Ana Sayfa 882 bin Türkiye Fotoğrafı
akmacit
3 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 14:11

Alıntı:
Uzun yokuş aşağı tamam, ama düz bir yolda, kırmızı ışık yandı diyelim. Vites küçülterek mi yavaşlamalı, sadece frene basarak mı?


Frene basarak.


Vites küçültmek mi daha doğru, sadece frene basmak mı?
Sorudan kasıt eğer rampa inişleri düşük viteste gitmek aracı kontrol etme amaçlı daha iyidir, mesela 4. vites yerine 3. vites ile inerseniz 3. vitesin sınırlarında gitmiş olursunuz, dolayısıyla 4. viteste frene basarak gitmekten daha kullanışlı bir iş yapmış olursunuz.
Ama sorudan kasıt arabayı hızlı giderken yavaşlatmak ise kesinlikle vites düşürmek zararlıdır. Motora aniden fazla yük bindireceği için motoru zorlamış olursunuz.


En son akmacit tarafından Pts 07 Şub 2011, 14:12 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Zafer

3 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 14:11

Alıntı:
düz bir yolda, kırmızı ışık yandı diyelim. Vites küçülterek mi yavaşlamalı, sadece frene basarak mı?



Mesafeye bağlı uzaktan gördüysem vites düşürüm, kısa mesafeyse mecburen frene basarım.


SERDARR1

3 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 14:15

Alıntı:
düz bir yolda, kırmızı ışık yandı diyelim. Vites küçülterek mi yavaşlamalı, sadece frene basarak mı

zafer arkadasımızda demiş zatende se misal konyada uzun düzlükler var ileriden gördünmü sal arabayı trafikte fazla yoksa da vites boş al yakınlaşınca o zaman yeşil yanar ama kısa mesafe ise frene dokun artık


samet cosqun

3 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 14:24

Alıntı:
düz bir yolda, kırmızı ışık yandı diyelim. Vites küçülterek mi yavaşlamalı, sadece frene basarak mı?


Ben 4-5. vitesde dahi giderken frene basıyorum, 0 km/h'ye yaklaşınca boşa alıyorum. Aramızda şehirler arası otobüs firmalarında tecrübesi olan şöför olsa da cevaplasa. Çünkü şehirlerarası otobüsler kırmızı ışıklara çok tatlı bir yavaşlamayla girip aracı sarsmıyorlar. O kadar ki otobüs durmuyor bile ışıklarda..yavaş yavaş devam ediyor.Nasıl acep?


SERDARR1

3 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 14:35

ilk sayfada şunu demiştim
Alıntı:
Vites küçültmek devir yükseltmek mevzusu ne olacak ; eger otobüs kullanmıyorsanız


samet arkadasımızda bu dile getirmiş

Alıntı:
Ben 4-5. vitesde dahi giderken frene basıyorum, 0 km/h'ye yaklaşınca boşa alıyorum. Aramızda şehirler arası otobüs firmalarında tecrübesi olan şöför olsa da cevaplasa. Çünkü şehirlerarası otobüsler kırmızı ışıklara çok tatlı bir yavaşlamayla girip aracı sarsmıyorlar. O kadar ki otobüs durmuyor bile ışıklarda..yavaş yavaş devam ediyor.Nasıl acep


cevap ise bu

RETARDER, basınçlı yağ kullanarak, ağır taşıtların arka lastiklerine motorun çevirme kuvvetini ileten ve "şaft" denilen parçayı sıkıştırarak dönme hızını azaltan, durduran bir sistemdir. Aynı zamanda, egzoz çıkışını da kapatır. Egzoz çıkışını kapatırken, önce motora gaz verir, sonra çıkışı kapatır. Böylelikle motorun kendi içinde "boğulmasını" sağlar.

Otobüs yolculuklarınızda, şöförün direksiyonun hemen yanındaki kolu aşağıya doğru çektiğinde, o 11 tonluk aracın bir anda öne doğru yığılmasına adeta kafa eğmesine sebep olan sistem retarder'dır. Amacı, normal fren sistemleri ile nedense bir türlü duramayan ağır taşıtları kolaylıkla durdurmak, frenlere binecek olan yükü azaltarak fren balatalarının ömürlerini uzatmak ve aynı zamanda yolcu ve şöförü frenlemelerde konfordan ödün vermeden güvende tutmaktır.



ama unutmayalım bunlar yavaşlatıcı tip bir frendir


En son SERDARR1 tarafından Pts 07 Şub 2011, 14:39 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


ahmet yavdaroğlu
3 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 14:38

yazacaklarim ani yavaslama durumlarinin disinda ki hallerde gecerlidir.
yokus yukari giderken mantik olarak ne frene ne de vites kucultmeye gerek yoktur, arac viteste ise gazdan ayagi cek yavaslar zaten.

yokus asagi giderken de vites kucultmek ve ayagi debriyajdan cok yavas cekmek(korkmayin bunu sık sıkta yapsaniz, sanildigi gibi debriyaj balatalarini yipratmaz) sagliklidir, ozellikle kaygan zeminlerde. bu aliskanligimi aksi bir durum yoksa genelde uygularim.

duz yolda ise kafana gore kullan ama ben normal freni tercih ediyorum.


_serhat

3 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 15:01

Bu konu yol güzergahına bağlı bir konu.. Mesela şehirler arası yollarda gidiyorsunuz, hafif rampalar, uzun düzlükler ve yine kısım kısım inişleri olan bir güzergahta kullanım stili ayrı, bir de uludağ gibi sürekli iniş olan güzergahlar için sürüş stiliniz ayrı olmalıdır..

Diyelim ki uludağ'a çıktınız ve dönüş yolundasınız, önünüzde 25-30 Km dik iniş var, mutlaka fırsat buldukça frenleri soğutmanız gerekir...Nedeni: bu konu da otomobilin sistemindeki fren diskleri, fren merkezi ve balatalar arasındaki çalışma yoğunluğu, olabilecek negatif olumsuzluğu ortaya çıkartır.. Frene ne kadar uzun süreli basarsanız, fren diski o kadar çok ısınır, bu ısıyı fren merkezine aktarır, fren merkesi içersinde görev yapan hidrolik yağı da o kadar çok ısınır ve belli bir ısıdan sonra kaynama yapmaya başlar, kaynayan hidrolik fren merkezi içinde hava oluşturur bu nedele de basıncı fren balatalarına aktaramaz ve gitgide fren pedalı sertleşir sonucunda da frenler tutmaz, işte bu olay halk arasında fren patlaması denilen tabiri doğurur, tabii ki tek fren patlaması olayı da sadece bu değildir, merkez kırılması, hidrolik rekorunun yırtılması gibi nedenler de başlıca fren arızalarındandır..

Önlemi: Uzun mesafeli dik inişlerde bir küçük vitesi kullanıp minimum fren kullanmak ama tabii ki motor devrini öyle 5000 gibi abartılı rakkamlara çıkartacak kadar değil, sadece otomobilimizin tatlı akışını sağlayacak kadar!!

Önemli tavsiyem!! Otomobilinizin markası değeri ne olursa olsun kaliteli hidrolik yağı kullanın! En az Dot 4, veya bulabilirseniz biraz pahallıdır ama DOT 5 silikonlu hidrolik öneririm, bu tip bir hidrolik kullandığınız zaman bu problem büyük ölçüde ortadan kalkacaktır.. Mümkünse otomobilinizde soğutmalı fren disklerini kullanın (hani şu delikli, ortaları boşluklu olanlar).. Asla fren balatasının en ucuzunu tercih etmeyin bu konuda markacı olmak gerekir, sonuçta taşıdığımız can herşeyden önde gelir..


K_TopraK
3 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 15:08

Vites küçülterek yavaşlamak doğrusu bence de, ama frene basmakla vites küçültmeyi orantılı olarak uygulamak daha da dogru diye düşünüyorum.

M.Ali Sade
3 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 15:11

Burada otomobillerde yavaşlamanın nasıl yapılacağına bir bakalım.Malum ağır vasıtalarda çeşitli ve daha değişik frenleme sistemleri var.Onlar çok ayrıntılı konular.

Bana şoförlüğü öğreten ustam bundan 40 yıl önce "İyi şoför freni en az kullanandır" demişti.

Ancak bu da kırk yıl öncesinde kaldı.Çünkü yeni benzinli arabalarda karbüratörlü sistem yok.Karbüratörlü sistemde ayağımızı gazdan çektiğimizde gaz kelebeği ve kademeli rölanti devreleri kapanacağından motora sadece rölantide çektiği yakıt kadar benzin gidecek ve giden bu yakıt motorun bindiği kompresyonun değeri kadar artarak deviri yükseltecektir.Ancak aracı da yavaşlatacaktır.

Şimdiki otomobillerde sistem değişik.Birincisi karbüratör tarihe karışmış durumda.Motor da karbüratörlü araçlarda olduğu gibi zincirleme mekanik sistemle değil tamamen elektronik olarak çalışıyor.Motora sinyal gönderen bir sürü sensörden aldığı değerleri harmanlayan ECU (beyin de diyebiliriz) bu değerler ışığında motoru çalıştırmaktadır.Yani bir örnek verecek olursak, gazdan ayağımızı çektiğimiz zaman motor devrinin düşmesi "gaz kelebek sensörü" nün beyine yolladığı ikaz ile mümkün olabilmektedir.

İşin ilginç tarafı yeni otomobillerde kompresyon oranı yüksek olmakla birlikte kompresyona bindirerek yavaşlatabilmek de zordur.Tamam beşinci vitesle giden bir otomobili hızı düşünce makul devirlerde üçüncü vitese attığınızda belli bir yavaşlama yaşanacaktır ancak bu yavaşlama yukarıdaki karbüratörlü otomobilde yaşanana benzemez.Daha az etkili bir yavaşlatma söz konusudur.

Denemesi kolay.Şayet bir karbüratörlü ve bir de enjeksiyonlu ve her ikisinin de motor ömürleri biribirlerine yakın iki otomobil bulursanız dik bir rampadan aşağı ikinci vitesle kalkış yapıp ayağınızı gazdan tamamen çekin.Karbüratörlü aracın kompresyon freninin enjeksiyonluya nazaran çok daha iyi olduğunu,önden biraz hızlansa da daha sonra aracı tutmaya başladığını göreceksiniz.

Halbuki enjeksiyonlu motorlarda her ne kadar yol bilgisayarında ayak gazdan çekildiğinde "0.0" değeri görünse de kompresyondan istifadenin iyi olmadığını görürüz.Sebebi motora kumanda eden elektronik devrelerin motora bir yerde yük binerek zarar görmemesini sağlamak üzere gerekli önlemleri almalarındandır.

Düşük vitese atarak aracı yavaşlatmanın da tabii ki kendine göre incelikleri var.Birincisi hız+ devire göre uygun vitesi seçmek çok önemlidir.Şimdiki otomobillerde lokum gibi senkromeçli şanzumanlar bulunduğundan 100 km/h hızla giden bir otomobil neredeyse ikinci vitese geçebilmektedir.Ama hele ki yavaşlamak maksatlı olarak bunu sakın yapmayın.Yoksa bu yük tamamen egzantrik kayışı veya zincirine bineceğinden bu kayış ya da zincirin kopması özellikle silindir başına dört sübap bulunan motorlarda çok tuzlu arızalara neden olabilir.

Bu işin en makul yolu freni motora ,motoru da frene yardımcı olacak tarzda kullanmaktır.Vites küçülterek yavaşlanırken önce gazdan ayak tamamen çekilerek araç yavaşlatılmalı ve mümkünse numara sırasına göre vitesler küçültülmelidir.

Bir önemli husus da boşa alarak araç kullanmaktan kaçınmaktır.

Son olarak şehirler arası bir yolda uzakta trafik lambası görünürken nasıl yavaşlayacağımıza bakalım.

Bu trafik lambasında duracağımıza göre öncelikle ayağımızı gazdan çekiyoruz.Süratin kendi kendine düşmeyeceğine kanaat getirdiysek çok hafif frenle yavaşlıyoruz.Süratimiz dördüncü vites hızına geldiğinde vitesi dörde alıp ayağımızı çok yavaş debriyajdan çekerek vitesimizi küçültüyoruz.Hiç gaz vermeden , çok kısa ve hafif frenle aracın biraz daha yavaşlamasına imkan tanıyoruz.Aynı tarzda ikinci vitese kadar düşerek lambada bekleyeceğimiz yere kadar geliyoruz.Burada artık bire düşmeye gerek yoktur.Duracağımıza yakın frenleyip iyice yavaşlıyoruz ve debriyaja basıp vitesi boşa alıyoruz.

Yapılması gereken ben ce budur.

Herkese selamlar...


Gökçe Aydın
3 yıl önce - Pts 07 Şub 2011, 15:19

Alıntı:
Uzun yokuş aşağı tamam, ama düz bir yolda, kırmızı ışık yandı diyelim. Vites küçülterek mi yavaşlamalı, sadece frene basarak mı?


Vites küçülterek. Ama sadece vites küçülterek araç zamanında durdurulamayacaksa o zaman fren ile kompresyona yardımcı olmak gerekir. Bunu yaparken dikkat edilecek husus frene çok fazla basıp aracın tekerleklerinin kaymasına neden olmamaktır çünkü araç motor kompresyonunda olacağından çekiş tekerlekleri kilitlenirse motor durur. Fren ile motor kompresyonunu uygun şekilde kombine ederek tekerlekleri kaydırmadan, balataları fazla ısıtmadan, boş yere rölanti yakıtını tüketmeden kısa mesafelerde aracı durdurabilirsiniz.

Yeni nesil enjeksiyonlu araçlarda bulunan cut - off sistemi yukarıdaki mesajlarda değinilmiş bir konu ama bir husus unutulmuş: Araç vitesteyken ayağınızı gazdan çektiğinizde evet yakıt kesilir ama bunun için motorun belli bir devrin üzerinde olması gerekir. Mesela benim otomobilimde bu devir 2000'dir, 2000 devrin altına inildiği zaman araç viteste bile olsa rölanti akışı verilir. Kompresyonla yavaşlarken yakıt tüketimini sıfırlamak istiyorsanız aracınızın cut - off devrini öğrenmeli ve devri o seviyenin üzerinde tutmalısınız.

Vites küçülterek yavaşlarken dikkat edilmesi gereken önemli bir konu da çoğu otomobilde kompresyonla yavaşlarken fren lambalarının yanmıyor oluşudur. Eğer arkanızda size çarpma olasılığı bulunan bir taşıt varsa mutlaka fren pedalına en azından bir dokunmalısınız ki stop lambanız yanarak arkadaki sürücüyü uyarsın.


En son Gökçe Aydın tarafından Pts 07 Şub 2011, 15:26 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET