Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Muş'taki olaylarda 2 kişi öldü, 8 kişi yaralandı [!]
« önceki   123 ... 121314

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 14
Hakan ERTÜRK

8 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 15:08

Bugün Güneydoğuda herkeste silah var.
Silah bulabilmek zor değil.
Pazarda bile silah satılıyor.
Konuyu askere nasıl getireceğinizi şaşmışsınız.

Dükkanına molotof atılan kişi de ölebilirdi?
O zaman da molotofu Jandarma verdi der miydiniz?
Valla deme olasılığınız hayli yüksek!


Mehmet Kasım
8 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 15:20

Alıntı:
Bugün Güneydoğuda herkeste silah var.
Silah bulabilmek zor değil.
Pazarda bile silah satılıyor.


NE KADAR KORKUNÇ. Cinnet geçirmiş bir halimiz var. Bunu gayet normal gibi anlatıyosunuz. Çivimiz çıkmış o zaman. Burası Teksas'a dönmüş. Bu ne yahu??


Alıntı:
Konuyu askere nasıl getireceğinizi şaşmışsınız.


Askere niye getirilmek istensin. Konu ortada zaten. Jandarma silahı vermiş. Doğru yada yanlış. Ortada bir realite var. Bir çarpıklık var. Bu çarpıklığı bir yerde gidermemiz lazım.

Alıntı:
Dükkanına molotof atılan kişi de ölebilirdi?
O zaman da molotofu Jandarma verdi der miydiniz?
Valla deme olasılığınız hayli yüksek!


Molotofun jandarmadan alındığı ispatlanırsa tabi ki denilirdi. Silahı sıkan adamın jandarmadan alındığını ben değil devletin valisi söylüyor. BUnu haber yapmayacakalr mı? Herşey gizli kalsın.

Ben dükkanına molotof atılan adamı anlıyorum. Acısını paylaşıyorum. Allah kimseyi o hale getirmesin. O adamda çok meraklı değildir silah kullanmaya. Kimse evde dükkanında huzuru bozulmasını istemez. O adamda kurban oldu bu işte. 2 tarafta kaybediyor. Hep birlikte kaybediyoruz.


Metin Taşkın Aşkın
8 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 20:04

Alıntı:
2 tarafta kaybediyor.

Aslında 2 taraf yok. Bir bütün olarak Türkiye Devleti Cumhuriyeti var.

Bu ülkeyi seven kürt vatandaşlarımız ya da bölücüler ayrı bir taraf olarak dayatıldığı nokta, bölünmenin başlangıç noktasıdır.



adnan guven
8 yıl önce - Prş 17 Arl 2009, 21:42

Alıntı:
Muş’un Bulanık ilçesinde DTP’nin kapatılmasını protesto eden göstericileri
Alıntı:
2 tarafta

Bir türlü söyleyemiyorsunuz değil mi , hemen iki taraf, göstericiler filan. Kardeşim bir taraf terörist, pkk lı katiller, diğer taraf halk, güvenlik güçleri.


zali44

8 yıl önce - Cmt 19 Arl 2009, 01:49
anadolu'dan geldik


anadolu'dan geldik
bozkırlar'dan yaylalar'dan kıyılar'dan ovalar'dan dereler'den tepeler'den
anadolu'dan geldik
yaylalar'da yiğitler'in harman olduğu güzellerin cilvelenip kısmet olduğu anaların yüreğinin yanık olduğu
anadolu'dan geldik
dağlar'dan ilham alırız toprak'tan fidan alırız fidan'da orman görürüz
anadolu'dan geldik
kavimlerle biz yerleştik et-tırnak olduk kaynaştık kölelerle biz paylaştık
anadolu'dan geldik
komşusuna güvenip kilit vurmayan karnı toksa aç olana lokma yollayan misafire döşşek verip kendi yatmayan
anadolu'dan geldik
atalar'a selam olsun ozanlar'a kelam olsun bu dünya'ya selam olsun
anadolu'dan geldik
sıyrılıp gibi aktık olgun başak gibi yaktık hamdık piştik tövbe ettik
anadolu'dan geldik
efletun'da bizden dostlar yunus'da bizden bektaş veli dergahında çoşanlar bizden çağrısında mevlana'ya koşanlar bizden
anadolu'dan geldik
uygarlığa beşik olduk inançlara eşik olduk sevdalara çeşit olduk
türkiye'lim unutma sen açan gülü kurutma sen bizi bize darıltma sen
anadolu'dan geldik
kardeş kavgasına kurban gittik de n'oldu aynı toprak'larda düşman durduk da n'oldu otuzyedi cana cana kıydık da n'oldu
ekmeğin peşinden kotuk gurbetin suyunu içtik diyar'dan diyara göçtük
anadolu'dan geldik
bedel başlık parasına güdülen kan davasına karşı çıktık akçasına
cehaleti aşmak gerek sırtı sırta çatmak gerek hep ileri gitmek gerek hep ileri gitmek gerek
anadolu'dan geldik
Değerli sanatçımız Sümer Ezgü'nün Bu Güzel eserinin sözlerini hatırlatmak istedim...
Yter artık!! Bu vatan, bu topraklar, sen ben kavgasına haddinden fazla bedel ödedi... çokmu zor bir vatan üzerinde beraber yaşamak???
Eğer Bu vatanı bölmeye, karıştırmaya çalışan kuklaları öne sürüp geriden izleyen eğer benim babamsa anamsa kardeşimse veya canımdan biriyse onunda ALLAH BELASINI VERSİN!!!
....:::BURASI VATAN TOPRAĞI ÇAKALLAR GİREMEZ:::....



Serhan Erbay
8 yıl önce - Cmt 19 Arl 2009, 03:03

Ümit Özdağ, Dedelerinin önce Dağıstandan gelip,Muş Bulanık'a yerleştiğini sonra oradan göçettiklerini yazıyor.Bulanıkta ciddi anlamda var olan Türkmen nüfusu kaçırtıldı,bu ilçe neredeyse kürtleştirildi,bu esnafın hedef seçilmesinin altında yatan nedenlerden birisi Esnafın Mardin den önceleri gelerek yerleşmiş Arap asıllı olması,Güneydoğuda sürekli taşlanan yakılan işyerlerinin araç sahiplerinin kaçırtılmasının altında yatan gerçeklerden biriside bu,her olay çıkartıldığında PKK Sempatizanları önceden belirledikleri kişi ve yerlere saldırıyorlar.

Ahmet Kozanlı
8 yıl önce - Cmt 19 Arl 2009, 12:26

Alıntı:
Ergenekon soruşturmasıyla birlikte Bingöl'de 16 yıl önce yaşanan kanlı eylem yeniden gündeme geldi. Silahsız ve korumasız bir şekilde ölüme gönderilen 33 er, PKK terör örgütü tarafından katledilmişti.

Olayda şehit düşen askerlerden biri de Ünal Kalafat'tı. Kalafat'ın şehadet haberi ailesine 4 gün sonra verildi. Cesedini almak için Elazığ'a giden aileyi acı bir sürpriz bekliyordu. Oğullarının cenazesi ortada yoktu. Aradan 16 yıl geçti. Kalafat ailesi hâlâ oğullarının cesedinin nerede olduğunu bilmiyor. Şehidin babası Selami Kalafat, bu süreçte yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Oğlun yanlışlıkla Çanakkaleli bir aileye verilmiş. Orada gömülmüş dediler. DNA testi yaptırdım, ancak ceset bir bayana ait çıktı. Mahkemeye gittim, 'oğlun Elazığ'da gömülü' dediler. Ona da test yaptırdım, o da başkasınınmış. 16 yıldır perişanım. Eşim önce şehit haberiyle yıkıldı, sonra cenaze kayboldu. Dayanamayıp gözleri açık vefat etti. Ben de gözlerim açık gideceğim."

"Çocuklarımız göz göre göre teröristlerin kucağına itildi." diyen acılı baba, 'Devlet bu işin peşini bırakmasın.' çağrısı yapıyor. Ünal Kalafat'ın cenazesini almak için kardeşi ve eniştesi Elazığ'a gider. Ancak Ünal'a ait cenaze ortada yoktur. Yetkililer cenazelerin karışmış olabileceğini, araştıracaklarını söylerler.

TRT'de yayınlanan 'Perde Arkası' programında şehit 33 erin fotoğrafları yayınlanır. Programda yayınlanan şehitlere ait resimler isimleri bilinmediği için numaralandırılmıştır. Ünal'ın resminin altındaki numara ise 14'tür. Cenazeyi ise Çanakkaleli aile teslim almıştır.

Baba Selami Kalafat, Çanakkale'ye gider. Mezar açılır ancak kefenin üstündeki numara 15'tir. Selami Kalafat, Çanakkale'de yatan cenazenin kendi oğlu olduğundan emindir. Çanakkaleli aile bir türlü cenazeyi vermeye yanaşmaz. Bunun üzerine şehit babası, mahkemeye başvurur.

Mahkeme ise Elazığ'daki 22 numaralı meçhul cenazenin Ünal'a ait olduğunu söyler. Selami Kalafat, Çanakkale'deki cenazeye DNA testi yaptırır. Ancak test sonuçları bir bayana ait çıkar. Bu, babayı daha da şaşırtır.

Elazığ'daki cenazeye de test yaptırır. O da oğluna ait değildir. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e bir açılış töreninde durumu izah eden bir mektup verir. Birkaç hafta sonra Genelkurmay Başkanlığı'na çağrılır. Çanakkaleli aile de oradadır: "Çanakkaleli aile feryadı kopardı. Orada bir ağıt yaktılar ki herkesi etkilediler.

Bunun üzerine yetkililer 'sen de onun cenazesini al' dedi. Reddettim." Selami Kalafat, eşi Selamiye Kalafat'ın oğlunun acısına dayanamayıp gözleri açık vefat ettiğini anlatarak şunları söylüyor: "Oğlun şehit diyorlar ama cenazesi ortada yok. Eşim gibi ben de gözlerim açık gideceğim."

Selami Kalafat, Bingöl'deki saldırının ardından dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'i aradığını ancak ulaşamadığını söylüyor: "Mektup yazdım. Askerlerin neden korumasız gönderildiğini sordum. Gelen cevapta 'Bu baskın yüzünden kaç subay içeride biliyor musun?' denildi. Cevap yazdım. "O subaylar bir gün çıkar bizim evlatlarımız geri gelmez." dedim. Çocuklarımız göz göre göre teröristlerin kucağına itildi. Devlet, bu işin peşini bırakmasın." Yeter artık, kan dökülmesini istemiyoruz Tokat Reşadiye'de şehit düşen 7 askerden biri, iki kişinin öldüğü olaylarla gündeme gelen Muş'un Bulanık ilçesindendi. Şehit Yakup Mutlu'nun babası Kazım Mutlu, Bulanık'taki provokasyonla ilgili Zaman'a çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ölçüsüz protestoları anlayamadığını söyleyen Mutlu, "Bankayı neden yakıyorlar? Yakılan banka bizim, postane bizim. Bize hizmet ediyorlar. Ne istiyorlar bu devletten anlamıyorum." dedi.

Evladının şehit olduğunu söyleyen Mutlu, herkese sükûnet çağrısında bulundu: "Artık kan dökülmesini istemiyoruz." Muş'un Bulanık ilçesi, iki kişinin hayatını kaybettiği gösterilerle gündeme gelmişti. PKK yandaşlarının bir esnafı kepenk kapatmaya zorlamasıyla çıkan olaylarda iki kişi ölmüştü. İlçe bu olaydan sonra daha da karıştı. Yaşanan olaylara en anlamlı çağrı ise geçtiğimiz hafta Tokat'taki saldırıda oğlu Yakup Mutlu'yu şehit veren baba Kazım Mutlu'dan geldi. Mutlu, Bulanık'ta yaşanan olayların kabul edilir olmadığını dile getirdi.

Mutlu, "Biz devlete yardımcı olmazsak kim olacak? Eğer bir sorun varsa bunu devlet çözer. Sorun çözmek başkasının işi değildir. Bizim bu yaptığımız hiç kimseye fayda sağlamaz. Kan dökülmesini, kavgayı, çatışmayı istemiyoruz." dedi. Banka ve postanelerin yakılmasına da anlam veremediğini aktaran şehit babası, şu ifadeleri kullandı: "Buradaki bütün bankalar bizim, postaneler bizim. Bunlar bize hizmet ediyorlar. Ne isterler bu yerlerden anlamıyorum. Buralarda bizim işimiz görülüyor. Zaten bizim işimizi devlet yapıyor. Biz devlete bir adım atsak, devlet bize bin adım gelir."

Kazım Mutlu, demokratik açılıma tam destek verdiğini söyledi. Şehit babası, "Protestolar demokratik çerçevede olmalı. Ortalığı birbirine katmanın ne anlamı var? Bugün bir Yakup öldü. Yarın kimse ölmesin. Birbirimizin haklarına saygılı olalım. Şiddet hiç kimseye fayda vermez." diye konuştu. Şehit jandarma er Yakup Mutlu, 8 Aralık'ta memleketi Muş'un Bulanık ilçesi Örenkent köyünde düzenlenen cenaze töreninde toprağa verilmişti. Törene katılanlardan tepkiler geldiğini fark eden Kazım Mutlu, kalabalığa Kürtçe seslenerek, devlet aleyhine slogan atılmasını engellemişti.

(Zaman)




sayfa 14
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   123 ... 121314
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET