


Hakan Aslantürk
12 yıl önce - Cmt 30 Tem 2005, 05:00
Bir Bursa Hikayesi


Resmi görüp yazdıklarını okuyunca, daha önceleri yazdığım bir yazı geldi aklıma.. paylaşmak istedim..

..................................


Gözlerinde yetmiş küsür yıllık yaşının verdiği garip bir saydamlık vardı. Kısa, beyaz sakalları, küçük torununun pamuk yanaklarına değiyordu. Çocukluğunun, gençliğinin geçtiği ahşap dokulu, penceresi önünde fesleğen kokulu saksıları arasında Bursa’yı arıyordu. Torununa göstereceği güzellikleri bulamamanın üzüntüsünü yaşarken bir yandan da iç geçiriyordu Bursa’nın giden yeşiline ve mavisine dair. Torununun iri siyah gözleri, dedesinin gözüne ‘bir şeyler anlat’ dercesine bakıyordu. Garip bir sessizlik ve arkasından neredeyse kendiyle yaşıt, işlemeli duvar saatinden gelen üç çığlık…

‘Bak işte şurada, top oynarken düşüp dizlerimizi kanattığımız yer’ deyip ardı arkası kesilmeyen bir Bursa hikayesi anlatmak istiyordu. Ama garip, beton bir grilik çökmüştü anlatacaklarının önüne, acımasızca. Tozuna, toprağına bile içinin gittiği bu şehir, nasıl olmuştu da bürünmüştü bu hale ve nasıl olmuştu da anlatacak bir şeyler bulamıyordu küçük torununa, onca yaşındayken. Sessiz sedasız bir Bursa sokağı ve ürkütücü, neredeyse kendiyle yaşıt işlemeli duvar saatinin tiktakları..

Tarihin onca çizgiyi armağan ettiği elini uzatıp göstermek istedi, kana kana su içtiği çeşmeyi. Ama ne bir çeşme vardı ne de gözlerinde şekillenebiliyordu o kana kana su içtiği çeşmenin önündeki kısa pantolonlu silueti. Apartmanların arasında küçücük, yarım yamalak bir gökyüzü kalmıştı geriye, hep anlatmayı düşündüğü sözlü mirasından.

Küçük kız anlamış gibiydi dedesinin o vahim halini, şişirmişti yanaklarını ve bükmüştü dudaklarını. Bir acıyı beraber yaşıyordu, yeni filizlenen bir fidan ve dev çınar ağacı. Kalmayacak mıydı geriye bir sevda efsanesi, çaput bağlanan kuru ağaç dalları ve bir Bursa hikayesi. Hani ahşap bir sandalyede oturup, dövme bakır cezvede kaynatıp kahvesini, koyacaktı fincanını maun sehpasına ve alacaktı torununu kucağına, anlatacaktı doya doya, sevgisini, gözyaşını, yazını, kışını, baharını yetmiş küsür yıldır yaşadığı bu şehri…

Ama kalmamıştı geriye, apartmanların arasından görülen küçücük ve yarım yamalak bir gökyüzü dışında anlatılacak. Yüz yıldır Bursa’nın nemini yiyen duvarlarında evinin; neredeyse kendiyle yaşıt, zamanı, sessizliği bozan çığlıklara anlatan işlemeli bir saat…


ayça_leovinus
12 yıl önce - Cum 25 Ksm 2005, 01:22

Ebru Hanım'ın ( Belki de Uğur Bey demeliyim.) gönderdiği fotoğraf yanılmıyorsam 1959 yılına ait. 1958 Kapalıçarşı yangınında  Cemal Nadir Caddesine cephesi olan binalara kadar yangın yayılıyor. Bu bölgedeki Bakırcılar Çarşısı ve çevresi tamamen yanıyor. Daha sonra buralar tekrar inşa ediliyor. Sanıyorum fotoğraf o döneme ait.



hakanumut
12 yıl önce - Cum 25 Ksm 2005, 10:23

eski resimdeki sarı bina var ya eski bina cumhuriyet caddesi onların üstünde mi kalıyo,kafam karıştı.
bir de şimdi PrinçHan'ın duvarları nekarda yüksekşimdilerde ,ozaman öyle bişey yok muş.güya restorasyon diye koca bi binayı eski taşlarla yeniden dikmişler.ki görütyorum ki eskiyle hiç alakası yok.


ayça_leovinus
12 yıl önce - Cmt 26 Ksm 2005, 01:25
Üstteki soruya cevap


Yolun kenarındaki konutlar (sarı ev ve yanındakiler) şu an yok. Onların yerinde Kızılay binası var. Fotoğrafda Pirinç Han gözükmüyor. Fotoğraf sağ tarafda daha geniş olsaydı da kadraja Pirinç Han'dan önce Arabacılar Hanı girerdi. Fotoğrafda görülen yapılar Bakırcılar, Yorgancılar çarşısı hanları. Pirinç Han yangından etkilenmeyen yapılardan. Fotoğrafın çekildiği dönemde restorasyon falan yok. Yapı son restorasyondan önce 1985 yılında restore ediliyor.

Ebru Hanım'ın resmini daha iyi anlamak için sitemizdeki eski Bursa fotoğrafları bölümüne koyduğum resme bakabilirsiniz.
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=9701&a ...p;start=60


ayça_leovinus
12 yıl önce - Pzr 27 Ksm 2005, 00:54

Ebru Hanım'ın fotoğrafında yapım halinde olan yapılar bugün Eski Bakırcılar Çarşısı yapısı ve çevre yapıları. Kendi çektiğim Eski Bakırcılar Çarşısı'nın kapısından bir fotoğraf ve aynı noktadan Ulucami'nin minaresini eklemek istiyorum.

Maalesef teneke örtülerle kapanmış sokaklar göze hoş gelmiyor, ama çarşı bölgesinin bu batı iç bölümleri de görülmeye değerdir.

Yıldırım Beyazıt altgeçidinin (Eski Merinos Binasının karşısı) yanından aşağıya inince, Eski Bakırcılar Çarşısı'nın içinden geçip, ara sokaklardan Ulucami Caddesi ya da diğer adıyla Mecidiye Caddesi'ne çıkmadan kıvrıla kıvrıla kendinizi Pirinç Han'ın önünde bulacaksınız.



(+)

 

(+)




Özcan

12 yıl önce - Pts 28 Ksm 2005, 10:15

Fotoğraftaki sarı bina ve bitişiğindeki bina sanırım hala duruyor.
Emin değilim ama Kızılay binasının arkasından Pirinç Han'a inen sokağın en dar olduğu noktada, bu darlığa sebep olan ve içinde ayakkabı imalathanesi ve küçük bir iki dükkanın bulunduğu eski ahşap bina bu olsa gerek. Oradan tekrar geçtiğimde inceleyeceğim.


sezer turan
11 yıl önce - Sal 21 Şub 2006, 07:13

selam bence sari binanin oldugu yerde simdi zafer plaza var.biraz daha dikkatli bakarsaniz kizilay daha yukarda kaliyor.

oemiroglu1
11 yıl önce - Sal 21 Şub 2006, 11:46

bana  kalırsada  o  sarı bına  halen  duruyor  zaferın  yanında  dıs  cephesı  degıstırılmıs bır sekılde

ALİ ÖZER

11 yıl önce - Çrş 14 Hzr 2006, 14:46

Cemal nadir caddesindeki Kızılay Binası



(+)




cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> BURSA - Haberler ve Sohbet