Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
Okan

13 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 23:36

Herkes simdi soyle dedi ama boyle demek istedi aslinda falan demeye basladi.
Asagida konusmasinin videosuna baglanti.

http://www.milliyet.com.tr/2005/11/16/son/resim/film.wmv


==================================================
Diyanet'in varligi, devletten maas alan imamlar falan da aslinda yukarida belirtildigi gibi laiklige aykiridir.

Isin garip tarafi Diyanet'in ve devletten maas alan imamlarin olmasinin asil nedeni de laikligi korumaktir.

Laiklik de Demokrasi gibi cifte standardlidir bazen, yani mukkemmel bir sey degildir. Hic bir yerde yoktur zaten ne katiksiz demokrasi ne de katiksiz laiklik.

Sonucta Turkiye'deki laiklik biraz Turkiye'ye ozgudur.

Simdi AIHM'de savunma yapan Avukati atayan bu hukumet degil mi? Yoksa baska bir kurum mu atadi?

Gordugunuz gibi isler karisik.

O kadar milletvekili var hukumet partisinin, soylesinler ne istediklerini acik acik, bir gunde yuzlerce kanun cikaran hukumet bu, cikarsinlar bir kanun.

Eger %34 oyla %67 lik iktidari iclerine sindiremeyip yapamiyorlarsa, degistirsinler secim sistemini 1-1 sandalyeli sistem yapsinlar.

Turbani kim cozecek, AIHM mi? AB mi? Hukumet mi? Ben mi? Anayasa Mahkemesi mi? Ulema mi?

Bak Anavatan partisi destek veriyor sayin Erdogan'a degistirmek icin Anayasayi.

Herhalde Sayin Erdogan'in bu konuyu cozmeye niyeti yok, altin yumurtlayan tavugu kesme hikayesi. Niye cozsun, boyle olunca daha cok isine geliyor belki.

Kac senedir iktidarda, al bak icki yasaklama isini belediyelere havale etti, onu yasakliyor dolayli olarak.

Turban isini de ulemaya havale etmek istiyor simdi.


En son Okan tarafından Prş 17 Ksm 2005, 03:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Emre_Uzan
13 yıl önce - Prş 17 Ksm 2005, 00:01

Nedir yani Osmanlı'dan kalma ulemaları yine mi yaşatalım, sevelim, besleyelim!? Ulema'nın arkasından az pişmiş Kadıya ne dersiniz!? Üstüne de curry soslu Şeyh-ül İslam iyi gider.

omerfevzi
13 yıl önce - Prş 17 Ksm 2005, 08:36

Elbette bugün hiç bir kanun maddesi insanların inanç özgürlüklerine karışamaz AMA BİRİLERİ ÇIKIP ÜNİVERSİTELERDE ŞU KIZ KAPANMIYOR BU KIZ DİNSİZ, BU KIZ ŞÖYLE ŞEKİLDE KAPANMIYOR BU KIZ BİZİM TARİKATTEN DEĞİL O YÜZDEN O DA DİNSİZ VE BUNLAR AYNI ZAMANDA AHLAKSIZ BUNLARIN HEPSİNİN RECM EDİLMESİ GEREKİR diye çıkıp üniversitelere nifak tohumları ekmeye çalışmamıştı. Bugün bile bazı çevrelerde başı açık kızlara ahlaksız, dinsiz gözü ile bakan insanlar bulunmaktadır. Hem de bu işe militan olarak bakmayan insanlar peruk takarak çok güzel bir çözüm yolu ürettiler. Lisans öğrenimim sırasında sınıfımda okulda peruk takan ve dışarıda kapanan pek çok öğrenci gördüm.

Bana göre bu iş bu kadar kaşınmasa bir on yıl sonra hiç bir önemi kalmayacak herkes unutacak ve isteyen kız arkadaşlarımızda okullarda kapanma vecibelerini de yerine getirecekler.

Ben şu anda Bilgi Üniversitesinde yüksek lisans öğrencisiyim. Benim sınıfımda bir kız arkadaşımız başörtüsü ile başını kapatıyor ve derslere girebiliyor. Bence bu işin çözümü işi siyasete alet etmeden topluma tam bir karara varması için süre tanımaktır. Kimse bazı şeyleri toplumsal simge veya siyasal bir bayrak olarak kullanmazsa, Bizim toplumumuzdan kimsenin öğrencilerin başörtüsü takmasına karşı çıkacağını zannetmiyorum.

Ama birileri çıkarda; rektörler türbanlı öğrencilerin karşısında selam duracak veya bu konularda mahkemeler karar veremez ancak din ulemaları (güya bilir kişiler kast edilmiş) karar verirler diye bu işi kaşımaya devam ettiği sürece bu olay burada kalır. Bir adım bile ilerleyemeyiz.



cenkkit.

13 yıl önce - Prş 17 Ksm 2005, 09:36

Islam ulkesinden bahsediliyor devamli. Turkiye islam ulkesimi?
Islam ulkesi ne demek birde?

Islam Cumhuriyeti var benim bildigim, ornek Iran.
Emirlikler var sonra, ornek Birlesik Arab Emirligi.
Ulkede yasayanlarin cogu Musluman olabilir. Islam ulkesi bu demek degildir ama.

Bazilari hedefledikleri seyi tam olarak soyleyememenin verdigi eksiklik ve kompleks icerisinde olmayan kavramlar yaratiyorlar galiba...

Turkiye Cumhuriyet ile yonetiliyor ve laik bir Cumhuriyettir.


K.Oktar ARKIN
13 yıl önce - Prş 17 Ksm 2005, 13:27
!!


Basbakan""Turban sorununu ulema cozer."demedi.
"Turbanin dini tanimini mahkeme yapamaz,yapmasi icin din bilginlerinden(ULEMA)bilgi almasi gerekir,AIHM benzer konularda bircok kez Kiliseye basvurmustur." DEDI.

Yukaridaki yazi gazeteden alintidir.
Ki gercekten soyledigi buysa,bencede cok mantikli.Hristiyanlara gelince kiliseye danisiyolar,muslumanlara gelince din alimine danismak mahkemenin(AIHM) tarafsizligini etkilermis..
Yok yaa,nerde o bolluk.



omerfevzi
13 yıl önce - Prş 17 Ksm 2005, 14:15

Ben Erdoğanın sözlerini televizyondan defalarca izledim: laf kelimesi kelimesine olmasa bile aynen şudur: TÜRBAN KONUSUNDA MAHKEMELERİN SÖZ SÖYLEME HAKKI YOKTUR, TURBAN KONUSUNDA SÖZ HAKKINA DİN ULEMALARI SAHİPTİR

cenkkit.

13 yıl önce - Cum 18 Ksm 2005, 02:43

Alıntı:

Laik lik kavramini ben de tam olarak bilmiyorum, bilmekte istemiyorum,eger bilmek istersem kaynak belli Buyuk Firansanin soylu atalari


Fransa'nin tarihini bilmenize gerek yok laikligin tanimini bilmek icin. Ataturk sayesinde 1923'ten itibaren Turkiye de laik duzene gecti. Turk olarak laikligin neyini anlayamiyoruz, hayret verici, yazinizda dediginiz gibi 'bilmek istemiyorsaniz' tabi o ayri mesele.

Bu forumda olan arkadaslarimizin laikligin anlamini, onemini bildigini varsayiyorum, baska turlu olsaydi, gelisen olaylar yuzunden bu foruma acmaya gerek duymazdik.



Gökhan Gök

13 yıl önce - Cum 18 Ksm 2005, 02:58

Ben bu caga tiyatro cagi diyorum, önceden senaryosu hazirlanmis
Aktörler zit zihniyette görunse bile kalplerindeki niyet ayni


Hakli kimler ise Kazanan onlar olsun


omerfevzi
13 yıl önce - Cum 18 Ksm 2005, 08:45

Benim en çok sinirlendiğim nokta Türkiye’nin çözülmesi gereken daha önemli sorunları varken sırf birileri siyasi rant yapacak diye Türk kamuoyunun Türkiye'ye hiç bir yarar getirmeyecek bu konu hakkında yıllarca tartışmasıdır. Örneğin AB süreci içinde tarım sektörünün alacağı şekil Türkiye nüfusunun %40'lık kısmını etkileyecek ve hatta 10 yıl içerisinde milyonlarcasının işsiz kalıp kent yollarına düşmesine yol açabilecek bir süreçtir.

Bunun gibi konular bırakılıp suni gündem maddeleri ile kamuoyu oyalanmaktadır. Arkadaşlar Anadolu köylerini hiç gezdiniz mi? Orada insanlar size bir çay söyleyecek paraları olmadığı için karşınıza çıkmak istemez. Lütfen bu meseleler bırakılsın bu ülkenin refahı nasıl artırılacak o meseleye yoğunlaşılsın. Şu 10 senede türbana harcadığımız beyin emeğinin acaba ülkenin %40ının geçimini sağladığı tarım sektörüne harcasak ne olurdu? Lütfen bir düşünelim bunları.

TÜRKİYENİN ASIL PROBLEMİ KALKINMADIR

Hepinize iyi günler

not: Bundan önceki mesajım için bir arkadaşım buradaki bilgiler yanlış diye bana "-" puan vermiş acaba hangi konuda yanlış bilgi sahibi olduğumu bana özelden mesaj atarak veya forumda yazı yazırak anlatabilir mi.


yasinn
13 yıl önce - Cum 18 Ksm 2005, 09:55

Ahmet Hakan Coşkun yazısından:

Alıntı:
Başbakan Erdoğan’la Katar yolunda uçakta konuşuyoruz.
Konumuz: AİHM’nin verdiği türban kararı.
Başbakan’ın uçakta yaptığı açıklamadan yola çıkarak yazdığım haber, 13 Kasım Pazar günkü Hürriyet’te yayınlanıyor.
Haberde Erdoğan’ın açıklaması şu şekilde yer alıyor:

‘Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği karara üzüldüm. AİHM’nin başörtüsüne bakışını anlayamıyorum. AİHM ‘başörtüsü’ tarifi yapıyor. Bunu AİHM yapamaz. Bunu ancak İslam dinini bilen alimler yapabilir.’ (Hürriyet - 13 Kasım)

Erdoğan’ın bu açıklaması olay olmadı, tartışılmadı, dahası es geçildi.
Ancak...
Kopenhag’da yaptığı açıklama büyük olay oldu.
Peki neden?

***
Sorunun yanıtını bulmak için Erdoğan’ın Kopenhag’da ne dediğine bakmak gerekir.
Anadolu Ajansı’ndan aynen aktarıyorum:
‘Mahkemenin bu konuda söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır.’
Sadece bu iki cümleyi okuduğumuzda ne anlıyoruz?
Tabii ki şunu:
Erdoğan, türban konusunda AİHM’nin söz söyleme hakkı olmadığını, kararı ulemanın vermesi gerektiğini savunuyor.
Oysa ben de konuşmanın yapıldığı o salondaydım.
Erdoğan’ın konuşmasını baştan sona dinledim ve konuşmadan böyle bir anlam çıkarmadım.
Neden?
Çünkü bu iki cümlenin ardından gelen başka bir cümle daha vardı ve o cümlenin altını çizmek gerekiyordu.
Onu da Anadolu Ajansı’ndan aktaralım:
‘Bu alanda (yani din alanında A.H.) hiç alakası olmayanların, İslam dininin aydınlarına sormadan böyle bir kararı farklı bir yere çekmek suretiyle vermesi yanlıştır diye düşünüyorum’.
Bu cümleden çıkan anlam ise şudur:
Erdoğan, ‘Türban konusunda AİHM karar veremez, kararı ulema verir’ demiyor.
'AİHM, kararını oluştururken İslam alimlerine sormalı’ diyor.
Yani uçakta daha ‘sorunsuz’ bir şekilde ifade ettiği görüşünü, Kopenhag’da biraz karmaşık bir şekilde ortaya koyuyor.
Hadi konuyu biraz daha açalım.
Hem uçakta, hem Kopenhag’da yaptığı değerlendirmelerin bütünlüğünü gözeterek, ‘Erdoğan ne demek istiyor?’ sorusuna yanıt bulalım.
Yanıt şudur:
'Mahkeme ‘İslam’da türban yoktur’ şeklinde bir görüş ortaya koyamaz. İslam’da türbanın yerinin olup olmadığını ancak din alimleri bilir. Mahkeme bu konuda hüküm koymak yerine dinin hükmünü bilenlere sormalıdır.’

***

Bu alıntıların ardından raconu kesebiliriz:

‘Kararı ulema verir’ cümlesinden yola çıkarak Erdoğan’a yöneltilen eleştiriler geçersizdir.

Çünkü Erdoğan öyle dememiştir.

‘AİHM kararını oluştururken İslam alimlerinden görüş almalı’ cümlesinden yola çıkılarak yapılan eleştiriler ise geçerlidir.

Çünkü Erdoğan, tam da bunu demiştir.
Kıssadan hisse şudur:
Erdoğan’ı eleştirelim ama doğru yerden...



Tam metin için: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3535063.asp?y ...amp;gid=61



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(haddi olmaksızın), Müslüman olmanın başörtüsü takmayı gerektirip gerektirmeyeceğini sorgulamıştır ki  Tayyip Erdoğan'ın ilk ulema çıkışı bu sorgulamaya tepkidir. Yazarın da belirttiği gibi eleştiriyi doğru yerden yöneltmeli. Ayrıca A.İ.H.M böyle bir konuda dini fetvayı andıran bir hüküm verme yetkisine sahip midir? Yani A.İ.H.M müslümanlık başörtüsü takmayı gerektirmez fetvasını verebilir mi?



sayfa 3
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET