Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
Hakan_ank89
4 yıl önce - Prş 17 Hzr 2010, 18:15



(+)





(+)





(+)


Mamak Katı Atık Yönetimi projesi tarım alanı, burada tesiste kullanılan metan gazının atık maddesi olan karbondioksit oksijene dönüştürülüyor. Tesis gerçekten müthiş, yurt dışından pek çok ziyaretçisi varmış, Amerikan üniversiteleri ve önemli şehirlerin belediye yetkilileri tesisi ziyaret ediyorlarmış. Tesiste topraksız tarım yapılmaktadır. Bu yüzden domates fidanlarının kökleri oldukça enteresan, hepsi havada asılı. Seralar bir hayli büyük.

Mamak, Çankaya ve Yenimahalle Belediyesi ile anlaşmalı çalışıyorlarmış.


Bu tesis yanı başında kurulan IKEA ve alışveriş merkezinin de enerji ihtiyacını doğrudan karşılayacakmış. Tesisin diğer alanlarında fotoğraf çekimi maalesef yasak idi.


İ.Hakkı Erdoğan
3 yıl önce - Sal 07 Arl 2010, 18:04

Alıntı:
Mamak Çöplük Bölgesi Cazibe Merkezine Dönüştü...
-Mamak Çöplüğü’nde Yaşanan Olağanüstü Dönüşüm,
Yeni Yerleşim Birimlerinin Kurulmasına ve Ticaret
Sektörünün Büyük Yatırımlarla Bölgeye Akın Etmesini Sağladı
-Endüstri Parkı’na Dönüşen Çöplükte Kurulan Elektrik Santralinde 22.4 Megawatt/Saat Elektrik Enerjisi Üretiliyor, Geri Dönüşümü Mümkün Meteryaller Ülke Ekonomisine Kazandırılıyor


Çevreye yayılan koku ve çeşitli riskler nedeniyle bir zamanlar insanların yanından bile geçmek istemediği Mamak Çöplüğü bölgesi, Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları ile bir cazibe merkezi haline geldi.

Türkiye’ye örnek olan “Ankara Katı Atık Yönetimi Projesi” ile bölgeye dökülen günde 4 bin tonun üzerindeki çöp ekonomiye artı değer olarak kazandırırken, Büyükşehir Belediyesi’nin bölgede uyguladığı Kentsel Dönüşüm Projesi ve tesiste yaşanılan büyük gelişme ile Mamak Çöplüğü’nün çevresi Başkent’in en önemli cazibe merkezlerinden biri olmaya başladı.

Geçmişte kangrenleşmiş, içinden çıkılmaz bir hal almış gibi görünen Mamak Çöplüğü sorununu örnek bir projeyle ve bütçesinden tek bir kuruş bile çıkmadan bertaraf eden Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği ıslah çalışmalarıyla çözüme kavuştu.

Büyükşehir Belediyesi’nin hayal bile edilemeyecek bir başarıya imza attığı bu çalışma ile bir üretim merkezi haline gelen Mamak Çöplüğü’nde üretilen elektrik enerjisi ve geri dönüşümü mümkün olan maddeler ülke ekonomisine kazandırılıyor, atmosferi kirleten metan gazının yok edilmesi sağlanıyor.
Mamak Çöplüğü’nde gerçekleştirilen ıslah çalışmalarının etkisiyle artık bölge olağanüstü yatırımlar ve ticaret sektörünün boy gösterdiği bir merkez konumuna geldi. Çevrede planlı şekilde inşa edilen çok katlı binaların yer aldığı yeni yerleşim birimleri, Metro Gross Market ve İKEA Yapı Market gibi dev kuruluşların tercih ettiği bölge geleceğe umutla bakıyor.




Büyükşehir Belediyesi’nin uyguladığı “Ankara Katı Atık Yönetimi Projesi” ile günlük 4 bin tonun üzerinde çöpün depolandığı Mamak Çöplüğü şimdi, çevreci, ülke ekonomisine kaynak sunan ve bölgedeki yaşam kalitesini arttıran bir yapılanmanın odağı niteliğinde. Söz konusu proje ile bir üretim merkezi haline gelen Mamak Çöplüğü’nde elde edilen elektrik enerjisi ve geri kazanımı mümkün olan maddeler ülke ekonomisine kazandırılıyor.

Mamak Çöplüğü’nde biriken metan gazının bertarafı için kurulan santral, 16 jeneratörün ürettiği 22.4 Megawatt/saat elektrik enerjisi ve 10 yıllık rezerv kapasitesiyle eşdeğerleri arasında Dünya’nın en büyükleri arasında yer alıyor.
Mamak ve Sincan’da bulunan Çadırtepe Katı Atık Depolama Alanlarında inşa edilen, her biri 7 bin metrekarelik tam otomatik, iki adet “Geri Kazanım Tesisi” de ayrı ayrı, günde 1000 ton çöpü ayrıştırarak, ekonomiye kazandırıyor.
“Geri Kazanım Tesis”lerinde kağıt, cam, metal gibi geri dönüşümü mümkün olan materyaller sınıflandırılarak ayrıştırılırken, organik evsel atık ise tesiste gübreye dönüştürülerek tarım sektörüne kazandırılıyor.
Mamak Çöplüğü’nü bir üretim, çevre ve temizlik tesisi haline getiren dev çalışmanın meyveleri bununla da sınırlı kalmıyor. Mamak Katı Atık Depolama alanına getirilen hafriyat, inşaat ve yıkıntı atıkları da tesiste kurulan taş kırma ve ayıklama sistemiyle ekonomiye kazandırılıyor. Tesiste günde ortalama bin ton hafriyat atığı, kullanılacağı sektörün talebine göre farklı boyutlarda kırılarak sınıflandırılıyor.

- SALKIM DOMATES SOFRALARDA -

Bölgede yürütülen Sera Projesi kapsamında ise 2 bin metrekarelik alana dikilen hormonsuz salkım domates, Ankaralıların sofralarını süslüyor. Topraksız tarım uygulamasıyla ekilen salkım domates fideleri hormon kullanılmadan, reçeteli ilaçlarla üründe kalıntı kalmayacak biçimde kontrollü olarak yetiştiriliyor.
Yaygın kışlık sera üretiminde, üretim maliyetinin yüzde 30’unun ısıtmaya ayrıldığını hatırlatan yetkililer, Mamak Katı Atık Alanı’nda yapılan seracılıkta serayı ısıtmak için kullanılan ısının, Mamak Katı Atık Metan Gazı Tesisi’nde metan gazının elektrik enerjisine dönüşümünde elde edilen alternatif enerjiyle karşılandığını vurguladılar.
Üretimde de damla sulama sisteminin kullanıldığını, sulama ve gübrelemenin otomasyon makinelerine bağlı olarak çalıştığını belirten yetkililer, topraksız tarımda bitkinin tüm besini dışarıdan verilen minerallerden aldığını söylediler.

-YOSUN ÜRETİMİ BAŞLADI-

Dev bir çöplüğün nasıl böyle muhteşem bir cazibe merkezine dönüştürülebileceğine en güzel örnek olan Mamak Çöplüğü’ndeki bir diğer uygulama da yosun üretimine başlanması. Kozmetik sektöründe kullanılan ve alternatif yakıt olarak her an gündeme gelmesi beklenen biyogaz üretiminin önemli bir hammaddesi olan yosun üretiminde de inanılmaz çalışmalara imza atılıyor.

-ÇEVRE VE ATMOSFER EN ÜST DÜZEYDE KORUNUYOR-

Projenin küresel ölçekte çevreye en büyük katkısı ise atmosfere karışarak sera gazı etkisi ile iklim değişikliğine neden olan gazlardan metan gazının, elektrik enerjisi üretiminde kullanılarak yok edilmesi ile sağlanıyor.
Ankara Katı Atık Yönetimi Projesi’yle ulusal ve küresel ölçekte çevre maliyeti en üst düzeyde korunurken, projenin küresel ölçekte çevreye en büyük katkı ise metan gazının bertaraf edilmesi ile sağlanıyor.
Mamak Çöplüğü’nde kısa sürede yaşanan inanılmaz gelişme sonucu, çöplükte uzun yılların birikimiyle kontrol dışı oluşan gazlar çevreye zarar vermeden elektrik enerjisine dönüştürülerek, bertaraf ediliyor.

-BELEDİYE BÜTÇESİNDEN PARA ÇIKMADI-

Bölgenin çehresini değiştiren ve bundan sonra artı değer olarak gündeme damgasını vuracak olan projeyi Büyükşehir Belediyesi, bütçesinden tek kuruş harcamadan gerçekleştirdi. Projenin Türkiye’de ilk ve örnek nitelikte bir proje olduğunu vurgulayan Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, normal şartlarda projenin yıllık 15 milyon dolara mal olacağını ancak Belediye’nin bu büyük projeyi sıfır maliyetle gerçekleştirdiğini tekrarlayarak, bu önemli hizmetin ise çöpten elde edilecek gelir karşılığında ihale edildiğini ifade ettiler.

http://www.ankara.bel.tr/Haberler/mamak_copluk_06122010.aspx

Mamak'ın 10-15 yıl önceki görüntüsünü hatırlayan Ankaralılar bu dev alışveriş merkezleri, lüks kuleler yapılınca o bölgeden geçince Türkiye ve Ankara için nasıl yeni bir dönemin içinde olduğumuzu anlamaları çok enteresan bir deneyim olacak gibi görünüyor.



mutluer
3 yıl önce - Prş 31 Mar 2011, 17:48

Hersey iyi guzel de bu bolge kokuyor ve bu tesis baska yere tasinmadikca da koku sacmaya devam edecek-sorun halen geri donusumu mumkun olmayan ve yakilmak zorunda olunan copten ileri geliyor. Bu soruna "ileride duzelir" diye yaklasmak mantik disidir, sonucta Ankara cop uretmeye devam ettikce illaki kokmaya da devam edecek(!)

vozkan
3 yıl önce - Çrş 11 May 2011, 22:28

ÇÖPÜN İÇİNDE HALA ALTIN BULAMADIK
Recycling Industry- Şubat 2011 Ali Kantur Röportaj “Çöpün içinde kompost var, o zaman bu iş karlı”, hayır değil! Biz çöpü içinde azaltırken , hepsini kullanarak minimuma düşürmeye çalışıyoruz. Bu iş Almanya’da 100 Euro’ya , Japonya’da 200-300 dolar’a yapılabiliyorsa, biz ise bir belediyenin çöp sahasını imal etmek, onu düzenli bir saha haline getirmek ve çöpü buraya depolamak için harcadığı para ne ise bunun içinde kalmak kaydıyla çöpü yok etmeyi hedefliyoruz. “
“Çöpün içinde kompost var, o zaman bu iş karlı”, hayır değil! Biz çöpü içinde azaltırken , hepsini kullanarak minimuma düşürmeye çalışıyoruz. Bu iş Almanya’da 100 Euro’ya , Japonya’da 200-300 dolar’a yapılabiliyorsa, biz ise bir belediyenin çöp sahasını imal etmek, onu düzenli bir saha haline getirmek ve çöpü buraya depolamak için harcadığı para ne ise bunun içinde kalmak kaydıyla çöpü yok etmeyi hedefliyoruz. “

Bizim çöpe bakışımız sahadan gaz çıkarmak falan değil…o bir şey değil. Tamam, onun da kendi içinde bir teknolojisi var. Ama belediyenin çöp getirmeyi taahhüt ederek veya çöp getirmeyi taahhüt altında tutarak sizden gaz çıkarıp elektrik üretmenizi istemesi o şehir için büyük bir facia… Bu şu anlama geliyor; o çöp getirmeye devam edecek , depolara dökülecek, siz de gaz çıkaracaksınız. Halbuki amaç bu değil… Amaç çöpün azaltılması…Onun için çöp içinde altın yok diyorum.Çünkü bunu doğru algılamazsak , çözüm bulmakta zorlanacaksınız. Bizim amacımız çöpü azaltmak, en başta çöp çıkarmamak… Herhangi bir şehir , bunun dışında hareket ederse, o şehir maalesef o baştaki yanlış hareketiyle çöpü azaltma şansını yitiriyor. Onun için biz Konya ihalesini almak istiyoruz… İhale sadece gaz diye çıksa bile , mevcut sahadan gaz çıkarıp elektrik üretmek , biz onu şöyle düşünüyoruz. Parası pulu mühim değil, sıfır kar edebiliriz, zarar edebiliriz, biraz kar edebiliriz, önemli değil. Ama ileri de belediyenin hareketlerindeki bir dönüşe kolaylık sağlarız. Belediye derse ki biz bu projeyi anladık, çöpü yok edelim siz de gaz üretimini durdurun Çünkü çöpü yok ederken çıkacak gaz ile yine onu kullanabiliriz veya onu alırız başka yere taşırız. Yeni yöntemleri getirebiliriz. Çöpün sahipliği konusunda bir belirsizlik var. İkincisi, bir bakıyorsunuz , hiçbir medeni ülkenin müsaade etmeyeceği sokakta çöpe dokunmaya müsaade etmek zorunda kalıyor veya bazı belediyeler bunu bir propaganda , bir politika parçası olarak görüp öyle ilerliyor. Onun yaratacağı sağlık sorunlarını, sokakta çöpün dağılmasını, gizli çöplükleri, ekonomik olarak ise böyle toplanmış bir çöpün kayıtsız olarak satılıp, kayıtsız olarak bazı noktalara gitmesini düşünemiyorlar. Onun için bizim hepsine kapsamlı bakmamız lazım.

Bertaraf edilen günlük ortalama atık miktarları Ankara’da 4,000–4,500 ton, Adana’da 1,500 ton, Konya’da 1, 200 ton ve Bursa’da 2,000 ton’dur. Ankara, Adana, Konya, Bursa Büyükşehir Belediyelerinde yapılan çalışmalarda 9,000 ton/gün atık toplanmakta olup bu miktar Türkiye’de günlük olarak toplanabilen atık miktarının %20’sini oluşturmaktadır. Hâlihazırda kurulu gücümüz 36,6 MW olup yeni tesislerin devreye alınmasıyla beraber 47,8 MW ’a çıkacaktır.

“Geçenlerde bir üniversite geldi bize, bir çalışma yapmak istediğini söyledi. Bu çalışmada ne var, efendim evde biz insanları eğitsek, çöpü evde ayrıştırsak… Sizinle beraber çalışsak… Dedim ki biz zaten 200 bin evde bunu yapıyoruz, onun düşündüğü de toplasanız 3 bin tane evdir! İyi de siz üniversitesiniz, siz bütün resmi görebiliyor musunuz? Yani evde ayrıştırdınız sonra ne olacak? Efendim ayrıştırınca ekonomiye katacağız! İşte altın lafı buradan geliyor! Peki, bunu ayrıştırdığınız zaman insanlar bunları nereye koyacak, onu toplamanın nakliye masrafı, ayrıştırdığınız çöpün değerinden fazla… Bu kadar net…Böyle kopuk kopuk çalışamayız. İlgililerin bunu bir şekilde bütün olarak görmesi lazım. Şimdi Almanya’daki yakma tesislerine gelelim… Ekstra yakıt olmadan da çalışıyorlarmış. Peki, niye ekstra yakıt olmadan da çalışıyormuş? Çünkü Almanya’daki çöpün içindeki organik miktarını, Türkiye ile karşılaştırdığınız zaman çok daha düşüktür, organikle beraber taşınan su miktarı da azdır, bu yetmiyormuş gibi organik ayrı toplandığı için geriye kalan zaten ambalaj atığı niteliğinde bir çöptür. Dolayısıyla enerjisi yüksek ve içindeki su miktarı azdır, bunu yakalayabilirsiniz. Bu birinci safhası… Peki, bu Türkiye’de yapılabilir mi? Türkiye’de organik miktarı yüzde elli. Çöpün içindeki su miktarı yüzde elli. Yapılamaz… Ama bütün buna rağmen bu bedelsiz dediğimiz yakma için ne kadar bedel alıyormuş bunu yakan tesisler… 100 Euro’nun altında değildir. Ne güzel yakıyor, enerji üretiyor, 100 Euro alıyor. 100 Euro almazsa onun ürettiği enerjiyle yaptığı yatırımı geri ödemesi mümkün değil… Yakma sisteminin karşısında mıyız? Hayır, çözümü olan her şeyin içindeyiz, yani yakmaysa yakma. Eğer Türkiye çöpüne 100 TL verebiliyorsa, yakma yapacağı noktalar vardır ama 100 Euro ödeyecek! Ödeyebiliyorsa…

“Kendi teknolojimizi yaratmazsak büyük problemlerle karşılaşırız”

“ Biz aslında bu işe girdiğimizde hemen hemen birinci yılın sonunda fark ettik ki eğer kendi teknolojilerimizi yaratmazsak iki büyük problemle karşılaşacaktık. Birincisi bu teknolojilerin tamamı gelişmiş ülkelerden geliyor, hepsi farklı bir çöp için dizayn edilmiş , dolayısıyla o teknolojilerin bizde kullanımları hemen hemen imkansız. ABD’ den makine getirdik, çalışmadı. Demek ki kendi çöpümüze uygun teknolojileri bilmemiz, kullanmamız lazım. İkincisi, bir misyonumuz var, belediyelere ek bir yük getirmeden yabancı makineler alarak bu işi yapmamız mümkün değil.

Diyeceğiz ki biz yakma yaparsak, her bin ton için yaklaşık 200 bin Euro’luk yatırım yaparız. Efendim biz teknolojiyi taşırsak ileride, nükleerde konuştukları gibi, 100 milyona düşürebiliriz. Ama bunlar hayal! Yapılabilir de yapılamaz demiyorum ama biz yine olayın bütününe bakmalıyız. Bütünü ise şu; elimizde bir tane çöp var. Bu çöpü karışık topluyoruz, bu çöpe sokakta elle dokundurduğumuz için, içindeki geri dönüşüm malzemelerinin yüzde 90’ı çalınıyor ve kayıtsız bir ekonomi içine giriyor, üstelik onu çalanlar çalarken hastalanıyor, bu da yetmiyormuş gibi gizli çöplüklerle, sokağa döktükleri çöpün içinde yayılan mikroplarla hepimizi hasta ediyorlar.

“Sokak toplayıcılarının bir alıcısı var. Merdiven altında çalışan alıcıları var ve bunları alıyor. Bu alıcıların çalışmasına müsaade ediliyor.”

“Türkiye’de çevre konusunda reel bir planlama yapılabilmesi için gerekli verilerde hala eksikler var. Onun için yapılamıyor. Burada en kolay şey, çevre bakanlığı, belediye görevini yapmıyor demek! Hâlbuki bu çöp konusu hepimizin konusu… Eğer biz çöpte bir noktaya gitmiyorsak, birinci suçlu kimdir biliyor musunuz? ITC ‘ dir! Bizim şirketimizdir! Görevini yapmıyor… Nedir bizim görevimiz? Doğru çözümleri bulup bunları tartışabilecek bir zemine getirmek ve çözüme katkıda bulunmak. İddialıyız çünkü biz diyoruz ki çöp konusunda araştırma yapıyoruz, geliştirme yapıyoruz… Eğer çöp konusunda Türkiye bir yere gitmezse, bir numaralı suçlu biziz! Bu kadar net söylüyorum!”

“ TC’nin sahip olduğu bilgiyi ben şöyle sıralayayım; Biz bir süreç işlem yani çöp ayrıştırma prosesine sahibiz. Böyle bir ayrıştırma fabrikasının dizaynını yapabilecek bilgiye sahibiz. Makinelerinin dizaynını yapabilecek bilgiye sahibiz. Makinelerı üretecek tesise ve bilgiye sahibiz. Bunları anahtar teslim modeliyle , elektrikleriyle birlikte kurabilecek bilgiye sahibiz ve tüm bunların bakımını yapabilecek bilgiye sahibiz. Bu niye önemli…Bugün elektrik motorlarının bakımında bağımlı olursanız ,her 5 yılda bir makine almış olursunuz! Yedek parça ve bakım masrafları çok yüksektir. Verimliliğinizi düşürür. Bu tip bir entegrasyona sahibiz.”

“Teorik olarak bütün Mamak’ı ısıtabiliriz”

“ Bu sektör benim ve ortaklarımın dünyasını da değiştirdi. Biz artık enerji yokluğundan susuz kalmaktan korkmuyoruz.Ben bunları Üniversiteler de de, rakamsal verilerle konuşuyorum. Ankara’daki tesisimizi ağırlıklı üniversitelerden olmak üzere bir yılda 7 bin kişi gezmiş. Bunun için özel bir ekip oluşturduk. Üniversitelilere de söylüyorum, alternatif enerji kaynaklarıyla ilgili somut, rakamlar verilere sahip olmak gerekiyor. Örneğin Güneş’in Türkiye’deki toplam enerjisini bilmesem, parmağımı sokmam oraya… Mesela yosun üretimine başlıyoruz veya domates üretiyoruz. Elimizdeki atık ısıyla üretilebilecek domatesin anlam ifade etmediğini bilsem , girmem… Bir anlam, büyüklük, küçüklük, mikro-makro, devamlı bir anlam içindeyiz… Ama en önemli kısmını söyleyeyim, buara şunu hissettik biz, aslında insanlığın yarattığı problemleri çözmek mümkün.. Karbondioksit emisyonu vermiş, hiç problem değil! Niye değil, eğer biz metan emisyonu yapan bir çöplüğü (karbondioksitten 21 kat daha zararlıdır) oksijen üretimi yapabilen bir hale çevirdiysek, çözüm varmış demektir.

“Bu yeterli bilgileri topladığı zaman ancak Çevre Bakanlığı belediye bir karara varabilir.Bizimde yaklaşımımız şu zaten ; çok çalışıp bir takım adımlar attığımızı biliyoruz, her şeyi bir yana bırakın, 2 km yaklaşılmayan Mamak’ın karşısında eğer İKEA yapılabiliyorsa, içinde domates yetiştirilebiliyorsa, bırakın çöp olayını çöpün etrafında ortaya çıkmış yepyeni bir semtin, 1milyon nüfusa yakın bir semtin hayatını etkileyebilecek kadar çalışmalar yapıp, değişiklikler getirebildiğimizi biliyoruz. Demek ki bu konuda bilgi sahibi olmaya başladık ve bilgileri de paylaşıyoruz. Her zaman paylaşmaya hazırız… Ama bu verilerin biraz daha yürümesi lazım. Bizim yine tıpkı yakma olayında olduğu gibi mikro seviyede bakmamız lazım . Önce mikro bakacağız sonra döneceğiz makro seviyede planlamalar yapacağız. Ondan sonra bu bölgelerde nasıl bir yöntemle ilerleyebilelim ki en optimize biçimde ; bizim hem çöpümüze, hem halkımıza, hem mali durumumuza uygun çözümler bulalım ve bu çözümleri nihai çözümler olarak da kabul etmeyelim. Bu çözümleri , sürekli çözümler silsilesinin başlangıçları diye kabul edelim. Yeter ki birinci hareketimiz , ikinci gelişmelerin önünü kesmesin. Onun için biz gidip Bursa’yı da aldık. Çünkü aynı tür ihale. Eğer bir başka firma alırsa, onun önünü kesebilir. Biz o şehre şans veriyoruz, sen böylemi çıkıyorsun , peki alıyoruz ihaleyi. Ama ileride bu çöpe başka türlü yaklaşmak zorunda kalacaksın, o zaman karşılıklı biz bu ihaleyi iptal ederiz, istiyorsan, başkası etmez! Edemez…Ankara’da da öyle . Bizim Ankara’da elektrik üreteceğiz diye bir taahhüdümüz yok. Ankara’da bizim karbondioksitleri azaltacağız diye bir taahhüdümüz de yok. Bizim düzenli depolama yapacağız diye bir taahhüdümüz var. Geldiğimiz nokta ne, biz çöpü azaltıcı yöntemler uyguluyoruz. Elektrik üretiyoruz, karbondioksiti azaltıyoruz, biz domatesi, domates üretmek için üretmiyoruz! Domatesi atık ısımızı kullanarak, karbondioksiti oksijene çevirmek için üretiyoruz. Şimdi bir başka projemiz daha var. Yosun üretimi.. Daha fazla karbondioksit tüketimi için yosun üretimine geçeceğiz. Yani olayın bütününü görmeye çalışıyoruz. Bizim İsviçreli ortağımız var, bıkmış vaziyette çöpten! Bazı bölgeler var Almanya’da , ahlakı bozmasın diye ayrı toplatıyor ama ondan sonra aynı depoya atıyor! Demek ki biz daha akılcı davranmalıyız. Biz niye 200 bin evde ayrıştırma yapıyoruz, o evlerde biz para harcıyoruz. Yani hiçbir zaman oradan aldığımız nesne bizim harcadığımız mazotu şunu bunu karşılamıyor.Biz sadece ölçmek için yapıyoruz, yani oradaki insanları yarın eğitirsek hangi eğitim teknikleri daha başarılı oluyor, onu görüyoruz. Adam evinde kaç tip çöp ayırabiliyor ve ne kadar tahammül ediyor. Yani topladın gazeteleri ama haftada bir gelip alacaklar, bunları bekleteceğin yer var mı? Ayrı toplasan ve dışarıya koysan toplayamazsın ki o çöpleri, çok maliyetli. Zaten toplanamadığı için sokak toplayıcıları gelip alıyorlar!

Ama çözüm var mı? Var… Doğal olarak çözüm var … Türkiye’de bir ara havalimanlarının durumu ortadaydı, sadece bir baraka vardı ortada, ne oldu sonra, sadece bir iklim yaratıldı, ne yaratıldı havalimanlarını yap işlet devret modeliyle yapabilir miyiz iklimi yaratıldı. Biz İstanbul’u 22 ay’da bitirdik, İstanbul’un halini görüyorsunuz, eğer havalimanı öyle olmasaydı , THY böyle olmazdı ! Ankara 23 ay’da bitti, İzmir’i bilmiyorum, ben ayrıldıktan sonra yaptılar. Ne oldu birden ihracat; İstanbul’un havası , her şeyi değişti… Yani küçücük bir hareket , büyük bir dönüşüm sağladı

“İstanbul’da halkalı çöplüğünden aldığımız yer , tamamen rehabilite edeceğiz çöplüğü…1500 dönüm çöplüğü rehabilite edeceğiz. Burayı eğlence, konut, shopping-center haline getireceğiz, pisliği tamamen temizliğe çevireceğiz. Bu projemiz sadece, kendi sahsının değil , tüm bölgenin kaderini değiştirecek. Aynı burada, Ankara Mamak’ta kader değiştirdiğimiz gibi.. Ama tekrar söylemek istiyorum, bunun temel nedeni şu; çünkü çöpü üretmek, çöpü yok etmekten çok daha zordur. Örneğin bir gazete üretiyorsunuz; Bunun için ağaçlar kesiliyor, selüloz oluyor, baskıya giriyor, sonunda bir gazete haline geliyor. Ama bir gün geliyor çöp oluyor! Şimdi bu kadar zahmetle hazırlanan bir ürün için rafineriler çalışıyor. Bunu üretmek o kadar zor ki , ama tüketmek o kadar zor değil inanın … Bunu üreten akıl , bunu zararsız bir şekilde tüketmeyi becerecek kadar akıllı bir yaratık. Bizler yani…Bu örnekten yola çıkacağız.”

“Ben size şunu garanti edebilirim, ITC şirket olarak yapmaya devam ettiği araştırma ve geliştirmelerle giren çöpü , içindeki kül ve taş hariç (taşı bile taş kırma makinalarımızda kırıyoruz) satıyoruz, külün briket yada çimento fabrikalarında yakıt olma imkanı var ; ama yüzde 90’lar mertebesinde çöpün miktarını indireceğiz. Şimdi yavaş yavaş gidiyoruz. Adana’da kurduğumuz ikinci jenerasyon tesislerde çöpte minimum yüzde 51 azaltma olacak. Başlangıç noktası bu. Gittiği yer yüzde 90… Çöp sahasında diktiğimiz sadece zeytin ağaçlarının miktarı 7 bin. Bu rakam 15 bine çıkacak. Ankara’da da bunu yapıyoruz, üzüm bağlarımız var, lavanta ekiyoruz. Sonunda Mamak lavanta, üzüm bağları olan bir bölgeye dönüştü…

ITC’nin de bu konulardaki bilgi birikimi inanılmaz. Bunu nerede görüyoruz, biz Kore’ye devlet davetlisi olarak gittik. Malezya’ya ve birçok yere yine devlet davetlisi olarak gittik. Gittiğimiz bazı yerlerde gördük ki devlet sadece bizi çağırmamış. ABD’den ,İspanya’dan firmalar da çağırmış. Hep birlikte bir masaya oturduğunuz zaman sahip olduğumuz bilginin derinliğini ve bütünlüğünü daha iyi görüyoruz. Dünya’nın her tarafını gezdik bütün bu tesislerin hepsini bir arada göremezsiniz. Halbuki bizim tesislerimiz de gazlaştırma var , ayrıştırma var, RDF dediğimiz çimento fabrikalarına yakıt hazırlayacak tesislerimiz kuruluyor, mutasavvar tesislerimiz var , tehlikeli atıklar için bu sene başlayacak olan yatırımımız var, bununla birlikte full teknoloji transfer ediyoruz, gerçek anlamda entegre tesislerimiz var. Zaten aksi halde doğruyu göremiyorsunuz. Bu noktaya ortaklarımızla aynı anlayışa sahip olduğumuz için geldik.


mutluer
3 yıl önce - Prş 19 May 2011, 21:38

Alıntılarla hazırlanmış bu yazıya sorum sadece su olacaktır:

ITC firmasını bu kadar yere göğe sığdıramayanlar -ki haklilar bu konuda, Almanya yıllardır katı atık konusunda cok ileriler, bizdekiler de "ne kadar ekmek o kadar köfte" misali tabi ülke sartlarina gore cok yenilikçiler- bu isletmenin yaptigi isten öte bir kez olsun yerleşim alanı içinden çıkması gerektiğini neden bir türlü söyleyemiyorlar??

Not: Bu proje çöpün bertaraf edildiği yerin yerleşim alanının dışına çıkarılması durumunda ancak başarılı olacaktır.


vozkan
3 yıl önce - Cum 20 May 2011, 13:39

ITC Fırması gelmiş tek kuruş bile talep etmeden bu çöplüğü adam ederim demiş vede sonuçları ortada.
ITC nin yaptıkları sadece Ülkemiz adına değil , Gelecek nesiller tarafındanda Yaşanabilir olması gereken Dünyamız adınada son derece önemli.

Ülkemizde çöpün bugüne kadar nasıl toplandığı ve halen Ankara ve Adana dışında nasıl toplandığını bilen insanlar için yapılanların önemini anlamak, yapanlara teşekkür etmek bir İNSANLIK görevi.

Fakat ülkemize 100 kuruşluk fayda sağlayamayan, üstüne üstlük çalışıp çabalayan, bu ülkeye artı değer katmaya çalışan herkesi kıskançlık ve haris ruhla eleştiren bir küçük azınlık malesef var.
Bunlarıda fazla ciddiye almamak lazım diye düşünüyorum.


vozkan
3 yıl önce - Cmt 21 May 2011, 18:17

MAMAK Çöplüğü TÜRKİYEye Örnek Oldu

http://www.ankara.bel.tr/AbbSayfalari/Haberler/Bu ...11/325.pdf


mutluer
3 yıl önce - Çrş 25 May 2011, 22:08

Sizinle bu konuyu daha önce de tartıştığımızı hatırlıyorum: bu tesis, çevresini rahatsız edecek kadar koku saçmakta (dikkatinizi tekrar çekmek isterim, burada bir yerleşim alanı var, bunu da bir tek siz bilmiyorsunuz galiba???) Sonuç olarak yine tekrar ediyorum, anlaşılması bu kadar zor bir cümle de değil:

Tesis çok iyi, ama yerleşim alanının dışına taşınması gerekirdi zamanında, çünkü koku saçıyor!


mutluer
2 yıl önce - Cmt 07 Oca 2012, 00:40

tartışmaların devamı burada:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=87314&start=400


İ.Hakkı Erdoğan
2 yıl önce - Pzr 08 Oca 2012, 00:08

Belli bir ölçüde koku oluyorsa da yapacak bir şey yok. Milyonlarca ton çöpü tutup başka yere mi nakletsinler?


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> ANKARA - Haberler ve Sohbet