Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
Burç

4 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 11:15

Atatürk ile İnönü arasında anlaşmazlık olmasını gayet normal buluyorum.
Benim asıl takıldığım nokta şu: Niye adeta tarihi bir sır olarak saklanmaya çalışılıyor?

Bakın mesela İsmet İnönü'nün biyografisi ile ilgili bir siteden aynen alıntı.
İnönü'nün Atatürkle olan ilişkisi öyle yazmışlar ki zannedersin en iyi arkadaşlardı,
Atatürk'ün İnönü'yü başbakanlıktan atması kısmı ise tarihten silinmiş :

Alıntı:
Cumhuriyetin ilânından sonra 1923-1924 yıllarında ilk hükûmette Başbakan olarak görev aldı, aynı zamanda Halk Fırkası Genel Başkan Vekilliği'ni üstlendi. 1934'te Soyadı Yasası çıktığında Atatürk'ün verdiği İnönü soyadını alan İsmet Paşa, Başbakanlık görevini 1924-1937 yılları arasında da sürdürdü.

İnönü, Atatürk devrimlerinin gerçekleştirilmesinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin sağlam temeller üzerine oturtulmasında Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşıydı.

Atatürk'ün ölümünden sonra 1938 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Cumhurbaşkanlığı'nın yanı sıra CHP Genel Başkanlığı'na da getirildi.
http://www.biyografi.info/kisi/ismet-inonu


Bize okulda da aynen böyle öğrettiler, şimdiki gençler de öyle zannediyor.
Aralarında müthiş bir anlaşmazlık olduğundan hiç bahsedilmiyor.
Neden acaba gerçekler saklanmaya çalışılıyor?


cosmos_meteor
4 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 11:33

sayın turgay34 ;

İnanın bu konu hakkında çok kitap okudum dersem abartmış olurum...
ama trt nin "kurtuluş" ve "cumhuriyet" dizilerini defalarca izledim(sizin yazdığınız Ali Şükrü Bey'i , Topal Osman'ı hatta Yunan Başkomutanı Trikopis'i , Fatma Seher Bacı'yı bu dizilerden öğrendim) , akışına büyüsüne kapıldım ve oradan pay edinerek kendi çapımda hem netten hem de makalelerden Milli Mücadele ve Cumhuriyet Tarihimizi öğrenmeye çalıştım ve çalışıyorum..Ve birşeyler öğrendikçe aslında çok geç kaldığımı düşünüyorum...


Turgay34
4 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 11:46

Alıntı:
İşte Atatürk, İnönü'yü başbakanlıktan azletti.
Bu olay nedense unutulmuş, şimdilerde hiç bahsedilmiyor, adeta tarihi bir sır.



Azleder..
Çünkü Atatürk'ün nazarında başbakanın hükmü normal bir memurdan farklı değildir..
Bu olay da bunun ispatıdır..
İstediği zaman göreve getirir, istediği zaman görevden alır..
İstediğini getirir, istemediğini gönderir..
İnönü'yü almış, Bayar'ı getirmiştir..
Çünkü tek adam..
Bütün güç O'nda..
Hesap sorulamaz ve sorgulanamaz..
Ağzından çıkan kanun..
Hikmetinden sual olunmaz..
Peki diyeceksiniz ki,
sistemin adı cumhuriyet (halk yönetimi) değil miydi?
Saltanat kaldırılmamış mıydı?
Orasını fazla karıştırmayın..
O kadar kusur kadı kızında da bulunur..
Bir önceki mesajımda "Atatürk paşa, diğerleri maşa" demiştim..
Yalan mıymış?!
Efendim?


yaşar1965
4 yıl önce - Prş 05 Ağu 2010, 04:05

Atatürk, mirasçıları arasına İnönü'nün çocuklarını neden koydu?

Bakalım neymiş kavga sebebleri ve yaşanan olaylar,,

Atatürk yaşamının son yılında İsmet İnönü'yle yollarını ayırdı. Buna rağmen Atatürk. İsmet İnönü'nün çocukları Ömer, Erdal ve Özden İnönü'yü neden mirasçısı yaptı?

Alıntı:
İşte o ilginç sebep? Tarih: 20 eylül 1937. Atatürk ile İsmet İnönü'nün yolları bu tarihte ayrıldı. Atatürk'ün istediği üzerine inönü başbakanlıktan istifa etmek zorunda kaldı. Bu ayrılığın sebepleri arasında, Atatürk Orman Çiftliği'nin harcamaları gibi içsel, Nyon Antlaşması gibi dışsal siyasal anlaşmazlıklar gösterilse de, aslında gözden kaçan temel sebep, Atatürk'ün henüz teşhis edilmemiş hastalığıydı. Atatürk asabileşmişti. Başbakan İnönü'nün her sözünü kendisine yapılmış bir tehdit gibi algılıyordu.

Ve ne yazık ki Atatürk'ün bu tür davranışlarının sebebi üzerinde kimse durmuyordu. Ona ne hastalık ne ölüm yakıştırılıyordu! Hastalık bilinse belki böyle bir ayrılık olmayacaktı...

5 eylül 1938. Ayrılığın üzerinden bir yıl geçmişti. Atatürk'ün hastalığı gün geçtikçe ağırlaşmaktaydı. Tesadüf İsmet İnönü de hastaydı. Safrakesesi, iltihaplanmıştı. İnönü'nün çok ağır bir hastalığa yakalandığı bilgisi Atatürk'e ulaştı. İnönü'nün yaşamasının güç olduğu söylendi. Atatürk Fransa'dan getirttiği iç hastalıklar uzmanı Prof. Fissenger'i İnönü'yü tedavi etmesi için Ankara'ya gönderdi. O gün, yani 5 eylülde Özel Kalem Müdürü Hasan Rıza Soyak'ı yanına çağırarak vasiyetinin yazılmasına yardımcı olmasını rica etti. Mirasından İnönü'nün çocuklarına pay verilmesini istiyordu. Dava arkadaşı İnönü ölürse üç çocuğunun ortada kalacağından endişe ediyordu.

Çocukların amcası Hasan Rıza Temelli'nin Ömer, Erdal ve Özden'e bakamayacağını düşünüyordu. Atatürk Özel Kalem Müdürü Soyak'la vasiyetnamesi üzerine kısa bir çalışma yaptıktan bir gün sonra İstanbul 6. Noteri İsmail Kunter Dolmabahçe'ye çağrıldı. Bu davet herkesten gizli tutuldu. Noter Kunter, Saray çalışanlarına Atatürk'ün özel doktoru Prof. Neşet Ömer İrdelp'in konsültasyon için gelen doktor arkadaşı olarak gösterildi. Atatürk'ün odasına gizlilikle girdiler. Atatürk, "Kapıyı kapatın, içeri kimse girmesin" talimatını verdi. Siroz hastası Atatürk'ün fiziksel görünüşü pek hoş değil: Karnı şişmiş, bedenindeki adaleler erimiş ve yüzü çatlamış kılcal damarlarla dolmuştu. Böyle görünmek istemiyordu. Herkese tembihlemişti: Bu trajik durumu yakınları dışında kimse bilmeyecekti. Bu nedenle Savarona gemisinden Dolmabahçe'ye getirilişi gece olmuştu. Odasına çok az kişi girebiliyordu. Neyse, noter odaya girdikten sonra yatağından doğruldu. Önüne ayaklı yemek tablasını aldı. Vasiyeti üzerindeki değişiklikleri eline aldığı kalemle yaparak notere yazdırmaya başladı. Ağır hasta olmasına rağmen çok sakindi. Halbuki odada bulunan herkes heyecandan titriyordu. Onlar için hiç kolay değildi; Atatürk vasiyetini hazırlıyordu. Yorulmasına rağmen, o gün vasiyetini bitirdi. Vasiyeti kısaydı:

Malik olduğum bütün nukut (para) ve hisse senetleri ile Çankaya'daki menkul ve gayrimenkul emvalimi (mallarımı) Halk Partisi'ne ekdeki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum.

1-Nutuk ve hisse senetleri şimdiki gibi iş Bankası tarafından nemalandırılacaktır; 2-Her seneki nemadan bana nispetleri şerefli mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, (kız kardeşi) Makbule'ye ayda 1 000; (manevi kızları) Afet'e 800, Sabiha Gökçen'e 600, Ülkü'ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki gibi 100'er lira verilecektir; 3- Sabiha Gökçen'e bir ev de alınabilecek para verilecektir; 4- Makbule yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır; 5- ismet inönünün çocuklarına, yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır; 6- Her sene nemadan mütebaki miktar yan yarıya Türk Tarih ve Türk Dil Kurumları'na tahsis edilecektir.

İsmet İnönü'nün vefat edeceğini ve çocuklarının ortada kalacağını düşünen Atatürk mirasından Ömer, Erdal ve Özden'e pay vermesine rağmen "siyasi mirasından İsmet inönü'ye bir şey bırakmadı! inönü'nün yaşamayacağından mı, kızgınlığının hâlâ sürmesinden mi bilinmez, kendisinden sonra Cumhurbaşkanlığı koltuğuna Fevzi Çakmak'ın oturmasını arzulamıştı. iddianın sahibi Özel Kalem Müdürü Hasan Rıza Soyak'tı. Atatürk kendi el yazısıyla yazdığı vasiyetini zarfa koyup kapamış ve başucundaki komodinin çekmecesine yerleştirmişti. Herkes odadan çıktıktan sonra Atatürk Özel Kalem Müdürü Soyak'la 15-20 dakika sohbet etmişti. işte bu sohbet sırasında Atatürk, kendinden sonra Cumhurbaşkanlığına Fevzi Çakmakın getirilmesinin doğru olacağını söylemişti.

Elbette bunda söz ve intihap (seçme) hakkı sadece milletin ve onun mümessili olan Türkiye Büyük Millet Meclisinindir; yalnız ben bu meseledeki mütalaamı ifade edeceğim. Evvela akla Ġsmet PaĢa gelir; memlekete pek büyük hizmetler ifa etmiĢtir. Fakat nedense umumun sempatisini kazanamadığı görülüyor; bu yüzden pek de cazip olmasa gerek. Bir de MareĢal Fevzi Çakmak var. O, hem memlekete büyük hizmetler etmiş hem de herkesle iyi geçinmiş;, salahiyet sahiplerinin mütalaalarına daima kıymet vermiştir; kimse ile münazaa (tartışma) halinde değildir. Bu itibarla bence Devlet Başkanlığı için en münasip arkadaşı odur.

Atatürk'ün bu talebinin neden yerine getirilmediği, ayrı bir yazı konusudur.

(Atatürk'ten Hatıralar, s. 717.)



ibrahim alıcı
4 yıl önce - Prş 05 Ağu 2010, 13:03

Mustafa Armağan'ın ve Merhum Kazım Karabekir Paşa'nın kaleme aldığı 2 farklı fakat aynı isimli kitap olan ''Paşaların Hesaplaşması'' kitaplarını tavsiye ederim.

Özellikle Karabekir'in yazdığı satırlar çok ezber bozacak cinsten.

Bu konuyu'da içeriyor kitaplar.


Adnan Adnan
3 yıl önce - Pzr 02 Oca 2011, 15:36

Mustafa Kemal'den sonra yönetimi ele geçiren İnönü, buyurmuş:
-Üzerinde resmim olan pul bastırın, bundan böyle bütün mektuplarımda bu pullar kullanılacak...
bir süre sonra görülmüş ki, pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
İnönü küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş:
- bu pullar niye yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi ?!"
-Sürdük efendim" demiş yetkili ve eklemiş;
-Arkasına zamk sürdük ama
herkes pulun ön yüzüne tükürüyor..
Eskilerin bir sözü:
"Geldi İsmet; Kesildi Kısmet"

( bu arada pul 3 kuruş )







OkanDikmen

2 yıl önce - Cmt 10 Arl 2011, 11:10

Hürriyet yazarı Taha Akyol bugünkü köşesinde, İnönü'nün Atatürk'ü hasta yatağında neden ziyarete gitmediğini kaleme aldı. Akyol, İnönü'nün öldürülme tehlikesi olduğu için İstanbul'a gidemediğini ve İnönü'yü öldürmek isteyenin kim olduğunu bir mektupla açıkladı..



http://www.ensonhaber.com/inonuyu-kim-oldurecekti-2011-12-10.html


fikri aktan

2 yıl önce - Pts 02 Oca 2012, 00:58
Atatürk ve İsmet İnönü arasındaki kavga


Atatürk ve İsmet İnönü için bir az bilinen bir resim , umarım buraya yakışır .
  (+)


Yılmaz Edessa

2 yıl önce - Pts 02 Oca 2012, 01:14

Alıntı:
Ne gariptir ki günümüzde gençlerimiz İsmet İnönü'yü Atatürk'ün en iyi arkadaşı falan idi zannediyorlar, sanki Atatürk istemiş de yerine İnönü'yü bırakmış gibi anlatılıyor. Belki bu cins bilgilendirici başlıklar ile birkaç kişi de olsa tarihimizdeki bazı gerçekleri daha iyi öğrenir.


Atatürk'ün gerçek severleri, İnönü'yü pek sevmez ve Atatürk'ün gölgesinden pay aşırmaya çalışan adam olarak nitelerler. Hatta kendi naaşının Anıtkabir'de bulunmasından rahatsızlık duyup, oraya gidip ziyaret etmeyenler de mevcuttur. Ben dahil bir çok arkadaşım aynı görüşte. İnönü ile Atatürk'ün can ciğer kuzu sarması olarak bilinmesi ise gerçekten ilginç.

Başlığın bilgilendirici olmasını umuyorum ancak her Atatürk başlığında yapıldığı gibi konuların saptırılıp yine karşılıklı atışma ve hakaret boyutuna geleceğini şimdiden görür gibiyim.


kozmoz
2 yıl önce - Pts 16 Oca 2012, 14:26
Atatürk ve İnönü anlaşmazlığı


Atatürk'ün hasta olduğu için İnönü'yü yanlış anladığı doğru değildir. Bu düşünce, Atatürk'ün ruhsal olarak hasta olması demektir ki, bu doğru değildir.

Bu konuyu doğru anlamak için, "Atatürk'ün Sırdaşı Kılıç Ali'nin Anıları" adlı kitap okunmalıdır. Atatürk'ün yardımcısı Kılıç Ali, anılarını yayınladığı bu kitapta gerçekleri anlatıyor.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET