Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 82
ronayi21
6 yıl önce - Sal 03 Oca 2012, 18:56

İşte Baydemir’in Cumhurbaşkanı’na sunduğu 21 talep


Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Diyarbakır Surları’nın onarımı başta olmak üzere pek çok konu için Çankaya Köşkü’ne çıkarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştü. Gül’e Surların restorasyonu dahil 21 talep sunan Baydemir, destek verilmesi halinde sorumluluğu üstlenmeye hazır olduklarını da söyledi....
03.01.2012 / 17:03

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, beraberinde Genel Sekreter Abdullah Sevinç, İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Murat Alökmen ve KUDEB (Koruma, Uygulama, Denetim Bürosu) Müdürü Orhan Balsak’la birlikte Diyarbakır Surları için Çankaya Köşkü’ne çıktı.

Baydemir, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e Diyarbakır’ın 1939 yılında havadan çekilmiş bir fotoğrafını armağan etti. Yaklaşım bir saat süren görüşmede Baydemir “Diyarbakır Kalesi – Tespitler ve Çözüm Önerileri” adıyla bir sunum yaptı. Cumhurbaşkanı Gül’ün sunumla ilgili sorular yönelttiği görüşmede Baydemir, 5 bin yıl önce Hurriler tarafından yapıldığı tahmin edilen Diyarbakır Surları’nın 1700 yıl önce Roma İmparatoru II. Constantius tarafından onarıldığını söyledi. Surlarda kentte varlığını sürdürmüş otuza yakın uygarlığın izlerinin bulunduğunu belirten Baydemir, ünlü arkeolog Albert Gabriel tarafından Açık Hava Yazıtlar Müzesi olarak nitelendirildiğini hatırlattı. İç Kale’deki Amida Höyük’ün, kentin ilk kurulduğu nokta özelliğini taşıdığını ve araştırmalara göre kentin tarihinin 8 bin yıl olduğunu gösterdiğini anlatan Baydemir, 5.7 kilometre uzunluğundaki Surların 82 burca sahip olduğunu belirtti.

İçkale’de Arkeopark yapılıyor

Kültür Bakanlığı’nın İç Kale Kültür Turizm Merkezi Projesi’ni başlattığını, cezaevi binasının Müze Eser Deposu ve Laboratuarı, Saint George Kilisesi’nin Sanat Galerisi, tarihi binaların Arkeoloji Müzesi ve Valilik Makamı, eski Garnizon Komutanlığı binasına da Müze kafeteryası olarak işlevlendirme çalışmasının sürdüğünü anlatan Baydemir İç Kale’nin geri kalan kısmında yer alan mahalledeki 352 adet yapının Büyükşehir Belediyesi, Sur Belediyesi ve TOKİ tarafından yıkılarak “Arkeopark” olarak düzenleneceğini bildirdi.

Suriçi’ndeki diğer bölümlerin ise 1980’lı yıllarla birlikte bozulduğunu, özellikle 1990’lardaki zorunlu göçle birlikte bu bölgedeki tarihi mekanların olumsuz etkilendiğini anlatan Baydemir, bu etkiyi azaltmak veya ortadan kaldırmak için yapılan çalışmaları şöyle özetledi.

Koruma Amaçlı İmar Planı yapıldı

Suriçi 1988 yılında 1. Derece “Kentsel Sit Alanı” ilan edildiğini 1990 yılında ise Koruma Amaçlı İmar Planı hazırlandığını ve planın 1992’de Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanıp uygulanmaya başlandığını anlatan Baydemir, “Ancak bu Koruma Planı Suriçi’ni korumamış ve yetersiz kalmıştır. Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı ile 2008 yılında bu planı askıya almış ve yeni Koruma Amaçlı İmar Planı hazırlanmıştır. Katılımcı bir tarzda hazırlanan Plan tamamlanmış ve Koruma Bölge Kurulu’nun onayına sunulmuştur” dedi.

Sur diplerinin temizlenmesi

2002 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi adeta bir rüya olarak görülen sur dipleri boşaltma çalışmasını başlattığını 3,5 kilometrelik uzunluktaki ve 123.570 metrekarelik alanda 500 adet işyeri ile 10 adet konutun yıkıldığını anlatan Baydemir, Surları koruma bandının çevre düzenlemesinin yapıldığını belirtti.

Sur etrafı boşaltma projesinin devamında Mardinkapı-Saraykapı arasındaki alanda devam ettiğini bu kapsamda 2007’de surlara bitişik 1.5 kilometrelik bütün yapıların kamulaştırma ve yıkım çalışmalarının tamamlandığını anlatan Baydemir alandaki peyzaj uygulamalarının sürdüğünü belirtti. Baydemir, bu çalışmalarının Tarihi Kentler Birliği tarafından da ödüllendirildiğini anımsattı.

Hayata geçirilen projeler

Baydemir, tarihi yapıları görünür kılmak ve geleceğe taşımak için yürüttükleri çalışmalar hakkında da bilgi verdi. 2007’de Melikahmed Caddesi Renovasyon Projesi, 2008’de Gazi Caddesi ve Yenikapı Renovasyonu Projesi, 2009’da Dağkapı Meydan Düzenlemesi çalışmalarının tamamlandığını belirten Baydemir, 2009’da tarihi Ongözlü Köprü’yü trafiğe kapatarak, trafik yükünü üstlenmesi için Mervani Köprüsü’nü inşa ettiklerini anlattı. 2011’de Surp Giragos Kilisesi Restorasyon Projesi’ni hayata geçirdiklerini belirten Baydemir, tarihi Cemilpaşa Konağı’nı da restore ederek Kent Müzesi haline getirme çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.

Dicle Vadisi Projesi çalışmaları

Surların siluetini etkileyen ve bütün Diyarbakır için önemli bir peyzaj alanı olduğu için Büyükşehir Belediyesi olarak Dicle Vadisi Projesi hazırladıklarını belirten Baydemir, proje ile Diyarbakır’ı bölgesel bir spor merkezi haline dönüştürmek ve kentin kültürel, sosyal kalkınmasında sporu ve rekreasyonu ön plana çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Proje kapsamında 1. Etap olarak sınıflandırdıkları alanda; Amfi tiyatro, Kültür yolu, Kafe restoran ve Fiskaya Şelalesini canlandırma projesinin uygulamalarını hazırladıklarını arazilerin büyük bölümünün kamulaştırmasını gerçekleştirdiklerini Fiskaya Şelalesi, kafe göletin yapım işine başladıklarını anlattı. Baydemir, 1. Etabın ikinci aşaması olan Kültür Yolu ve Amfi Tiyatro kısmının 2012 yılında yapımına başlanacağını bildirdi.

21 adet burç ağır tahribat gördü

Baydemir Diyarbakır Kalesi ve Surları’nun bugünkü durumu ile ilgili olarak da Cumhurbaşkanı’na bilgi verdi. 21 adet burcun ağır tahribat gördüğünü 50 adet burcun içlerinin moloz ve hafriyat dolu olduğunu, dört adet burçta da kahve, depo ve kafeterya olarak kullanıldığını burçları birbirine bağlayan surlarda da tahribatlar olduğunu ve kesintisiz yürüme olanağı bulunmadığına dikkat çekti.



Değerleri üzerinden yükselen Diyarbakır



Baydemir sunuşunun sonuç, öneri ve talepler bölümünde de Diyarbakır’ın sahip olduğu tarihi ve kültürel değerler açısından büyük bir turizm potansiyeli taşıdığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi’nin vizyonunu “Diyarbakır’ın kültürel-tarihi ve doğal varlıkları üzerinde yükselen, yerel değerleri evrenselleştiren ve evrensel değerleri kente katabilen bir belediye” olarak belirlediklerini vurgulayan Baydemir, bu vizyonuna uygun olarak kendi kısıtlı ekonomik kaynakları ile kentin tarihi ve kültürel değerlerini korumak açısından önemli uygulamalar gerçekleştirdiklerini söyledi.



Eylem planı oluşturulmalıdır



Ancak arzulanan hedefe ulaşmak için büyük ekonomik kaynaklar ve kurumlar arası koordinasyon gerektiğini ifade eden Baydemir, “Önümüzdeki süreçte yapılacak çalışmalar için bir eylem planı oluşturularak faaliyetlerin belirlenmesi, sorumlulukların tanımlanması ve çalışma programlarının ortaklaştırılması, aksamalar yaşanan kısımlarda ise proje bazlı yetki ve ekonomik kaynakların yerel yönetimlere aktarılması gerektiğini” vurguladı.



Koordinasyon şeması önerisi

Baydemir hedeflerin hayata geçirilmesi, takibi ve eşgüdümü için bir organizasyon ve eşgüdüm şemasına da ihtiyaç olduğunu belirterek bu organizasyon şemasının temel amacının oluşturulacak 3 yıllık Acil Eylem Planı’nın finans boyutunu oluşturmak, uygulayıcı kurum ve kuruluşların yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesine katkı sunmak olarak açıkladı.

Onaran tarihte saygın olarak anılır

“Diyarbakır kalesi bir savunma yapısı olmakla birlikte aynı zamanda büyük bir sanat eseridir” diyen Baydemir, Dünyadaki kale yapılarından farklı olarak günümüze kadar kütlesel olarak yapısını koruduğunu vurguladı. 5 bin yıl önce yapılan ve 1700 yıl önce de köklü bir onarımdan geçirilen Surların 21. yüzyılda turizm için, ekonomik ve sosyal kalkınma için, insanlık ailesinin ortak değerini korumak için restore edilerek gelecek nesillere taşımanın bir zorunluluk olduğunu kaydetti. Surların restore edilerek gelecek kuşaklara aktarılmasının herkesin “ortak ödevi” olduğunu ifade eden Baydemir, bu sürecin başarıyla gerçekleşmesine katkı sunan herkesin tarihte saygın bir şekilde anılacağını söyledi.

Destek olunursa sorumluluğu üstleniriz

Suriçi bölgesinin ve Surların kent-kimlik, insan-mekan odaklı korunması, geliştirilmesi projesinde her türlü işbirliğine paydaşlığa açık olduklarını da belirten Baydemir, “Gerekli destek ve finansman sağlandığında tüm sorumluluğu üstlenebileceğimizi vurgulamak isteriz” diye konuştu. Baydemir son olarak restore edilmiş Surlar’ın, rehabilite edilmiş ve açık hava müzesine dönüştürülmüş Suriçi bölgesinin Diyarbakır’ın ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sunacağını, gelişecek turizm potansiyelinin ülke barışına ve önyargıların ortadan kaldırılmasına büyük katkıları olacağını sözlerine ekledi.

Baydemir’in 21 talebi

Diyarbakır Kalesi ve Suriçi’ni korumaya dönük olarak yapılması gerekenlerle ile kentin turizm potansiyelini ortaya çıkaracak, ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sunacak öneri ve taleplerini 21 madde halinde şu şekilde sıraladı:

1- Diyarbakır Surları ve Suriçi’nin Koruma Amaçlı İmar Planı doğrultusunda bütünlüklü restorasyon ve 3 Yıllık Acil Eylem Planı’nın hazırlanması;

2- Kültür Bakanlığı tarafından 2013 yılının “Diyarbakır Surları Yılı” ilan edilip ulusal ve uluslar arası tanıtım sürecini başlatması;

3- Ağır tahribat görmüş 21 adet burç bütünlüklü bir program dahilinde acilen restore edilmesi; 50 adet burcun içleri hafriyat ve molozlardan temizlenmesi; Temizlik işlemi Koruma Kurulu kararı ile Müze Müdürlüğü denetiminde yapılması sağlanması; Temizlik sonrası yeniden kirlenmesini ve işgalini önlemek amacıyla kırık kapıların bir an önce onarılması; Kahve, kafeterya gibi amaçlarla işgal edilen burçlar tahliye edilmesi; Burçlar arasındaki sur bağlantılarının onarımının yapılması; Onarım, temizlik ve tahliye işlemi bir program dahilinde yürütülmesi;

4- Suriçine yönelik geliştirilecek bütün projelerde merkezi-yerel yönetimlerin koordinasyonu sağlanması;

5- Mülkiyeti vakıflara ait olan anıtsal yapıların çevresinde bulunan yüksek katlı yapıların vakıflar tarafından kamulaştırılarak temizlenmesi;

6- Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilen Ulu Camiinin önündeki Celal Güzelses Yeraltı Çarşısı’nın caminin siluetini bozduğu gerekçesiyle yıkılması. Ulu Cami restorasyon programına çarşının yıkımı projesinin eklenmesi. Büyükşehir Belediyesi buradaki 10 adet mülkiyetini bila bedelle yıktıracaktır. Çarşı alanı caminin peyzaj alanı olarak düzenlenmesi;

7- Mülkiyeti vakıflara ait olan Çiftehan’ın acilen projesi hazırlanıp restore edilmesi;

8- Suriçi’nde bulunan tescilli sivil mimari yapıların restorasyonu için merkez-yerel yönetimler ortak çalışma yürütmesinin sağlanması;

9- Sur içindeki 1531 adet yüksek katlı yapı Büyükşehir Belediyesi ve TOKİ tarafından ortak proje ile ele alınarak öncelikle kamulaştırılması ve Suriçi’nin dokusuna uygun hale getirilmelsi; (Mardin kent merkezindeki kentsel SİT alanında olduğu gibi)

10- Sur koruma bandında bulunan Şehitlik Mahallesi Benusen Vadisi’ndeki 1160 adet gecekondu yine TOKİ ile birlikte kamulaştırılarak peyzaj düzenlenmesinin yapılması;

11- Sur içinde bulunan tescilli 345 adet tescilli sivil mimari yapının restorasyonu Kültür ve Turizm Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi ile birlikte projelendirilerek uygulanması;

12- Surlarla bütünlük oluşturan Dicle Vadi Projesi’nin en önemli ayağı olan su tutma işleminin gerçekleştirilmesi için DSİ Genel Müdürlüğü tarafından Dicle Nehri üzerinde iki adet regülatörün yapılmasının sağlanması;

13- Dicle Vadi Projesi kapsamında öngörülen Su Sporları Tesisleri, Botanik Park ve Üniversite Çarşı ve Göleti, Dicle Üniversitesi mülkiyetinde olup söz konusu projelerin üniversite tarafından yapılması ya da yapımı için arazi mülkiyetinin Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesinin sağlanması;

14- Diyarbakır’ın Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2010-2023 Stratejik Planı’na Kültür ve Marka Şehirler Listesi, İnanç Koridoru Turizmi ve Termal Turizm şehirleri listesine alınması;

15- Kentimizde bulunan tarihi ve tescilli bir yapının Cumhurbaşkanlığı tarafından kamulaştırılarak restore edilmesi;

16- Kısa vadede mevcut Askeri Havaalanı’nın uluslar arası trafiğe açılması, orta vadede uluslar arası sivil havalimanı Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılması;

17- Yapımına başlanan Çevre Yolu’nun Elazığ-Silvan, Silvan-Mardin bölümü Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından programa alınması;

18- Karayolları Genel Müdürlüğü’nün otoban güzergahını Diyarbakır’a ulaştırılmasının sağlanması;

19- Devlet Demir Yolları tarafından planlanan Hızlı Tren Projesi’nin yapım çalışmasının hızlandırılması;

20- Otel yapımında teşviklerin geliştirilmesi;

21- Dicle Üniversitesi bünyesinde Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu ile Mimarlık Fakültesi bünyesinde Restorasyon Ana Bilim Dalı’nın kurulmasının sağlanması şeklindedir.

 



Muhammed Bilben
6 yıl önce - Sal 03 Oca 2012, 19:21

Diyarbakırlı çiftçi icat etti, bakanlık destekledi




Diyarbakır'da çiftçilikle geçimini sağlayan ilkokul mezunu Abdurrahman Uludağ (52), 7 yılını verdiği bir çalışma sonucu biçerdöverin arkasına raylı sistemle monte edilebilen ''sap toplamalı saman makinesini'' icat etti.


İcat ettiği makinesinden beklediği sonucu elde eden ve Türk Patent Enstitüsüne başvuran Uludağ'ın (52) yaptığı makine, 2007 yılında patent alma hakkı elde etmesi üzerine de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığındaki teknik personelince gerçekleştirilen test aşamasından da tam not aldı.


Bunun üzerine Diyarbakır kurduğu BÇR Uludağ Fabrikasında seri üretime başlayan Uludağ'ın bu icadı, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması ve çiftçinin teknolojiyle tanışması amacıyla bakanlıkça ''yüzde 50 hibe desteği'' verilen tarım makineleri kapsamına alındı.

Kara saban yerini teknolojiye bıraktı
Uludağ, geçmiş yıllarda bölgede zor koşullarda tarımsal üretim yaptıklarını belirterek, traktörün bile bulunmadığı kendi çocukluğu döneminde dedesinin sabanına bağladığı hayvanlarla tarlasını sürmesine tanıklık ettiğini söyledi.


Bu durumun yıllarca hep kendisini üzdüğünü, bu nedenle çiftçinin yükünü azaltacak teknolojik bir makine icat etmek için kolları sıvadığını, satın aldığı ikinci el bir biçerdöver üzerinde çalışma yapmaya başladığını dile getiren Uludağ, şunları anlattı:


''Yaptığım ilk uygulamayla makineyi saman toplayacak hale getirdim, ardından bunu traktörün dışında son model biçerdöverlere monte edilecek şekilde bağımsız bir 'sap toplamalı saman makinesine' dönüştürdüm. Ailemin de desteğiyle uzun gayretlerimiz sonucu bunu başardık. Bu makine raylı sistem sayesinde 15 dakikada biçerdövere takılıp çıkarılabiliyor. Yaklaşık 21 bin liraya satışa sunduğumuz makineye, çiftçiler yoğun talep gösteriyor. Artık bölgede hemen hemen her köyde en az bir sap toplamalı saman makinesi var.


Bazı çiftçiler 2 veya 3 tane alıyor. Bölgenin dışında Çankırı, Ankara, Konya, Karaman, Afyon ve Kütahya gibi illerden gelen talepleri de karşılamaya çalışıyoruz. Bakanlık 2008 yılından bu yana bu makineyi alan bin 134 çiftçiye yaklaşık 7 milyon 42 bin lira hibe desteği verdi.''
Anız yakımını önlüyor-
''Eskiden düz biçerdöver ile hasat yapılırken, makinenin tarlada hızlı ilerlemesi nedeniyle ürüne zarar vererek, kayıplara neden oluyordu. Bunun üzerine çiftçi tarlaya düşen sapı yakmak zorunda kalıyordu. Bu makine tarlada yavaş ilerlediği için buğdayı tam kökünden biçiyor, ürün kaybını önlüyor.


Aynı zamanda tarlada saman ve sap kalmıyor. Tarlada sap kalmadığından hasadın ardından tarlada hemen çift sürülebiliyor. Eskiden hasat sonrası yakılan anızlar nedeniyle bölge savaş alanına dönüyordu. Anız yakılmasının önüne geçen bu sistemin faydaları görüldükçe talep eden çiftçi sayısı da arttı. Yaklaşık 500 kilogram buğdaydan verim alınan bir arazide 1 ton da saman toplanmış oluyor.


Samanın de geri dönüşümünü sağlayarak çiftçiye önemli bir kazanç sağlamış olduk. Makine ekipman desteği kapsamında alınan ve Diyarbakır Valiliğince bir genelge doğrultusunda zorunlu hale getirilen sap toplamalı saman makinesi, Diyarbakır'da anız yakılmasını yüzde 70 oranında azalttı

Yeni icat üzerine çalışıyor-

Yeni ürünler yapmak için çalışmalar olduğunu belirten Uludağ, ''Yeni makinelerin icadı konusunda çalışmalarımız sürüyor. Traktöre bağlı olmadan bağımsız bir balya makinesi üretip patentini almak için çalışıyorum. Önümüzdeki dönemde bu makineyi test etmeye başlayacağız. Başarılı olmamız halinde patentini almak için başvuruda bulunacağız. Bunun yanı sıra tabla ve saman römorku ile ekim mibzeri gibi tarımsal aletleri de üretiyoruz. Tüm çabamız çiftçileri teknolojiyle buluşturarak, tarımsal üretimi ve verimliliği artırmaktır. Bölge çiftçisi artık teknoloji üretiyor''dedi.

''Bizi gururlandırıyor''
''Bu makinenin katma değeri çok. Bu makine anız yangını gibi vahim bir sorunu ortadan kaldırıyor. Hem de bölgede gelişmekte olan hayvancılık sektörüne saman girdisi sağlıyor. Çiftçimizi kutluyor ve başarısından dolayı tebrik ediyorum. Çiftçimiz kendisine yakışanı yaptı. Böyle bir makineyi icat edip, patentini alan çiftçinin Diyarbakır'dan olması bizi gururlandırıyor. Artık çiftçilerimiz mucitliği ve aldığı patentlerle adından söz ettiriyor. Bunun örneklerinin artmasını diliyorum'' dedi.


Bağpınar köyünde çiftçilik yapan Fikret Güzelsoy ise satın aldığı sap toplamalı saman makinesinden çok memnun kaldığını ifade ederek, yeni satın aldığı biçerdöver için de bir sap toplamalı saman makinesi almak için talepte bulunduğunu söyledi.


Makine sayesinde önceki yıllardaki kaybını kazanca dönüştürdüğünü ifade eden Güzelsoy, ''Önceki makineyi kendi imkanlarımla almıştım. Yeni alacağım makine için bakanlığın hibe desteğinden faydalanmak istiyorum. Bu bizim için önemli bir fırsat. Bu makineyi Diyarbakırlı bir çiftçin icat etmesi ayrıca gurur verici'' dedi.


KAYNAK


Muhammed Bilben
6 yıl önce - Sal 03 Oca 2012, 23:52

Diyarbakır'da Üretilen Tandır Ekmeği Markalaşma Yolunda

Gıda Tarım ve Hayvancılık Diyarbakır İl Müdürlüğünce kentte tandır ekmeği üreten kadınlara önce eğitim sonra da "Yöresel Ürün Üretim Onay" belgesi verilecek.

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mehmet Ali Koçkaya, Gıda ve Yem Şube Müdürü Ramazan Yaman ve gıda mühendislerinden oluşan teknik bir heyetle Sur ilçesindeki tandır ekmeği üretim yerini ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Burada tandır ekmeği üreterek geçimini sağlayan kadınlarla sohbet eden Koçkaya, kadınların sorunlarını dinledi.

Koçkaya, incelemenin ardından yaptığı açıklamada, tandır ekmeği ve bu ekmeği üreten kadınlara yönelik önemli projeler hazırladıklarını, amaçlarının bu tür yerel ürünlerin daha sağlıklı, kayıtlı ve izlenebilir halde üretiminin gerçekleştirilmesi olduğunu söyledi.

Kadınlara belirli standartlarda ekmek üretmeleri konusunda eğitim vermek istediklerini dile getiren Koçkaya, "Son yıllarda köyden kente göçün yoğun yaşandığı Diyarbakır'da, insanların köy yaşamında tükettiği tandır ekmeğini, kent yaşamında da zaman zaman tüketme ihtiyacı ortaya çıkıyor. Biz müdürlük olarak bunu 'Gıda Kodeksi' kapsamında uygun bir hale getirmek için çalışıyoruz. Bu kapsamda gıda mühendislerimiz bir müfredat hazırlayarak kadınlara anlaşılır bir dille eğitim vermek için hazırlıklara başladılar. Eğitimin ardından bulaşıcı hastalık yönünden muayeneleri yapılacak kadınlara üretim onayı vermeyi planlıyoruz" dedi.

-Yöresel ürünlerin geleneksel yöntemle üretimi-

Koçkaya, 5996 sayılı kanunun "İstisnai uygulamalar" kısmında yer alan 44'üncü maddesinde gerekli hijyenik koşulların sağlanması ile yöresel ürünlerin geleneksel yöntemlerle üretimine izin verildiğini hatırlatarak, bu durumun gıda sektörü için olumlu bir gelişme olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeden yola çıkarak söz konusu yöresel ürünün sağlıklı koşullarda üretilerek yaşatılması için harekete geçtiklerine dikkati çeken Koçkaya, şunları kaydetti:

"Düzenleyeceğimiz eğitime katılacak kadınlar belge almaya hak kazanacak. Kendi ihtiyaçlarının üzerinde üretim yaparak bunu satmak isteyen kadınlara da

'Yöresel Ürün Üretim Onay' belgesi vereceğiz. Hedefimiz gıda güvenliği şartı ile kadınların bireysel girişimlerini desteklemektir. Bu kapsamda kadınlara 5 bin tandır ekmeği ambalajı hazırlattık. Eğitime tabi tutulacak kadınlar gıda mühendisleri gözetiminde üretecekleri ekmekleri ambalaj içerisinde üretim izni ile bir marka halinde satışa sunacak. Kadınlar çok yakın bir zamanda market ve AVM'lerin ekmek reyonlarında 'Ayşe Hatun' gibi isimlerle markalaşmış, izlenebilirliği olan, güvenli ve şık ambalajlı ürünlerle tüketicilerin karşısına çıkacak. Bu hizmeti gerçekleştirirken tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliğine hazırız. Alın teriyle üretip kazanç elde eden herkese saygıda kusur etmemeye kararlıyız. Tandır evinde üretim yapan eli hamurlu kadınların o öpülesi ellerinden tutarak toplumda hak ettikleri saygın konuma taşımaktır."

Tandır ekmeği yapan kadınlar da kendilerine gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını ifade ederek, bu eğitimlerin gerçekleşmesi halinde kentte ekmek yaparak geçimini sağlayan kadın sayısının artmasının söz konusu olabileceğini belirtti.

kaynak



Muhammed Bilben
6 yıl önce - Çrş 04 Oca 2012, 18:27

berber ve kuaförler denetlendi






Kayapınar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından berber ve kuaförler denetlendi.

Kayapınar Belediyesi Zabıta Müdürü Ekrem Kaçar, yaptığı açıklamada, toplum ve insan sağlığı açısından vazgeçilmez bir önem taşıyan hizmet birimleri içerisinde ilk sırayı alan berber ve kuaförlerin hijyenik şartlar içerisinde çalışıp çalışmadıklarını kontrol etmek amacıyla denetimler gerçekleştirdiklerini söyledi.

Denetim yaptıkları işyerlerinin büyük çoğunluğunun kurallara uyduğunu kaydeden Kaçar, denetimlerin aralıksız devam edeceğini bildirdi.

Kaçar, "Denetimlerde eksik olarak gördüğümüz bazı işyerleri içinde gerekli uyarılar yaptık. Halkın sağlığı ile ilgili herhangi bir olumsuzluğa asla müsaade etmeyeceğiz" dedi.



kaynak


Muhammed Bilben
6 yıl önce - Prş 05 Oca 2012, 00:15

Balıkçılarbaşı iş merkezi mescide kavuştu




Diyarbakır'ın Sur İlçe Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Balıkçılarbaşı İş Merkezi'ndeki esnafın talebi doğrultusunda belediyeye ait bir dükkanı mescide çevirdi.


İş merkezindeki esnaf ile ortak yapılan çalışma sonucunda mülkiyeti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ait olan dükkana gerekli onarım ve malzemeler alınarak mescit yapıldı. Onarımın ardından mescidin açılışı Sur İlçe Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş tarafından yapıldı. Dualarla açılışı yapılan mescide katkılarından dolayı iş merkezi esnafından Eşref Özcan tarafından Belediye Başkanı Demirbaş'a plaket verildi.

İş merkezi esnafından gelen talep üzerine bu çalışmayı yaptıklarını belirten Başkan Demirbaş, bu tür faaliyetlerin asli görevlerinden olduğunu söyledi. Demirbaş, "Bu hayra bizim de katkı sağlamamıza sebep olduğunuz için ben teşekkür ederim. Her zaman söylüyoruz, biz halkımızın hizmetkarıyız. Camiye de, kiliseye de, cem evine de her zaman elimizden gelen imkanlarla yardımcı olacağız" dedi.

kaynak



sayfa 82
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler