Ana Sayfa 930 bin Türkiye Fotoğrafı
Kaldırımlar... Kaldırımlarımız...
« önceki   123 ... 121314 ... 242526   sonraki »
Ana Sayfa -> ULAŞIM
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Erhan Sevgili
5 yıl önce - Çrş 28 Oca 2009, 13:55

Herhalde dünyanın hiçbir yerinde Türkiyeden çok kaldırım yapılmıyordur. Bende bu göze hoş
görünmeyen ve düsüncesiz yapılan (engellilere uygun olmayan) hele hele iki yılda bir tekrar yapılan kaldırımlara çok kızıyorum.

Rıfat kardeşim sen resimmi istiyorsun ben Isviçrede yaşıyorum sana bu resimleri çekip göndereceğim. Inşallah bir işe yarar


Rifat Behar
5 yıl önce - Pts 02 Şub 2009, 14:19

Bilgi Edinme Hakkı Başvurusu ile ŞİŞLİ BELEDİYESİ'ne TALEBİM. 15 gün sonra gelecek cevabı da burada paylaşacağım.

T.C. Şişli Belediyesi
Büyükdere Caddesi 100-102
Esentepe 34394


Konu: Mecidiyeköy'de bazı cadde ve sokaklardaki yaya kaldırımlarının durumu ve yaya haklarının gözetilmemesi

1974 yılından beri bölgede ikamet etmekte olan bir vatandaş olarak yaya yollarının uygar ülkelerdeki kaliteye getirilememiş olmasını, bu konuda somut hiçbir çalışmanın yapılmamış olmasını veya yapılanların çok yetersiz seviyede kalmasını esefle izlemekteyim.
"Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi, o ülkedeki kaldırımların yüksekliğiyle ters orantılıdır.” Bu söz belki de kent içi yolların iki kenarındaki, yayaların yol boyunca yürümesi için yapılan yüksekçe platformlar yani kaldırımlar için söylenmiş en anlamlı ve en bilinen sözdür. Daha önce yurt dışına çıkıp gelişmiş ülkelerdeki gelişmiş kentleri görme fırsatı bulanlar bu yorumun doğruluğunu onaylayacaklardır. Türkiye'de arabaların park etmesini önlemek amacıyla gittikçe yükseltilen ve sıra sıra babalar dikilen kaldırımlarda yürümek, kalitesiz malzeme kullanımı ve hatalı uygulamalar nedeniyle cadde ve sokaklarda yürümek yayalar için işkence haline gelmiştir.
Bu konuda tespit ettiğim genel sorunlar ve edindiğim izlenimler şunlardır:

1- Bölgenin arzettiği genel durum tam bir keşmekeşlik, başıbozukluk ve düzensizlik arzetmektedir. Yayalar, park ve hareket halindeki araçlar girift bir şekilde iç içe geçmiş durumdadır. Cadde veya sokakların bir ucundan diğer ucuna kadar yola inmek zorunda kalmadan sadece kaldırımı kullanarak ve basamak inip çıkmadan yürümek neredeyse imkansızdır.
2- Hareket kabiliyeti düşük olan yaşlıların ve çocuk arabası ile dolaşanların yaya kaldırımı ile bir yerden bir yere gitmesi mevcut şartlar dahilinde çok zor ve trafik güvenliği açısından risklidir. Engelli aracına mahkum engellilerin bölgemizde yaya kaldırımını kullanarak bir yerden bir yere gitmesi ise tümüyle imkansızdır.
3- Kaldırımların genel durumu haiz oldukları fiziki koşullar, kullanılan malzeme, bakım ve temizlik ve işgal bakımlarından adeta kabus gibidir. Kaldırımlar insanların rahatça kullanabilmesi için gereken asgari şartların neredeyse hiçbirini taşımamaktadır. Temel yaya hakları, hiç kaldırım bulunmaması veya gülünç denecek ölçüde dar olması, kaldırımın yaya dışı unsurlarca işgal altında olması, vb. nedenlerden ötürü hiçe sayılmakta, yayalar hemen hemen her yerde araç yolu seviyesine inip yolun kenarından yürümek zorunda kalmaktadır.
4- Kaldırımların genişliği ile yaya yolculuğu talebi arasında hiçbir doğrusal bağlantı bulunmamakta, Cemal Sahir Caddesi gibi ana arter özelliği bulunan caddelerde bile bir insanın dahi yürümekte zorlanacağı ölçüde dar kaldırımlar bulunmaktadır.
5- Kaldırımların bordür taşları, yayaların çıkmaktan imtina edeceği kadar yüksek tutulmakta, ekteki diskteki fotoğraflarda da görüldüğü gibi bazı yerlerde 30 cm’yi dahi aşmaktadır. Yaya hakları bakımdan ‘çağdışı’ olan bu yükseklik, kaldırımın yanına parkeden araçların kapısının açılmasını da engellemektedir. Birçok yerde kaldırımın zaten dar olan genişliği aydınlatma direği vs unsurlarca yürümeyi imkansızlaştıracak ölçüde daraltılmaktadır.
6- Ek-3’de mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel altyapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapıların özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirileceği hüküm altına alınmıştır. Bu uygulamaların gerçekleştirilmesi için tanınan 7 yıllık süre 7/7/2005 tarihinde başlamıştır. Ancak belediyenizce tarihten sonra inşa edilen kaldırımlarda dahi (örnek olarak Oğuz Sokağı’nda 2009 Ocak ayı içerisinde yapılan kaldırım düzenlemeleri) eski ‘iptidai’ ve standart dışı yöntemler kullanılmaya devam edilmekte, hakları kanunen güvence altına alınan engellilerin topluma kazandırılması engellenmekte, yayaların bir yerden bir yere rahatça ulaşma hakkı kısıtlanmaktadır.
7- Türk Standartları Enstitüsü veya uygar ülkelerde kullanılan başka mühendislik ve inşaat standartlarınnın hiçbiri kaldırım imalatında uygulanmamaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre (Kabul Tarihi: 3/5/1985, Yayımlandığı Resmi Gazete: Tarih: 9/5/1985 Sayı: 18749, Ek Madde 1 (Ek: 30/5/1997 - KHK - 572/1 md.) fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanılabilir kılınması için, imar planları ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uyulması zorunludur. Halihazırda yapılan inşaatlar filli olarak işi yapan usta ve amelenin mevcut olmayan bilgisine ve insiyatifine bırakılmaktadır. Bu eksikliğin doğal bir sonucu olarak cadde ve sokaklarda hiçbir kaldırım diğerine benzememekte, kullanılan malzemede ve işçilikte bütünlük, eşitlik sergilenmemesi, ortaya çıkan kaldırımların neredeyse her yerde farklı olması sonucunu doğurmaktadır.
8- Bordür taşı, zemine kum dökülmesi, üzerine taş döşenmesi, araların dolması için tekrar kum dökülmesi uygar toplumların tarihinde hiçbir zaman kullanılmayan veya çok uzun yıllar önce terk edilen yöntemlerdir. İnşaat sırasında tüm çevreyi kaplayan çamur, iş bittikten sonra etrafın üstünkörü toplanıp ciddi bir temizlik (basınçlı su ile) yapılmaması ve kumun/çamurun hiçbir zaman eksik kalmaması bu ilkel yönetim doğal bir sonucu olmaktadır. Bu yöntemin yerine -İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de birkaç yıldan beri başarı ile tatbik etmeye başladığı gibi- beton kaldırımlar yapılmaktadır. Bu yöntem geleneksel yönteme göre daha ucuz, daha kolay ve hızlı tatbik edilebilir, daha kaliteli, ve çok daha uzun ömürlüdür. Sonradan herhangi bir nedenle kazı yapılması gerektiğinde beton hızarı ile gerekli yer doğrusal olarak kesilip daha sonra tekrar betonla kapatılabilir. Kaplama malzemesi olarak örgü taşların kullanıldığı kaldırımlar ise bir defa kazıldıktan sonra hiçbir zaman eski haline getirilemektedir. Bu kaldırımlarda beton kaldırıma kıyasla engebeli yüzey yürüyüş kalitesini de düşürmektedir. Bu kaldırımların tam temizliği de imkansız olup ne kadar temizlenirse temizlensin taş aralarında mebzul miktarda kum ve toz her zaman mevcut olmaktadır.
9- Benzer şekilde “detaylara” ise hiçbir itina gösterilmemektedir.
10- Pekçok yerde yapılan kaldırımlar bunlar insanların yürüyebilmesi gereken asgari özellikleri taşıyor mu? sorusu sorulmadan, sırf kaldırım yapmış olmak için, adeta ‘süs’ maksadı ile yapılmaktadır. Oya ile Avni Dilligil sokaklarının kesiştiği yerde Profilo’ya araç ulaşımını kolaylaştırmak için açılan sokağın kenarındaki kaldırım tabiri caizse gülünç durumdadır. Normal bir insanın böyle bir kaldırımda yürümesi teorik ve pratik olarak imkansızdır.
11- Kaldırım ile yolun birleştiği rampalar gelişigüzel yapılmakta, bunların eni, eğimi, yola açısı, yolla birleştiği noktanın yüksekliğinin 0 (sıfır) olması gibi konularda uyulması gereken kuralların hiçbirine uyulmamaktadır.
12- Çoğu yerde bordür taşının üst noktası ile kaldırım seviyesi arasında seviye farkı bırakılmakta, kaldırımın temel kuralı olan köşe ve çıkıntı olmaması, bütün detayların yayaların takılmasına, tökezlemesine yol açabilecek veya yürürken özel dikkat göstermesini gerektirecek her türlü çıkıntıdan kaçınılacak şekilde yumuşak geçişlerle ve köşesiz yapılması kuralı bilinmemekte ve uygulanmamaktadır.
13- Yaya kaldırımlarında zaten dar olan kaldırımlara dikilen ağaçların çevresine ilave bordür taşları döşenmektedir. Uygar dünyada ağaçlar böyle bordür taşları ile değil delikli metal parçalarla emniyet altına alınmaktadır. Bu tür uygulamalara ülkemizde başka belediyelerce yer verilmektedir.
14- Araçların kaldırıma çıkmasının engellemenin yolu bordür taşının yüksek tutulması değil, sabit kuka (baba) veya genişliğin elverdiği yerlerde ağaç dikilmesidir. Yayalar, yüksek bir kaldırımla karşılaşınca kaldırımı psikolojik olarak kullanmaktan imtina etmekte ve kaldırım ile araç yolu arasıdaki dar şeritten yürümektedir. Toplum, batılı anlamdaki uygarlık seviyesine ulaşana kadar araçların kaldırımları işgal etmesini engellemenin yegane yolu budur.
15- Mahallenin yarım yüzyıl önce şekillenen yol ve kaldırımları günümüzün koşul ve ihtiyaçlarına göre genişletilmemekte, gerekli yerlerde emlak sahibi ile anlaşıp kaldırımın genişletilmesi, gerekli hallerde kamulaştırma yapılması gibi konularda hiçbir çaba sarfedilmemektedir.
16- Birçok yerde, normal şartlarda kaldırım olarak ayrılması gereken alanlar anlaşılmaz bir şekilde önünde bulunan binaya tahsis edilmiştir. Cemal Sahir Caddesi’nde Aksoy ve Çevre Hastanelerinin önündeki tüm alan yaya hakları ile adeta alay edercesine yola sıfır noktasına kadar otopark olarak kullanılmak üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiştir.
17- Genişliğin yetersiz olduğu pekçok yerde dahi bina önlerindeki yaya kaldırımları araç parkına imkan verecek şekilde rampa verilerek düzenlenmekte, araç parkettikten sonra ise yayaya yürüyecek kaldırım kalmamaktadır.
18- Pekçok yerde işyerleri önlerinde bulunan yaya kaldırımlarını “sahiplenmekte”, kaldırımı “buraya sadece ben ve benim izin verdiğim araçlar parkedebilir” manasında plastik kukalarla donatmaktadır.
19- Birçok bina veya işyeri önlerinde bulunan kaldırımlarları kendi istedikleri veya bildikleri şekilde, herhangi bir standarda veya denetime tabi olmaksızın yaptırmaktadır.
20- Birçok yerde kaplama malzemesi ağaçların dibine kadar döşenmekte, ağaçların da yaşamak için köklerinden hava alması gerektiği gerçeği gözardı edilmektedir.
21- Kaldırımlara park etmiş araçlar için caydırıcı bir önlem olan çekici uygulamasına ara sokaklarda rastlanamamaktadır.
22- Kaldırımlara gelişigüzel konan reklam direkleri, kaldırımı şahsi otoparkı olarak sahiplenenlerin kullandığı park edilmez kukaları, dükkanların mallarını sergilediği sepetler vs. zaten dar olan kaldırımlara iyice sahipsiz bir görüntü kazandırmaktadır.
23- Belirli standart kriterlere göre döşenmesi gereken elektrik ve aydınlatma direkleri, reklam panoları, trafik levhaları, telefon ve kablo TV kutuları, ağaç ve bitkiler gibi unsurlar da kaldırıma gelişigüzel bir şekilde yerleştirilmektedir.
24- Sokak ve caddelerin bittiği yerlerde rampaların önünde bulunan ve yaya geçişi olarak bırakılması gerekli alanların da araç işgalinden arındırılması için hiçbir önlemin alınmadığı (yaya geçişi için yola boya ile beyaz şerit çekilmesi, beton veya demir kuka takılması vs) görülmektedir.
25- Yola ayrılan alanlar (trafik şeritleri) ile kaldırım arasında paralellik kurulmamakta, birçok yerde kaldırıma katılabilecek trafik şeritlerinin dışında kalan atıl alanlar yol olarak bırakılmaktadır. Bu alanlar da iğreti bir şekilde park eden araçlara kalmaktadır.
26- Kaldırım, yol inşaatı, onarımı, elektrik, su, telefon vs. tesisatlar için yapılan kazılarda kaldırımın kısmen veya tamamen kullanım dışı kalması, mahalde bulunan arsalarda yapılan çeşitli inşaatlarde kaldırımın daralması veya tamamen iptal edilmesi gibi durumlarda tehlikeye giren yaya ulaşımının emniyeti için hiçbir fiziki önlem alınmamaktadır.
27- Listede adıgeçen cadde ve sokakların pekçoğunda yağmur suyu kanalı bulunmamakta, asfalt yağmur sularının kenarlardan akması için ortası bombe kenar seviyesi daha aşağıda olacak şekilde yapılmamaktadır. Sağanak yağmurlu havalarda bir yerden bir yere gitmek iyice işkence halini almaktadır.
28- Bina tarafından yapılan ve mülkiyeti binaya ait olan kaldırım ile belediye tarafından yapılan kaldırım arasında bütünlük sağlanmamaktadır. Farklı şekillerde ve farklı seviyelerde yapılan kaldırımlar yürümeyi zorlaştırmaktadır.

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Kapsamında Talep Edilen Bilgiler:

1- İlçenizde yaya kaldırımı yapılırken kural, standart ve mühendislik esaslarını içeren bir kılavuz kullanılıyorsa bunun hangi tarihten itibaren kullanıldığı/kullanılmaya başlanacağı, bunun bir kopyası, kullanılmıyorsa neden kullanılmadığı
2- Bir yerde kaldırım yapılacaksa bununla ilgili olarak mimari açıdan (proje, plan, eskiz vs) herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığı, müteaahit firmaya kaldırım yapılacak cadde veya sokağın adının dışında herhangi bir hangi bilgi (plan, proje, çizim vs) veriliyorsa bunların niteliği/tanımı, kaldırım yapılacak mahaldeki detayların inşaat aşamasına nasıl geçirildiği
3- İnşaat sırasında kullanılan malzemenin esvafının asgari özelliklerini gösteren bir döküman kullanılıp kullanılmadığı, kullanılan malzemenin (bordür taşı, kaplama taşı vs) kalitesinin nasıl ölçüldüğü ve onay verildiği, mesela kısa bir süre içinde helva gibi dağılmaya başlayacağı aşikar olan bir bordür taşının (bölgemizde muhtelif yerlerde pekçok örneği var) müteahhit firma tarafından kullanımının engellenip engellenmediği, velhasıl bu konuda uygulanan tüm uygulama prosedürleri
4- Müteahhit firma seçiminde ilgili firmanın işi bilfiil gerçekleştirecek personelinin (usta ve amele kadrosu) kaldırım inşa etme konusunda gerekli asgari bilgi ve deneyime sahip olup olmadığına dair bir şartın ihale şartnamesinde bulunup bulunmadığı, bu konudaki uygulamanın nasıl yürütüldüğü
5- İnşaat sırasında işin tüm detaylarının doğu yapılıp yapılmadığının tespiti için nasıl bir prosedür izlendiği (belediye yetkilisince yapılan denetimler, ölçü aletleri ile yapılan eğim, genişlik, yükseklik vs. ölçümler, inşaatın ihalede öngörülen sürede tamamlanıp tamamlanmadığının kontrolü, inşaat sırasında alınan temizlik, güvenlik vs tedbirler), inşaatten sonra ortada kalan moloz, kum, vs.’nin kaldırılması ve cadde veya sokağın inşaatten önceki temizliğine döndürülmesi için belediye içinde (Fen İşleri ile Temizlik İşleri müdürlüğü arasında) nasıl bir iş akışı uygulandığı
6- Adı geçen cadde ve sokaklarda yayaların bir yerden bir yere giderken yaya kaldırımlarını emniyetli ve rahat bir şekilde (uygar ülkelede olduğu gibi) kullanabilmeleri için eskisini yıkıp yeniden inşa etme/olanı tamir etme/gerekli yerlerde bina ile anlaşıp genişletme/anlaşmaya varılamıyorsa hukuki yollara başvurma gibi açılardan herhangi bir çalışmanın yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa bunun bir proje olarak ne zaman yapılacağı ve gerekli iyileştirme inşaatlarının takribi olarak hangi takvime göre gerçekleştirileceği
7- Bundan sonra kaldırım inşaatlarınde geleneksel (ilkel) yöntemin mi yoksa modern/uygar (beton) yönetimin mi kullanılacağı, geleneksel yöntem kullanılacaksa bunun seçiminin hangi kriterlere göre yapıldığı (kararınızı fayda/maliyet analizi gibi sayısal verilerle destekleyiniz)
8- (Yapılacaksa) 6. maddede belirtilen çalışmalar gerçekleştirilene değin ve geçici önlem olarak mevcut kaldırımların fayda görülecek olanlarına demir kuka döşenmesi, araçların çekici ile çekilmesi gibi geçici veya ağaç dikilmesi gibi kalıcı önlemlerin kullanılıp kullanılmayacağı

İlçemizde uygar yaşamın en temel gereklerinden biri olan ve ilgili kanunlarla güvence altına alınan yaya ulaşımının mevcut keşmekeşlik, başıbozukluk ve düzensizlik arzeden ilkel görüntüsünden kurtarılıp çözüme kavuşturulması ile ilgili olarak,
· Ek-3’de gösterilen 2006/18 Sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca kısa vadeli (2005-2007), orta vadeli (2008-2010) ve uzun vadeli (2011-2012) olarak belediyenizce 2009 yılına kadar yapılanları, 2009 içinde ve tüm düzenlemelerin bitmiş olması gereken 2012 tarihine kadar yapılacakları içeren raporların ve
· Yukarıda maddeler halinde sıralanan tüm sorunlarla ilgili olarak ilgili kanunlarda değinilmeyen ancak uygarlığın bir ölçüsü olarak alınmasında büyük faydalar olan belediyenizce alınması planlanan ek uygulamaları içeren bilgilerin
4982 nolu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca 15 gün içerisinde tarafıma ulaştırılmasını saygılarımla arz ederim.
İşbu bilgi edinme başvurusu ile maddeler halinde sıralanan sorunlar belediyenizin hiçbir çalışanı veya birimini suçlama, küçük düşürme veya karalama amacını taşımamakta olup sadece eksik ve yanlışlıkların ortaya konulması, yüzlerce cadde ve sokaktan oluşan belediyeniz sorumluluk alanında yukarıda sadece sembolik olarak listelenen birkaç cadde ve sokağın –belki de pilot olarak seçilerek- mevcut menfi durumdan uygar ve kanunlarla gösterilen müspet duruma getirilmesini sağlamaya yöneliktir. Belediyeniz bu bölgede yapılacak iyileştirme ve yenileme çalışmalarını sınırlarınız dahilindeki tüm cadde ve sokakları kapsayacak şekilde yaygınlaştırarak Şişli’nin yaya ulaşımı bakımından da uygar bir ilçe olmasına büyük katkıda bulunabilir.


Rıfat Behar

Ek-1 Yaya kaldırımlarının mevcut durumunu gösteren fotoğrafları içeren disk

Ek-2 Yaya Hakları Bildirgesi

YAYA KALDIRIMLARI YAYALARINDIR
Bu nedenle;
Bütün yerleşim merkezlerinde, örgün ve yaygın ayaya kaldırımı ağının bulunması, en temel yaya hakkıdır. Bütün yerleşim alanlarında yaya kaldırımlarının yapımı zorunludur. Araçlar, yaya kaldırımına park edemez. Kaldırımlar üzerindeki bütün fiziki ve toplumsal engeller, serbest yürüyüşü aksatmayacak biçimde düzenlenir. Yayaların ekzos gazlarıyla zehirlenmemesi, gürültüyle rahatsız olmaması, üzerlerine çamur, toz vb. sıçratılmaması için önlemler alınır.
KENT MERKEZİ YAYA BÖLGELERİNİNDİR
Bu nedenle;
Toplu taşım dışındaki araçlar, merkeze girmekten özenle kaçınır. Yaya bölgeleri, giderek bütün merkezi kapsayacak biçimde genişletilir. Yaya bölgeleri, her türlü motorlu araçtan, kesinlikle arındırılır.
Yayalar, bu bölgeleri, kentsel etkileşim,kültürel etkinlik ve alış-veriş için özgür bir biçimde kullanırlar.
YAYA GEÇİTLERİNDE ÜSTÜNLÜK, MUTLAK OLARAK YAYALARINDIR
Bu nedenle;
Yayaların gereksindiği kadar sık, yaya geçidi sağlanır. Yaya geçitleri işaretlenir ve buraları, hiçbir biçimde, araçlar tarafından işgal edilemez.
Yayalar için yeşil ışık süresi, gerekli yürüme süresine göre ayarlanır. Zemin katı yayalarındır. Genel kural olarak yayalar, üst ve alt geçitlere zorlanamaz.
HERKESİN, İSTEDİĞİ YERE, YAYA YOLLARINDAN GİTME HAKKI VARDIR
Bu nedenle;
Kentlerde, motorlu trafik altyapısından tamamen ayrı,sırf yayalar için, özel yollar yapılır.
Her çocuğun, okula, yaya yolundan güvenlik içinde gitmesi sağlanır. Kent yönetimi, yaya yolunu hizmet ve tesislerle donatır. Yaya yoluna paralel bisiklet yolları yapılır. Yaya ve bisikletli ulaşımı, kitle haberleşmesi ile ve diğer özendiricilerle desteklenir.
KENT YAŞAMININ GERÇEK SAHİPLERİ YAYALARDIR
Yayalık, insanlar arası etkileşimi artırıp kentsel kültüre katkıda bulunduğu için, desteklenir ve özendirilir. Yayalar, yerel yönetimlerle birlikte, yayalık haklarını savunabilecek, şikayetlerini iletecek bir örgütlenme geliştirir. Trafikle ilgili kararlar ve polisler, yayaların haklarını da gözetir ve korurlar. Yaya altyapısının, gece-gündüz bakımlı, temiz ve aydınlık tutulmasını, onarılmasını, bitki ve ağaçlarla görsel çekiciliğinin sağlanmasını, yayaların katkılarıyla, yerel yönetimler yapar.
Ve yayalar,
Kaldırımlar, yaya bölgeleri, yaya yolları, yaya geçitleriyle ilgili kararların alınmasına katılmak hakkına sahiptir.
http://www.yayed.org.tr/genel/bizden_detay.php?ko ...amp;sube=0

Ek-3 Kamu Binaları, Kamuya Açık Alanlar ve Toplu Taşıma Araçlarının Özürlülerin Kullanımına Uygun Duruma Getirilmesi ile ilgili 2006/18 Sayılı Başbakanlık Genelgesi

Resmi Gazete Tarihi: 12 Temmuz 2006
Resmi Gazete Sayı : 26226
BAŞBAKANLIKTAN:
KONU: Kamu Binaları, Kamuya Açık Alanlar ve Toplu Taşıma Araçlarının Özürlülerin Kullanımına Uygun Duruma Getirilmesi
GENELGE 2006/18
Özürlü vatandaşlarımızın toplumsal yaşama tam katılımlarının sağlanması hedefine ulaşabilmek için kamu kurum ve kuruluşlarının kullandıkları binalar, kamuya açık alanlar ve toplu taşıma araçlarının özürlülerin kullanımına uygun duruma getirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu amaçlarla yürürlüğe konulmuş bulunan 5378 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapıların, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel altyapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapıların özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirileceği; geçici 3'üncü maddesinde de, Büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin, şehir içinde kendilerince sunulan veya denetimlerinde gerçekleştirilen toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin kullanımına uygunluğunu sağlayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu uygulamaların gerçekleştirilmesi için tanınan 7 yıllık süre 7/7/2005 tarihinde başlamıştır.
Bu konudaki en büyük görev yerel yönetimlere düşmektedir. Bu düzenlemeler, belediyeler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanacak eylem planları doğrultusunda gerçekleştirilecektir. Eylem planları, kısa vadeli (2005-2007), orta vadeli (2008-2010) ve uzun vadeli (2011-2012) olarak belirlenecek, bu planlar dahilinde hazırlanacak yıllık raporlar İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından takip edilerek değerlendirilecektir. Belediyeler bu düzenlemelerin Türk Standardları Enstitüsünün ilgili standartlarına uygun olmasına dikkat edecekler, satın alacakları, kiralayacakları veya denetimlerinde bulunan toplu taşıma araçlarının özürlülerin kullanımına uygun olmasını sağlayacaklardır. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarının kullandıkları yapılar da anılan süre içerisinde özürlülerin kullanımına uygun hale getirilecektir.
Çalışmalar sırasında tereddüt edilen hususlarla ilgili bilgiler Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığından istenebilecektir.
Bilgilerini ve gereğini önemle rica ederim.
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan
http://www.ozida.gov.tr/yenimevzuat/5-3.htm

Ek-4 Türk Standartları Enstitüsü tarafından hazırlanan Şehir İçi Yollar - Yaya Kaldırımı Koruyucu Engelleri - Tasarım Kuralları El Kitabı

· Kısmen hemzemin kesişmeli, yarı erişme kontrollü çevre yollarında, yaya kaldırımı genişliği en az 1.50 metre olmalı.
· Yaya kaldırımı yapılması gerekli olmayan hallerde 0.75-2 metre genişliğinde banket yapılmalı.
· Bölge bağlantı, bölge içi toplayıcı, bölge içi ve servis yollarında taşıt yolunun her iki tarafına en az 2 metre genişliğinde yaya yolu yapılmalı.
· Ön bahçesiz yapı düzenine sahip yollardaki yaya kaldırımı, en az 2.50 metre genişliğinde, yaya trafiğinin yoğun olduğu ticaret, büro, resmi daireler gibi benzeri kullanımların yer aldığı merkezi iş bölgelerinde ise yaya kaldırımı genişliği, en az 5 metre olmalı
· Yol genişliğinin el vermediği hallerde 3 metreye kadar genişlik inebilir. Ancak şehrin yapılaşmasına açık meskun alanlardaki yollarda yapılacak yeni düzenlemelerde yaya kaldırımı genişliği 1 metreden az olamaz.
· Yaya kaldırımında yayanın emniyetle yürümesine mani olacak çiçeklik, taş veya demir gibi her türlü engellerle, elektrik direği, trafik işaret direği, ilan levhaları ağaç ve benzeri elemanlar bulunmamalıdır.
· Yaya kaldırımında bordür taşı üst seviyesi taşıt yolu üst kaplamasından en fazla 0.15 metre yükseklikte olmalıdır.
· Yaya kaldırımının eğimi yüzey sularının akıtılması için taşıt yoluna doğru yüzde 2-3 oranında olmalıdır.
· Bordür taşı 0.70 metre ile 1 metre boyunda ve 0.15-0.20 metre genişliğinde olmalıdır.
-Yaya kaldırımı, parke taşı, beton döşeme blokları kolay sökülüp tekrar kullanılabilir malzemeyle kaplanmalıdır.
· Yaya kaldırımı üzerine yapılan alt yapıya ait rögar, baca kontrol ve benzeri tesislerin kapakları kaplama yüzeyiyle aynı düzlemde olmalıdır. Ayrıca, yayanın ayağının takılacağı beton veya demir baba veya diğer herhangi bir çıkıntı, bitmiş kaplama taşında topukların girebileceği genişlikteki delikli yüzeylerden kaçınılmalıdır.
http://www.gabb.gov.tr/index2.php?option=com_cont ...amp;id=173

Ek-5 Başka bir Kaynağa Göre Kaldırım Standartları

Kaldırımlar kaygan olmayan bir zemin malzemesi ile kaplanmalıdır. Kaldırım yüzeyi yürüme güçlüğü olan insanları ve tekerlekli sandalyenin hareketini hiçbir şekilde engellemeyecek şekilde düzgün de olmalıdır. Kaldırım yüzeyini oluşturan malzeme arasındaki derzler küçük olmalıdır. Kaldırımdaki suyun caddeye akmasını sağlayacak caddeye dik yöndeki kaldırım eğimi en fazla % 1 olmalıdır. Aksi takdirde kaldırımda tekerlekli sandalye sürmek çok zorlaşır; sağlıklı insanlar da yürürken rahatsız olurlar. Kaldırım genişliği en az 2 metre olmalıdır. Tekerlekli sandalye ve yürüteç kullanan insanların yan yana geçebilmeleri için bu genişlik gereklidir. Öte yandan kaldırımlar sosyalleşme noktalarıdırlar ve insanların durup birbirlerini selâmlamalarına, sohbet etmelerine, vitrinleri seyretmelerine imkân vermelidirler. Yetersiz kaldırım genişlikleri insanların itişip kakışmalarına, kendilerini huzursuz hissetmelerine, birbirlerine karşı saygısız davranmalarına yol açar. Şehirsel çevrenin kalitesi üzerinde özgür yürüyüşlerin ve kaldırım düzeninin önemli etkisi vardır.
Rampalar: Rampalar, farklı yüksekliklerdeki düzlemleri birbirlerine bağlayan eğik düzlemlerdir. Bir kısım insanların caddeden kaldırıma daha rahat geçişleri için de rampa kullanılır. Kaldırım rampaları özürlü ve yaşlı insanlarla, çocuk arabası süren annelerin şehirdeki özgür yürüyüşlerinin kesintisiz olmasını sağladığından çok önemlidir. Şehirsel çevredeki rampaların varlığı ve yokluğu kişi için bazen, hayatın devam edişi veya hayatın durdurulup kişinin hayatın dışına itilişi anlamlarına gelmektedir. Rampa eğimleri %5 ile %10 arasındadır. 10 cm’ye kadar bir yükseklik farkında en fazla rampa eğimi % 10, 25 cm’ye kadar olan yükseklik farkında en fazla rampa eğimi % 8,25, 50 cm’ye kadar olan yükseklik farkında en fazla rampa eğimi % 6, 50 cm’den fazla bir yükseklik farkının aşılması gerektiği durumlarda en fazla rampa eğimi % 5 alınmalıdır. Çok kısa rampaların eğimi zorunlu durumlarda % 12 olabilir. Bir rampanın boyu 6 metreden fazla ise araya 150 cm uzunluğunda bir sahanlık konur. Rampa genişlikleri 130 cm’nin altına düşürülmemeye çalışılmalıdır. Sabit rampaların düzenlenemediği yerlerde seyyar rampalar da kullanılabilir.
Dünyada kabul edilmiş bu standartlara uymayan dik bir rampa yapmaktansa hiç yapmamak daha iyidir. Çünkü dik rampalarda birçok kaza meydana gelmektedir.
Şehirsel çevrede ve binalara yaklaşırken çok kere merdiven yerine veya merdivenle birlikte rampalar uygun şekilde kullanılabilir. Rampa bir mimarî eleman olarak biçim zenginliğine katkı sağlayacak şekilde ustaca kullanılabilir. Çağdaş ulaşılabilirlik standartlarına göre de rampalar artık vazgeçilmez mimarî elemanlar olarak bütün modern bina ve yapılarda yerlerini almaktadırlar.
Yaya Geçitleri, Yaya Yolları: Şehirdeki yürüyüşün sürekliliği için bütün yaya geçitleri ve yaya yollarına gereken özen gösterilmelidir. Bütün geçitler düzgün ve basit geometrilere sahip olmalıdırlar. Körler ve görme özürlüler için bu bilhassa önemlidir. Şimdi körler için yaya geçitlerindeki çeşitli sesli sinyaller dünyaca kabul edilmiş genel bir standart hâline gelmiş bulunmaktadırlar. Düzgün trafik akışı uygar bir şehir tablosudur. İtinalı geometrilere sahip yaya geçitleri ise rahat trafik akışlarının insana saygı noktalarıdır.
http://www.kocaeli.edu.tr/ogrhizmt/engelli/e_kilavuz.htm

Ek–6 Özürlü Rampasi İle İlgili Teknik Bilgiler

Şehirsel çevrenin,resmi ve halka açık binalarla,halka açık tesis ve alanların özürlüler ve yaşlılar için ulaşılabilir hale getirilmesine ilişkin kurallar. Fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanabilir kılınması için, imar planları ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standartlarına uyulması zorunludur. Resmî binalar, halka açık binalar, tesisler ve alanlara ulaşmak için kullanılacak kaldırımlar ulaşılabilirlik standartlarına sahip olmak zorundadır. Kaldırımların kenarı, cadde kotundan en fazla (14) cm. yüksekte olacaktır. Kaldırımın kenarı görme özürlülerin bastonları ile rahatça izleyebilecekleri şekilde düzgün olmalı ve tehlikeli bir paha sahip bulunmamalıdır.
Tekerlekli sandalye kullananlar, yaşlıların bir bölümü ve çocuk arabası süren anneler için yapılacak kaldırım rampalarının genişliği yaya geçitlerinde en az (180) cm, diğer yerlerde (90) cm. olacaktır. Bu rampaların eğimi en fazla % 8 olabilir .Bir kaldırımın caddeye dik eğimi en fazla, sadece yağmur suyunun alınması için gerektiği kadar, % 1,5 olabilir. Kaldırımlarda zemin malzemesi kaygan olmayan türlerden seçilmelidir. Parçalı bir yapı oluşturan zemin kaplamalarında derz aralıkları (0,5) cm.den küçük olmalıdır. Tekerlekli sandalye tekerleklerinin aralarına sıkışmaması için yağmur suyu ızgaralarındaki demir çubukların aralarındaki mesafe (1,3) cm.yi aşmamalıdır. Yapıların kendi kapı önlerindeki kaldırımı mevcut kaldırımdan farklı eğimde ve malzeme ile düzenlemelerine izin verilmeyecektir. Kaldırım genişliği en az (180) cm olmalıdır. Mevcut şehirsel çevredeki (80) cm.’den daha dar kaldırımlarda tekerlekli sandalye hareket edemez. Tekerlekli sandalyenin dar bir kaldırıma çıkması gerekiyorsa kaldırımın (500) cm.’lik bir parçası kesilip çıkarılarak (kaldırım yüksekliğinin 15 cm olduğu varsayılarak) iki yanda kalan kaldırım parçalarına çıkabilen birer rampa oluşturulabilir .Yaya yollarının yeşil sahalara bakan taraflarında kör bastonlarının dokunup aynı çizgide yürümenin sağlanması için en az (3) cm. yüksekliğinde bir kenarlık bulunmalıdır .Kaldırımlarda ve yaya yollarında körler için (80) cm. genişliğinde yürüme şeritleri oluşturulacaktır. Ancak bu şeritlerin her iki yanında (80) cm.’lik normal yürüme şeritleri kalmalıdır. Bu özel bir uygulamadır ve geniş kaldırımlarda ve yaya yollarında görme özürlüler için çok gerekiyorsa yapılabilir. Bu şeritler kaldırımdan farklı renkteki ve dokudaki malzeme ile hazırlanır ; böylece görme özürlülerin bastonları ve ayakkabıları ile yürüyüş istikametlerini hissetmeleri sağlanır.Resmî binaların, halka açık bina, tesis ve birimlerin esas girişlerine basamaksız ulaşılabilmelidir. Bu girişlere % 2’lik bir eğimle ulaşılabilir. Giriş kapısının önünde tekerlekli sandalyenin hareket edeceği kadar bir alan “(150) cm. çaplı bir daire” tamamen engellenmemiş olarak bırakılmış olmalıdır. Giriş kapısının iç tarafında ve bağlı holde de gerekli hareket alanı düşünülmelidir .Basamaksız giriş mümkün değilse, tekerlekli sandalyenin hareketi için gerekli bu (150) cm.’lik alan da ilâve edilerek giriş kapısının önünde bir plâtform oluşturulabilir ve bu düzleme ulaşan bir rampa düzenlenir. Bu rampanın genişliği en az (130) cm, eğimi ise tırmanacağı yüksekliğe bağlı olarak % 5 – 8 arasında olabilir. Bu rampanın kenarlarında tekerlekli sandalyenin tekerleklerinin dışarı düşebilme ihtimaline karşı (6) cm. yüksekliğinde kenarlıklar bulunmalıdır. Rampa boylarının (6) metreyi aştığı durumlarda araya (150) cm. uzunluğunda sahanlıklar konur. Gerekirse çok kollu, çok sahanlıklı ve geniş yer kaplayan uzun rampalar “ulaşılabilirlik” için kaçınılmaz olabilir . Binanın esas girişi tekerlekli sandalyenin girişine hiçbir şekilde uygun değilse, levhalarla çok iyi şekilde belirtilmiş bir basamaksız veya rampalı giriş binanın başka bir cephesinde yer alabilir. Tekerlekli sandalye kullanan kişiler ve hareket özürlüler için düzenlenecek rampalarda korkuluk bulunup bulunmayacağına duruma göre karar verilir. Korkuluk (4) cm. çapındaki yuvarlak borudan oluşturulacak ve (90) cm. ve (65) cm. yüksekliklerden geçen iki küpeşteye sahip olacaktır.
http://osman.midilli.com/2007/01/20/ozurlu-rampasi/

Ek-7 Istanbul Büyüşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’in Beton Kaldırımlar Hakkında Medya’da Çıkan Yazısı

Murat Reis ve Mehmet Reis Deniz Otobüsleri ile Orhan Gazi Hızlı Feribotu’nu hizmete alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, törenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. İstanbul’da kaldırımların malzeme seçimindeki yanlışlıklar sebebiyle uzun yıllar dayanmadığını belirten Başkan Kadir Topbaş, dünyada uygulanan özel bir beton kullanarak İstanbul’un kaldırımlarında yap-boza son vereceklerini söyledi. Çok dayanıklı ve çok daha ucuz olan “Süpürge Beton” (Helikopter Beton) sistemine geçtiklerini açıklayan Kadir Topbaş, bu sistemin Paris ve New York gibi şehirlerde başarıyla kullanıldığına dikkat çekti.
Kaldırım, bordür yenileme ve granit döşemenin artık tarih olduğunu vurgulayan Kadir Topbaş, içerisine sertleştirici malzeme konulmuş “Helikopter Beton”un eski kaldırım sisteminin üçte bir fiyatına mal olduğunu ve en az 20 yıl gidecek dayanıklılığa sahip olduğunu vurguladı. Başkan Topbaş, “İstanbul’da bize bağlı bütün ana caddelerde, meydanlarda ve sahillerde artık bu sistemi kullanıyoruz. Artık kaldırım mühendisliği, sürekli kaldırım yenileme ve kaldırımların çökmesi, kırılması tarih oluyor” dedi.
Her yönetim değişikliğinde, seçim sonrası İstanbul’da kaldırımların yenilendiği ve birilerinin zengin edildiği yönünde iddiaların bulunduğunu kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, belediye başkanlarının malzeme kullanımında yapılan yanlışlık nedeniyle kaldırımlara büyük paralar harcamak zorunda kaldığını ifade etti. “Helikopter Beton” metodunda beton içerisine sertleştirici bir kimyasal madde katıldığını ve betonun “helikopter perdah” denilen makineyle düzleştirilerek sağlam hale getirildiğini anlatan Başkan Kadir Topbaş, Anadolu yakasında Bostancı’dan Tuzla’ya kadar sahil bandının her iki tarafını bu sistemle yenilediklerini, İstanbul Boğazı’nda da Bebek-Sarıyer arası sahilde çalışmanın bitmek üzere olduğunu kaydetti.
Şu anda bir adet helikopter perdah makinelerinin bulunduğunu, Amerika’dan üç makine daha getirteceklerini belirten Kadir Topbaş, engellilerin şimdiki döşemlerden çok rahatsız olduğunun altını çizerek, “Şu an ki uygulama kilit taşının titreşimi özürlüleri rahatsız ediyor, bayanların rahat yürümesini engelliyor, hatta kaldırımın arasından zerzevat bile çıkıyor. Bu sistemle kaldırımlar standart ve mükemmel hale gelecek ve yenilenmesi gerekmeyecek. Biz İstanbul’da toplu taşımayı özürlülere uygun hale getirmek için çok önemli adımlar attık. Göreve geldiğimizden bugüne kadar kaliteli, düzenli bir toplu taşıma sağlamaya çalışıyoruz. Şimdi toplu ulaşımın bir parçası olan kaldırımları da özürlülerin ve bütün vatandaşların çok rahat kullanacağı bir hale getiriyoruz. Öte yandan, Bebek-Sarıyer arasındaki kaldırım yenileme çalışması kapsamında Bebek’teki dar sahil şeridini de denize kazık çakarak genişletiyoruz” diye konuştu.
Haber Tarihi : 29.03.2008 13:15:00
http://www.ibb.gov.tr/tr-TR/Pages/Haber.aspx?NewsID=15750

Konu hakkında prezentasyon:
http://sunumer.ibb.gov.tr/endustriyel-beton-projesi/

Ek-8 Örnek Engelsiz Kent Projesi

T.C. BAŞBAKANLIK ÖZÜRLÜLER İDARESİ BAŞKANLIĞI

1. PROJENİN TANIMI

1.1. PROJENİN İSMİ: ÖRNEK ENGELSİZ KENT PROJESİ

1.2. PROJE ALANI: HENDEK İLÇESİ KENTSEL ALANI

1.3. TANIMLAR:
Bu projede geçen;
Başkanlık : Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığını,
Belediye : Hendek Belediye Başkanlığını,
Proje: Örnek engelsiz kent projesini,
Komisyon: Başkanlık ve Belediyenin belirleyeceği kişilerden oluşacak çalışma komisyonunu,
ifade eder.

1.4. PROJE ÖZETİ: Hendek ilçesinin özürlülerin ulaşılabilirliği açısından örnek bir belediye haline getirilmesi planlanmaktadır.

1.5. PROJENİN AMACI VE HEDEFLERİ: Bu proje ile Hendek Belediyesi kentsel alanında özürlülerin ulaşabilirliğinin sağlanması için örnek, iyi uygulamalar yapılması yoluyla ulaşabilirlik konusundaki doğru uygulamaların ülke kentlerine yaygınlaşması yönünde kamu duyarlılığının artırılması amaçlanmaktadır.

1.6. PROJE GEREKÇESİ

1.6.1. MEVCUT DURUM, İHTİYAÇLAR VE PROBLEMLER:
Yapılı çevredeki fiziksel engeller hala pek çok özürlüyü toplumsal yaşama katılımdan mahrum bırakmaktadır. Bu bir tür sosyal dışlama anlamına gelmektedir.
Türkiye’de, yapılı çevrenin ulaşılabilirliği için çeşitli yasalar, yönetmelikler çıkarılmış, standartlar hazırlanmıştır. 1997 yılında, ulaşılabilirlikle ilgili önlemler 3194 sayılı İmar Yasası’na eklenmiştir.
Yasaya göre, yerel yönetimler, imar planları, kentsel alt yapı ve hizmetlerle ilgili çalışmalarında, engelsiz çevre hakkındaki standartlara uymak zorundadır. 2004 tarihli yeni Belediyeler Yasası, belediyelerin özürlüler için sunacakları hizmetleri tanımlamıştır.
2005 tarihli 5378 sayılı Yasada ulaşılabilirlik konusunda iki geçici madde getirilmiş, buna göre kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ile toplu taşıma araç ve sistemleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirileceği hükme bağlanmıştır.
Tüm bu yasa ve yönetmelik maddelerine rağmen, merkezi yönetim kurumları ve yerel yönetimler tarafından doğru, bütüncül ve sistematik çalışmaların yapılmadığı gözlenmektedir. Pek çok kentte yeterli ve doğru uygulama yapılmamakta, yapılan düzenlemelerin pek çoğunda standartlar dikkate alınmamaktadır.
Bahsedilen yetersiz ve uygun olmayan uygulamaların en önemli nedeni, yerel yönetimlerde idareci ve personelin bilgi ve bilinç düzeyinin düşük olmasının yanında, işe nereden başlanacağının bilinmemesi, bu konuda süresi ve kapsamı belli olan eylem planlarının hazırlanmamasıdır.
Bu sorunun farkında olan Başkanlık ve Belediye, bu kapsamda hizmet içi eğitim boyutunu da içeren bir eylem planı dâhilinde doğru uygulamaların yapılmasının gerekli olduğunu değerlendirmektedir.

1.6.2. PROJEDEN DOĞRUDAN YA DA DOLAYLI YOLDAN FAYDA SAĞLAYACAK GRUPLAR: Özürlülerin yanı sıra yaşlılar, hamileler, bebek arabalılar, yük taşıyanlar, çocuklar, geçici özürlü bulunanlar, yük taşıyanlar, iri veya kilolu kişilerin ulaşabilirliğini kolaylaştıracaktır.

1.7. PROJEDE UYGULAMA ADIMLARI:
1. Başkanlık ve Belediye tarafından ortak bir komisyon oluşturulması

2. Belediyede görev yapan yönetici ve teknik personelin ulaşılabilirlik, özürlülerin kentsel çevredeki gereksinimleri ve ulaşılabilirlik düzenlemeleri konularında bilgi düzeyinin artırılması amacıyla Başkanlık uzmanlarının vereceği bir seminer programı düzenlenmesi (Seminer Belediye tarafından organize edilecektir)

3. Belediyenin sorumluluğu altında bulunan alanda ulaşılabilirlik yönünden yapılı çevredeki ve belediye hizmetlerinde var olan engellerin belirlenerek bir rapor hazırlanması

4. Engellerin kaldırılması için uygulama ilkelerinin belirlenmesi ve eylem planının hazırlanması

5. İhtiyaç duyulması halinde TSE standartlarının Belediye tarafından temin edilmesi

6. Örnek alan ve yapılarda ilk uygulamaların gerçekleştirilmesi

1.8. METODOLOJİ

1.8.1. PROJE İZLEME MEKANİZMASI: Başkanlık projenin izlenmesinden, belediye uygulanmasından sorumlu olacaktır.

1.8.2. PROJEDE VARSA ORTAKLARIN VE DİĞER KURUMLARIN PROJEYE KATILIMI VE GÖREVLERİ
Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın Yükümlülükleri:

• Proje için oluşturulacak komisyon için uzman personel görevlendirilecektir.

• Başkanlıkça, Belediyede görev yapan yönetici ve teknik personelin ulaşılabilirlik, özürlülerin kentsel çevredeki gereksinimleri ve ulaşılabilirlik düzenlemeleri konularında bilgi düzeyinin artırılması amacıyla Belediye tarafından düzenlenecek olan seminer programında Başkanlık personelinin eğitici olarak görev alması sağlanacaktır.

• Proje kapsamında yapılacak düzenleme çalışmalarında yararlanılmak üzere teknik bilgi desteği Başkanlık tarafından sağlanacaktır.

Belediyenin Yükümlülükleri:

• Proje için oluşturulacak komisyon için personel görevlendirilecektir.

• Yörede yapılacak çalışma ve seminerlerde kullanılacak her türlü doküman, mekân, donanım, teknik destek ve harcama giderleri Belediye tarafından sağlanacaktır.

• Belediye, komisyonun önerilerinin yaşama geçirilmesi için gerekli işleri yatırım programına ve bütçesine yansıtacaktır.

• Belediye, özel veya tüzel kişi ve kurumlarca hazırlanan projelerin uygulama aşamasında ve ruhsatlandırılmasında komisyonun önerilerini esas alacak ve denetimini sağlayacaktır. Belediye ilgili TSE standartlarını gerekirse temin edecek ve düzenlemeleri bu standartları ve projeyi esas alarak yapacaktır. TSE standartlarının yanı sıra, taraflarca da uygun görülmesi halinde Birleşmiş Milletler ve Proje Ekibi tarafından belirlenecek standartlar esas alınacaktır.

• Standartlara uygun olmayan inşaatlara ruhsat verilmeyecektir.

• Projeye halkın ve özürlü örgütlerinin katılımını sağlamak için gerekli toplantı, duyuru ve etkinlikler Belediye tarafından gerçekleştirilecektir.

• Tarafların mutabakatı ve uygun görmesi durumunda teknik personelin yurtdışı uygulama örneklerini yerinde görmeleri için görevlendirilmeleri halinde, harcama giderleri Belediye tarafından sağlanacaktır.

1.8.3. PROJE EKİBİ VE GÖREV TANIMLARI
Başkanlık ve Belediyece ortak bir çalışma komisyonu oluşturulacaktır. Komisyon, taraflarca belirlenecek üçer kişiden oluşacaktır.

Komisyon aşağıdaki çalışmaları yürütmekle görevlidir:

• Belediyenin sorumluluğu altında bulunan alanda ulaşılabilirlik yönünden yapılı çevredeki ve belediye hizmetlerinde var olan engellerin belirlenerek bir rapor hazırlanması.

• Engellerin kaldırılması için uygulama ilkelerinin belirlenmesi ve eylem planının hazırlanması.

• Uygun TSE standartlarının ve gerektiğinde projelerin belirlenmesi.

• Uygulama sürecinin izlenmesi.

1.8.4. PROJENİN KATMA DEĞERİ: Proje ile özürlülerin toplumsal yaşama bağımsız olarak katılmaları sağlanacaktır.

1.8.5. DEĞERLENDİRME MEKANİZMASI: Komisyon tarafından değerlendirme yapılacaktır.

2. PROJE ÇIKTILARI

• Kentsel çevrenin özürlüler için uygun özelliklerde düzenlenmesi
• İdareci ve ilgili personelin hizmet sundukları alanda özürlülerin ihtiyaçlarını dikkate alması
• Bu çalışmanın diğer kentler için örnek oluşturarak yaygınlaştırılması

2.1. PROJENİN ÇOĞALTICI ETKİSİ : Bu proje diğer belediyelere örnek olarak kendi yörelerinde yapacakları çalışmalarda referans olacaktır.

2.2. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

2.2.1. FİNANSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: Belediyenin kendi kaynakları ile projeyi sürdürmesi öngörülmektedir.

2.2.2. KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: Belediye örnek çalışmalardan hareketle kendi imkânları ile çalışmalarına devam edecektir.

3. PROJE SÜRESİ: İlgili belediye ile birlikte belirlenecektir.

4. PROJE BÜTÇESİ: İlgili belediye ile birlikte belirlenecektir.

5. RİSKLER: Proje kapsamında karşılaşabilecek risk, öngörülen süre içinde tüm kentte ulaşılabilirlik düzenlenmeleri yapılmasında Belediye teknik kapasitesi ve bütçesinin yetersiz kalmasıdır.
http://www.ozida.gov.tr/or_engelsiz_kent_pro/or_eng_kent_pro.html


mehmet-c
5 yıl önce - Sal 03 Şub 2009, 12:15

Rıfat Bey tebrikler. Gerçekten durumu çok iyi analiz etmiş ve açıklamışsınız. Şişli gerek kaldırımlarının durumu, gerek çöp sorunu gibi ciddi problemleri olan bir ilçe. Özellikle inşaat firmalarının kaldırımları canlarının istediği gibi kullanıp, inşaat bitene kadar bazen 1-2 yıl arası bir süreyle işgal etmeleri artık normal karşılanan bir durum haline geldi. Ancak "her nedense" belediye yetkilileri buna engel olmak gibi bir çaba içinde değiller. Rampaların önüne park eden araçlardan rahatsız olan bir ben varım zannediyordum, yazdıklarınızı okuyunca yanlız olmadığımı anlayıp mutlu oldum. Umarım bu başvurunuz ses getirir ve kaldırımlarımız yürünebilir hale gelir. Teşekkürler.

Rifat Behar
5 yıl önce - Pts 23 Şub 2009, 11:40

PEK MUHTEREM Şişli Belediyesi (!) daha yazıma cevap vermedi, ben kendilerine yazı eşliğinden hediye olarak gönderdiğim diskette yer alan fotoğraflardan derlediğim bir seçkiyi aşağıda sunuyorum. Fotoğraflara bakarak bunların marifetlerini ve çok başarılı icraatlarını daha iyi anlayabilirsiniz.

Beni ifrit eden zıvanadan çıkaran iğrenç kaldırımlara ÇOK BAŞARILI (!!!!) bulunan ŞİŞLİ ilçesinden örnekler:






























































































































Bu fotoğraflarda doğru bir şey göremediğim için yanlışların ne olduğunu sıralamayı gereksiz görüyorum.


Rifat Behar
5 yıl önce - Pts 23 Şub 2009, 11:48

Bunlar ise bunların bi haber olduğu UYGAR DÜNYANIN kaldırımları:







































































ali_f
5 yıl önce - Pts 23 Şub 2009, 11:50

Sadece Şişli'de değil, İstanbul'un her semtinde kaldırım sorunu var. Rahat yürünebilecek sokak sayısı çok az. Bir cins kaldırım reformu yapılması lazım. Aydınlatmadan genişlik standartlarına kadar tüm kaldırımlar yeniden yapılmalı. Ama bu sefer de :

Belediyelerin en sevdiği iş ; Kaldırım yapmak mıdır?

diye şikayet ediliyor, yok rantmış, yok peşkeşmiş gene kimse memnun olmuyor.

Ya yapılan çalışmalardan şikayet etmemek lazım, ya da şimdiki durumdan şikayet etmemek lazım.


Rifat Behar
5 yıl önce - Pts 23 Şub 2009, 11:57







































































mehmet-c
5 yıl önce - Pts 23 Şub 2009, 12:24

Kimse kusura bakmasın ama maalesef bizde yurtdışındaki bu kaldırımları yapabilecek bilgiye, zekaya ve iş ahlakına sahip ne işçi, ne usta ne de mühendis var. Durum sadece Şişli'de değil her yerde böyle. Her sene binbir bahaneyle yurtdışına gidip gezip tozan belediye başkanlarımız da nedense orada gördükleri güzellikleri kendi belediyelerinde uygulamak konusunda hiçbir çaba sarf etmiyorlar. Yaptık demek için iş yapılıyor, herkes az veya çok cebini dolduruyor. Ama yapılan işin doğru dürüst yapılması kimseyi ilgilendirmiyor.

Akın Kurtoğlu

5 yıl önce - Pts 23 Şub 2009, 13:36

Rifat muhteşem bir araştırma yaparak, bunu son derece detaylı ve anlaşılır bir dille metin haline getirmiş. Temennimiz Şişli Belediyesi'nin bu kapsamlı çalışmayı inceledikten sonra, gerekli düzeltmeleri, uyarıları yapması... 100 aksaklıktan 10'u dahi düzeltilse bu bile bir kârdır, kazanımdır İstanbul için...

Akın KURTOĞLU


..Mehmet Eki..

5 yıl önce - Pts 23 Şub 2009, 13:43

Rıfat Bey muhteşem bir çalışma... Kesinlikle eşsiz bir inceleme.. Belediyeler şu kapitalizm denen illetten kurtulup, biraz sosyal devletçilik güderek sizin gibi şahısların çalışmalarından feyz alsalar iyi olacak


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> ULAŞIM