Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Ebru K.Türk
13 yıl önce - Sal 24 Oca 2006, 07:06
Bursa Bey Sarayı günyüzüne çıkarılıyor


Bursa'daki Osmanlı Sarayı'na Ne oldu?

Yaklaşık 600 yıldan fazla süre hüküm süren Büyük Osmanları İmparatorluğunun İstanbul'un fethine kadar uzun yıllar resmi ve filiii başkent olan Bursa, Edirne'nin başkent olmasından sonra ise ordu yönetimi açısından başkent Edirne olmasına rağmen 1453 yılına kadar her türlü resmi kabul ve önemli kararların çoğu Bursa Saray'ında alınmıştı. Yani yaklaşık 150 yıl boyunca fiilen başkentlik yapan, sonrasında ise şehzadeler yetiştiren bir şehirde bir saray olmazmı? Bunu aklım almıyordu. Bende biraz araştırdım.

Bugün Bursa'da Osmanlı'dan kalma her hangi bir saray görebilen varmı? Yok tabiiki.

Peki bu saray neredeydi? özellikleri neydi?  nasıl bir mimari tarzı vardı? büyüklüğü ne kadardı? niçin yok oldu?

İşte bu soruların cevaplarını elime geçen bilgiler doğrultusunda kısaca cevaplamaya çalışacağım.



Osmanlı Hanedanı tarafından yaptırılan ve bildiğimiz anlamdaki ilk saray Bursa Sarayı'dır. Bir diğer bilinen adı da "BEY SARAYI".

Daha öncesinde ufak bir beylik olan Osmanlı'nın yönetimi Osman Bey'in kendi evi içinden sağlanıyordu. Bursa'nın fethinden sonra ise Orhangazi döneminde bir müddet kendi evinden devam etti. O ev bugün yok olmuş olsa da Muradiye'deki "Osmanlı Evi Müzesi" olarak kullanılan yerde bulunduğuna dair bilgiler mevcut. Ancak yine aynı dönemde eski Tekfur Sarayı da kullanıma başlamıştır.

Tarihi kayıtlara bakıldığında bu sarayın Bursa'daki bulunduğu yer, tam olarak Tophane platosu üzerindedir. İlk kurulduğunda tophanedeki bugünkü saat kulesinin bitişiğinden başlayıp Ordu evi ve Tophnane Endüstri Meslek Lisesinin (TEML) bir kısmını içine alır şekildeydi. Yani o dönemki Bursa'nın en dış sınırlarını oluşturuyordu. Daha doğrusu bu ilk kullanılmaya başlayan hali "Bursa Tekfur Sarayı"nın biraz değiştirilmiş haliydi. Ancak zamanla yine ilki Orhangazi döneminde olmak üzere saray hızla genişletildi. Artık bir beylikten çıkıp devlet haline dönüşen Osmanlı'da devlet işlerinin yürütülmesi artık bir evden yapılamayacak kadar önemli hale gelmişti. Sonuçta eski Tekfur Sarayı önemli ölçüde değiştirilerek genişletilmeye başlandı.

Bursa Sarayı hakkında malesef çok fazla kaynak yok. Bu kaynak azlığının önemli sebeplerinden birisi de 1940'larda Bursa Osmanlı Arşivi önemli ölçüde hurda kağıt olarak satılmış veya diğer bazı büyük arşivler (Trabzon Arşivi) gibi denize dökülerek imha edilmiştir. İşte bu sırada saray ile ilgili pek çok bilgi de kaybolmuştur. Ancak yine de geçtiğimiz günlerde Bursa Sarayına ait 2 adet minyatür çalışması ve Sarayın Planı eski kütüphane binasındaki kayıtlar içinde rastgele bulunmuş.

Ayrıca olan kıt kaynaklarda çoğu kez çelişkili bilgiler de mevcut. Özellikle de büyüklüğü ve eski Tekfur Sarayı'nın devamı olup olmaması konusunda.


Bursa Sarayının Büyüklüğü, Yayılış Alanı ve Mimari Özellikleri

Hangi yıllarda ne gibi değişimler geçirdiğini bilemesek de ilk olarak Orhangazi tarafından kurulan saraya ait birkaç minyatürde bazı seyahatnamelerde rastlanan bazı özellikleri oldukça dikkat çekiciydi. Belirtilen en büyük sınırlarına ne zaman kavuştuğu tespit edilemese de Saray Bahçesi içinde planı çizilen bölgelere bakarsak tahmin edilen en büyük sınırları :

Doğu- Batı yönünde; Tophane tepesindeki Saat kulesinin bitişiğinden başlayıp Devlet Hastanesinden aşağı doğru inen yolun ortasına kadar.
 Kuzey- Güney yönünde; yine Tophane platosu kuzey yönündeki sınırıydı ve bugünkü 6parmak caddesi yönündeki Yahudilik mahallesini tepeden izliyordu. Buna karşın güney yönünde ise geçtiğimiz günlerde tamamlanan Hisar Kapı boyunca uzanan OrtaPazar caddesini de içine alacak şekilde yine Devlet Hastanesinin sonuna kadar kadar dikdörtgen alan boyunca uzanıyordu. Hatta Oruçbey hamamının o dönemde saray bahçesinde kalan bir hamamın yeniden ve basit bir şekilde yapılması sonucu oluştuğu düşünülüyor. Yani bugünkü Ordu Evi, TEML, Devlet Hastanesi ve önündeki park alanları tamamen bu sarayın arazisi üzerinde kurulmuş.

Bu saray ile ilgili minyatürler eşliğinde bulunan bazı planlara göre sarayın mimari özelliklerine gelince;

Sarayın hasbahçesine bakan yönde ince ahşap işçiliği olan, muhtemelen sonraki yıllarda altın yaldızla kaplanan sedef-gümüş-altın süslemelerle donatılmış ahşap saçaklar mevcut.

Özellikle alışılagelmiş erken osmanlı mimari tarzının aksine eski Tekfur Sarayı'nın devamı niteliğinde olduğundan yoğun bir Roma mimari etkisi  görülmekte. İç taraflar ise 4-5 insan yüksekliğinde ve 1,5m çaplı beyaz ve oyma süslemeleri olan sütunlar mevcut. Aynı şekilde sarayın bahçe zemini, yeşil bırakılan alanlar hariç tamamen saf beyaz mermer döşenmiş.

Bina yüksek tavanlı ve yine tavanları ileriki yıllarda iznik çinileri ile süslü, ancak kullanılan desenler çok daha sadece ve az karışıkmış. Sarayda padişaha ait bölümler dışında Timurtaş Paşa ailesine ait olduğu sanılan ama ne zaman yaptırıldığı bilinmeyen bir küçük Kasr ve diğer devlet adamlarına tahsis edilmiş yine mermer sütünlu, altın, gümüş, sedef süslemeli konaklar ve bölümler de mevcutmuş.

Saray Bahçesinde Sandal Sefası Yapılırdı

Bahçesinde kayık sefası yapılan bir havuz bulunan minyatürlerde saray bahçesinde bir mermer göl ve üzerinde sandal sefası yapan saray kadınları görünüyor. Buranın suyu ise Pınarbaşı mevkiinden gelen ve yine aynı şekilde saf beyaz mermerlerden yapılmış su arkları ile sağlanmıştır. Ardından kullanılan su bir şelale şeklinde bugünkü Stadyum meydanında TowerPlaza önünden geçen Cilimboz deresine tepeden bırakılırmış.

Bertrandon de la Broquiere 1432'de bu yapıyı şu sözcüklerle anlatıyor: ''İç Kale'de sultanın evi var. Çok güzel ve bana söylendiğine göre, Büyük Türk'ün sarayında kadınlar orada yaşıyor; söz konusu ev içerden çok hoş, Bugünkü bir bahanesi ve sultanın kadınlarından biriyle içinde yıkandığı çok güzel bir gölü varmış ve yine bir küçük kayıkları varmış."

Sarayın Kapısı;

XV. yüzyıl başında İspanya kralı Henry tarafından Timur'a gönderilen elçi Don Ruy Gonzales de Clavijo'nun, "Timur, 1402 Ankara savaşında Osmanlı ordusunu bozguna uğrattıktan sonra Bursa'nın ileri gelen ilim ve sanat adamlarını Orta Asya'daki sarayına götürmek istemiş. Nakkaş Ali, Timur'un ülkesinde yaklaşık 5 yıl kadar kalmış ve çeşitli inşaatlarda çalışmış. Seyyah Clavijo, Timur'un sarayında dikkatini çadırın kapılarından birisi çeker. Diğerlerinden farklı olarak ahşaptır. Muhteşem bir ahşap işçiliği ve süslemeleriyle bu kapı diğerlerinden ayrılmaktadır. Sorar yanındakine, 'Bu kapı burada ne arıyor?' diye. Cevap, şaşırtıcıdır: 'Bursa Sarayı'nın kapısı.'

Timur'un oğlu Şahruh Bursa'yı 1402'de işgal ettikten sonra Bursa Sarayı'ndaki hazineyi yağmalamıştı. Saraydan yağmalanan değerli eşyalarla birlikte çok değerli olan bu kapıyı da Bursa'dan Semerkand'a yollanmış ve orada Timur'un çadırında giriş kapısı olarak kullanılmış.

Bu kapı; sarayın kapısı mı, yoksa sarayın bulunduğu iç kalenin kapısı mı olduğunu bilmiyoruz. Osmanlı kaynakları ve kronikleri de bu kapıdan söz etmiyor. Bir sanat harikası olan bu kapının bugün nerede olduğu bilinmiyor…



Saray Niçin Yok Oldu?

Herkesin bildiği üzere Bursa'nın en büyük darbelerini aldığı yıllar Timur İstilası dönemi ve 1855li yıllardaki büyük depremlerdir. Timur İstilasından sonra yine daha da ihtişamlı olarak yapılan saray son büyük depremde önemli ölçüde hasar görmüş. Ulucami ve diğer büyük camileri zar zor onarabilen ve eski gücünü kaybeden Osmanlı Devleti bu sarayı onaramamıştır. Zamanla Saray arazisi kaybolmaya ve üzerine evler yapılmaya başlanmıştır.

Peki bu kadar büyük bir saray nasıl olur da hiç iz bırakmadan yokolur?

Aslında izleri halen var ama az sonra yazacağım.  Fakat bu yokolmanın ilk öncülüğü Somanlı'nın son dönemlerinde görülüyor. Bugünkü Devlet Hastanesi şimdiki kadar büyük değilken 1800lerin sonunda bölgede küçük bir hastane kurulmuştur. En büyük yok oluş ise malesef yine 1940lardan itibaren başlamış. Önce bölgeye Ordu Evi yapılmış ve arazi TSK'ya devredilmiş. Ardından yine o dönemlerde Memleket Hastanesi adıyla bugünkü Devlet Hastanesi büyütülerek kurulmuş (bugün bile bu hastane Türkiye'nin en büyük hastanelerinden biridir. Bitişiğindeki Onkoloji Hastanesinin devir işlemleri bitince "En Büyük" olacak) Yine yağma devam etmiş ve Tophane Endüstri Meslek Lisesi(TEML) devasa boyutlarıyla buraya kurulmuş. Geri kalan kısmı da imara açılmı ve yollar oluşturulmuş.

Saray'ın İzleri Bugün Nerede?

Bugün bu sarayın kalıntılarını görmek isterseniz en önce bakacağınız yer Tophanedeki saat kulesinin hemen batı tarafında bir tarihi duvar göreceksiniz. İşte bu duvar kalıntılardan biridir. Diğeri ise Ordu Evi ve TEML arasındaki duvarı oluşturur. Oradan geçerken dikkat ederseniz farkedebilirsiniz. Bir diğer kalıntısı ise Devlet Hastanesinin önündeki parkın içindeki tellerle çevrili küçük bölgedir. Pislikten görecek birşey yok ama temellerini görmek halen mümkün. Ayrıca Yine Onkoloji Hastanesinin karşısında taksi duraklarının hemen ardında birkaç tarihi eser var. Yol üzerinde olmadıklarından dikkat çekmiyorlar ama orasının da yine saraya ait hamamlardan biri olduğu, srayın yıkılmasından sonra restore edilip lokal olarak kullanıma devm edildiği bilidiniyor. Halen kullanımda mı, onu bilmiyorum.





Bulabildiğim bilgileri bu saatte ancak bu kadar derleyebildim. Keşke elimde olsaydı da birkaç resim ekleyebilseydim. Malesef gördüğüm proje ve minyatürleri ben kendim için bile alamadım.

Ayrıca bu kadar yazılanlara rağmen kimsenin aklına Topkapı Sarayı'na emsal bir yapı gelmesin. Özenle işlenilip geliştirilmiş bir saray olmasına rağmen asla Topkapı Sarayı türünde bir oluşum da değildi.

Eğer atladığım veya merak ettiğiniz birşeyler varsa bilbildiklerim ölçüsünde buradan cevap yazmaya çalışırım. Hoşcakalın..


En son Ebru K.Türk tarafından Prş 10 Ağu 2006, 15:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 6 kere değiştirildi


Musa

13 yıl önce - Sal 24 Oca 2006, 16:59
Süpersin...


Ya bende yıllardır merak etmişim durmuşumdur...Koskoca osmanlıya başkenlik yapmış bir şehirde nasıl olurda saray bulunmaz... Bu bilgiler için çok sağol. Eline resim geçerse burada bizimle paylaşırsan çok sevinirim..... Ya gerçekten bu bilgileri paylaştığın için çok teşekkür ederim.... Peki Bursada sadece 1 saray mı varmış acaba başka sarayında olduğu bilgisi hiç varmı.



Musa

13 yıl önce - Sal 24 Oca 2006, 17:00
?????


Birde bu bilgileri nereden aldın acaba.... sakıncası yoksa sölersen sevinirim...

Batur

13 yıl önce - Sal 24 Oca 2006, 18:58

Alıntı:
Bursa Sarayı hakkında malesef çok fazla kaynak yok. Bunun önemli sebeplerinden birisi de 1940'larda Bursa Osmanlı Arşivi önemli ölçüde hurda kağıt olarak satılmış veya diğer bazı büyük arşivler (Trabzon Arşivi) gibi denize dökülerek imha edilmiştir. İşte bu sırada saray ile ilgili pek çok bilgi de kaybolmuştur. Ancak yine de geçtiğimiz günlerde Bursa Sarayına ait 2 adet minyatür çalışması ve Sarayın Planı eski kütüphane binasındaki kayıtlar içinde rastgele bulunmuş.


Bu sarayın ortadan kayboluşunun yanı sıra tarihi kaynaklarımızın böylesine yok edilişi çok üzücü. Geleceği bu arşivlerden mahrum eden zihniyeti anlamak mümkün değil.
Şu an bu saray mevcut olsaydı gerçekten muhteşem olurdu, hem konumu hem de tarihi olması bakımından bursaya çok şey katardı. Artık o sarayın kalıntılarını görmek bu yazıyı okuduktan sonra insana sadece hüzün verir, yazık.


Hakan Aydın

13 yıl önce - Sal 24 Oca 2006, 19:44

Üstelik Bursa'nın en güzel yerine yapılmış bir saray. Yabancıların şehrin en yüksek yerine, kentin her yerinde görünen kiliseler yaptığı gibi. 1800 lü yılların sonundaki deprem belki Bursa'nın bu kadar sömürülmesinin zeminini hazırlamış. Bende hep merak ederdim Bursa'da neden hiç saray yok diye. İhtişamlı yılların başkentliğini İstanbul'un yapmasına bağlardım. Ama konusu geçen sarayın Topkapı sarayı gibi birşey olduğunu da sanmıyorum. Zira İstanbul'daki camilerin içi insanın gözlerini kamaştıracak derecede ince işlenmiş olmasına rağmen Bursa'daki camilere baktığımızda ihtişamdan uzak ve gayet sade olduğunu görüyoruz.



K.Oktar ARKIN
13 yıl önce - Çrş 25 Oca 2006, 09:00
!!


Bu yazidan sonra,Tophane fotograflarina her baktigimda sadece icim sizlayacak.
Soylenecek soz yok.Bu katliami yapanlara yaziklar olsun.


M.Erdoğan
13 yıl önce - Çrş 25 Oca 2006, 12:37

Ben de bu sarayla ilgili hep bişeyler duymuştum bugüne kadar. Hatta Balıbey hanının o sarayın bölümlerinden biri olduğunu falan söylemişlerdi. Demekki ortalıkda temelleri bile kalmadığı için herkes bir yerinden çekip durmuş, efsaneleştirmiş konuyu.  

Anladığım kadarıyla eski Tekfur Sarayının üzerine devam ettirildiğinden sade ama yinede çok güzel bir mimarisi vardır. Nede olsa roma dönemi ve osmanlı dönemi birlikte büyümüş. Hem büyük depreme kadar da sürekli geliştirilmiştir muhakkak. O yüzden ilk yapıldığı haline göre çok güzellikler eklenmiş olabilir. Ulucami bile ilk yapıldığında ufak ve sadeydi. Şimdiki süslemelerin çoğu sonradan eklenmiş olduğunu düşünürsek eğer saray varlığını devam ettirebilseydi heralde Türk Tarihi açısından çok önemli bir mirasa sahip olabilirdik.

Neredeyse Kültürpark kadar alana yayılmış bir bölgenin aslında ilk Osmanlı Sarayını oluşturduğunu ve buna karşın yok olduğunu düşününce çok üzülüyorum.   Bu bilgiler için sadece teşekkür etmek elimden elimden geliyor. Teşekkürler.


SABRİ BİLGİN
13 yıl önce - Çrş 25 Oca 2006, 17:29

Ben de Balibey Hanı'ndan başlayan ve Muradiye ile Çekirge'nin birleştiği yere kadar uzandığı söylenen bir tünelin varlığını duymuştum zamanında.Sözde Balibey Hanı'ndan bir tünele ya da mağaraya girip taaaa Muradiye'nin uç noktasından çıkılıyormuş.İnanmadığım için bahsetme gereği duymadım.Ne uydurmuşlar ama derdim kendi kendime.Şimdi düşünüyorumda neden olmasın.Depremler,yıkımlar ve geride kalan yüzlerce yılı göz önüne alırsak bu bölgelerde saray ya da bu tarz yapıların var olabileceği olasılığı artar.Sarayla ilgili bu güzel yazıyı okuyunca tarihi korumakla  ve onu yaşatmakla övündüğümüz şehrimizin bunu sanıldığı kadar başaramadığını düşünür oldum. kim bilir ne değerli yapılar yok oldu,koskoca saray bile yıllara meydan okuyamadıysa...Yalnız o sarayın ne manzarası varmış ya.Kayıkla gezerken Bursa ayaklarının altında.

Ebru K.Türk
13 yıl önce - Prş 26 Oca 2006, 16:05

Bir kaç gündür siteye girmekte çok zorluk çektiğim için ancak şimdi yazmak için vakit buldum.

Yukarıda Musa haklı olarak kaynağını merak etmiş yazdıklarımın. Açıkcası "işte şu kitabın şu sayfası" diyebileceğim kadar kesin ve tek kaynaktan alamadım bilgileri. Çünkü yukarıdaki ilk yazımda dediğim gibi çok yeterli kaynak yok ve olanlar da pek çok tarihi vesika arasına birer cümle veye paragraf şeklinde sıkışmışlar. Ben ise tabiki tarih arşivlerini tarayamadım. Yaptığım en önemli şey bu konuda çıkmış makaleleri birleştirmek oldu. Yine tam bu sırada merak edip Bursa Büyükşehir Belediye Kütüphanesine gidip Bursa Arşivi kısmında izin verilen ölçülerde küçük çaplı bir merak giderme operasyonu yaptım   Orada iken Bursa ile ilgili o kadar güzel bilgilere ulaştım ki artık unutulmuş olmalarına da çok üzüldüm.  

Ancak böyle bilgilere en kolayulaşabileceğiniz ve bulması en zahmetsiz kaynak olarak Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı tarafından düzenlenen bazı konferans, panel gibi etkinliklerin içeriklerini barındıran "Uludağ'ın Etekleri Gümüşten" adlı kitabı ve içindeki "Bir Bursa Sarayı Vardı" başlıklı bölümü en kesin kaynak olarak gösterebilirim. Yine aynı şekilde BBB Kütüphanesi Bursa Arşivi bölümünden çeşitli faydalanmalarım oldu. Orada çeşitli planlar ve Minyatür resimler mevcut. Çeşitli dediğime bakamyın topu topu 6 tane malesef  Şansınız varsa durumu bilen bir görevli ile karşılaşıp az da olsa güzel bilgiler bulursunuz. Aksi takdirde görevlinin yüz ifadesi   şeklinde olacaktır. Zaten bu yazma ve kronikler çok eski oldularından bulduklarınızın fotokopilerini bile çekemiyorsunuz. Ancak gidip inceleyebilirsiniz. Bir de özellikle "Bursa Hakimiyet" gazetesindeki köşe yazılarında yer alan çeşitli makaleler içinde de bulmak mümkün.


levent tezcanlı

13 yıl önce - Sal 21 Mar 2006, 16:54

http://www.theottomans.org/turkce/sanat_kultur/index.asp

Alıntı:
Osmanlı saraylarından en eski örnek Bursa'da Orhan Bey zamanında inşa edilen Bey Sarayı'dır. Günümüze hiçbir kalıntı gelmemiş olan bu saray, daha o dönemde Osmanlı sultanlarına henüz "Bey" dendiği için bu adla anılmaktadır. Yine Bursa'da, I. Murad'ın annesi Nilüfer Hatun'un yaptırdığı saray da günümüze gelememiş olan erken bir örnektir.


osmanlı sarayları hakkında pek çok bilgiye ulaşabilirsiniz  



sayfa 1
ANA SAYFA -> BURSA - Haberler ve Sohbet